Karma Ekonomi ne demek? | Karma Ekonomi anlamı nedir? | Karma Ekonomi

Karma Ekonomi anlamı nedir?

Karma Ekonomi ne demek?

Karma Ekonomi anlamı nedir?

Karma Ekonomi | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: karma ekonomi

Türkçe - İngilizce Sözlük

mixed economy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

convey.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to lay off. to expose sth to view. to reveal. uncover.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pass. perversion. seduction. temptation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

enticement. seduction.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

allude. corrupt. pervert. seduce. tempt.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to seduce. corrupt. deprave. inveigle. mislead.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Çıkartmak işi. (bk.) Çıkartmak. 2. Islatılarak bir satha yapıştırıldığı zaman üstündeki resim ortaya naklolunan kâğıt. 3. (askerlik). Gemiye bindirilmiş askerin denizden karaya ihracı. 4. (matematik) Çıkarma işlemi (eskiden bu işleme tarh denirdi).

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

deduction. subtraction. elimination. belch. cancel. cancellation. dismantlement. ejection. ejectment. emission. exclusion. expulsion. extraction. extrusion. haulage. issuance. issue. omission. rejection.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

detachment. discharge. dismissal. elimination. exclusion. expulsion. extraction. omission. removal. subtraction. taking out. subtraction tarh. landing.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

issue. subtraction. the act of removing. landing of troops. edition. publishing. hoisting. lift. lifting. elevation. raising. landing. removal. extraction. skip. haulage. education. discharge. release. dismissal. omission. elimination. deducti.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Dışarı atmak, ihraç etmek: Onu evden çıkardılar. Atı ahırdan, elbiseyi dolaptan, parayı kasadan İ1” karmak. 2. Çekmek, sökmek, yolmak: Diş, ağaç, kıl çıkarmak. 3. Göstermek, arzetmek, meydana veya birinin önüHe koymak: Kızı görücülere çıkarmak. çocukları nı çıkardı. 4. Yükseltmek, yukarı iletmek, kaldırmak: Kendisi üst kata çıkardılar. Şunu yukarı çıkar. 5. Hulâsasını, özünü veya suyunu almak, istihsal etmek: Menekşenin suyunu, sütün yağını çıkarmak. 6. İcat etmek: Ziraat için birçok makineler çıkarmışlar. 7. Neşretmek, yaymak, intişar ettirmek: Filân pek faydalı bir kitap çıkardı. 8. Peyda etmek, ittihaz eylemek: O, bir Adet çıkardı. 9. Netice almak. Osm. istintâc, istinbât etmek: Bundan ne çıkarıyorsunuz? 10. Hasıl etmek, yetiştirmek, vermek: Anadolu çok zahire çıkarabilir. Arabistan, dünyanın en güzel atlarını çıkarır. Uşak, güzel halılar çıkarır. 11. Vücuda getirmek, yetiştirmek: Bu mektep çok meşhur Alimler çıkarmıştır. 12. Okumak, sökmek, halletmek: Bu yazıyı çıkaramadım. 13. Soymak, kaldırmak: Şapkasını, esvabını, çizmesini çıkardı. 14. Uğramak, tutulmak: Çiçek, kızamık çıkarmak. Acı çıkarmak = 1. intikam almak. 2. Zararını çı karmak: Bu işte zarar ettim, ama yakın da acısını çıkarırım. Ekmeğini çıkarmak = Yiyeceğini kazanmak, geçinecek iş bulmak. Ekmeğini taştan çıkarmak = Çok çalışarak hayatını kazanmak. Elden çıkarmak = 1. Satmak. 2. Kaybetmek. Oyun çıkarmak = Oyun bulmak, icat etmek. İş çıkarmak = Mesele ve güçlük meydana getirmek. Baştan çıkarmak — Azdırmak. Piliç çıkarmak = (tavuk) Yumurtadan civciv istihsal etmek. Diş çıkarmak = 1. Çocuk diş peydâ etmek. 2. Çürük veya ağrıyan dişi çekmek. Dil çıkarmak = Alay etmek. Zevkini çıkarmak = Safasını sürmek, lezzetini tatmak. Ses çıkarmamak = Razı olmak. Su çıkarmak — Kuyu veya dereden su doldurmak. Taş çıkarmak = Galip gelmek, üste çıkmak. Kokusunu çıkarmak = Beceremeyip zora sarmak. Göz çıkarmak = Kör etmek ve mec. Bozmak, berbat etmek. Mânâ çıkarmak = MAnâ vermek, bir söz veya işten maksadın ne olduğunu anamak. Yanlış çıkarmak = Yanlış bulup düzeltmek. Böcek çıkarmak = İpek böceği beslemek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

take out. deduct. subtract. remove. divest. throw out. displace. exclude. make out. out. eliminate. unfix. expel. extract. doff. bring out. publish. print out. bare. blank. bruit about. delete. derive. disconnect. dislodge. dismantle. draw off. draw.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

abstract. cast. deduct. delete. derive. discharge. disengage. drop. eliminate. excite. exclude. expel. extract. omit. poke. remove. shed. slip. sprout. to take out. to put out. to get out. to get off. to extract. to abstract. to mine. to take off. to reme

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

subtract. remove. to take out. to bring out. to get out. to expel. to extract. to remove. to emit. to publish. to produce. to raise. to take off. to derive. to deduce. to make out. to decipher. to subtract. to vomit. to work off one's anger on s.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. Y.). Tutum, iktisat.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

economy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

economics. economy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

economy; economics. economy. thrift. thriftiness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

political economy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

political economy. politico-economical.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

economic. economical. economy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

economic. economical.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

economist.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

economist.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

disposal.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

home economics.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

home / household economics.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Genel Bilgi

Floresan lambalar ilk olarak 1939 yılında, NewYork Dünya Fuarı’nda ‘General Electric’ tarafından sergilendi. Amerikan evlerinin elektrikle aydınlatılmasından yaklaşık 60 sene sonra ortaya çıkan floresan lambanın bilinen ampul ile savaşı günümüze kadar sürdü.

Aynı evin içinde banyoda yumuşak ışığı ile floresan galip gelebilirken, yatak odasında mücadeleyi romantik ışığı ile ampul kazandı. Uzun mücadele sonunda zafer floresanın oldu. Bunun esas sebebi ise evlerdeki tercihin değişmesi değil, elektrik giderlerinin azaltılması gereken yoğun yaşamın olduğu işyerleri ve okullardı.

18 Watt’lık bir floresan lamba, 75 Watt’lık bir ampul kadar ışık verebilir. Yani floresanlar daha az enerji harcayıp, daha çok ışık verirler, yaklaşık yüzde 75 enerji tasarrufu sağlarlar. Piyasa satış fiyatları daha yüksektir ama en az on misli daha uzun ömre sahiptirler. Işık tek bir noktadan değil de tüpün her tarafından geldiği için daha fazla dağılır. Mavimsi ışıkları daha yumuşaktır ve gözleri yormaz.

Floresan lambalarda, elektrik düğmesine basıldığında, transformerden geçen elektrik, tüpün bir ucundaki elektrottan diğerine bir ark oluşturur. Bu arkın enerjisi tüpün içindeki cıvayı buharlaştırır. Bu buhar elektrik yüklenerek gözle görülmeyen ültraviyole ışınları saçmaya başlar. Bu ışınlar da tüpün iç yüzeyine kaplanmış olan fosfor tozlarına çarparak görülen parlak ışığı oluşturur.

Floresan lambalar ilk açılışları sırasında çok elektrik çekerler. Halbuki bu miktarda enerjiyi bir saatlik açık durumda ancak harcarlar. Ayrıca çok sık açıp kapama ile ömürleri de kısalır. Örneğin tipik bir floresan lamba devamlı açık bırakıldığında 50.000 saat çalışabilir. Üç saatlik aralarla kapanıp açıldığında ömrü 20.000 saate düşer. Sonuç olarak floresan lambaları bir saat sonra açacaksanız hiç kapatmamanız daha ekonomik olabilir. Normal ampullerde açıp kapamanın ciddi bir etkisi yoktur.

Bazı insanların floresan tipi ışıklara duyarlıkları vardır. Aslında ayırt edemeyiz ama floresanın ültraviyole içeren arkı saniyede 120 kez çakar. Işığın bu frekansı bazı insanlarda migren denilen baş ağrıları yaratabilir. Bu titreşimleri lambaya doğrudan baktığınızda göremezsiniz ama gözünüzün köşesinden baktığınızda görebilirsiniz.

Evlerdeki çiçekler genellikle yeşil yapraklı olup, ışığın kırmızı ve mavi kısmını absorbe ederler. Mavi onlar için özellikle önemlidir. Ampul ışığında mavi renk çok azdır. Bu nedenle evdeki çiçekler için floresan lambalar daha faydalıdır.


Genel Bilgi by

Genel Bilgi

Floresan lambalar ilk olarak 1939 yılında, NewYork Dünya Fuarı’nda “General Electric” tarafından sergileni. Amerikan evlerinin elektrikle ayınlatılmasından yaklaşık 60 yıl sonra oortaya çıkan floresan lambanın bilinen ampül ile savaşı günümüze kadar sürdü.

Aynı evin içinde banyoda yumuşak ışığı ile floresan galip gelebilirken, yatak odasında mücadeleyi rpmantik ışığı ile ampül kazandı. Uzun mücadele sonunda zafer floresanın oldu. Bunun esas sebebi ise evlerdeki tercihin değişmesi değil, elektrik giderlerinin azaltılaması gereken yoğun yaşamın olduğu işyerleri ve okullardı.

18 Watt’lık bir floresan lamba, 75 Watt’lık bir ampül kadar ışık verebilir. Yani floresanlar daha az enerji sağlayıp, daha çok ışık verirler, yaklaşık yüzde 75 enerji tasarrufu sağlarlar. Piyasa satış fiyatları daha yüksektir ama en az on misli daha uzun ömre sahiptirler. Işık tek bir noktadan değil de tüpün her tarafından geldiği için daha fazla dağılır. Mavimsi ışıkları daha yumuşaktır ve gözleri yormaz.

Floresan lambalarda, elektrik düğmesine baıldığında, transformerden geçen elektrik, tüpün bir ucundaki elektrottan diğerine bir ark oluşturur. Bu arkın enerjisi tüpün içindeki civayı buharlaştırır. Bu buhar elektrik yüklenerek gözle görülmeyen ültraviyole ışınları saçmaya başlar. Bu ışınları da tüpün iç yüzeyine kaplanmış olan fosfor tozlarına çarparak görülen parlak ışığı oluşturur.

Floresan lambalar ilk açılışları sırasında çok elektrik çekerler. Halbuki bu miktardaki enerjiyi bir saatlik açık durumdaancak harcarlar. Ayrıca çok sık açıp kapama ile ömürleri de kısalır. Örneğin tipik bir floresan lamba devamlı açık bırakıldığında 50 bin saat çalışabilir. Üç saatlik aralarla kapanıp açıldığında ömrü 20 bin saate düşer. Sonuç olarak floresan lambaları bir saat sonra açacaksanız hiç kapatmamanız daha ekonomik olabilir. Normal ampüllerde açılıp kapamanın ciddi bir etkisi yoktur.

Bazı insanların floresan tipi ışıklara duyarlıkları vardır. Aslında ayırt edemeyiz ama floresanın ültraviyole içeren arkı saniyede 120 kez çakar. Işığın bu frekansı bazı insanlarda migren denilen baş ağrıları yaratabilir. Bu titreşimleri lambaya doğrudan baktığınızda göremezsiniz ama gözünüzün köşesinden baktığınızda görebilirsiniz.

Evlerdeki çiçekler genellikle yeşi yapraklı olup, ışığın kırmızı ve mavi kısmını absorbe ederler. Mavi onlar için özellikle önemlidir. Ampul ışığında mavi renk çok azdır. Bu nedenle evdeki çiçekler için floresan lambalar daha faydalıdır.


Genel Bilgi by

Türkçe - İngilizce Sözlük

excuse. justify. vindicate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

justify.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

comb out. discharge. dismiss. dismiss from. let off. remove. sack.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

land.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Karma karış, karma karışık: Pek karışık, fazlasıyle birbirine geçmiş, düzensiz, tertipsiz (yalnız bu iki tâbirde kullanılır). Şu sıralarda «muhtelit» mânâsında kullanılıyor: Karma komisyon.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

mixed. combined. composite. integrated. public-private. mixing. shuffling. karma. olio. shuffle.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

coed. composite. mixed.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

One's acts considered as fixing one's lot in the future existence. The doctrine of fate as the inflexible result of cause and effect; the theory of inevitable consequence. the effects of a person's actions that determine his destiny in his next incarnatio

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

mixed. mixing. karma.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The law of moral cause and effect; also a person's moral merit/demerit according to one's actions and the inner intentions or motives which accompany them in terms of their conformity/non-conformity with dharma One's karma is said to entail one's rebirth

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Eastern name for the Law of Cause and Effect The basic Law governing our existence in this solar system Every thought, every action that we have and make sets into motion a cause These causes have their effects, which make our lives, for good or ill Expre

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Sanskrit term referring to actions and their effects Through the force of intention we perform actions with our body, speech, and mind, and all of these actions produce effects The effect of virtuous actions is happiness and the effect of negative actions

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Sanskrit word meaning 'action ' The life tendency or destiny that each individual creates through thoughts, words and deeds One's actions in the past have shaped one's reality at present, and actions in the present determine one's future This is the law o

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Karma is usually translated as the law of cause and effect That we suffer at present because of past harmful or spiteful actions Karma underlines the importance of all individuals being responsible for their past and present actions When taking actions, i

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Cause and Effect From an absolute standpoint, karma is the circumstance of the moment Relatively, it is the endless chain of cause and effect that defines the future events of an individuals life.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Spiritual cause and effect It's often interpreted as meaning that good behavior will be rewarded, and bad behavior will be punished if not in this life, in some future reincarnation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The reward or punishment of any action of man is given by Gods order according to merit, God may give it or withhold it.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

In Hinduism, the total compilation of all a person's past lives and actions that result in the present condition of that person.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Physical, verbal, or mental action; one's destiny as shaped by one's previous actions Karma is more often used to imply the process of physio-psychic evolution, which is controlled by actions of body, speech, and mind According to the laws of karma, no ex

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A distinctive aura, atmosphere, or feeling The total effect of a person's actions and conduct during the successive phases of the person's existence, regarded as determining the person's destiny.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The theory that all actions and thoughts produce effect in the future and thereby determine our future circumstances.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Action Also refers to the law of action and reaction, and sometimes to the reaction or fruit of one's action One of the four main paths of Yoga.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Volition, volitional or intentional activity Karma is always followed by its fruit, Vipaka Karma and Vipaka are oftentimes referred to as the law of causality, a cardinal concern in the Teaching of the Buddha. the effects of a person's actions that determ

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. Budizm ve Hinduizmde insanın iyi veya kötü kaderinin dünyaya daha önce gelişinde yaptığı iyi veya kötü hareketlerinin sonucu olduğunu savunan öğreti;kader, talih.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

coeducation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

coeducation. co-education.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

mixed economy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

mixed school.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Sokmak, girdirmek, daldırmak, batırmak. 2. Dökmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

shuffle. to mix. to blend. to shuffle.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to mix. to blend to shuffle. to thrust sth into sth else.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

in utter disorder. in complete confusion.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Pek karışık, çok karışık.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

chaotic.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

chaotic. haywire. higgledy-piggledy. intricate. messy. topsy-turvy. upside down. in utter disorder. in a mess. in confusion.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

intricate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Çok karışık ve düzensiz.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

in utter confusion. in complete disorder.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. İ.). Şehir içindeki tenha bir yerde ölümle tehdit edilerek yapılan soygunculuk.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Karmanyola yoluyla adam soyan kimse.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

robber. mugger.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (uyd. k.). 1. Karmaşık olma hali. 2. (psikoloji) Birçok tesirler altında meydana gelen ruh durumu, Osm. mûdile.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

complexity. complication. blight. higgledy-piggledy. hubbub. involution. moil. rag bag.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

muddle. welter. disorder. confusion. chaos. complex kompleks.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

complexity. confusion.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I.). Mûdil, birbirine girmiş, çetrefil.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

complex. complicated. crazy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

complex. deep. garbled. involved. sophisticated. complicated.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

complex.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

complex number.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

complexity.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

complexity. complicacy. intricacy. sophistication.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Gevelemek. 2. Çalkalatmak, altüst etmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

breathe.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. macroéconomie

ekon. bütüncü ekonomi

Belli bir dönemdeki ekonomik etkinlik düzeyini belirleyen ve ekonomik büyüklükler arasındaki ilişkileri açıklayan ekonomi dalı.


Yabancı Kelime by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

sonuç çıkarmak, sonuca varmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

Resmin içindeki bir veya bir kaç öğenin vurgulanması.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

market economy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

market economy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

planed economy. planned economy. draft / managed / planned economy. draft economy. managed economy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

gather.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to deduce the consequences.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

socioeconomic.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

socio-economic.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

copy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bask. savour.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to make the most of. to get the utmost enjoyment out of sth. savour.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

Olamayacak şeyleri olur duruma getirmek. Deyim

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Yalvarmak, dilemek, rica etmek: Yalvarıp yakardım.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to beg. to impose. to entreat. to beseech.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bitten. anflehen.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to make laws. to lay down rules.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

demount. displace.

Türkçe - İngilizce Sözlük by