Kartmiş | Kartmiş ne demek? | Kartmiş anlamı nedir?

Kartmiş | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: kartmis

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Yumurtadan yeni çıkmış kuş veya tavuk yavrusu, küçük piliç, palaz: Civciv çıkartmış. 2. Ufak kuşların ve piliçlerin ötüşmeleri. 3. Vızıltı, gürültü, kalabalık.

Genel Bilgi

Kanarya, serçe, ispinoz gibi türlerin erkek kuşları, doksan gün içerisinde kendi türünün şarkısını tamamen öğrenebilir ve bu süreç insanın konuşmayı öğrenmesine benzer biçimde aşamalar halinde gelişir. Ancak yeni doğan bir kuşa, kendi türüne ve başka bir türe ait kuş seslerinden oluşan yapay bir şarkı dinletildiğinde, kuş yalnızca kendi türüne ait olan şarkıyı yapay şarkının içinden seçerek taklit eder. Demek ki bazı kuşların kendi türlerinin seslerini seçmesine ve öğrenmesine yarayan doğuştan sahip olduğu bir beyin mekanizması vardır.

Zebra ispinoz kuşunun beynindeki çekirdekler ve bunların birbirleriyle olan bağlantısından yararlanarak şarkı üretme sistemi oldukça iyi tanımlanmıştır. Kuşun, gelişme döneminde bu sistemin bazı bölgelerinin etkisiz hale getirilmesi, kuşun şarkısında bazı hatalar yapmasına yol açmıştır. Oysa yetişkinlik döneminde yapılan böyle bir etki, şarkıyı hasara uğratmaz. Ayrıca araştırmacılar, erkek kanarya gibi kuşlarda “zenk” adı verilen bir genin varlığını ortaya çıkartmışlardır.

Bazı sinir hücrelerinde bulunan bu gen, kuşların kendi türlerinin şarkılarını öğrenmeleri aşamasında etkin olan bir gendir. Bu gen sayesinde, gelecekte araştırmacılar, bir kuşun kendi şarkısını öğrenme aşamalarını ortaya koyabileceklerdir. Zenk geni, kuşların öğrenme yetisinin bazı genlere bağlı olduğunu göstermektedir.

Ayrıca yapılan araştırmalar, kuşların, beyinlerindeki ses kontrol mekanizmalarının çoğunlukla beyinlerinin sol yarıkürelerinde bulunduğunu göstermiştir; tıpkı insanlardaki gibi beyinlerinde bir asimetri vardır.

Türkçe Sözlük

(I. A.) (c. suver) (Arapça terkiplerde «sûre» şeklinde bulunur). 1. Dışarıdan görünüş, şekil, kılık: Sureti güzel bir insan. 2. Dış gösteriş, samimî olmayan hal: Mânâ ve gerçek arayanlar sûrete ehemmiyet vermezler. 3. Türkçe’de: «surat» Yüz, çehre. 4. Tarz, uslûb, tavır, gidiş: İşin bu suretle halli mümkün değildir. 5. Takdir, hal: O surette iş değişir. 6. Resim, fotoğraf: SÜretini çıkartmış. 7. Nüsha: Yazının sûretini çıkarıp gönderiniz. 8. (Surat) Abusluk, yüz ekşiliği: Bana surat ediyor, surat gösteriyor; Surat asmak — Çehre ekşitmek, Hüsn-i sûret = Bir meseleyi iyi bir şekilde halletme. Sûret-i tesviye = Fr. Arrangement kelimesinin tercümesidir ki uyuşma demek olup bilhassa siyasette kullanılır.