Kasık ne demek? | Kasık anlamı nedir? | Kasık

Kasık anlamı nedir?

Kasık ne demek?

Kasık anlamı nedir?

Kasık | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: kasik

Türkçe Sözlük

(i.). Karnın alt tarafı: Kasığım çatlayacak. Kasık bağı = Kasık çatlağını, yani fıtığı tutmaya mahsus esnek bağ. Kasık biti = Ete yapışan bir cins küçük kene. Kasık çatlağı = Fıtık.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Sıvı veya tane hâlinde olan yiyeceği ağıza götürmeye, bir şey karıştırmaya mahsus oyulmuş Alet: Tahta, bağa, maden, gümüş kaşık. Çorba kaşığı = Adi sofra kaşığı. Hoşaf kaşığı = Ağıza sığmayıp hoşaf içmeye mahsus büyük cinsi. Tatlı kaşığı = Tatlı ve reçel yemeye mahsus küçükcesi. Çay, kahve kaşığı = Fincan tabağına konan küçüğü. 2. Bir kaşık dolusu, bir kaşığın aldığı miktar ve mec. Az miktar. Biraz: Bir kaşık çorba içtim, bir kaşık su. Kaşık atmak = Çok ve hırsla yemek. Ağzının kaşığı değildir = Onun bu işe gücü yetmez. Kaşıkotu = Bir cins bitki, cochlearia officinale. Bir kaşık suda boğmak = Fazlasıyle düşmanlık göstermek. Kaşık düşmanı = Kadın, zevce. Kaşıkla verip sapıyla göz çıkarmak = Ettiği iyiliğe karşı minnet koymak, başa kakmak veya o iyiliği unutturacak bir fenalık etmek, (musiki) Türk halk musikisinde tahta kaşık şeklinde vurma Aleti.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

inguinal. pubic. groin.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

crotch. crutch. groin.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

groin. crotch.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

spoon.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

spoon. spoonful. couvert.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

suspensory. truss.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Şimşir, boynuz, kemik vesaireden kaşık oyan san’atçı: Kaşıkçılar çarşısı. Kaşıkçı avurdu = Çökük yanaklı. Kaşıkçı elması = Şimdi Topkapı Sarayı›nda bulunan ünlü bir elmas.

Türkçe Sözlük by

Genel Bilgi

Osmanlı hazinesinin meşhur “Kaşıkçı Elması” IV. Mehmet zamanında fakir bir adam tarafından İstanbul Yenikapı’da bir çömleğin içinde bulundu. Adam Elmas’ı iki tahta kaşık karşılığı bir kaşıkçıya devretti. Kaşıkçı da Elması çok ucuz bir bedele kuyumcuya sattı. Hadise anlaşılınca Elmas, Sultan IV. Mehmet tarafından hazineye alındı.

Genel Bilgi by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pelican.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Gagası kaşığa benzer bir cins ördek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

spoon.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). Turpgillerden, yaprakları kaşığı andıran bir bitki (cohlearia officinalis).

Türkçe Sözlük by

Şifalı Bitki

(fıtıkotu): Karanfilgiller familyasından; Avrupa’da, Asya’da ve yurdumuzda yetişen, toprak yüzeyinde yatık olarak gelişen bir veya çok yıllık bitkilerdir. Yaprakları küçüktür ve kümeler halindedir. Hekimlikte; toprağın üstünde kalan kısımları kullanılır. Kullanıldığı yerler: Böbrek ve mesane hastalıklarını giderir. Fıtıkta faydalıdır. İdrar söktürür. Vücuda rahatlık verir. Kasık şişmelerini indirir. Bademcik iltihap ve şişmelerini tedavi eder.

Şifalı Bitki by

Şifalı Bitki

(cochleria): Turpgiller familyasından; Mart’tan Temmuz’a kadar beyaz çiçekler açan, güzel yeşil renkli bitkidir. Hardala benzer. Lezzeti acı, kokusu keskindir. Yaprakları etli, kenarları kaşık gibi içeri doğru kıvrıktır. Taze yapraklarında acı ve yakıcı bir esans vardır. Yaprakları ve kökü kullanılır. Taze iken kullanılır. Kullanıldığı yerler: Skorbütte ve sıracada faydalıdır. Diş eti iltihaplarını giderir. Diş etlerini kuvvetlendirir.

Şifalı Bitki by

Genel Bilgi

Avrupa’da Rönesans başlangıcına, diğer bir deyişle insanların titizliğin ve temizliğin farkına varmalarına kadar, bütün bir tarih boyunca yemek yerken eller kullanıldı. Tabii bunun da bir adabı vardı. Yemek yerken kullanılan parmak sayısı o kişinin statüsünü gösteriyordu. Normal insanlar beş parmaklarını kullanırlarken asiller üç parmaklarını -yüzük parmağı kesinlikle kullanılmadan- kullanıyorlardı.

Aslında Latince çatal anlamına gelen kelime, çiftçilerin hasadı havaya atıp savurmada kullandıkları dev çatalların isminden türemiştir. Bunların çok küçükleri Türkiye’de Çatal Höyük’de yapılan kazılarda bulunmuş ama ne işe yaradıkları, milattan 400 yıl öncesinde sofralarda yemek yemede kullanılıp kullanılmadıkları tam anlaşılamamıştır.

Çatal konusunda kesin bilinen bir şey, ilk defa 11. yüzyılda Toskana’da (İtalya) ortaya çıktığıdır. İki uçlu olan bu çatallara insanlar “Tanrının bahşettiği yiyecek yine Tanrının verdiği parmaklarla yenilebilir” diye şiddetle karşı çıktılar.

İnsanların yüzyıllar boyu süren, yemek yerken çatal kullanmaya karşı direnme gibi tavırların tarihte örneği azdır. 17. Yüzyıla kadar süren bu direnmenin bir başka cephesi daha vardı. Yiyeceği bıçakla tutup, ısırarak yemeye alışmış erkekler çatal kullanmayı kadınsı bir davranış olarak görüyorlardı.

Bu arada Fransız ihtilalinin biraz öncesinde Fransa’da yavaş yavaş dört uçlu çatallar kullanılmaya başlandı. Zamanla çatal kullanmak lüks, asalet ve statü göstergesi oldu. Çatalla birlikte sofralarda her insan için ayrı tabak ve bardak kullanmak adeti de gelişti, toplumun tüm sınıflarına ve giderek dünyanın diğer yerlerine de yayıldı.

Kaşığın kullanılmaya başlanması ise tarih kadar eskidir. İnsanlar, çatala karşı gösterdikleri direnci kaşığa göstermemişlerdir. Bu, şüphesiz sıvı bir şey içmek için eli kullanmanın iyi bir alternatif olmamasından kaynaklanmıştır.

En eski zamanlara ait kazılarda bile, taş, kemik, ağaç veya madenden yapılmış kaşık veya benzeri şeylere rastlanmaktadır. Kaşıktaki en önemli gelişmeler sapının şeklinde olmuştur.


Genel Bilgi by

Genel Bilgi

Avrupa’da Rönesans başlangıcına, diğer bir deyişle insanların titizliğin ve temizliğin farkına varmalarına kadar, bütün bir tarih boyunca yemek yerken eller kullanıldı. Tabii bunun da bir adabı vardı. Yemek yerken kullanılan parmak sayısı o kişinin statüsünü gösteriyordu. Normal insanlar beş parmaklarını kullanırlarken asiller üç parmaklarını -yüzük parmağı kesinlikle kullanılmadan- kullanıyorlardı.

Aslında Latince çatal anlamına gelen kelime, çiftçilerin hasadı havaya atıp savurmada kullandıkları dev çatalların isminden türemiştir. Bunların çok küçükleri Türkiye’de Çatal Höyük’de yapılan kazılarda bulunmuş ama ne işe yaradıkları, milattan 400 yıl öncesinde sofralarda yemek yemede kullanılıp kullanılmadıkları tam anlaşılamamıştır.

Çatal konusunda kesin bilinen bir şey, ilk defa 11. yüzyılda Toskana’da (İtalya) ortaya çıktığıdır. İki uçlu olan bu çatallara insanlar ‘Tanrının bahşettiği yiyecek yine Tanrının verdiği parmaklarla yenilebilir’ diye şiddetle karşı çıktılar.

İnsanların yüzyıllar boyu süren, yemek yerken çatal kullanmaya karşı direnme gibi tavırların tarihte örneği azdır. 17. Yüzyıla kadar süren bu direnmenin bir başka cephesi daha vardı. Yiyeceği bıçakla tutup, ısırarak yemeye alışmış erkekler çatal kullanmayı kadınsı bir davranış olarak görüyorlardı.

Bu arada Fransız ihtilalinin biraz öncesinde Fransa’da yavaş yavaş dört uçlu çatallar kullanılmaya başlandı. Zamanla çatal kullanmak lüks, asalet ve statü göstergesi oldu. Çatalla birlikte sofralarda her insan için ayrı tabak ve bardak kullanmak adeti de gelişti, toplumun tüm sınıflarına ve giderek dünyanın diğer yerlerine de yayıldı.

Kaşığın kullanılmaya başlanması ise tarih kadar eskidir. İnsanlar, çatala karşı gösterdikleri direnci kaşığa göstermemişlerdir. Bu, şüphesiz sıvı bir şey içmek için eli kullanmanın iyi bir alternatif olmamasından kaynaklanmıştır.

En eski zamanlara ait kazılarda bile, taş, kemik, ağaç veya madenden yapılmış kaşık veya benzeri şeylere rastlanmaktadır. Kaşıktaki en önemli gelişmeler sapının şeklinde olmuştur.


Genel Bilgi by