Katl ne demek? | Katl anlamı nedir? | Katl

Katl anlamı nedir?

Katl ne demek?

Katl anlamı nedir?

Katl | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: katl

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [قتل] öldürme, katil.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Avukatın hal ve sıfat ve sanatı, mec. Cerbeze.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

advocacy. attorneyship.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

the profession of law. the practice of law. the work of a lawyer. advocacy. attorneyship. barristership. law business. legal profession. solicitorship.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

decathlon.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to read between the lines. to peruse.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Her işinde ihtimam eden, yanlış ve hata olmamasına çalışan: Çok dikkatli adamdır. 2. Dikkat ve ihtimamla yapılmış: Dikkatli iş, dikkatli yazı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

careful. attentive. heedful. watchful. gingerly. regardful. mindful. thoughtful. argus-eyed. assiduous. canny. cautious. circumspect. intense. intent. particular. rigorous. scrupulous. sleepless. solicitous. studious. wary.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

alert. attentive. careful. cautious. chary. circumspect. conservative. deliberate. diligent. diplomatic. exact. intent. meticulous. minute. painstaking. punctilious. rigorous. scrupulous. sedulous. strict. studious. watchful. assiduous. regardful. close.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

attentive. careful. painstaking. mindful. argus eyed.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Oldukça dikkat ve ihtimamla: Şunu dikkatlice yazın.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Vefakâr, sadık, doğru: Çok hakikatli adamdır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

faithful. loyal. true. constant.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

faithful. loyal.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

two fold.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

double-storied (- storeyed Br. two storey.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Mensub olduğu mezhebe inanan, itikadı tam olan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

one who has religious conviction.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Öldürme, helâk etme: Fırsat bulup düşmanını katletti. Kati ile ithânn olundu. Katl-i nüfûs = Adam öldürme. Katl-i nefs = Kendi kendini öldürme, intihar. Katliâm = Zaptolunan bir memleketin bütün ahalisini kılıçtan geçirme: Cengiz, istilâ ettiği yerlerin çoğunda katliâm emrini verirdi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Bükme, kat kat etme, devşirme. Katlama yeri = Büküm yeri, kıvrım.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fold. folding.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

folding. doubling.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

folding. passivity.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Kumaş vesaireyi kat kat bükmek, bükerek sarmak, devşirmek: Kumaşı, elbiseyi, çamaşırı katlamak, kâğıdı ikiye katlamak. 2. İki kat etmek, tekrarlamak: Çifti İki, üç kere katlamak, tarlayı iki, üç kere sürmek. 3. Hamuru ince açmak, yufka yapmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fold. pleat. bend. crease. crimp. double. drape. enfold. fold down. infold. shut. tuck. tuck up. turn back.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

collapse. crinkle. double. fold. punish. slaughter. tuck. turn. wrap. to fold. to pleat. to walk over sb.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to fold. to fold up. crumple. enfold. flap.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f ). 1. Kıvrım kıvrım, büklüm büklüm bükmek. 2. Çaresiz râzı olup kabûl etmeye mecbur eylemek: Hastalık zavallıyı çocuklarından ayrılmaya da katlandırdı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Herhangi biri katlanmak: Vatan için her türlü mahrumiyete katlanılır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bearing. endurance. being folded.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

convolution.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Kat kat olmak, bükülmek, eğilmek: Beli katlanmış, bu kumaş iyi katlanmış. 2. Çaresiz kabûl etmek, isteyerek veya istemeyerek râzı olmak, çekmek: İnsan evlâdı için her şeye katlanır. Bükülmek, eğilmek: Mukavva kırılmadan katlanmaz, saç zor katlanır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

take one's medicine. stand the racket. endure. take. take it. tolerate. accept. digest. bear. undergo. go through. abide. brook. crease. do with. double. face. face up to. grin and bear it. last out. lump. lump it. put up with. sit down under. stand.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

abide. bear. collapse. endure. fold. stomach. tolerate. to fold. to bend. to put up with. to bear. to stand. to endure. to tolerate. to abide.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be folded. to bear. to tolerate. to endure. to put up with. to resign. abide. brook. eat crow. face. fold. stomach. support. take it. take lying down. undergo.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f ). Çaresiz kabûl edip râzı olmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Kumaş, elbise vesaireyi birine kat kat ettirip devşirmek: Bu kumaşları kime katlatacağız? Şu elbiseyi eli yakışır birine usuliyle katlatmalı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

assassination.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

murder. slay. to murder. to kill. to butcher. to assassinate. to spoil.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to murder. to kill.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Kat kat katlanmış.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

corrugated. folded. -storied. having. storeys.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

folded. turnup.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

slaughter. massacre. butchery. battue. bloodletting. bloodshed. carnage. decimation. hecatomb. pogrom.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bloodbath. carnage. massacre. slaughter. genocide. pogrom. bloodbath kırım.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

massacre. mass murder. blood bath. butchery. carnage. hecatomb. mass execution. wholesale slaughter.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.-T.) büyük bir dikkatle.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Ehil, müstahak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

capable. competent. worthy. deserving.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

würdig.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

capable. competent. worthy. deserving.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

würdig.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

difficult. hard. arduous. gruelling.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

loyal. faithful. devoted.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

loyal. faithful. devoted. faithfulness. religious.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

faithfulness. loyalty. devotion.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

mutilation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

infringement.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Sakat hâle getirmek. 2. Bozmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cripple. disable. maim. mutilate. to injure. to disable. to cripple. to mutilate. to maim.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to disable sb physically. to cripple. to maim. to mutilate. to spoil the shape or appearance of sth.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Sakat hâle gelmek. 2. Kusurlu ve yanlış olmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to become disabled. to become mutilated.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to become physically disabled. to become crippled. to become maimed or mutilated. to be spoiled.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Sakat olma hâli. 2. Noksan, kusur, yanlışlık, hatâ.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

disability. infirmity. disablement. defect. lameness. deformation. deformity. invalidism. invalidity. malformation. shakiness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

deformity. disability. infirmity. defect. mishap. accident.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

disability. handicap. impairment. defect.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Şefkat sahibi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

compassionate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

affectionate. charitable. merciful. tender. tenderhearted. compassionate. merciful sevecen.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

kind. tender. caring. charitable. clement. compassionate. kind hearted. kindly. philantropic.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Tokat atmak, tokat vurmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

trick out of. slap. smack. box. cuff. sock. swindle. swipe.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

buffet. slap. smack. to slap. to smack. to cuff. to buffet. to swindle.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to slap. to cuff. plaster.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be slapped.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

three decker.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

three-storeyed.

Türkçe - İngilizce Sözlük by