Kavi ne demek? | Kavi anlamı nedir? | Kavi

Kavi anlamı nedir?

Kavi ne demek?

Kavi anlamı nedir?

Kavi | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: kavi

Türkçe Sözlük

(i. A. «kuvvet» ten smüş.) (mü. kaviyye). 1. Kuvvetli, güçlü, zorlu, metin, dinç. Kavî adam, kavî bina, madenlerin en kavîsi çeliktir. 2. Sağlam, doğru, emin, kuvvetli: Ihtimâl-i kavî, istihbârât-ı kaviyye, kavî söz, vaad-i kavî. Kaviyyül-bünye = Bünyesi sağlam. 3. Zengin, varlıklı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «keyy.den if.) (mü. kâviyye). Yakan, yakıcı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

strong. durable. sound.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [قوی] güçlü.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) 1.Yakar, yakıcı. 2.Kuvvetli, güçlü. 3.Sağlam inanılır. 4.Zengin varlıklı.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Sonsuz güç ve kuvvet sahibi Allah’ın kulu. -Kaviy kelimesi Esmau’l-Hüsna’dandır. (bkz.el-Kaviyy).

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Derkava’ya mensup. - (bkz.Derkava).

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(a uzun okunur) (i. A. c.) («kavi» in çokluğunun çokluğu, yani akvâl’ in çokluğudur). Kaviller, (bk.) Kavil.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [اقاویل] sözler.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (mü. halkaviyye) (paleontoloji, anatomi, botanik). Halka veya halkalı şekil ve suretinde olan: Fasîle-i halkaviyye = Bir bitki türü.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. İ.). Ağaç çivi, takoz.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Kavi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

agreement. understanding.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f. A. T.). Kavî hale gelmek, kuvvetlenmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to strengthen. to make sth strong.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Sözleşmek, söz bağlamak, mukavele etmek: Yarın ava gitmek üzere kevileştik.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «kıvâm» dan). 1. Doğru, dürüst, kıvâmında. Râh-ı kavim = Doğru yol. 2. Ayakta, dik.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(KAVM) (i. A.) (c. akvâm). Irk veya bir ırkın büyük bir dalı: Türk kavmi, Arap kavmi, Türkmen kavmi, akvâm-ı Arab, kavm-i Ad. 2. Bir peygamberin gönderildiği cemeat: Kavm-i NÜh, kavm-i LÜt.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

peoples.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

tribe. people. nation budun.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

a people. horde. society.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [قوم] topluluk, ulus.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(KAVS) (i. A.) t. Yay, Fars. kemân. 2. (geometri) Daire çenberinin bir kısmı. 3. (astronomi) Yay burcu: Burc-ı kavs. Kavs-i kuzah = Gökkuşağı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

arcuation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

arc. bow. camber. curve.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

arc. curve. bow. camber.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [قوس] yay.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) 1.Yay. 2.Gökyüzü, ay, burcu.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

arcuate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

curved.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) 1.Kuvvetli, güçlü, dayanıklı, metin muhkem, sağlam. 2.Şiddetli, zorlu. 3.Kudret sahibi herşeye gücü yeten. Cenab-ı Hakk’ın güzel isimlerinden biri. Kur’an-ı Kerim’de 10’dan fazla yerde geç(Erkek İsmi)

İsimler ve Anlamları by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [قوی البنيه] sağlam yapılı.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. tıp). Yakıcılık, Fr. causticiti.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (c. akvâl). 1. Söz, lâkırdı, Fars. suhan, güftâr: Onun kavliyle hareket ediyor, filânın kavline göre. Fiil zıddı: Fiiti kavline uygun, kavli işine benzemiyor. 3. Sözbirliği etme, sözleşme, mukavele, uyuşma: Biz onunla kavlettik; kavileşmişler. Kavl-i hod = Kendi sözü; kimse tarafından tasdik olunmayan söz. Kavl-i mücerred = İsbat olunmayan söz: O dava kendisinin kavl-i mücerredinde kaldı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(a uzun) (i. A. «kıyâm» dan lf.) (mü. mukavime). Mukavemet eden, karşı duran, dayanan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sb / sth which has staying power. tough. unyielding. resistant.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [مقاوم] karşı koyan, direnen, dirençli.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [تقاویم] takvimler.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(ka uzun) (i. A. c.) (m. takvim). Takvimler, (bk.) Takvim.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [تقاویم] takvimler.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Kırılıp bükülerek uzayıp giden.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sinuous. winding.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

serpentine. snaky. spiral. winding. zigzag.

Türkçe - İngilizce Sözlük by