Kayı ne demek? | Kayı anlamı nedir? | Kayı

Kayı anlamı nedir?

Kayı ne demek?

Kayı anlamı nedir?

Kayı | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: kayi

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) 1.Yağmur, sağanak, bora. 2.Oğuz boylarından Osmanlı hanedanının mensup olduğu boy. 3.Sağlam, güçlü, sert.

İsimler ve Anlamları by

Teknolojik Terim

Bu işlev, resimlerin geleneksel fotoğraf biçiminde oluşturulmasına izin vermektedir. Standart biçim 4:3’tür.

Teknolojik Terim by

Türkçe Sözlük

(i.). Yer şakayıkına mukabil olarak küçük bir ağaçta hasıl olan şakayık çiçeği.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

heavy casualties.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

Bu modda, her resim arasında belirli bir geckmeyle çekilmiş kısa resim dizileri kaydedilir. Kayıt, belirli bir bekleme süresinden sonra başlatılabilir (30 saniye, 1 dakika, 5 dakika, 10 dakika) ve kısa bir süre devam eder (0,2 saniye, 0,5 saniye, 1 saniye, 2 saniye). Kullanıcıların, büyüyen bitkiler ya da açan çiçekler gibi yavaş hareket eden nesnelerin dinamik kayıtlarını yapmasını sağlar.

Teknolojik Terim by

Genel Bilgi

Beslenme uzmanları olumsuz hiçbir yanı bulunmayan balık etini hararetle tavsiye ederler. Balıkta bol miktarda protein, vitamin ve mineral tuzlar vardır. Tuzlu suda yaşamasına rağmen balık etinde çok az tuz vardır. Hatta balıkların birçok türünü doktorlar tuzsuz yemek rejimlerinde önerirler.

Yağlı balıklarda bulunan lipitlerin insan sağlığı üzerine hiçbir zararları olmadığı gibi vücudu kalp ve damar hastalıklarına karşı da korurlar. Bol miktarda balık tüketilen ülkelerde yapılan sağlık ve yaşam suresi istatistikleri de bu görüşü destekler.

19. yüzyılda iki Alman kimya mühendisi, beynin zihinsel aktivitesini yürütebilmesi için gerekli kimyasal elementin ‘fosfor’ olduğunu ileri sürdüler. Hatta bu düşüncelerini ‘fosfor olmadan bir beyin sağlıklı çalışamaz’ diyerek çok iddialı bir biçimde sundular.

Bu arada bir başka bilimci de balık etinin fosfor bakımından çok zengin olduğunu ortaya çıkarınca, bu iki fikir birleşti ve balık etinin beyine dolayısıyla zeka gelişimine çok faydalı olduğu gibi genel bir inanış doğdu.

Aslında fosfor insan organizması için gerçekten gereklidir. Gereken miktar et, süt, tahıllar ve sebzelerin yanında balıklardan da sağlanır. Fosfor vücutta kemiklerde ve dişlerde kalsiyumla birleşmiş halde bulunur. Fosforun eksikliği çocuklarda kol ve bacak kemiklerinde biçim bozukluklarına, yetişkinlerde ise kemik yumuşamasına neden olur.

Eczacılıkta kullanılan fosfor ise beyaz fosfordur. Eskiden fosforlu bitki yağı ve fosforlu balık yağı şeklinde insanlara sinir kuvvetlendirici ilaç olarak verilirdi. Zamanla bu tip ilaçların zehirlenmelere yol açtıkları tespit edildi ve kullanımdan kaldırıldılar.

Günümüze kadar yapılan araştırmalarda fosforun, beynimize gerekli diğer kimyasal elemanların yanında fazladan bir faydasının olduğu ve beynin fonksiyonlarını arttırdığı saptanmamıştır.

Sonuç olarak, balıkta ciddi bir oranda fosfor yoktur, olsa bile fosforun fazlası insan zekasını arttırmaz sadece çok ciddi zehirlenmelere yol açar.


Genel Bilgi by

Türkçe Sözlük

(i. astronomi). Kuzey Kutbu bölgesinde yedi yıldızdan meydana gelen, kabaca tava biçiminde bir takımyıldız. Dübbüekber.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

the great bear. the greater bear. dipper. big dipper. plough. the plough. plow.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(her iki «k» da kalın okunur) (i. A.). Dakîka’nın c. ince ve anlaşılması güç ve dikkate muhtaç olan şeyler.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [دقایق] incelikler. 2.dakikalar.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Renklerinin parlaklığı dolayısıyle şakayıka benzetilen bir polip çeşidi (actiniae).

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [حقایق] gerçekler.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Sony Sabit Disk Sürücü kaydedicileri 15Mbps hızında kayıt yapmanıza imkan tanır. Böylece, 9Mbps hızında kayıt yapan DVD-Video biçiminden daha yüksek kaliteli resim kayıtları yapabilirsiniz.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

IQ kayıt sistemi, Sony’nin ‘Akıllı’ ve ‘Kaliteli’ kayıt özelliklerini yansıtır. Bu özellikler arasında Yüksek Resim kalitesiyle Disk kaydı, Parça Listesi Arama, kullanımı kolay GUI ve çok formatlı kayıt bulunmaktadır ve hepsi birlikte maksimum rahatlık ve kullanım kolaylığı sağlamak üzere tasarlanmıştır.

Teknolojik Terim by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Güçlü hükümdar.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. «kaymak» tan). Su üzerinde kayıp giden küçük tekne ki, çeşitleri ve muhtelif büyüklükte cinsleri olup kürekle veya sade yelkenle hareket eder: Piyâde kayık = Pek hafifi ki dar ve uzun olur: İki, üç çifte kayık, ateş kayığı. Odun kayığı — Odun taşıyan büyüceği. Pazar kayığı = Yedi çifte yük kayığı. Balık kayığı = Balıkçılara mahsus kabası.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

boat. rowing-boat. glider. caique. bateau. kayak. small craft. wherry.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

boat.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

caique. skiff. paddle-boat. beach operator. rowing boat rowboat.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

a long. shallow. oval dish.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Kayık kullanan, kürek çekerek kayığı yürüten. Kira ile çalıştığı bir kayığın sahibi veya maaşla bir dairenin kayığını kullanan adam: Kayıkçı esnafı. Kayıkçılar kethudâsı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

boatman.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

boatman. waterman.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Kayık kullanmak işi: Kayıkçılık zor bir meslektir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Kayığı çekip bağlamaya veya kızak üzerine almaya mahsus dalgadan muhafazalı yer: Bu yalının kayıkhanesi var mıdır? Bu iskelenin güzel bir kayıkhanesi var.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

boathouse.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

boathouse. boat house.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Kayıngillerden kerestelik bir orman ağacı (fagus silcatice). Ak gürgen.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Karı veya kocanın erkek kardeşi. Ahmed’in kaynı = Karısının erkek kardeşi. Fatma’nın kaynı = Kocasının erkek kardeşi. Diğer isimlere katılarak karı koca arasında akrabalık gösterir: Kayınata, kayınpeder = Karı veya kocanın babası. Kaymana, kayınvalide — Karı veya kocanın anası. Kayınbirader = Kayın ile aynı şey.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

in law. beech. in-law.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

beech.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

affiliated through marriage.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Şifalı Bitki

(akgürgen): Kayıngiller familyasından; kış aylarında yapraklarını döken güzel görünüşlü bir orman ağacıdır. Dalları salkım gibidir. Kabukları halka halkadır. Kabuk ve dallarının kuru distilasyonundan kayınağacı katranı elde edilir. Kullanıldığı yerler: Müzmin bronşit, verem tedavisinde kullanılır. Diş ağrısını keser. Kabuklarının suda kaynatılmasıyla elde edilen suyla yüz lekeleri, çiller giderilir. Kıllar temizlenir.

Şifalı Bitki by

Türkçe Sözlük

(bk.) Kaynata, kayın.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Kaynata, kayın.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

father-in-law.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

father- in-law.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Kayın.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

brother-in-law.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

brother-in-law. maugh.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik), iki çeneklilerin kozalaklılar takımından büyük orman ağaçlarını içinde toplayan bir bitki familyası.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Evlilik akrabalığı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Kaynata, kayın.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

father in law.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

father-in-law.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

father- in-law. in laws.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Kaynana, kayın.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

mother-in-law.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

mother- in-law.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(GAİB) (a uzun) (i. A.). Kaybolan, görünmeyen hazır olmayan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lost. missing. gone. loss. decrement. forfeit. sacrifice.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

casualty. disadvantage. forfeit. lacking. loss. lost. missing. stray. casualties.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

loss. losses. casualty. deprivation. disadvantage. lacking. lost. out of the way. out the window.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Nehirlerin sürdükleri kumdan ortaya çıkan kum adası, çay ağızlarında kum seti, Fr. barre (şimdi kullanılmıyor).

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Bakan, gailesini çeken, himaye eden, koruyan, sahip çıkan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

person who gives preferential treatment.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

protection. backing. favor. favour. pull. shadow.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

special treatment.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.) (aslı kaygurmak). 1. Bakmak, himaye etmek, sahip çıkmak, gailesini çekmek: Beni kimse kayırmıyor ki. 2. İyi idare etmek, ileri sürmek, döndürmek, dikkat etmek: Bu işi siz kayırmalısı-nız. 3. Kullanmak. Bir iş ve vazifeye tâyin etmek, Osm. istihdâm eylemek: Onun maksadı adam kayırmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

protect. back. show favour. favor. favour. enlist.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

favour. to support. to back. to help. to sponsor. to protect himmet etmek. to favour. to favor. to show favour. to treat preferentially iltimas etmek.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to sponsor. to protect. to care for. to give sb preferential treatment.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Kayırmak işini yaptırmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to cause sb get preferential treatments.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Berberlerin usturalarını biledikleri kösele dilimi. 2. Umumiyetle, meşin kösele vesair tabaklanmış deriden dar ve uzun parça ki, bağlamak ve sıkmak gibi işlerde kullanılır: Kılıç kayışı, eğer kayışı, omuz kayışı = Palaska ve silâh için takılan kayış. Kayışbalığı — Destere balığının bir çeşidi. Kayışdili = (Argo) serseriler arasında konuşulan dil, kaba ve açık saçık dil. Kayışkıran = Sapankıran da denilen bir ot ki kökleri sert ve sağlamdır, Fr. arrfete-boeuf. Kayış gibi = Koparılmaz, uzar şey: Kayış gibi bir et.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Kaymak işi ve tarzı: Bir kayış kaydım ki. bk. Kaymak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sliding. slipping. slip. slide. belt. strap. band.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

band. belt. slip. strap. thong. strop.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

belt. leather strap. watch band. razor strap. sliding. skiing. glissade. slip. tab.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Çeşitli kayışlar yapan ve satan adam. 2. mec. Aldatıcı, dolandırıcı, hilekâr.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Erik ile şeftali aras ıda bir meyve; zerdalinin daha büyüğü ve iyisi, mışmış. Şamkayısısı = Bu meyvenin en iyi cinsi. Kayısı tatlısı, hoşafı = Bu meyvenin kurusundan yapılan reçel ve hoşaf. Kayısı ağacı = Bu meyveyi veren ağaç.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

apricot.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

apricot.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Şifalı Bitki

(Zerdali, prunus armeniaca): Gülgillerden 4-6 metre boyunda bir çeşit meyve ağacıdır. Meyvesi cevizden büyük, derisi ince, açık turuncu renkte, eti sulu, tatlı ve güzel kokulu, tek ve sert çekirdeklidir. Şekerpare, şam, tokaloğlu, imrahor, muhittinbey, hacıkız, hasanbey, darende gibi çeşitleri vardır. Kullanıldığı yerler: Sinir zafiyetini giderir. Uyku verir. Beyin yorgunluğunu geçirir. İştah açar ve hazmı kolaylaştırır. Nekahat devresini kısaltır. Raşitizmde faydalıdır. Kansızlığı tedavi eder. Kabızlığı giderir. Yüz ve boyunlara tazelik ve güzellik verir.

Şifalı Bitki by

Türkçe Sözlük

(j. botanik). Baklagillerden, çiçekleri kırmızı bir bitki.

Türkçe Sözlük by

Şifalı Bitki

(eşekotu): Baklagiller familyasından; boş arazilerde ve kurak yerlerde yetişen 30-60 cm yüksekliğinde çok yıllık dikenli bir bitkidir. Yaprakları kısa saplıdır. Çiçekleri pembedir. Meyveleri küçüktür. Köklerinde tanen, sakkaroz, zamk, uçucu ve sabit yağ, spinosin ve ononin vardır. Kökleri kullanılır. Kullanıldığı yerler: Terletir ve idrar söktürür. Vücuda rahatlık verir. Böbrek taşlarının düşürülmesine yardım eder. Böbrek ve mesane iltihaplarını giderir. Boğaz ağrılarını geçirir.

Şifalı Bitki by

Türkçe Sözlük

(KAYD) (i. A.) (c. kuyûd). Bağlama, Ar. rabt, Fars. bend: Tavuğu ayağından, koçu boynuzundan kaydetmek. Bağlayacak şey, bağ, bend, râbıta: Ayağındaki kaydı kopardı, kuyûd-ı kaviyye ile mukayyed idi

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

recording. registration. enrollment. enrolment. inscription. record. recording. entry. condition. restriction. checkin. registry. stipulation. transcription. minutes.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

book. record. recording. register. registration. roll. string.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

posting. record. booking. chronicle. order clause. condition. enrol l ment. entering. entry. notation. protestation. recording. register. registration. registry. roll. tie.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

blotter. register.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

book of record. inscription book.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Kayıtbay el-Zahiri: Ünlü Mısır ve Suriye sultanı.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(f.). Şarta bağlamak, Osm. takyîd etmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Kaydı yapılmış, kayda geçirilmiş olan. 2. Şarta bağlı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

recorded. on record. registered. stated. inscribed. booked. inscriptive. listed.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

registered. recorded. enrolled. conditional. restricted.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

registered. enrol ed. entered. recorded in a record book. noted down. bound by a restriction. bound. conditional. enrolled. inscribed. on record. solicitous.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

registered capital. authorized capital. capital. registered capital.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Finansal Terim

(Authorized Capital)

Ortaklıkların, esas sözleşmelerinde hüküm bulunmak kaydıyla, Yönetim Kurulu Kararıyla, Türk Ticaret Kanunu’nun sermayenin artırılmasına dair hükümlerine tabi olmaksızın çıkartabilecekleri, azami hisse senedi miktarını gösteren, Ticaret Sicili’ne tescil edilmiş sermayeleridir.


Finansal Terim by

Türkçe Sözlük

(i.). Bir şeye ehemmiyet vermez, bir şeyi umursamaz, ihmalci, ilgisiz: Pek kayıtsız bir adamdır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

listless.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

impassive. indifferent. lukewarm. negligent. nonchalant. reckless. stolid. unconcerned. unreserved. apathetic. unregistered. unrecorded. unconditional.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

listless. carefree. indifferent. unregistered. unrecorded. unrestricted. without a provision. complacent. easy. impassive. incurious. jack easy. lax. lukeworm. neglectful. negligent. nonchalant. unconcerned.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

absolute. unconditional.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

absolute. for good or evil. unconditional. unconditioned. without reserve.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Bir şeye ehemmiyet vermeyiş, ihmal, ilgisizlik.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

listlessness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

unconcern. indifference. listlessness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

Kesme Modu ile Kayıt Yapma, ayrı ayrı fotoğraflardan animasyonlu bir film yapılmasında kullanılır. Bu sayede çizgi filmler ya da duraklamalı oynatılan animasyonlar yaratılabilir. Her kesmeden 5 çerçeve (saniyenin 1/5’i) kaydedilir

Teknolojik Terim by

Türkçe Sözlük

(i. astronomi). Gökyüzünün kuzey kutup bölgesinde olup aşağı yukarı Büyükayı gibi fakat bunun ters durumunda saplı bir tencereye benzeyen takımyıldız (dübbüasgar).

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

little bear.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dried apricot.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

wanton.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

wantonness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

Sony MiniDisc kaydedicilerde, ses kaydının monoya geçirilerek kayıt süresinin ikiye katlanmasını sağlayan bir özellik. MDW-80’in stereo kayıt süresi 80 dakika, mono kayıt süresi 160 dakikadır. Tüm Sony MiniDisc çalarlar, mono kayıtları çalabilir.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Kayıttan önce kasetin durumunu kontrol eder ve mümkün olan en iyi resim kalitesinin elde edilmesini sağlar.

Teknolojik Terim by

Türkçe Sözlük

(ŞAKAİK) (ka uzun) (i. A. «şakıyka» nın cemMdir). Büyük ve parlak bir çiçektir ki «şakaayık-ı nûmâniyye» de denilir; ağaç şakayıkı = gül ağacı gibi bir küçük ağacın verdiği şakayık; yer şakayığı = soğandan çıkan çeşidi.

Türkçe Sözlük by

Şifalı Bitki

(ayıgülü): Düğünçiçeğigiller familyasından; otsu veya gövdesi odunlaşmış, çok yıllık bir bitki cinsidir. Birçok çeşidi vardır. Tıbbi şakayık; Mayıs-Haziran aylarında pembe veya kırmızı renkli çiçekler açan, 70 cm kadar boyunda, çok yıllık otsu bir bitkidir. Yaprakları derin parçalıdır. Kökünde; uçucu yağ, nişasta, şekerler, peanol ve peregrinin adlı bir alkoloid vardır. Ev ilaçlarında kökleri kullanılır. Kullanıldığı yerler: Boğmaca ve öksürükte şikayetleri giderir. Sara da faydalıdır. Sinirleri yatıştırır. Nikris ve kramplarda da faydalıdır.

Şifalı Bitki by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - Bahçelerde yetiştirilen, pembe, kırmızı alaca çiçekler açan, çok yıllık süs bitkisi.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

stirrup leather.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

ATRAC’in (geleneksel MiniDisc ses sıkıştırması) iki katı ses sıkıştırması sunan ATRAC3 ses sıkıştırma teknolojisini kullanan bu işlev, MO-MD’lerin kayıt ve çalma sürelerini ikiye ya da dörde katlama olanağı sağlamaktadır.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Ses olduğunda kayıt modunu otomatik olarak açar, sessizlik durumunda otomatik olarak kapatır.

Teknolojik Terim by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [وقایع] olaylar.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(ka’lar uzun) (i. A. c.) (m. vâkıa). Vâkıalar. (bk.) VAkıa.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

chronicle. annals.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

drive / fan belt.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ وقایع] olaylar. 2.savaşlar.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by