Kayma ne demek? | Kayma anlamı nedir? | Kayma

Kayma anlamı nedir?

Kayma ne demek?

Kayma anlamı nedir?

Kayma | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: kayma

Türkçe - İngilizce Sözlük

skid. slide. slip. sliding.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

slip. landslide. slipping. misframe. ghost image. skiing. drift. glide. gliding. glissade. lapse. shift. slippage.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Kuyruğu yukarıya doğru göz, Çinli gözü biçiminde olan: Moğollar’ın gözleri kaymaçtır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Pişmiş sütün üstünde biriken yağlı kısmı: Bir lüle kaymak. 2. Her şeyin en iyi ve seçilmiş kısmı, Ar. zübde, hulâsa, güzîde. 3. Yağmurdan veya bir suyun taşmasından sonra toprağın üzerinde duran özlü ve gübreli ince çamur ki toprağın kuvvetini arttırır: Nil’in taşması bütün Mısır üzerine kalın bir kaymak tabakası bırakır. Kaymak gibi = Pek lezzetli, pek beyaz ve yumuşak. Kaymaktaşı = Pek beyaz mermer. Mermer kaymağı = Tebeşir hulâsası. Kaymakyağı = En iyi tereyağı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Parlak ve cilâlı bir şeyin üzerine sürtünerek gitmek veya düşmek: Sabuna basınca kaydı, bir kaya, dağın üzerinden kaya kaya aşağıya kadar indi. 2. Ayak, sâbit olmayan bir şeyin üzerine basıp istemeyerek ve süratle sürtünmek, sürçmek: Ayağım kaydı, az kala düşüyordum. Bu kaldırımda atın ayağı kayar. 3. Bir tarafa meyletmek, eğrilmek, çarpılmak. Göz kaymak = Şaşı olmak. Dil kaymak = Yanılmak, hata etmek. Kaydırmak, cilâlı bir şeyin üzerine sürçmek: Kızak kaymak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cream. head. skimmings. slip. slide. glide. skate. ski. glissade. lapse. prolapse. slither.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cream. glide. lay. slide. slip. slither. clotted cream.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cream. clotted cream. the essence. the best part. to slide. to slip. to skid. to ski. glide. glissade. slither.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

the elite. socialite. upper crust.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). (A. kaim = duran, makam = yer). 1. Birinin yerine geçen, yerini tutan, vekil, nâib: Yerine bir kaymakam bırakıp gitti. 2. Bir kazâ (ilçe) idare eden mülkiye memuru: Kazâ kaymakamı, kaymakam tayin edildi. 3. Eskiden yarbay rütbesinin adı. bk. Yarbay.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

head official of a district.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

official charged with governing a provincial district. lieutenant colonel.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Vekâlet, vekillik: O işte filân kaymakamlık ediyor. 2. Bir kazânın idaresiyle görevli mülkiye memurunun memuriyeti, hal ve sıfatı: Kaymakamlığı kendisine az görüyor. 3. Yarbay rütbesi: Beş sene kaymakamlık etti. Kıdemli binbaşılardan olduğundan kaymakamlık bekliyor. 4. Bir mülkiye kaymakamının idare ettiği kasaba, ilçe, kazâ: Orası bir kaymakamlıktır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

rank / duties of a kaimakam. administrative district within a province. building housing a kaimakam's office. district.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Üstünde kaymak bağlamak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Kaymakla yapılmış, kaymağı olan: Kaymaklı, kadayıf.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

creamy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

creamy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

creamy ice-cream.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) 1.Dağ eteği. 2.Güneydoğu’dan esen bir rüzgar.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(bk.) Kireç.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

landslide. landslip. slide.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

land slip. landfall.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Genel Bilgi

Geceleyin açık bir havada gökyüzünü seyrederken, çeşitli renk ve parlaklıktaki yıldızların oluşturduğu o inanılmaz ve muhteşem manzaranın içinden bir yıldızın parlak bir çizgi çizerek kayıp gittiğini muhakkak görmüşsünüzdür.

Bu sırada içinizden bir dilek tutup, bu dileğin gerçekleşmesi için de gördüğünüzden kimseye bahsetmemişsinizdir herhalde. Çünkü insanlar arasında, bir yıldız kaydığında, o yıldızın öleceği ve ölmeden önce dilek dileyenin arzusunu yerine getireceği inanışı yaygındır.

Halk arasında yıldız kayması diye tanımlanan bu olayın aslında yıldızlarla hiç bir ilgisi yoktur. Yıldızlar dünyadan milyarlarca kilometre ötedeki uzak güneşlerdir. Güneş sistemimizin içinde Güneş ve gezegenlerin çekim kuvvetleri arasında bir oraya bir buraya gezinen sayısız göktaşı vardır.

Bunlardan Dünya’nın yakınından geçerken çekim alanına girenler, hızla atmosfere dalarlar. Sürtünmeden dolayı ısınırlar, yanarlar ve arkalarında parlak, çizgi gibi bir iz bırakırlar. Sonunda tamamına yakını, düşüşün son anında görülen parlamayı takiben yok olurlar.

Yer atmosferine her yıl toplamı 15 bin ton olan 200 bin kadar göktaşı düştüğü kabul ediliyor. Bu hesaba göre yerin kütlesi 4,5 milyar yıllık ömrü içinde gelen göktaşları sayesinde epeyce artmış olması gerekiyor. Dünya’ya düşen göktaşlarının incelenmeleri sonucu içlerinde dünyada var olmayan yeni bir elemente rastlanmamıştır.

Atmosfere girdiklerinde yanan ve çoğunlukla yok olan göktaşlarına “meteor” denilirken bunlardan yere ulaşmayı başaranlara da “meteorit” deniliyor. Dünyamızın büyük bir kısmı okyanuslarla kaplı olduğundan yere ulaşabilen göktaşlarının çoğu da buralara düşerler. Ancak Dünya’nın bir çok yerinde de karalar üzerinde meteoritlerin yol açtığı izler ve çukurlar vardır.

Ülkemizde rastlanan en büyük göktaşı 25 kilogram olup Domaniç yaylasında bulunmuştur. Dünyada bilinen göktaşlarının en büyüğü ise güneybatı Afrika’da Grootfentein’de bulunan göktaşıdır ve kütlesi 80 ton kadardır.

Bugüne kadar dünyada 20 civarında insanın göktaşı isabeti nedeniyle yaralandığı tespit edilmiştir. Yani uzayda, binlerce yıl boyunca, milyarlarca kilometre yol alan bir taş, atmosfere çok uygun bir açıdan girsin, yanmadan yere kadar ulaşarak gelsin kafanıza düşsün. İşte kısmet diye buna denir!


Genel Bilgi by