Kazık Marka ne demek? | Kazık Marka anlamı nedir? | Kazık Marka

Kazık Marka anlamı nedir?

Kazık Marka ne demek?

Kazık Marka anlamı nedir?

Kazık Marka | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: kazik marka

Türkçe - İngilizce Sözlük

outrageously expensive.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

denmark.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

denmark. danish.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Denmark.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Ülke

Başkent: Kopenhag.

Nüfus: 5.188.000.

Yüzölçümü: 43.080 km2.

Komşuları: Güneyde Almanya, Kuzeybatıda Norveç, Kuzeydoğuda İsveç.

Önemli Şehirleri: Kopenhag.

Din: %91 Evangelist Lutherci.

Dil: Danimarkaca, Faroese.

Yönetim Biçimi: Anayasal Monarşi (meşruti monarşi).

Tarih: Bishop Absaion, kökeni antik çağlara kadar uzanan Kopenhag kentinin asıl kurucusu olarak kabul edilmektedir. Dones Vikinglerin Ortaçağdaki önemli merkezlerinden birisiydi. Danimarka krallığı 17.yy’a dek, yani güney İsveçteki topraklarını kaybedene kadar çok önemli bir Kuzey Avrupa gücüydü. Norveç 1815’te Scheswig Holstein ise 1864’te ayrıldı. Kuzey Schleswig 1920’de tekrar katıldı. Seçmenler 1992’de reddettikleri AT ile birleşme üzerine yapılan Maastricht Antlaşması’nı Mayıs 1993’te onayladılar.


Ülke by

Türkçe Sözlük

(hi.). Danimarka ahalisinden olan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dane.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dane. danish.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dane.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Bir yere kakılmak üzere ucu kazılıp sivriltilmiş odun, Ar. veted: Kazık kakmak, kazığa bağlamak. 2. Suyun içinde veya batak ve çürük toprakta bina temeline dayanak olmak üzere sıra ile yere sokulan direklerin her biri: Kazık üzerine bina etmek. 3. Vaktiyle idam için kullanılan şiş ki, suçlunun kıçından sokup başından çıkarırlardı: Kazığa vurmak. 4. mec. Hile, hud’a, dubara, zarar verme: Kazıklamak, kazık atmak. 5. Kazık gibi dimdik şey, donmuş şey: Kazık kesildi, (astronomi) Demirkazık = Küçük Ayı’nın ucundaki sabit kutup yıldızı, arzın kutbu karşısında olduğundan, daima bir yerde gözükür. Sağlamkazık = Delil, güvenilecek, itimat olunacak şey. Kazık kakmak = Yerleşip kalmak. İpten, kazıktan kurtulmuş = CAnî, katil, idama lâyık. Kazık kök — Kazık gibi aşağıya giden bitki kökü.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

stake. pale. post. picket. ramp. deceit.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cheat. con. extortionate. picket. pile. post. pricey. ramp. stake. trick. pale. swindle. rip-off. exorbitant. dear. costly. too expensive. pricy. hard. difficult.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pole. stake. pile. trick. swindle. unreasonably expensive. outrageously high. highway robbery. fraudulent overcharge. overreaching. pale. bad pennyworth. picket. post.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

outrageously expensive.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Hilekâr, dubaracı, aldatarak zarar veren.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

swindler. who sells goods at outrageous prices.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

rip off.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Kazığa vurmak, kazık cesasıyle idam etmek. 2. mec. Alışverişte aldatmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

do smb. brown. take for a ride. cheat. overcharge. skin. bunco. chisel. clip. fleece. fob. fob smb. off. gouge. have smb. on. jew. nick. put it on. put it over on. rook. sell. soak. sting. stuff smb.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bamboozle. cheat. con. do. dupe. fleece. fob. foist. fox. overcharge. soak. to stake off. to stake out. to deceive. to cheat. to have on. to do. to con. to overcharge. to soak. to screw. to fleece. to rip sb off.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to enclose with palings. to impale. to swindle. to cheat. mulct. rip off. rook. sell. sting.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Kazığa oturtulmak. 2. mec. Alışverişte aldatılmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pay through the nose.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to get cheated. stuck.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. tıp) (kazıklı humma teriminde geçer). Kazıklı humma (tetanos) = Kasların sürekli ve ağrılı kasılmalarıyla kendini gösteren ateşli, çok tehlikeli bir hastalık.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

having or made of stakes. poles or piles.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

tetanus.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (İ. marca). 1. Alâmet, işaret, nişan, senbol: Markası vardır; marka koymak. 2. Ticarî eşya üzerine gümrükte tanınmak için isim ve lakaba karşılık konulan harfler veya belirli işaretler.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

brand. trademark. mark. initials. identification mark. check. chip. chop. imprint. jetton. stamp. title. token.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

brand. trademark. mark. initials. identification mark. check. chip. chop. imprint. jetton. stamp. title. token. counter. make. stencil.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

brand. brand mark. check. counter. label. make. stamp. trademark. sign. name tag sewn into a garment. token. chapter. marking die. earmark. marking. type. tally. signet. identification. signature. monogram. badge. note. marker. identification mark. score.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. marquage

sp. tutma

Bazı takım oyunlarında ayakla veya vücutla karşı takım oyuncusunun hareketine engel olma.


Yabancı Kelime by

Türkçe Sözlük

(f.). Marka koymak, nişan koymak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Markası olan, senbol ve nişan konmuş.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. dikkate değer; tuhaf, garip; olağanüstü, harikulade. remarkableness i. fevkaladelik. remarkably z. dikkate lâyık derecede, çok.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. Semerkant şehri.

İngilizce - Türkçe Sözlük by