Ked ne demek? | Ked anlamı nedir? | Ked

Ked anlamı nedir?

Ked ne demek?

Ked anlamı nedir?

Ked | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: ked

Türkçe Sözlük

(KEDD) (i. A.). Çalışma, çaba, emek, çabalama, zahmetli iş: Kedd-i yemin El emeği: Kedd-i yeminiyle geçiniyor.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Ev.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

angora cat.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). arkası olan, yardım edilmiş, himaye edilmiş; arkalıklı (iskemle v.b.); çifte dokunmuş.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. yeri ayrılmış; temsil için anlaşmış; defterde kayıtlı. booked-up s. bağlanmış; ing. bütün yerleri satılmış. bookend kitap desteği, kitapların devrilmemesi için iki yana konan destek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). maden ocağının içindeki oksijeni az ve karbondioksiti fazla olan öksürtücü hava, boğucu gaz.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). tıpalanmış; mantar kokusu ile bozulmuş;(ABD). mantar siyahı ile boyanmış.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). eğri, çarpık; kancalı; namussuz, kanuna karşı; hileli, dalavereli; dolandırıcı, yalancı, sahtekar. crooked dealings namussuzca yapılan işler.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

tomcat.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

tom. tomcat.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). çatal şeklinde, çatallı, kollara ayrılmış. forked lightning zikzaklı şimşek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) kazılmak. hâkketmek kazımak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s.) yarı pişmiş; iyi düşünülmemiş.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. çengelli; çengel şeklinde; çalınmış; argo müptela, düşkün; argo evlenmiş, evli. hooked rug tığ ile örülmüş halı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Genel Bilgi

Dünya tarihinde kedilerden başka, önce tanrılaştırılan, sonra şeytanla özdeşleştirilip soykırımına uğrayan, sonra da tekrar evin baş köşesine yerleştirilen hiçbir canlı türü yoktur.

Bir insanın önünden siyah renkli bir kedi geçmesinin uğursuzluk getireceğine ilişkin inancın kaynağının milattan önce 3000’li yıllara, eski Mısırlılara dayandığı biliniyor. O devirde kediler kutsal bir canlı olarak görülüyordu. Hatta siyah dişi kedilerin tanrıça olarak kabul edildikleri kazı çalışmaları sonucu çıkan duvar kabartmalarından anlaşılmaktadır.

O devirde Mısır’da kedileri hastalık ve ölümden korumak için kanunlar bile yapılmıştı. Evin kedisinin ölmesi aile için bir felaketti. Aile fakir veya zengin olsun fark etmez, kedi mumyalanır, çok güzel kumaşlara sarılır, hatta mezarında yanına kıymetli taş ve madenler bırakılırdı.

Kedilerin Mısırlıları bu kadar etkilemesinin sebebinin çok yüksek yerden düştükleri zaman bile yara almadan kurtulmaları olduğu sanılıyor. Kedinin dokuz canlı olduğu inancı o zamanlarda gelişmiştir.

Medeniyetler geliştikçe insanlarda kedi sevgisi de arttı, Hindistan’da, Çin’de kediler insana en yakın hayvan oldular. O devirlerde, bugünkü inanışın aksine kedinin birisinin önünden geçmesi o kişi için şans demekti.

Kedilerden, özellikle siyah kedilerden nefret, Hıristiyanlığın kendinden önceki kültürleri ve onların sembol kabul ettiği şeyleri yok etme güdüsü ile ortaçağda, İngiltere’de başladı. Bağımsız, bildiğini yapan, “inatçı” ve “sinsi” karakteri, sayılarının da şehirlerde aşırı artması ile birleşince, kediler gözden düştü.

O yıllarda evinde kedi besleyenler yalnız yaşayan fakir ve yaşlı kadınlardı. Yine o yıllar büyücü ve cadı inancının tüm Avrupa’da histeriye dönüştüğü yıllardı. Siyah kedi besleyen bu kadınların kara büyü yaptıklarına dair kampanyalar başlatıldı. Siyah kedilerin geceleri şeytana dönüştükleri konusunda korku dolu halk hikayeleri üretildi.

Cadı konusu bir paranoyaya dönüşünce birçok zavallı kadın kedisi ile birlikte yakıldı. Fransa’da kral 13. Louis bu uygulamayı yasaklayana kadar her ay binlerce kedi yakıldı. Sonra da kedilerin popülaritesi tekrar yükselerek arttı. Boşuna dememişler kediler dokuz canlıdır diye.


Genel Bilgi by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [کد] emek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (c. ekdâr). Tasa, kaygı, gam, keder, dert: Kederi olmak, keder çekmek. Keder etmek = Tasalanmak, gamlı ve kederli olmak. Keder vermek = Tasalandırmak (Arapça’daki «bulanıklık» mânâsıyle dilimizde kullanılmaz).

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sorrow. grief. gloominess. heartbreak. damp. dole. dolefulness. dolor. dolour. dreariness. low spirits. plaintiveness. ruefulness. sadness. shadow. unhappiness. woe.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

anguish. blues. grief. plaint. shadow. sorrow. tribulation. woe. distress. the blues. heartbreak.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

grief. sorrow. chagrin. cross. dejection. depression. despair. distressing. dole. dolour. heartache. lament. pain. regret. suffering. tears. trouble.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ کدر] üzüntü. 2.bulanıklık.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. F.). Keder veren, keder verici.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. F.). Keder koparan, keder koparıcı, keder veren.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. F.). Kederli, tasalı, gamlı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to cause grief. deject. hurt. sadden.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Tasalanmak, kederli ve gamlı olmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bemoan. sorrow. to grieve. to sorrow. to feel blue.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be grieved. deplore. mourn. sadden. sorrow. weigh down.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Tasalı, üzgün, Ar. mükedder: Zavallı pek kederliydi. 2. Keder veren, gamlı ve kederli olan, Fars. hüzn-engîz: Kederli haber.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sorrowful. broken-hearted. heartsick. mournful. woeful. depressed. chapfallen. dejected. dismal. doleful. dolorous. drear. dreary. sick at heart. heartsore. heavy-hearted. pained. rueful. low-spirited. unhappy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sorrowful. broken-hearted. heartsick. mournful. woeful. depressed. chapfallen. dejected. dismal. doleful. dolorous. drear. dreary. sick at heart. heartsore. heavy-hearted. pained. rueful. low-spirited. unhappy. anguished. blue. disconsolate. heartbroken.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sorrowful. grieved. aggrieved. depressed. despondent. dismal. doleful. down in the mouth. downcast. heavy. heavy hearted. joyless. lamentable. leaden. lugubrious. melancholic. mournful. sad. sore. unhappy. woebegone.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [کدرناک] üzüntülü, kederli.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Acısız.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f., i., den. tonoz çapasına bağlı yoma ile istikamet değiştirmek; böyle çekilerek yürümek veya çekip yürütmek; i. tonoz çapası. kedge anchor tonoz demiri.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [کدخدا] kâhya.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Etoburlardan mâruf evcil hayvan: Ankara, Van kedisi; kedi yavrusu. Kediayası = Ar. Keffülhirre (bitki). Kediotu = Valeryan denilen tıbbî bitki. Kedibalığı = Pisi balığının büyük cinsi. Dağkedisi, yabanî kedi = Kediden büyük ve pek yırtıcı bir hayvan. Miskkedisi = Güzel kokan bir cins yabanî hayvan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

feline. cat. pussycat. pussy. puss.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

feline. cat. pussycat. pussy. puss. kitty.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cat. puss. pussy. whisker.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Erik, kayısı gibi ağaçlardan sızan zamk.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

catfish.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

catnip.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

Kişi yolsuz olduğunu bildiği bir işi yaparken kendini mazur göstermek için bahane uydurur. Atasözü

Türkçe Sözlük by

Şifalı Bitki

(antennaria diocia): Bileşikgiller familyasından; Doğu Karadeniz ve Doğu Anadolu bölgesinde yetişen, beyazımsı ve yumuşak sık tüylü bir bitkidir. Çim ve çalılar arasında bulunur. Çiçekleri kullanılır. Kullanıldığı yerler: Öksürüğü keser. Göğsü yumuşatır ve balgam söktürür. Bronşit ve safra kesesi hastalıklarında kullanılır. İdrar söktürür.

Şifalı Bitki by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). Küçük basurotu.

Türkçe Sözlük by

Genel Bilgi

Suyu, suya girmeyi, yıkanmayı sevmeyen kedilerin balığı niçin sevdiklerine gelmeden önce kediler sudan gerçekten mi nefret eder ona bir bakalım. Kedilerin sudan nefret ettikleri inancı doğru değildir. Mısır’da evcilleştirilmelerinden önce yaşadıkları ortam su kenarları idi.

Su, kedinin tüylerini ıslatır ve bu da kedinin soğuğa karşı olan direncini azaltır. Eğer bulunduğu yerin hava şartlarına göre bu kedi için önemli ise ıslanmaktan kaçınır. Sıcak iklimlerde yaşayan aslan, kaplan, jaguar gibi akrabaları sudan kaçınmazlar. Kaplan ve jaguarlar sudaki bir avı veya düşmanı yakalamak için hiç düşünmeden suya atlayabilirler. Soğuk bölgelerde yaşayan kar leoparı gibi akrabaları da gerekirse suya girerler ama derin yerlere yaklaşmazlar.

Kedilerin sudan uzak durmalarının diğer nedenleri, zaten temiz bir hayvan olmaları, biraz kaprisli biraz da tembel olmaları ve suya girmenin menfaatleri açısından bir anlam ve amaç taşımamasıdır. Bir taraflarına su değdiğinde bütün vücutlarını yalayarak temizlemek zorunda kalmaları da cabası. Aslında kediler de diğer bir çok hayvan gibi suda gayet iyi yüzebilirler. Van ve Ankara kedileri diğer cinslere göre suyu daha çok severler.

Köpekler böyle değillerdir. Sahibi denize bir sopa veya küçük bir top attığında onu alıp geri getirmek için hiç düşünmeden, mutlu bir şekilde suya atlarlar. Karaya çıktıklarında silkelenerek etraftakilere de duş yaptırırlar. Ne var ki su, köpeklere kedilerden daha fazla zararlıdır. Köpek derisinde ter bezleri yoktur, sadece bol miktarda yağ bezi vardır.

Köpekler insanlarda olduğu gibi ısı düzenlemesi için terlemezler, ısı ayarını solunum sistemleri ile yaparlar. Çok yıkanırsalar deri kurur ve çatlar. Belki bu nedenle köpekler suya girdikten sonra tozlu topraklı yerlere gidip yatarlar.

Ev kedisinin balık sevmesinin yanında kuşlara ve farelere de olan düşkünlüğünün nedeni evcilleştirilmeden önce Nil vadisinde balık, kurbağa, küçük kuşlar ve fareleri avlayarak yaşamış olmasıdır. Zaten eski Mısırlılarda kedileri evcilleştirme düşüncesini yaratan da bu fare yakalamadaki ustalıkları olmuştur.

Günümüzde bile kedinin kuzey Hindistan ve güneydoğu Asya’da yaşayan türleri ırmakların kenarlarında dolaşarak balık avlarlar. Patileri ile balıkları sudan dışarı atar, bu arada gerekirse tamamen suya da girerler. Ev kedileri, özellikle yavru olanları havuz veya akvaryumlardaki balıklara karşı aynı eğilimi gösterirler, bu amaçla ıslanmaktan da pek kaçınmazlar.

Yunanlı tarihçi Siculus eski Mısır’ı anlatırken kedi bakıcılarının onları ekmek ve sütle beslediklerinden, Nil nehrinden getirdikleri balıkları çiğ olarak yedirdiklerinden bahseder. Günümüz kedilerinin balık merakının vahşi atalarından gelen genlerden, süt zevkinin ise Mısırlı bakıcıların yarattığı beslenme alışkanlığından kaynaklandığı anlaşılıyor.


Genel Bilgi by

Genel Bilgi

Bilimsel olarak izahı biraz zor. Bilime göre düşen bir cisme dışarıdan bir kuvvet uygulayamazsanız, ona açısal bir dönme hareketi kazandıramazsınız. Gerçi bir kule atlayıcısı, havuza düşmeden önce havada birkaç kez takla atar, kendi ekseni etrafında döner ama bu tramplen veya kuleyi terk ederken ayakları ile başlattığı bir dönme hareketidir.

Sırtüstü düşen bir kedi önce bacaklarını kendisine, kuyruğunu da bacaklarının arasına çeker, başını yere bakacak şekilde döndürür. Belli bir noktada tam tersini yaparak bacaklarını ve kuyruğunu açar ve vücudu tam ters yöne, yani yere doğru döner. Böylece paraşüt etkisi yaratarak, hızını da frenler ve inişin yumuşak olmasını sağlar.

Yapılan deney ve gözlemlerde bir kedinin alçak bir yerden düşmesinin, yüksek bir yerden düşmesine göre çok daha fazla hasar yaratacağı tespit edilmiştir. Örneğin yaklaşık bin metre yüksekliğindeki, otuz iki katlı bir binanın tepesinden düşen bir kediye hiçbir şey olmazken, yedi katlı binalardan düşenlerde ciddi sakatlıklar, hatta ölüm vakaları görülmüştür. Bilim insanları bunu da “limiz hızı” ile izah ediyorlar.

Havadan yere düşen cisimler, önce gittikçe artan bir hızla yere düşerler. Sonra kütlelerine bağlı olarak belirli bir mesafede hızdaki bu artış durur ve “limit hız” denilen sabit bir hızla yere düşmeye devam ederler. Yani bir gökdelenenin tepesinden atılan madeni bir paranın yere düşme anındaki hızı ile uçaktan atılan (aynı) paranın hızı arasında bir fark yoktur. İyi ki de yoktur, çünkü bu “limit hız” olmasaydı ve cisimler gittikçe artan bir hızla düşmeye devam etmeselerdi, yağmur damlaları kafamıza kurşun gibi düşebilirlerdi.

Bu teoriye göre yüksekten düşen kediler, yaklaşık saatte yüz kilometre sürate gelince limit hıza ulaşırlar, artık hep aynı hızda düşerler ve stresi atlatıp, kendilerine gelir ve gevşerler. Başlangıçta bahsettiğimiz dönme hareketini yaptıktan sonra, Avustralya’da yaşayan uçan sincapların uçuşuna benzer şekilde, tüm vücutlarını paraşüt gibi kullanarak, yaralanma olasılığını en aza indirerek, yere inerler.

Tabii bütün bu deney sonuçlerı ve teoriler, hayvan hastanelerine gelen kediler göz önüne alınarak ortaya çıkartılmıştır. Yüksekten düşüp de ölen veya alçaktan düşüp, ölmeyip, olay yerini terk eden, her iki şekilde de hayvan hastanalerine uğramamış kedilerin sayıları bilinmiyor.


Genel Bilgi by

Şifalı Bitki

(yabani sümbül): Ballıbabagiller familyasından; kırlarda yetişen beyaz ve pempemsi çiçekli bir bitkidir. İstanbul ve İç Anadolu bölgesinde görülür. Kediler çok sever. Kullanıldığı yerler: Hazım sistemini düzeltir. Hazmı kolaylaştırır. Mide ve bağırsak gazlarını söktürür. Karın ağrılarını giderir. Astım grip ve bronşitin sebep olduğu nefes darlığını geçirir. İdrar söktürür. Bağırsak solucanlarını düşürür. Ağrılı aybaşı kanamalarında faydalıdır. İktidarsızlığı giderir. Sinirleri yatıştırır.

Şifalı Bitki by

Türkçe Sözlük

(i ). İkiçeneklilerden, kökü hekimlikte kullanılan bir bitki (valeriana). bk. Kedi.

Türkçe Sözlük by

Şifalı Bitki

(valeriana): İkiçenekliler sınıfının, kediotugiller familyasından; kökü az etli, çok yıllık bir otsu bitkidir. Boylarına göre iki gruba ayrılır. Bir kısmının boyu 5-50 santimetre kadardır. Diğerleri ise, 2 metreyi bulabilirler. En yaygın türü tıbbi kediotudur. Yurdumuzda büyük yapraklı kediotu, küçük kediotu ve dağ kediotu gibi türleri vardır. Tıbbi kediotu: Avrupa ve Kuzey Asya’da yabani olarak yetişir. Öneminden ötürü kültür bitkisi olarak da yetiştirilir. 1-1,5 metre yükseklikte çok yıllık bir kediotu türüdür. Gövdesinin içi boştur. Yarprakları karşılıklı olarak dizilmiştir. Sapları kısa, kenarları dişlidir. Çiçekleri büyük, beyaz veya pembe renklidir. Meyveleri küçük ve tüylüdür. Rizom ve köklerinde nişasta, şeker, reçine, chatin, valerin ve uçucu bir yağ vardır. Kökü tazeyken kokusuzdur. Kuruduğu zaman keskin fena bir kokusu vardır. Kullanıldığı yerler: Sinirleri telkin eder. Nevrasteni ve isteride faydalıdır. Ateş düşürür, spazm çözer. Sinirsel baş ağrılarını, sinirsel çarpıntıları teskin eder. Tıbbi kediotunun kökünden elde edilen kediotu esansı isteri, kore ve epilepside kullanılır. Baş dönmesi, taşıt tutması ve heyecanlanma hallerinde kullanılır.

Şifalı Bitki by

Türkçe Sözlük

(i. F.). 1. Kabak. 2. Şarap kabı. 3. mec. Kafatası.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [کدو] kabak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). 1. Bulanıklık. 2. Gam, tasa.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bone-idle. sltohful.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s.) kara ile kuşatılmış.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Tekme, çifte. Lekedzen = Tekme atan.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [ لکد] tekme. 2.çifte.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (Farsça’ya benzetilerek yapılmış galat tâbir). Lekelenmiş, ayıplı, namus ve şöhretine halel gelmiş: Ömründe hiç lekedâr olmamış bir adamdır.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [لکه دار] lekeli.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. açık yakalı (elbise), dekolte.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Ülke

Coğrafi Verileri

Konum: Güneydoğu Avrupa’da, Balkan Yarımadası’nın ortasında yer alan Makedonya Bulgaristan, Sırbistan, Arnavutluk ve Yunanistan arasındadır.

Coğrafi konumu: 41 50 N, 22 00 E.

Haritadaki konumu: Avrupa.

Yüzölçümü: 25,333 km².

Sınırları: toplam: 766 km.

sınır komşuları: Arnavutluk 151 km, Bulgaristan 148 km, Yunanistan 246 km, Sırbistan 221 km.

Sahil şeridi: 0 km (kara ile çevrili).

Denizleri: yok (kara ile çevrili).

İklim: Yazları ılıman ve kuru, sonbahar ayları oldukça soğuk rüzgarlı ve kar yağışlı geçer.

Arazi yapısı: Dağlık arazi derin havzalar ve vadilerle çevrilidir, ülke üç büyük göle sahiptir ve Vardar Nehri ile iki parçaya bölünmüştür.

Deniz seviyesinden yüksekliği: en alçak noktası: Vardar Nehri 50 m; en yüksek noktası: Golem Korab (Maja e Korabit) 2,753 m.

Doğal kaynakları: Krom, kurşun, çinko, manganez, tungsten, nikel, demir, asbest, kükürt, kereste, işlenebilir topraklar.

Toprakları: Tarıma elverişli: %22.01.

sürekli ekilen: %1.79.

Diğer: %76.2 (2005 verileri).

Sulanan arazi: 550 km² (2003 verileri).

Doğal afetler: Yüksek deprem riski.

Nüfus Bilgileri

Nüfus: 2,050,554 (Temmuz 2006 verileri) Nüfusun 170.000 kadarının Türk olduğu tahmin edilmektedir.

Nüfus artış oranı: %0.26 (2006 verileri).

Mülteci oranı: -0.65 mülteci/1,000 nüfus (2006 tahmini).

Bebek ölüm oranı: 9.81 ölüm/1,000 doğan bebek (2006 tahmini).

Ortalama hayat süresi: Toplam nüfus: 73.97 yıl.

Erkeklerde: 71.51 yıl.

Kadınlarda: 76.62 yıl (2006 verileri).

Ortalama çocuk sayısı: 1.57 çocuk/1 kadın (2006 tahmini).

HIV/AIDS - hastalıklarına yakalanan yetişkin sayısı: %0.01 den az (2001 verileri).

HIV/AIDS - hastalığı olan insan sayısı: 200 den az (2003 verileri).

HIV/AIDS - hastalıklarından ölenlerin sayısı: 200 den az (2003 verileri).

Ulus: Makedonyalı.

Nüfusun etnik dağılımı: Makedonyalı %66.6, Arnavut %22.7, Türk %4, Romalı %2.2, Sırp %2.1, diğer %2.4 (1994).

Din: Makedonya Ortodoksları %67, Muslümanlar %30, diğer %3.

Diller: Makedonca %70, Arnavutça %21, Türkçe %3, Sırp - Hırvatça %3, diğer %3.

Yönetimi

Ülke adı: Resmi adı: Makedonya Cumhuriyeti.

yerel adı: Republika Makedonija.

yerel kısa adı: Makedonija.

kısaltma: FYROM (ing.).

Yönetim biçimi: Başkanlık Tipi Cumhuriyet.

Başkent: Üsküp (Skopje).

İdari bölümler: 123 belediye; Aracinovo, Bac, Belcista, Berovo, Bistrica, Bitola, Blatec, Bogdanci, Bogomila, Bogovinje, Bosilovo, Brvenica, Cair (Skopje), Capari, Caska, Cegrane, Centar (Skopje), Centar Zupa, Cesinovo, Cucer-Sandevo, Debar, Delcevo, Delogozdi, Demir Hisar, Demir Kapija, Dobrusevo, Dolna Banjica, Dolneni, Dorce Petrov (Skopje), Drugovo, Dzepciste, Gazi Baba (Skopje), Gevgelija, Gostivar, Gradsko, Ilinden, Izvor, Jegunovce, Kamenjane, Karbinci, Karpos (Skopje), Kavadarci, Kicevo, Kisela Voda (Skopje), Klecevce, Kocani, Konce, Kondovo, Konopiste, Kosel, Kratovo, Kriva Palanka, Krivogastani, Krusevo, Kuklis, Kukurecani, Kumanovo, Labunista, Lipkovo, Lozovo, Lukovo, Makedonska Kamenica, Makedonski B


Ülke by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. ehemmiyetli, göze çarpan, belirgin; isaretlenmiş, damgası olan. a marked difference belli bir fark. a marked man süpheli adam; mimlenmiş adam. mark'edly z. ehemmiyetli derecede.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [ميکده] meyhane.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «ekked» den imef.) (mü. müekkede). 1. Sağlamlaştırılmış, sağlam, metin. 2. Tekrar edilmiş, bir daha emir, tenbih veya ihtar edilmiş: Evâmir-i müekkede, ihtârât-ı müekkede.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «keder» den imef.) (mü. mükeddere). 1. Bulandırılmış, bulanık. 2. Kederli, gamlı, hüzünlü: Bu işten çok mükedder oldu.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [مکدر] kederli.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [متکدر] kederli.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. çıplak, üryan, yalın; bot. çıplak, örtüsüz; çaresiz, savunmasız, silâhsız; açık; yalçın; huk. ispatsız, sade, kuru, geçersiz. naked ape insan. stark naked çırılçıplak, anadan doğma. the naked eye çıplak göz. the naked truth salt gerçek. nakedly z.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.), (k.dili) uçuş saatleri tasımlanmamış olan havayolu.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. zayıf düşmüş, bitkin halde. peakedness i. bitkinlik, zafiyet.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. elde kalan, elenmiş.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. tüyleri renk renk halkalı olan, çizgili.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.), (s.) yer yatağı; ABD, argo haraca bağlama; (s.) alıştırma amacıyle yapılan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f., i., k.dili. kaçmak; i. kaçış .

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. tam pişmemiş.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. tütsü ile kurutmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. inatçı, direngen .

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. boynu tutulmuş; inatçı, dik başlı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i. sokulur takılır, portatif; i. portatif alet; (A.B.D.), k.dili. gururunu kırma.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «keder» den). 1Bulanma, saflığı kaybetme. 2. Kederlenme.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., z. sorulmamış davetsiz; z .sorulmadan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. üzerine binilmemiş (tay), alıştırılmamış; arkasız; desteği olmayan; üzerine bahse girilmemiş.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. pişmemiş, çiğ; toy, olgunlaşmamış.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. kontrol edilmemiş; serbest, kontrolsuz.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. tüfek horozu ateşe hazır durumda olmayan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. süssüz, sade; güvertesi olmayan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. beklenmedik.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. işaretsiz; çizgisiz; dikkat edilmemiş; not verilmemiş (imtihan kâğıtları).

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. kışkırtılmamış.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

sönmemiş kireç.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. bahsedilmeyen, adı geçmeyen.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. ıslak, sırsıklam.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i. günahkâr, kötücül, habis; kötü, hayırsız; adi, bayağı, aşağılık; tehlikeli, fena; şeytansı; k.dili. çok ustalıklı; i., the ile kötü kişiler. wickedly z. günahkarca. wickedness i. günahkârlık.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

kitten. kitty.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

Veri almadaki transfer hızını teoride 1 k.k mbit’e gkartan iletişim standardıdır. 3.5G olarak da anılır.

Teknolojik Terim by