Keder-efza ne demek? | Keder-efza anlamı nedir? | Keder-efza

Keder-efza anlamı nedir?

Keder-efza ne demek?

Keder-efza anlamı nedir?

Keder-efza | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: keder efza

Türkçe Sözlük

(i. A. F.). Keder veren, keder verici.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. F.). Türk musikisinde bir şed makam.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [جان افزا] cana can katan.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

yahut FEZA (i. F. efzâyîden fiilinden imas. sıfat terkîbi teşkiline girer). Arttıran, çoğaltan. Ferah-efzî, ferah-fezs = Sevinci arttıran, ferahlık veren.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.). - Artmak, çoğalmak. -Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [افزار] alet, araç gereç.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Artma, çoğalma. Ar. tekessür, tezâyüd: Efzâyiş bulmak = Artmak.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [افزایش] artış.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. A. ferah = sevinç, F. efzâyiden = arttırmak). Sevinç ve gönül açıklığını arttıran.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F., Ar. gıbta = imrenme, Fars. efzâyîden = arttırmak). İmrendiren, imrenme duygusu veren.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(İ.A. F.) Hayat arttıran.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(a.f.i.) (Kadın İsmi) - Hayat artıran.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. F. Ar. hayret = şaşkınlık, Fars. efzâyîden = arttırmak). Hayreti arttıran, Osm. bâis-i hayret.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F„ Ar. hüzn = Keder, Fars. efzâyîden = arttırmak). Hüzün veren. (bk.) Hüzn-engîz.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F„ Ar. kasvet = hüzün, Fars. efzâyîden = arttırmak). Hüzün ve melali arttıran, hazîn, iç sıkan, sıkıntılı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (c. ekdâr). Tasa, kaygı, gam, keder, dert: Kederi olmak, keder çekmek. Keder etmek = Tasalanmak, gamlı ve kederli olmak. Keder vermek = Tasalandırmak (Arapça’daki «bulanıklık» mânâsıyle dilimizde kullanılmaz).

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sorrow. grief. gloominess. heartbreak. damp. dole. dolefulness. dolor. dolour. dreariness. low spirits. plaintiveness. ruefulness. sadness. shadow. unhappiness. woe.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

anguish. blues. grief. plaint. shadow. sorrow. tribulation. woe. distress. the blues. heartbreak.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

grief. sorrow. chagrin. cross. dejection. depression. despair. distressing. dole. dolour. heartache. lament. pain. regret. suffering. tears. trouble.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ کدر] üzüntü. 2.bulanıklık.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. F.). Keder veren, keder verici.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. F.). Keder koparan, keder koparıcı, keder veren.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. F.). Kederli, tasalı, gamlı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to cause grief. deject. hurt. sadden.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Tasalanmak, kederli ve gamlı olmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bemoan. sorrow. to grieve. to sorrow. to feel blue.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be grieved. deplore. mourn. sadden. sorrow. weigh down.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Tasalı, üzgün, Ar. mükedder: Zavallı pek kederliydi. 2. Keder veren, gamlı ve kederli olan, Fars. hüzn-engîz: Kederli haber.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sorrowful. broken-hearted. heartsick. mournful. woeful. depressed. chapfallen. dejected. dismal. doleful. dolorous. drear. dreary. sick at heart. heartsore. heavy-hearted. pained. rueful. low-spirited. unhappy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sorrowful. broken-hearted. heartsick. mournful. woeful. depressed. chapfallen. dejected. dismal. doleful. dolorous. drear. dreary. sick at heart. heartsore. heavy-hearted. pained. rueful. low-spirited. unhappy. anguished. blue. disconsolate. heartbroken.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sorrowful. grieved. aggrieved. depressed. despondent. dismal. doleful. down in the mouth. downcast. heavy. heavy hearted. joyless. lamentable. leaden. lugubrious. melancholic. mournful. sad. sore. unhappy. woebegone.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [کدرناک] üzüntülü, kederli.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Acısız.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. F.). Sevinç arttıran.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(a.f.i.) - Rahat artıran. Türk müziğinin bileşik makamlarından. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. F. A.). Revnak, parlaklık, tazelik arttıran.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [روح افزا] cana can katan.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F., Ar. şeref, Fars. efzâyîden = artırmak). Şeref arttıran, şeref veren.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F., Ar. şeref, Fars. efzâyîden = artırmak). Şeref arttıran, şeref veren.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

şerefle çıkmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. «şevk arttıran») (musiki). Türk Musikisi’nde bir mürekkep makam.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [یأس افزا] üzücü.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F., zîb = süs, efzâyîden = arttırmak). Bir şeyin süsünü arttıran, güzelleştiren.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. F.). Karanlığı arttıran.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [ظلمت افزا] karanlığı arttıran.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by