Kej-çeşm ne demek? | Kej-çeşm anlamı nedir? | Kej-çeşm

Kej-çeşm anlamı nedir?

Kej-çeşm ne demek?

Kej-çeşm anlamı nedir?

Kej-çeşm | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: kej cesm

Türkçe Sözlük

(i. F.). Eğri bakışlı, şaşı.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [بدچشم] kötü gözlü.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [بسر و چشم] başüstüne, başım gözüm üstüne.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Göz, Ar. ayn, Fars. dîde. Çeşm-I hasretle bakmak = Hasret gözüyle. Nûr-ı çeşm = Gözün nuru. Çir-çeşm İle = Dört gözle, yani sabırsızlıkla, intizâr, bekleme.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [چشم] göz.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Gözleyen, bekleyen.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. c.) (m. çeşm). Çeşniler, gözler.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [چشمان] gözler.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.). - Gözl(Erkek İsmi) - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [چشم دریده] arsız.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). İçilecek, akar suyu olan yer ki, ya daimî «kar veyahut hazne ve musluğu olur ve ekseriyetle mermerden yapılmış ve san’at eseri olarak hayır eserlerinden sayılır. Çeşmeden su içmek, doldurmak. Kuru çeşme = Suyu kesilmiş. Çeşme-i hıyvân = Ab-ı hayat çeşmesi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

tap. fountain. drinking fountain. well.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fountain. drinking fountain.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fountain. fount.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [چشمه] pınar. 2.çeşme.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Çeşmesi bol olan yer.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Kadın İsmi) - Ahu gözlü kadın, ceylan gözlü güzel.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(ÇEŞM-İ BÜLBÜL) (i. F.). Eskiden, İstanbul’da yapılan bir çeşit tahrirli cam eşya. Çeşm-i bülbül = Bülbül gözü.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars) (Kadın İsmi) 1.Süzerek bakma, bakış. 2.Nazlı nazlı bakan göz. 3.Güzel gözlü sevgili.

İsimler ve Anlamları by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [ خيره چشم] arsız, hayasız. 2.cesur, gözüpek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

A.B.D., (argo) içki içilen ve dansedilen meyhane veya bar.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [کژ] eğik, eğri.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Eğri, çarpık.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Eğri bakışlı, şaşı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). 1. Eğri kuyruklu. 2. (zooloji) Akrep.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Akrebe ait.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. A.). Eğri tabiatlı.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [کژدم] akrep.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Çeşmebaşı, suyun kaynağı.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [ سرچشمه] kaynak. 2.pınarbaşı. 3.önder.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. kebap şişini çevirmek için baca içine yapılan tertibat.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Bir gözlü, bir gözü kör.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Kadın İsmi) 1.Tek gözlü. 2.(Tür.) Güneş.

İsimler ve Anlamları by