Kej-düm ne demek? | Kej-düm anlamı nedir? | Kej-düm

Kej-düm anlamı nedir?

Kej-düm ne demek?

Kej-düm anlamı nedir?

Kej-düm | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: kej dum

Türkçe Sözlük

(i. F.). 1. Eğri kuyruklu. 2. (zooloji) Akrep.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(Lat). anlamsız veya saçma bir hale gelinceye kadar.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). ilave edilecek şey veya söz.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f). ima etmek, anıştırmak ; gölgelemek. adumbra'tion (i). ima, kinaye; gölgeleme.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

İng. antidumping

tic. karşı düşürüm

Ucuzluğa karşı yapılan ucuzluk.


Yabancı Kelime by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (tic). (mark) zımpara, korindon.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (çoğ -da) hata, yanlış; baskı hatası; (çoğ). hata sevap cetveli, yanlış-doğru cetveli, düzeltmeler.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). korindon; zımpara.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(si. F.). ikinci: Bâb-ı dum = ikinci, kısım.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(e.). «Dü» hecesiyle başlayan bazı Türkçe sıfatların başına gelip mübalağa ve tekid beyan eder: Dümdüz (düm düz). Türk musikisinde ağırlık, usullerde kuvvetli zamanı gösterir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. düm = kuyruk, dâşten = taşımak) (askerlik). Ordunun arkasından gidip arka tarafını muhafaza eden sınıf, artçı. Mukabili: Pİş-dâr.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Rusça). Rus parlamentosunun çarlık zamanındaki adı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The name given to steam cooking which traditionally involved using a pot with a close fitting lid tightly sealed with cloth.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Russian national parliament, convened and dissolved four times between 1905 and 1917.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Duma, percursion instruments used by Hausa people.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). Çarlık devrinde Rus parlamentosu; Rus milli meclisi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Ateşten kalkan siyah hava, tütün. Ar. duhan, Fars. dûd: Ateşin dumanı gözlerimizi kör etti; dumanda kurutmak. 2. Havadaki sis, pus: Ortalığı duman kapladı. 3. İnce tozun havaya kalkmasından hasıl olan bulanıklık: Toz dumandan göz gözü görmezdi. 4. Meyve ve çiçeklerin ve sıcak havada soğuk bir sıvı ile dolu kapların üzerine konan ince buğu: Dumanı üstünde = Taze kesilmiş. Tozu dumana katmak = Çok koşmak, fazla acele etmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

smoke. mist. fume. fog.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fume. haze. mist. smoke. hash. hashish.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

smoke. fumes. vapour. steam. smother. gas. mist. haze. reek. cloud. flue gas. bloom. film colour. aerosol. dispersoid. fume.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Duman vermek, dumana tutmak veya asmak. 2. Bulandırmak, karartmak. Kafayı dumanlamak = Sarhoş olmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Dumanda durmak, dumandan kararmak. 2. Bulanmak, kararmak: Göz dumanlanmak = Kararıp görmemek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be filled with smoke.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Dumanı, sisi, pusu yahut buğusu olan: Dumanlı hava, dağ, çiçek, meyve.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

foggy. smoky. misty. tipsy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

smoky. filled with smoke. misty. foggy. tipsy. fuddled. hazy. vapo u rous.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Duman kaplamış, duman içinde olan, sisli: Hava dumanlık idi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Dumanı olmayan, duman çıkarmayan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

smokeless.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). dilsiz; dili tutulmuş sessiz konuşmayan; konuşmadan yapılan, pandomim şeklinde, mimikle ifade edilen; (A.B.D.), (k.dili) sersem kafasız, budala. dumbbell (i). jimnastik güllesi, halter; (A.B.D.) (argo) aptal kimse.dumb piano egzersiz için kullanı

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Bir çeşit darbuka.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

drum. tabor. timbal. silly. stupid.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

tabor.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Girdiği yerde patlayarak tehlikeli yaralar açan bir çeşit tüfek kurşunu.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). dumdum kurşunu, vücutta tehlikeli yaralar açan tüfek mermisi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Hiç pürüzü olmayan, tamamen düz.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

straight. absolutely straight. quite smooth. plane. satin. straight. as the crow flies.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

plane. straight. very straight. very smooth. straight ahead.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

as the crow flies. as straight as a line.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. tıb). Kan çıbanı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Geminin istikametini düzelten ve istenilen tarafa çeviren Alet. Dümen, gemi kıçlarında, suyun içinde hareket eden, ağaç veya madenden olup, geminin üstünden el, dolap veya makine ile çevrilir. Dümen tutmak, kullanmak. Dümende = En geride. Dümen neferi = Bir sınıfın en gerisinde bulunanı. Dümeni eğri = Çarpık kuyruklu at. Dayısı dümende = İltimasçısı ve koruyucusu olan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

rudder.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

rudder. steering wheel. wheel. trick. cheat. cabal. dope. helm. rig. ramp.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

rudder. trick. tail. control. surface. catch. humbug.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

the wake of a ship.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Geminin dümenini kullanan adam.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

helmsman.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cox. coxswain. helmsman. navigator. steersman. crook. swindler.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

steersman. the last or laziest student. tricky person. helmsman. mate. pilot. timoneer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Dümenci işi ve vazifesi: Gemide dümencilik etmek kolay şey değildir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

wheelwork.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f). hayretler içinde bırakmak, şaşırtmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i).,(s). kukla, manken; taklit, suret; dilsiz, az konuşan kimse; (argo) budala kimse; (matb.) mizanpaj; (iskambil) ölü el; sözde kendisi hakikatte başkası hesabına hareket eden kimse; (s). dilsiz, dili tutulmuş, sessiz; sahte, yapma, taklit. dummy ba

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f)., (i). boşaltmak, atmak; (tic.) damping yapmak, fiyatları düşürmek, toptan ucuz fiyata vermek; düşmek; (i). çöp yığını, çöplük, mezbele;(A.B.D.), (argo) köhne ve kötü şöhretli ev veya otel; komputer makinadaki bütün bilginin makinadan boşalıp kâğıd

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). İngiltere'de bazı çocuk oyunlarında kullanılan kalın maden parçası; Avustralya'ya mahsus ufak para; gemi inşasında kullanılan bir çeşit cıvata; bir çeşit şekerleme.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

İng. dumping

ekon. düşürüm

Mallarda yapılan genel ucuzluk.


Yabancı Kelime by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). bir çeşit meyvalı hamur tatlısı; kaynar çorba içinde pişen küçük hamur parçası; (k.dili) kısa boylu ve tombul kimse.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). hüzün, neşesizlik, keder; kuruntu, evham. down in the dumps melankolik bir halde. dumpish, dumpy (s). melankolik, hüzünlü, kuruntulu.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). bodur, tıknaz; asık suratlı .

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Dede Korkut hikayelerinde geçen bir kahramanın adı.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. dem’). Dem’ler, gözyaşları, (bk.) Dem’.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. tıp). Bir uzvun beslenmeyip zayıflaması ve kuruyup hareketsiz kalması. Fr. atrophie.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

atrophy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

atrophy körelme.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [دمور] körelme.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

Endüstriyel işlemlerden ve otomobil egzoz gazlarından kaynaklanan hidrokarbon ve azot oksitleri emisyonlarının kirlettiği havada kuvvetli güneş ışığının etkisiyle gerçekleşen fotokimyasal tepkimenin oluşturduğu duman ya da pus.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Buğday.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [گندمگون] buğday rengi.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Gütme işi, sevk.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Sevkedilebilen, güdülebilen: Güdümlü balon. 2. Belli bir hedefe göre yürütülen: Güdümlü ekonomi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

controlled. directed.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

controlled. directed. governed.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

art produced according to certain guidelines.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

uncontrolled. unguided.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

düşüp kırılınca tamir edilemeyen şey (bir çocuk şiirinde yumurta anlamma gelir).

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

A.B.D., (argo) içki içilen ve dansedilen meyhane veya bar.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

squiffy. tiddly.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [کژ] eğik, eğri.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Eğri, çarpık.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Eğri bakışlı, şaşı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). 1. Eğri kuyruklu. 2. (zooloji) Akrep.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Akrebe ait.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. A.). Eğri tabiatlı.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [کژدم] akrep.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (musiki). Mevlevi musikisinde kullanılan usul vurma Aleti.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ قدوم] gelme. 2.kudüm.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. F.) (musiki). Mevlevîler’in kudûm’a verdikleri ad.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. A. F.) (musiki). Kudüm vuran san’atkâr.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. F. T.) (musiki). Mevlevî Ayinlerinde kudüm vurarak mutrıbi yöneten san’atkâr.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Eskiden bir büyük adamın bir yerden dönüşünde veya bir yere gidişinde kendisine sunulan hediye, yazılan kasîde: KudCmiye takdimi.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [قدوم زن] kudüm çalan.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «adem» den imef.) (mü. mâdûme). Yok olan, mevcut olmayan: Mâdûm bir şeyi istemek boştur.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [معدوم] yok olmuş.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [معدوميت] yokluk.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (sonradan yapılmış bir kelimedir). Yokluk, yok olma: Anka kuşunun mâdûmiyyeti.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «hıdmet» ten imef.) (mü. mahdûme) (c. mehâdim). 1. Hizmet olunana nisbetle efendi. 2. Bir büyük kimsenin oğlu (saygı maksadıyla muhâtabın çocuklarından bahsederken: Mahdum bey, kerîme hanım denilirse de, kendi çocukları hakkında «mahdûmun, kerîmem» demek doğru değildir).

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [مخدوم] oğul.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «hedm» den imef.) (mü. mehdûme). Yıkılmış, indirilmiş.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. L.). Muhtıra.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

memorandum.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A record of something which it is desired to remember; a note to help the memory.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A brief or informal note in writing of some transaction, or an outline of an intended instrument; an instrument drawn up in a brief and compendious form.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

memo.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

a written proposal or reminder.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Sometimes also referred to as a 'Bidder Acknowledgment,' or 'Broker Acknowledgment,' the memorandum is signed by those parties either on the auction floor or in the contract room.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A Memorandum title is a nonnegotiable title issued when you bring a vehicle from out-of-state, have a lien on the vehicle and your lienholder has possession of your out-of-state title A Memorandum title is not valid unless accompanied by the previous out-

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A written communication much like a letter but having no salutation or complimentary ending Usually used within or between offices of the same organization.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Sometimes also referred to as a 'Bidder Acknowledgment' or 'Broker Acknowledgment', the memorandum is signed by those parties either on the auction floor or in the contract room.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

An informal note or instrument embodying something the parties desire to have in written evidence.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The Memorandum of Association of an IBC, equivalent to articles of incorporation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

OF TRUST A document, usually recorded, which shows that a trust has been created, names the TRUSTEES and successor trustees, and states their powers, and lists the property subject to the trust It is sometimes called a Certificate of Trust. 1 An informal

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Document setting out main objects of the company and its powers to act.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

memorandum , minute , note.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. (çoğ. -da, -dums) ileride hatırlanması için yazılan kısa not; muhtıra; not.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.) (c. merdümân). İnsan. Merdüm-İzSr = İnsanları inciten, halka eziyet veren.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [ مردم] insan. 2.halk. 3.gözbebeği.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) 1.İnsan, adam. 2.Gözbebeği. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. F.). İnsandan kaçan, insanlara karışmaktan hoşlanmayan kimse.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.) (merdüm = insan, horden = yemek). İnsan yiyici, insan eti yiyen, yamyam.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Küçük adam, bebek. Merdümek-i çeşm = Gözbebeği, Ar. insânü’l-ayn.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.-T.) insan eti yeme, yamyamlık..

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Mor ve yeşil renkte küçük bir cins erik ki, başlıca hoşafı ve reçeli yapılır: Mürdüm eriği.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

damson plum.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

damson.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. (çoğ.- da) anat. ferç; çoğ. edep yerleri.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

Lat., bak. Q.E.D.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(Lat.) bir şeyin mantıksızlığını ispat; aksinin yalan olduğunu ispat suretiyle bir fikrin doğruluğunu gösterme.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. L.). Mühim meseleler hakkında yurttaşların doğrudan doğruya oy vermeleri.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. référendum

huk. halk oylaması

Halkın türlü siyasi ve toplumsal sorunlar karşısında olumlu veya olumsuz görüşünü belirlemek için başvurulan oylama.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

referendum. plebiscite.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

referendum.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

referendum. ballot vote.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) referandum.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - Sevinçli, neşeli, memnun.

İsimler ve Anlamları by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. damkoruğu, kayakoruğu, bot. Sedum.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Baş dümenci, dümen kullanmakla görevli tayfa. 2. Savaş gemilerinde çavuştan yüksek bir rütbe.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

quartermaster. helmsman. steersman.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. kebap şişini çevirmek için baca içine yapılan tertibat.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «kıdem» den). 1. Önce gelme. 2. ileri geçme.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

antecedence. precedence.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «sadm» dan) (c. tesâdümât). Çarpışma, tokuşma (müsademe gibi).

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I.). 1. Ufak yumru: Toprak tümbek. 2. Bir tarafı açık ve bir tarafı gergin deri ile kapalı bakırdan dümbelek, darbuka. 3.Dümbelek şeklinde saksı: Beşik tümbeği.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

smart alec.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Genel Bilgi

İnsan vücudunda yaklaşık 100 trilyon hücre vardır. Her dakika bunlardan 300 milyonu ölür. Eğer sürekli olarak yenilenmeselerdi, bütün hücreler 330 gün içinde ölecekti.

Su, vücudun %69’unu teşkil eder. Normal bir insanda yaklaşık 47 litre su vardır. Teneffüs, terleme ve boşaltım ile her gün 2.4 litre su kaybedilir. Su, vücuttaki çoğu dokunun %20 ile %80’ini ,beyin dokusunun ise %85’ini oluşturur. Eğer 73 kilogramlık bir insanın vücudundaki suyun tamamı çıkarılacak olsaydı, geriye sadece 29 kilogramlık bir vücut kalacaktı.

Su dışında vücutta birçok madde daha mevcuttur. Mesela normal bir vücutta, küçük bir sundurmayı yıkayacak kadar sönmüş kireç, 7 büyük sabun kalıbı yapacak kadar yağ, orta boy bir kavanozu dolduracak kadar şeker, 6 tuzluğu dolduracak kadar tuz, 9 bin kurşun kalem yapacak kadar karbon(13kg), 2 bin 2 yüz tane kibrit yapacak kadar fosfor, 25 milimetrelik bir çivi yapacak kadar demir, bir kaşık sülfür ve 30 gram diğer metaller bulunur.


Genel Bilgi by

Genel Bilgi

Vücudumuzun ısısını korumasına kış aylarında üzerimize giysiler giyerek biz yardımcı oluyoruz ama sıcak yaz aylarında üzerimizde çıkaracak bir şey kalmayınca vücudumuz ısısını nasıl ayarlıyor?

Sıcak yaz aylarında vücudumuz ısısını terleme yolu ile koruyor ve ayarlıyor. Beynimizde terlemeyi düzenleyen özel bir bez var. Adı da ‘hipotalamus’. Ayrıca derimizin altında yumak görünümlü 2 milyon ter bezi ve bu bezlerin her santimetrekaresinde 400 ince kanal var.

Çevre ısısının artması ile beyin, ciltteki ter bezlerini uyarır. Bu ter bezleri de ince kanallar vasıtası ile, deri üzerine gözle görülemeyecek kadar az bir sıvı salgılarlar. Cilt üzerine çıkan bu sıvı buharlaşırken vücudun ısısını da alır. Aynen esen bir akşam rüzgarından, serinletici bir fandan veya kapı önüne dökülen bir sudan sonra duyulan serinlik hissi gibi cilt soğur.

Gözle görülen ve görülmeyen olmak üzere iki çeşit terleme vardır. Nefes verirken bile terleriz. Bu arada çıkan su buharı gözle görülmez. Diğeri de yüzümüzde, ensemizde ve özellikle koltuk altlarımızda yoğun olarak bulunan ter bezlerinin salgıları sonucu oluşan terlemelerdir. Böylece vücudumuzun bir şekilde soğuması sağlanmış olur.

Aynı çevre ısısında bazıları rahatsız olur ve aşırı terlerken, bazıları da bir rahatsızlık belirtisi göstermez, hallerinden memnun otururlar. Kimileri sıcak yaz günlerini severken, kimileri de kapalı, puslu kış günlerini sever. Peki, bunun tıbbi bir açıklaması var mıdır acaba?

Tıbbi değilse bile basit bir açıklaması vardır. Her insanın vücut ısısı, daha doğrusu önceden ayarlanmış ortalama vücut ısısı aynı değildir. Vücudu 36 dereceye ayarlanmış bir insan, 38 dereceye ayarlanmış bir insana göre, çevresindeki sıcaklık yükselmelerine daha hassastır.

Terleme ve dolaşım sistemlerinin termostat düğmesi daha düşük derecelere ayarlanmış insanlar, düşük çevre sıcaklıklarında kendilerini daha rahat hissederler.


Genel Bilgi by

Genel Bilgi

Vücudumuzun ısısını korumasına kış aylarında üzerimize giysiler giyerek biz yardımcı oluyoruz ama sıcak yaz aylarında üzerimizde çıkaracak bir şey kalmayınca vücudumuz ısısını nasıl ayarlıyor?

Sıcak yaz aylarında vücudumuz ısısını terleme yolu ile koruyor ve ayarlıyor. Beynimizde terlemeyi düzenleyen özel bir bez var. Adı da “hipotalamus”. Ayrıca derimizin altında yumak görünümlü 2 milyon ter bezi ve bu bezlerin her santimetrekaresinde 400 ince kanal var.

Çevre ısısının artması ile beyin, ciltteki ter bezlerini uyarır. Bu ter bezleri de ince kanallar vasıtası ile, deri üzerine gözle görülemeyecek kadar az bir sıvı salgılarlar. Cilt üzerine çıkan bu sıvı buharlaşırken vücudun ısısını da alır. Aynen esen bir akşam rüzgarından, serinletici bir fandan veya kapı önüne dökülen bir sudan sonra duyulan serinlik hissi gibi cilt soğur.

Gözle görülen ve görülmeyen omak üzere iki çeşit terleme vardır. Nefes verirken bile terleriz. Bu arada çıkan su buharı gözle görülmez. Diğeri de yüzümüzde, ensemizde ve özellikle koltuk altlarımızda yoğun olarak bulunan ter bezlerinin salgıları sonucu oluşan terlemelerdir. Böylece vücudumuzun bir şekilde soğuması sağlanmış olur.

Aynı çevre ısısında bazıları rahatsız olur ve aşırı terler, bazıları da bir rahatsızlık belirtisi, göstermez, hallerinden memnun otururlar. Kimileri sıcak yaz günlerini severken, kimileri de kapalı, puslu kış günlerini sever. Peki, bunun tıbbi bir açıklaması var mıdır acaba?

Tıbbi değilse bile basit bir açıklaması vardır. Her insanın vücut ısısı, daha doğrusu önceden ayarlanmış ortalama vücut ısısı aynı değildir. Vücudu 36 dereceye ayarlanmış bir insan, 38 dereceye ayarlanmış bir insana göre, çevresindeki sıcaklık yükselmelerine daha hassastır.

Terleme ve dolaşm sistemlerinin termostat düğmesi daha düşük derecelere ayarlanmış insanlar, düşük çevre sıcaklıklarında kendilerini daha rahat hissederler.


Genel Bilgi by

Türkçe - İngilizce Sözlük

impassive. impervious. insusceptible. pachydermatous. stolid. thickskinned.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

stolid. insensitive. thick-skinned. callous.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

stupid. thick-headed. callous. insensitive. impassible. thick skinned.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

impassiveness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

thick-headedness. stupidity. callousness. insensivity. stolidity.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

drachm. dram. draught. gulp. nip. sip. suck. sup. swallow.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

draught. nip. pull. shot. sip. tot. sup. gulp. a swallow.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

draft. draught. gulp. sup. swallow.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Bir defada yutulan şey, bilhassa sıvı için az miktar, içim: Bir yudum su, çorba. Bir yudum suda boğmak = Pek ziyade kin, düşmanlık duymak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sip. to sip.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sup.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Bir yudumda içilecek kadar.

Türkçe Sözlük by