Kelam-ı Kadim ne demek? | Kelam-ı Kadim anlamı nedir? | Kelam-ı Kadim

Kelam-ı Kadim anlamı nedir?

Kelam-ı Kadim ne demek?

Kelam-ı Kadim anlamı nedir?

Kelam-ı Kadim | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: kelam kadim

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [کلام قدیم] Kur’ân.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. A.) Söz edebi. Kaba kelimeler kullanmayıp, ifade edilecek mefhumu kapalı anlatma usulü.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ازمنهء قدیمه] eski zamanlar, eski çağlar.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [حاصل کلام] sözün kısası.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [خلاصهء کلام] kısacası, sözün kısası.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (mü. kadîme) (c. kudemâ). 1. Eski, Ar. atıyk, Fars. dîrîn: Zamân-ı kadîm; târîh-ı kadîm; ezmine-i kadîme (eski zamanlar). 2. Başlangıcı olmayan, ezelî: Cenâb-ı Hak kadîmdir; Alem kadîm olamaz; Kelâm-ı Kadîm. 3. (hukuk) Evvelini bilir kimse olmayan. 4. Çok eski zaman: Kadîmden beri. Min’el-kadîm = Eskiden beri. (c.). 1. Eski adamlar, eski zaman adamları: Kudemânın yıldızlar hakkında tamamen yanlış inannışları vardı. 2. Eskiler, kıdem bakımından ileri gelenler: Kudemây-ı ricâl-i devletten; kudemâdan bir zat. 3. (m. gibi). Yaşlı ve vekarlı adam, ağır başlı, eski tarz ve kıyafette adam: Kudemâ kıyafeti; kudemâ tarzı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ancient.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

arapça erkek ayak basan. ulaşan. varan. ezeli. evvelsiz. Çok eski zamanlara ait eski atik. yıllanmış.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [قدیم] eski.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) 1.Ayak basan, ulaşan, varan. 2.Ezeli, evvelsiz. 3.Çok eski zamanlara ait eski atik. 4.Yıllanmış. - Kelam-ı Kadim, Kur’an-ı Kerim.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(a uzun) (i. A. «kazm»dan if.) (mü. kaadıma). Kemirici: Hayvân-ı kadım; hayvânât-ı kadıma = Kemirici hayvan, hayvanlar.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(a uzun) (i. A. askerlik). İleri karakol. Ar. mukaddimet-ül-ceyş.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Eski zamanda: Kadîmen karada seyahat vasıtası hayvandan ibaretti. 2. Eskiden beri. Ar. minei-kadîm: O arazi kadîmen çayır idi.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [قدیما] eskiden.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (Türkler’in Arapça kaidesi ile yaptıkları bir kelimedir). Eskiden mevcut olan, eskiden bulunan, daimî: Kadîmi bir bina; bizde kadîmî bir bahçıvan vardır, eskiden, Ar. mine’l-kedîm, daima: O, kadîmî bizde oturuyor.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [کار قدیم] eski el işi.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). 1. Söz, lâkırdı: Bir kelâm söyledi. 2. (edebiyat) Birkaç cümleden mürekkep ve kendi başına bir maksat ifade eden söz ve ibare, fıkra: Kelâm, cümlelerden mürekkeptir. 3. Konuşma, söyleyiş: Hayvan kelâma muktedir olsa; deve lisân-ı hâl ile kelâma geldi. 4. Lisan, lehçe: Süryânîler’in kelâmı. 5. İslâm felsefesi: llm-i kelâm. 6. Kur’an-ı Kerîm: Hâfız-ı kelâm Kelâm-Ullah, Kelâm-ı Kadîm -Kur’an-ı Kerîm. Hâsıl-ı kelâm, hulâsa-i kelâm, netîce-i kelâm = Elhâsıl, hâsılı, sözün neticesi. Kelâm-ı kibâr = Atasözü, meşhur söz. Malâ-kelâm = Söz götürmez, diyecek yok. Mîr-kelâm = İyi söz söylemeye gücü yeten, meclis adamı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

word. remark söz.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Islamic theology. the Koran. utterance. remark.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [کلام] söz.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [کلام قدیم] Kur’ân.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [کلام کبار] büyük insanların özlü sözleri.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Kelâma, söze ait.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Söze ilişkin, sözle ilgili.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Kelâmcılar, İslâm felsefecileri.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [قرون قدیمه] eski çağlar.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (lâ = menfilik edatı, kelâm = söz). «MA» ile beraber kullanılır. Mâlâ-kelâm = Söz yok, diyecek yok!

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (mâ = bağlama edatı, lâ = menfilik edatı, kelâm = söz). Söz götürmez, diyecek yok, pek fazla ve mükemmel: Mâ-lâ-kelâm çalıştı.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [من القدیم] eskiden beri.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Erkek İsmi) - Güzel, nazik konuşan kimse.

İsimler ve Anlamları by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [وضع قدیم] eski konum, eski durum.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by