Kene ne demek? | Kene anlamı nedir? | Kene

Kene anlamı nedir?

Kene ne demek?

Kene anlamı nedir?

Kene | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: kene

Türkçe Sözlük

(i.). Hayvanların etine yapışıp kanlarını emen tahtakurusu gibi bir küçük böcek, sakırga: Köpek kenesi. Keneotu = Bir cins bitki. Buğday kenesi = Buğday biti. Kenegöz = Pek küçük gözlü adam.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

tick. wood tick. acarid. hawk moth.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

mite. tick. acarid.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

blood sucking insect like tick. mite.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. anatomi). Geviş getiren memelilerde midenin kısımlarından biri.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Bir çeşit küçük dikenli balık.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

jute.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Indian hemp. cannabis.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (c. eknâf). 1. Taraf, çevre, nahiye, yüz, cihet. 2. mec. Himâye, sahip çıkma.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «kent» ten galat). Ayakyolu, abdesthane.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

toilet. bog.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

abort. latrine.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ کنف] çevre. 2.sığınacak yer.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Pek küçük gözlü.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). İki katı cisim veya parçayı biribirine bağlayan demir veya telden bağ ki, iki ucu kıvrık olup hususî açılan deliklere takılarak pei-çinlenir veya kurşun ve mâcunla sağlam yerleştirilir: Rıhtım taşlarını havuzun kenarındaki mermerleri, kırık tabağın parçalarını kenet etmek; bu kenetsiz yapıştırılamaz.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

clincher.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

metal clamp. cramp iron. bracket. cramp. spooling. pin.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Kenet etmek, kenet denilen demir veya tel bağ ile bağlayıp yapıştırmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to clamp. to fasten together.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to clamp. to clasp together firmly. to lock. cramp.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Kenet denilen demir veya tel bağ ile bağlanıp yapıştırılmak: Bu taşlar kenetlenmezse açılır. 2. mec. Kenet olmuş gibi sıkı kapanmak: Dişleri kenetlendi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be clamped together. to clasp. to dock.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be clamped in place. to be firmly clasped together. to be locked. lock.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Kenet ettirmek, kenet ile bağlatmak: Bu çerçeveyi kenetletmeli.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Kenet denilen demir veya tel bağ ile bağlanarak yapıştırılmış, kenetlenmiş: Kenetli taşlar; kenetli tabak. 2. mec. Pek sıkı kapalı, kenetlenmiş gibi açılmaz: Dişleri kenetlendi

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(iL.). T. Sapından kendir denilen ve ketenden kaba olan bir lif çıkan bir çeşit tarım bitkisi. 2. Bu bitkinin tohumu ki, kuş yemi olur.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bhang.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hemp.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hemp plant. marijuana. bhang. hemp.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Şifalı Bitki

(esrarotu): Kendirgiller familyasından, vatanı Hindistan olan, sıcak ülkelerde ve yurdumuzda da kültürü yapılan, bir yıllık bir bitki türüdür. Gövdesi diktir. İçi boştur. Yüzeyi pürtüklüdür. Yaprakları 5-11 parçalıdır. Meyvesi 3-5 milimetre boyundadır. Tanelerinin içinde etli bir cücük vardır. Dal uçlarında reçine ve uçucu bir yağ vardır. Meyveleri yağ bakımından zengindir. Tohumlarından çıkarılan yağ, sabun sanayiinde kullanılır. Gövdesinin kabuk kısmından kenevir veya kendir denilen bir lif elde edilir. Bunlardan ip, halat ve kaba dokulamalar yapılır. Kullanıldığı yerler: Yapraklarının suda haşlanması müzmin romatizma ağrılarını keser.

Şifalı Bitki by

Türkçe Sözlük

(i.). Atmacadan ufak yırtıcı bir kuş (neophron percnopterus).

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

kestrel. vulture. staniel.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

kestrel. egyptian vulture.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. suret, kılık; resim, tasvir; benzeyiş, benzerlik, benzeşme.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. A.). 1. Miskinlik, fakirlik, zavallılık. 2. Beceriksizlik, acizlik, tenbellik.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [مسکنت] miskinlik.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. sâkin). (bk.) SAkin.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

inhabitants.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [سکنه] oturanlar, sâkinler.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by