Kep ne demek? | Kep anlamı nedir? | Kep

Kep anlamı nedir?

Kep ne demek?

Kep anlamı nedir?

Kep | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: kep

Türkçe Sözlük

(i. ing.). bir çeşit başlık.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cap. bonnet. mortarboard. tile.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cap. mortarboard.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cap. mortarboard.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

landing net for fishing.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. «kebâde» den galat). 1. Tâlim için kullanılır yay. itibarsız, kıymetsiz, müptezel: Ucuzlatmada biribirlerine rekabet ederek san’atı kepaze ettiler. 2. Saygıya lâyık olmayan, haysiyetsiz, rezil: Pek kepaze adamdır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

vile. infamous. scandalous. shameful.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ridiculous and contemptible. shameless. disgraceful. infamous.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Kepazeletmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). İtibar ve haysiyetini kaybetmek, rezil, maskara rüsvây olmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Kıymetsiz ve itibarsız etmek, rezil ve rüsvây etmek, haysiyetini gidermek: Böyle hareketlerle kendini kepazeletti. 2. Pek ucuzlatarak veya bozarak kıymet ve itibardan düşürmek: San› attan anlamaz birtakım matbaacılar baskı san›atını kepâzelettiler.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Kıymetsizlik, itibarsızlık, hakaret, rezalet: Onun ettiği kepazeliktir; ben, o kepazeliği yapmam.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ignominy. degradation. contemptible act. scandal.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Çift katlı dalyan ağı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. «kef-çe» den). 1. Köpük almaya ve yemek karıştırmaya mahsus maden veya tahtadan delikli veya deliksiz büyük ve uzun saplı kaşık: Kepçe ile karıştırmak; çorba, yemek kepçesi. 2. Dökmecilerin erimiş madeni, kazandan alıp kalıba dökmeye mahsus büyük demir kaşıkları. 3. Balıkçıların, saplı bir daireye geçirilmiş ağları ki, denize daldırıp balık tutarlar: Kepçe ile balık tutmak, mec. Kepçekuyruk = Kaparozcu.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ladle. scoop. skimmer. digger. dipper. dipper dredger. shovel. soup ladle. spoon.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ladle. scoop. skimmer. dip net. scoop net. butterfly net.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ladle. dip net. scoop net. butterfly net. dipper.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Büyükçe ve öne çevrik kulak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Şunun bunun sırtından geçinen, tufeyli.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i ). Pek ufak yüzlü.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Buğday vesair hububatın öğütülmüş kabuklarından ibaret olup un elendikçe eleğin üstünde kalan kaba şey; hayvanlara yem de olur: Undan kepeği ayırmak; ata, tavuklara kepek vermek. 2. Derinin kabuklanıp düşmesinden ileri gelen baş konağı: Saçlarım çok kepek yapıyor.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dandruff. scurf. bran. whole meal. dandriff. scall.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bran. chaff. scurf. scuff. dandruff.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bran. dandruff. scurf.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to become scurfy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

scurfy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

wholemeal. containing bran. scurfy. having dandruff.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Tüylü buğday böceği.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

wheat moth.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

İnsanları giydiğine bakarak değerlendirmek yanlışlara yol açar, değerli kişiler de bazen eski giymiş olabilir. Atasözü

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Yukarıdan aşağıya inmek için yapılmış kapak örtüsü: Mahzen kepengi: Merdiven kepengi. 2. Bir Adî kapı veya açıklığın yukarıdan aşağı indirilerek veya iğreti takılarak kapanan kanadı: Dükkân kepengi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

shutter. pull-down shutter.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

metal rolling shutter. roll top.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Deniz kenarındaki iri kaya.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. Fransız askerlerinin giydiği düz tepeli kasket.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

bak. keep.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

auricle.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

donkey.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

donkey.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «rükûb» dan im.) (c. merâkib). 1. Yolculukta binilecek şey, hayvan, araba vesaire gibi. 2. Bilhassa gemi: Merâkib-i bahriyye. 3. (Türkçe) Eşek: Merkebe binmek, beyaz merkepler meşhurdur.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(MÜREKKEB) (i. A. «rükûb» dan imef.) (mü. mürekkebe). İki veya fazla şeyin karışmasından meydana gelen, sade ve düz olmayan. Cehl-I mürekkeb = Kendini bilgin senan insanın cahilliği. Fâiz-i mürekkeb = Faize de faiz yürütmekten iberet faiz.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (yukarıdaki kelimeden). Yazı yazmaya mahsus boya terkibi: Siyah, kırmızı, yeşil mürekkep. Mürekkep balığı = İçinde siyah bir sıvı bulunan ve bunu İstediği vakit koyuvererek etrafındaki suları karartıp kendini kurtaran bir cins balık ki, yenir. Mürekkep yalamış = mec. Okuyup yazmış, cahil olmayan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ink.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ink. consisted of compound.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

compound. composed of. made up of. artists'medium. ink.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

squid.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

squid.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. T.) musiki). Türk musikisinde basit makam hususiyeti taşımayan makam.

Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Mürekkep püskürtmeli, bir görüntü yaratmak için küçük bir diyafram açıklığından mürekkep damlalarının optik bir diskte belirtilen bir konuma doğrudan püskürtüldüğü, etkisiz bir nokta grafikli baskı teknolojisidir.

Teknolojik Terim by

Türkçe Sözlük

(i. A. T.) (musiki). Türk musikisinde birden fazla usûlün birleşerek yaptığı usuller ki, 4 zamanlıdan başlayarak bütün usûller mürekkeptir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

squid. cuttlefish. cuttlefish supya.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

inking.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to smear ink on. to blot sth with ink.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

inky.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ink-stained. blotted with ink. inky. nib.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Yazı yazmak için mürekkep koymaya mahsus kap kl, içine kalem batırttır. Hokka, divit.

Türkçe Sözlük by

Sağlık Bilgisi

Kafatası derisi üzerinde meydana gelen gevşek pul şeklindeki kabuklara kepek denir. Kuru ve yağlı olmak üzere iki çeşidi vardır. Yağlı sarımtırak görünüşteki kepeklenmeye, tıp dilinde sebore denir. Nedeni, derinin en üst kısmında bulunan tabakanın, ürettiği fazla parçalardır. Bunlar, çoğunlukla saçlar tarandığı zaman dökülür. Tedavinin ilk şartı; temizlik ve fazla miktarda unlu şeyler yememektir. Ayrıca aşağıdaki reçeteler uygulanır.

Tedavi için gerekli malzeme : Tuz, su.

Hazırlanışı : Saçlar önce tuzlu su sonra bol su ile yıkanır. Her gün tekrarlanır.


Sağlık Bilgisi by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. şüpheci kimse, septik kimse; Hıristiyanlıktan şüphe eden veya inanmayan kimse. skeptical s. şüphe edici, şüpheci, septik. skeptically z. inanmayarak, şüphe ile. skepticism i., fels. septisizm, şüphecilik.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. küçük buhar kazanı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by