Kerre, Kere ne demek? | Kerre, Kere anlamı nedir? | Kerre, Kere

Kerre, Kere anlamı nedir?

Kerre, Kere ne demek?

Kerre, Kere anlamı nedir?

Kerre, Kere | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: kerre kere

Türkçe Sözlük

(İ.A.) (c. kerrât). Def’a, kez: Bir kerre yıkamak; üç kerre yıkamak; yüz kerre, bin kerre, pek çok defa (çokluk için kullanılır. Bazı kerre = Bazı defa, çok kerre, birçok defa. Ar. mükerreren. Bu kerre = Bu defa. c. Kerrât ile = Birçok defa, müteaddit defalar. Kerrat cedveli = Çarpma tablosu.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

conscription.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

conscription.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Makara. Üç bekereli: Üç masrayı birden büken çıkrık.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [بالمذاکره] görüşülerek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

once.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

once. for one thing. for one.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

for once.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

one- time.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). kareli, ekose; değişik olaylarla dolu.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). yavru horoz.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Çökelek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

compulsory process. bench warrant.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

times. time.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

time. instance.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [کره] kez.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [کرفس] kereviz.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Asalet ve asaletin şartlarından olan yüksek kalblilik, Alîcenâblık, cömertlik: Kerem sahibi. 2. Lutuf, merhamet, ihsan, iyilik: Bu iş lutuf ve kereminize kalmıştır. Kerem buyurun = Lutuf, müsaade buyurun.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

kindness. beneficence. grace.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [کرم] cömertlik.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) 1.Asalet, asillik, soyluluk. 2.Cömertlik, el açıklığı lütuf, bağış, bahşiş.

İsimler ve Anlamları by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

kerem etmek, iyilik etmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.) (A. kerem, güsterden = döşemek). Lutuf ve kerem saçan, kerem sahibi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Lutuf ve kerem sahibi, cömert. Ar. sahî.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. hal. F.). Cömertlik, lutuf ve keremle: Kerem-kârâne muamele ediyor.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F ). Lutuf ve kerem sahibine, kerem-kâr olanlara ait: Zât-ı keremkârîleri; bir muâmele-i keremkârî ile.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Kiremit.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [کرمکار] cömert.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Karadan denize uzanan taşlık burun.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - (bkz.Kerem).

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Kadın İsmi) - Eskiden kullanılan bir çeşit nefesli saz.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i.). Büyük ve derin kavata.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(KERASTE) (i. F.). Yapılarda kullanılan kesilmiş ağaç çeşitleri, direk, tahta vesaire: Keresteden bina; kerestesi sağlam ev. 2. Her çeşit mâmûlâtın imâlinde kullanılan madde: Bu kunduracı usta ise de iyi kereste kullanmıyor, mec. Kaba saba, çok kaba ve nâdân adam: Kereste gibi adamdır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

timber. lumber. stuff. wood.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

board. timber. lumber. lout. caveman. boor.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lumber. dressed timber. crude. unrefined. uncouth (person. board. commercial timber. wood.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Yapı için kereste satan tacir. mec. Kaba adam.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lumberman. timber merchant.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lumber merchant.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

marketing lumber.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. R.). Tahtadan, oturmak veya yatmak için yüksekçe ve iğreti yer: Minder kereveti = Sedir Yatak kereveti = Karyola: Kerevette yatmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cot-like wooden bedstead.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Y.). Göllerde yaşayan bir çeşit ıstakoz.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

crayfish.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

crayfish.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

crayfish.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Meşhur sebze ki, yaprağı ve az çok kalın olan kökü yemeğe ve turşu vesaireye girer. Sukerevizi, yabankerevizi = İnciden, selâmotu. Dağkerevizi = Imparatorya denilen bitki cinsi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

celery. celeriac.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

celery.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

celeriac. celery root.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Şifalı Bitki

(apium graveolens): Maydanozgiller familyasından, kökleri ve yaprakları sebze olarak kullanılan kokulu, iki yıllık bir bitkidir. İçeriğinde sedanonik anhidrit, sedanolin, limonen, palmirik asit, gayakol gibi maddeler vardır. Yaprakları ve baş kısmı kullanılır. Kullanıldığı yerler: Uyarıcı ve idrar söktürücüdür. İktidarsızlığı giderir. Cinsel istekleri kamçılar. Şeker, guatr ve yüksek tansiyonda faydalıdır. Böbrek, akciğer ve karaciğer hastalıklarını önler. Mideyi kuvvetlendirir. İştah açar. Sürmenajda faydalıdır. Sinir yorgunluğunu giderir. Kanı temizler. Karaciğer şişliğini giderir. Böbreklerdeki kum ve taşların dökülmesinde yardımcı olur. Safra ifrazatını düzenler. Nikris ve romatizmada faydalıdır. Susuzluğu keser ve vücuda serinlik verir. Kalp hastalarına tavsiye edilir. Ses kısıklığını giderir.

Şifalı Bitki by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [کره] defa.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(İ.A.) (c. kerrât). Def’a, kez: Bir kerre yıkamak; üç kerre yıkamak; yüz kerre, bin kerre, pek çok defa (çokluk için kullanılır. Bazı kerre = Bazı defa, çok kerre, birçok defa. Ar. mükerreren. Bu kerre = Bu defa. c. Kerrât ile = Birçok defa, müteaddit defalar. Kerrat cedveli = Çarpma tablosu.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Türk musikisinde eski bir nefesli saz.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. uskumru, zool. Scomber scombrus. mackerel sky atılmış pamuk gibi bulut. chub mackerel kolyoz, zool. Scomber colias. horse mackerel istavrit, zool. Trachurus; orkinos, zool. Thunnus thynnus.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «kerem» den imef.) (mü. mükerreme). Saygı gören: Mekke-i Mükerreme. Düstûr-i mükerrem = Sadrâzam.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) - Muhterem, aziz sayın, saygıdeğer, sayılan, onurlandıran, hürmet ve tazime erişmiş. -Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Saygı göstererek: Mükerremen uğurladılar.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «kerr» den imef.) (mü. mükerrere). Tekrar olunmuş, bir daha olmuş, biribiri üstüne iki veya fazla vuku bulmuş, (musiki) İki defa çalınıp okunan mısrt, hâne, söz veya saz parçası. Kand-i mükerrer = Birkaç kere kaynatılmış bitki şekeri.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

repeated. reiterated.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

repeated. reiterated. bis.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Tekrar olarak, bir daha: Mükerreren söyledim.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(MÜZAKERE) (i. A. «zikr» den masdar) (c. müzâkerât). 1. Bir iş hakkında söyleşme, bir karar vermek üzere bir yere gelinip fikir söyleme: Bu işi yarın müzakere edeceğiz. 2. Bir meclis veya mahkeme heyetinin karar vermeden önce durumu tenha ve gizli olarak konuşması: Hâkimler müzakereye çekildi. 3. Talebenin birleşip dersleri birlikte çalışıp söylemesi: Bizim okulda günde iki saat müzakereye mahsustur, müzakere koğuşu.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

negotiation. debate. discussion. powwow.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

conference. debate. consultation. negotiation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

deliberation. conference. consultation. discussion. negotiation. advisement. dealings. debate. parley. powwow. talk. talks.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Eskiden bir kalemde yazılan yazıları okuyup yanlışlarını düzelten kâtip: Kalemin müzakerecisi. 2. Okullarda dersleri tekrar ve müzakere eden yardımcı öğretmen: Sınıfımızın müzakerecisidir (eskimiştir).

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «zikr» den imef.) (Türkler’in yaptığı bir Arapça kelimedir). Bir iş hakkında üst makama verilen kâğıt, küçük takrir, tezkere, küçük lâyiha.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

memorandum. note. warrant. precept. process. writ.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [مکرر] tekrarlanmış, yinelenmiş.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [مکررا] tekrar tekrar.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [مذاکره] görüşme.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. Kuzey Amerika'ya mahsus bir tür turnabalığı, zool. Esox lucius.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Peygamberimlz’in iki torunu, Hz. Hasan ile Hz. Hüseyn.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I.). Hastaları veya kırılabilecek ağır şeyleri taşımaya mahsus, iki adam tarafından taşınan kollu tahta, sedye.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Tezkere.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

stretcher. litter.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

memorandum. note. official certificate. licence. discharge papers. short note. official certificate or receipt.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

note. message. official communication. official message. permit. license. certificate. discharge certificate. letter.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «zikr» den) (c. tezâkir). 1. Hatırlamaya vesile olan kâğıt, pusula, varaka. 2. Bir şehrin içinde bulunan daireler arasında alınıp verilen yazışmalar: Tezkere yazmak. 3. Nüfusa, esnaf vesaireye verilen resmî kâğıt: Nüfus tezkeresi, esnaf tezkeresi. Esnaf tezkeresi = Satış izin kâğıdı. Mürûr tezkeresi = Pasaport. Gümrük tezkeresi = Bir malın gümrük resmi verildiğini belirten pusula. 4. Bir ilim ve fenne dair kısa bilgileri havi risale, ajanda. 5. Bazı meşhurların kısa biyografisini ve bazı hususiyetlerini havi kitap: Tezkiretü’ş-şuarâ, tezkiretü’l-evliyâ vesaire.

Türkçe Sözlük by