Key ne demek? | Key anlamı nedir? | Key

Key anlamı nedir?

Key ne demek?

Key anlamı nedir?

Key | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: key

Türkçe Sözlük

(i. A.) (aslı: kûy) (tıp). Yarayı veya vücudun hasta bir yerini kızgın demirle yakma usûlü.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. kilitlemek; mak. tutturmak; kilit taşını yerleştirip kemeri tamamlamak; kitapta bakılması gereken yeri gösteren not koymak, böyle bir not sistemi kullanmak; soruların çözüm cetvelini vermek. key up heyecanlan dırmak, coşturmak; müz. perdesini yüksel

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. kıyı boyunca uzanan alçak mercandan ada.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., s. anahtar, açar, açkı; kurgu; çözümyolu; cevap cetveli, şifre cetveli; yazı makinalarında tuş; maniple, telgraf maniplesi; müz. tuş; müz. anahtar, anahtar işareti; müzik aletlerinde tuş; ses perdesi; mak. kama, dil; mim. anahtar taşı; s. baş, ana,

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. Amerika'ya mahsus atkestanesine benzer birkaç çesit ağaç Buckeye i., A.B.D. Ohio eyaletinde oturan kimse.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ice hockey.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ice hockey.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Yarı sarhoş, içki İçerken sarhoşluğun ilk demlerinde olan adam. (bk.) Çakır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

half tipsy. mellow. merry.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). şaşı gözlü; çarpık, eğri; argo saçma, budala; argo kufelik

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. İng.). Yarış atlarını koşturmayı meslek edinen kimse.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

jokey.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

A.B.D., argo (sigara, esrar vb'nden) ansızın mahrum kalma; dobra dobra söylenen söz. ABD, 8rg0 (sigara, esrar vb'nden) ansızın mahrum kalma; dobra dobra söylenen söz.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). göğüslük, önlük; eşek; küçük kuş.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. matematik) (y. k.). Başka bir doğru üzerinde eşit ve komşu iki açı meydana getiren doğru çizgi. Osm. amudî.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

perpendicular. orthogonal. apeak. normal. plumb. sheer. upright. vertical.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

orthogonal. perpendicular. upright. vertical. vertical amudi.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

perpendicular. vertical. upright.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). (ier, iest) (i).,(k).dili önemsiz, ehemmiyetsiz, küçük; (i). küçük şey; küçük lokomotif.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. fizik) (y. k.). Sathı çıkıntılı ve şişkin olan, konveks. Ar. muhaddeb.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

convex.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

convex.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

convexity.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

convexity.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). eşek, merkep; eşek adam, akılsız veya inatçı kimse. donkey engine (mak). donki makinası, küçük yardımcı buhar makinası.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (A.B.D.)., k.dili şey, asıl ismi bilinmeyen veya hatırlanmayan bir şey.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s.) keskin bakışlı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (A.B.D)., (k).dili alet, tertibat; sivilce; (mak). boru bükme aleti.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). hokey oyunu; hokey sopası.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. İng.). Bir ucu kıvrık sopalarla oynanan bir top oyunu.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hockey.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hockey.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

effusively or insincerely emotional; 'a bathetic novel'; 'maudlin expressons of sympathy'; 'mushy effusiveness'; 'a schmaltzy song'; 'sentimental soap operas'; 'slushy poetry'. artificially formal; 'that artificial humility that her husband hated'; 'contr

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (bak). hocus-pocus; sokakta satılan dondurma.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. matematik) (uyd. k.). Sathı, bir yarım kürenin içi gibi düzgün ve yuvarlak çukur biçiminde olan, obruk, muka’ar, konkav.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

concave.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

concave.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Genel Bilgi

Özellikle ABD’de Hıristiyanların şükran günlerinin önemli bir sembolü olan hindi aslında Amerika kıtasının yerlisidir. Vahşi hindi cinsleri Kristof Kolomb kıtayı keşfetmeden de önce Kuzey Amerika’da yaşıyordu. Hatta Avrupa’dan Güney Amerika’ya ilk gelenler Azteklerin bir cins hindi ırkını ehlileştirdiklerini görmüşlerdi.

Amerikan hindileri Avrupa’ya 1519 yılında İspanyollar tarafından getirilmiş, daha sonra bütün Avrupa’da yayılıp 1541 yılında İngiltere’ye ulaşmışlardı. Hayvancağızı gören İngilizlerin kafaları karışmış, o zamanlar Türk toprakları olan Batı Afrika’dan Portekizli tüccarların getirdikleri Afrika hindisi veya yine Türkiye üzerinden getirilen Hint tavuğu sanmışlardı. Sonunda her iki ırkın farklı olduğu anlaşılmıştı, ama bu Amerikan kökenli kuşun adı 17. yüzyılda Amerika’ya göç eden İngiliz göçmenler sayesinde Amerika’da ‘Turkey’ olarak yerleşti.

Tabii bu Türkiye’nin isminin niçin İngilizce’de hindi anlamında kullanıldığının resmi açıklaması. Bunun yanında uydurulmuş başka tezler de var. Bunlardan biri Kolomb’un ilk yolculuğuna katılan bir Portekiz Yahudi’si Jose de Torres’in hindiyi görünce, İbrânice ‘büyük kuş’ anlamında ‘Tukki tukki’ diye bağırması, diğeri de sürekli batıya doğru giderek Hindistan’a ulaşmayı hedefleyen Kolomb’un Amerika’ya vardığında burayı Hindistan ve hindiyi de Hint tavus kuşu sanarak onu ‘Tuka’ diye adlandırması ve zamanla bu kelimenin Turkey olarak telaffuz edilmesidir.

Durun daha tezler bitmedi. Bir başka tezde de, Kızılderililer hindiye ‘Fırke’ dediklerinden bu sözcüğün İngilizce’deki telafuzu ile ‘turkey’ye dönüştüğü ileri sürülüyor. Daha başka hindi tezleri de var. Örneğin hindilerin korkunca çıkardıkları seslerin insanlar tarafından turk-turk-turk (törk) diye taklit edilmesiyle zamanla onlara Turkey denilmesine neden olduğu bile iddia ediliyor. Bunda alınıp gücenecek bir şey yok. Türkçe’de de hindi kelimesi Hindistan anlamına çok yakındır. Ayrıca bizde de bir ‘Mısır’ örneği var.

Hindiler başlangıçta renkli tüyleri nedeni ile kümeslerde süs hayvanı olarak yetiştirilmişler, et kalitelerinin farkına ise 1935’den sonra varılmıştır. Erkek hindiler 130 santim boya ve 10 kilo ağırlığa ulaşabilirlerken dişiler neredeyse yarı ağırlıktadırlar. Vahşi hindiler akarsu ve göl kenarlarında yaşamayı tercih ederler ve tehlike anında 400 metre mesafeye uçabilirler.

Bu arada marketlerde niçin hiç hindi yumurtası satılmıyor, dikkatinizi çekti mi? Günümüzde tavuklar yılda ortalama 250’den fazla yumurtlayabiliyorlarken, hindiler 100 - 120 adet yumurtlarlar ve yumurtaları 4 -5 kez daha ağırdır. Daha ziyade yeni hindileri üretmekte kullanılırlar.


Genel Bilgi by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. en iyi vaziyeti elde etmek için manevra yapmak; cokey sıfatıyle ata binmek; hile yapmak. jockey for position (karşılaşmalarda) daha avantajlı bir yer aramak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. cokey, yarış atı binicisi. jockey cap uzunca siperli kasket. jockey club at yarışlarını idare eden kulüp.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

jockey.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.) (c. key). Keyler, şâhlar.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Büyük hükümdar, şah.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Key’e, şâha ait, şâhâne.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. klavye .

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Hîle, aldatma, dolap.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [کيد] hile, düzen.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Keyif.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [کيف] keyif, afiyet.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [کيف ما اتفق] rastgele.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Her nasıl. Keyfemâ-yeşâ = Her nasıl isterse.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) 1.Karşılık. 2.Mükafat veya mücazat. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(bk.) Keyif.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (Ar. değilse de o suretle kullanılıp müennesi de «keyfiyye» olur). Heves ve arzusuna tâbî olan, hiçbir nizâm ve kanuna uymayan: Keyfî muamele, keyfî hüküm

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

arbitrary. high-handed.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

arbitrary.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

arbitrary. discretionary. go as you please. gratuitous. permissive.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

carefree. in fine fettle. high jinks. in high spirits. like the cat that stole the cream.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(KEYFİYYET) (i. A ). 1. Bir şeyin nasıl olduğu hâli, meselâ bir malın iyi veya kötü olması, hal: Bu işin, bu malın keyfiyeti. 2. Bir isim veya fiilin müzekker veya müennes olması. 3. Bir olayın cereyanı: Keyfiyeti tafsilâtla yazdı. 4. Madde, husus, iş, vak’a, macera: Keyfiyetin araştırılıp bildirilmesi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

condition. circumstance. quality.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

state of affairs. situation. matter. affair. condition. nature.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [کيفيت] nitelik

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [کيفيت] nitelik.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [کيهان] dünya.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) - Dünya. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. anahtar deliği. keyhole saw çok ince el testeresi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Erkek İsmi) 1.Adil ve ulu padişah. 2.Keykavus’un torunu, Siyavuş’un oğlu olan meşhur hükümdar.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i.) (Arapça’da «nasıl» ve «nice» demek olup Türkçe’si bundan gelir). 1. Mizaç, sıhhat: Keyfiniz iyi midir? Keyif sormak. 2. Haz, memnuniyet, hoşlanma: Keyfine gidiyor. 3. Ferahlık, sevinç, açılıp sevinme: Keyfetmek. 4. Neşe, hafif sarhoşluk: Keyif yetiştirmek; keyif vermek. 5. Arzu, heves: Keyfine göre hareket etmek; keyfince gitmek. Keyfince = Nasıl isterse. Az sarhoş, yarı mest: Akşam kendisi keyif idi. Keyfolmak = Az sarhoş olmak. Keyif bozulmak = Canı sıkılma. Keyif çatmak = Neş’eli olmak, sevinmek. Çakırkeyif = Hafif sarhoş. Keyfince gitmek = Heves ve arzusuna göre hareket etmek. Keyif vermek — Hafif surette sarhoşluk vermek, neş’e getirmek. Keyif yetiştirmek = İçip az sarhoş olmak, neş’elenmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

joy. pleasure. enchantment. delight. rejoicing. cheer. bliss. conviviality. exhilaration. glee. high spirits. humor. humour. joviality. kef. temper.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cheer. merriment. pleasure. temper. health. mood. spirits. fun. slight intoxication.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pleasure in life. feeling of well-being. mood. state of mind. merriment. amusement. euphoria. delight. humour. joy. pleasure.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Sevinmek, zevk almak, sevinçli olmak. 2. Hafif surette sarhoş olmak, neş’elenmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cheer up. rejoice.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to cheer up. to buck up. to liven up. to get tipsy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to become merry. to get tipsy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Neş’eli, sevinçli, Ar. münşerih-ül-kalb.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pleasant. delighted. in a good mood. cheerful. cheery. jolly. pleased. up. gay. blissful. bucked. cosy. elevated. jovial. merry. rejoicing. cheerfully. fit as a fiddle.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cheerful. merry. in high spirits.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

merry. in good spirits. cheery. gay. jaunty. joyous. raffish.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Hafif hasta veya neşesiz: Keyifsiz olduğu için gelemedi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cheerless. depressed. doldrums. indisposed. joyless. seedy. rough. in low spirits. in poor spirits. in the doldrums. out of sorts.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

indisposed. under the weather. ail. ailing. crummy. depressed spirits. dispirited. funny. ill. joyless. liverish. out of sorts. in a pet. seedy. shaky. sick. out of spirits. spiritless. in a bad temper.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Hafif surette hastalanmak, Osm. münharifü’l-mizâc olmak: Akşam keyifsizlendi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Hafif hastalık, Osm. inhirâf-ı mizâc: Keyifsizliği nedir?

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

malaise.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

indisposition. complaint. dispiritedness. malaise.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Erkek İsmi) 1.Adil, necip. 2.Keyaniyan’ın II. padişahı olup Keykubat’ın torunu ve halefidir. Key’lerin ikinci padişahı.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Erkek İsmi) 1.Büyük ve ulu padişah. 2.Keykavus’un dedesi olan ünlü padişah. 3.Key’lerin ilk padişahı. - Türk dil kuralları açısından “d/t” olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (c. ekyâl). Tahıl ölçmeye mahsus ölçü, ölçek, kile. Cem’i umumiyetle tahıl ölçüleri: Evzân (ölçüler) ve ekyâl.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (Y.’dan). Yiyecek ve içeceğin midede hazmolunup erimesinden hâsıl olan sıvı ki, kana karışır.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., f., müz. esas nota; temel düşünce, ilke, dayanak; f. temel düşünceleri söylemek. keynote address toplan- tıyı açış konuşması. keynoter i. toplantıyl açmak için konuşan spiker.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Zeka, anlayış, kavrayış.

İsimler ve Anlamları by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. anahtar taşı, kilit taşı; esas madde, temel.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Zühâl (Satürn) gezegeni.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [کيوان] Satürn, Zuhal.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Kadın İsmi) - Satürn yıldızı.

İsimler ve Anlamları by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., mak. kama yatağı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) 1.Akıllı, anlayışlı, kavrayışlı. 2.İnce zarif.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - (bkz.Keyyis).

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. Y.). Yemeklerin midede kısmen sindirildikten sonra aldığı hâl.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.), (f.) uşak, erkek hizmetçi; dalkavuk, çanak yalayıcı; (f.) hizmetçilik yapmak, uşaklık etmek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

A.B.D., (argo) içine gizlice uyuşturucu ilaç katılmış içki.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

Miki Fare; A.B.D., (argo) hava cıva şey; karışlk durum; çok kolay ders; basit, kolay, önemsiz.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. maymun; maymuna benzer kimse; şahmerdan başlı. monkey bread baobap, maymun ekmeği ağacı; baobap meyvası. monkey business maymun işi, yalan dolan, düzenbazlık monkey flower misk otu, bot. Mimulus moschatus. monkey wrench ingiliz anahtarı. throw a m

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f., k.dili oynamak, kurcalamak. monkey around oyalanmak, dalga geçmek. monkey (around) with karıştırmak, ile uğraşmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., çoğ., k.dili şaka; aldatıcı veya dürust olmayan hareketler.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i, A. c.) (Türkler’in yaptığı bir Arapça kelime). Keyif veren şeyler, sarhoşluk getiren ve tiryakilik çeşidinden olan şeyler: Tütün, enfiye ve afyon mükeyyifâttandır.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [مکيف] keyif verici.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., z., müz. düzeni bozuk (olarak).

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

o.k. ok. okay.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

an endorsement; 'they gave us the O K to go ahead'.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. kapı anahtarı; bir binanın bütün kapılarını açan anahtar, ana anahtar.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., tıb.bulaşıcı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ساقين] ikizkenar.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ساقين شبه منحرف] yamuk.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) Sessiz, sakin, ağırbaşlı, onurlu. Hz.Hüseyin (r.a.)’in kızının adıdır.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

endanger. hazard. imperil. jeopardize. risk. stake. venture.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to hazard. to peril. decoy. endanger. imperil. stake.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to endanger. to imperil. risk.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A «keyf»ten). Keyiflenme, keyiflendirecek bir şey alma.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [تکيف] keyiflenme.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. hindi, zool. Meleagris gallopavo; A.B.D., (argo) başarısız piyes. turkey buzzard hindi akbabası. turkey cock erkek hindi, baba hindi. turkey hen dişi hindi. turkey trot bir çeşit caz dansı. talk turkey dobra dobra konuşmak, yüzüne karşı söylemek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. Türkiye. Turkey red kırmızı kökboyası. Turkey stone firuze; bileğitaşı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., s. zindancı, gardiyan; s. anahtar teslim usuluyle yapılan. turn-key job tamamlayıp teslim etmek üzere kontrat yapılan iş.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., s. viski; s. viskili.

İngilizce - Türkçe Sözlük by