Kıkır Kıkır Gülmek ne demek? | Kıkır Kıkır Gülmek anlamı nedir? | Kıkır Kıkır Gülmek

Kıkır Kıkır Gülmek anlamı nedir?

Kıkır Kıkır Gülmek ne demek?

Kıkır Kıkır Gülmek anlamı nedir?

Kıkır Kıkır Gülmek | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: kikir kikir gulmek

Türkçe - İngilizce Sözlük

chortle. chuckle. titter.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Dövülmek, vurulmak. Osm. darbolunmak: O kadar küçük çocuk dövülür mü? 2. Havanda veya diğer bir Aletle kırılmak, ezilmek: Bu havanda keten tohumu, ötekinde ise şeker dövülür. 3. Topa veya kurşuna tutulmak: Bu kale denizden dövülemez, karadan dövülebilir. (bk.) Dövülmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Bağlanmak, düğmelenmek, akdolunmak (terkedilmiştir), (bk.) Düğmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. İnsana mahsus olan bir duygu ile «kahkah» diyerek veya sessiz ve ekseriya ağzı açarak ve dişleri göstererek duygusunu açığa vurmak, Ar. dıhk, Osm. hande etmek: Bunu işitince, görünce güldü; bu adam daima güler. 2. Sevinmek, eğlenmek, cünbüş etmek: Ahbapça gülüp oynadık; güldük, eğlendik. 3. Alay etmek, biriyle eğlenmek, birini maskaraya almak, Osm. istihza etmek: Bu sözü her yerde söyleme sana gülerler; hâline Alem güler; herkes güler, o sâhi zanneder 4. Memnun olmak, sevinmek, teselli bulmak: O biçare yetimler de gülsün. Bir göz gülmek = Kederle karışık gülmek. Bıyık altından gülmek, sakala gülmek = Pek belli etmeyerek gizlice gülmek ki, bazen alay ve bazen tasdik makamında olur. Kıskıs gülmek = Gülmeyi zaptedemeyip istemeyerek kesik bir suretle gülmek. Kahkaha ile gülmek = Yüksek sesle kahkah diye gülmek. Gevrek gevrek gülmek = LAtif ve açık sesle gülmek. Yüzü gülmek = Memnun ve sevinçli olmak, refaha kavuşmak: Bu yağmurdan çiftçilerin yüzü güldü. Yüze gülmek = istediğini elde etmek için dostluk göstererek dalkavukluk etmek: Ben, onun yüzüne güler bu işi yaptırırım; yine bir işi olmalı... yüzüme gülüyor.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

laugh. laugh at. smile. smile on.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

chortle. jeer. ridicule. scoff.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to laugh (at. laugh. ridicule.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i ). 1. Kakır kakır eden kuru ve gevrek (şey). 2. Eritilen içyağının kalan kuru ve kavrulmuş maddesi. Kıkırdak: Kıkırdak böreği.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

chortle. chuckle. titter.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Sertçe madde, yumuşak kemik. 2. Gözü teşkil eden madde, göz küresi, topcuğu: Göz kıkırdağı; kıkırdağı dışarı fırlamış. 3. Kulağın dış kısmı ki, kıkırdak denilen sertçe bir maddeden ibarettir. 4. İçyağı eritilince erimeyip kazanın dibinde kalan kızarmış madde: Kıkırdak böreği.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cartilage. gristle.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cartilage. gristle. crackling.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cartilage. gristle.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cartilaginous.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

chortle. chuckle. giggle.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f. ses taklidi). 1. «Kıkır kıkır» diye ses çıkarmak. 2. (argo) Ölmek. 3. Fazla üşümek

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cackle. chortle. chuckle. giggle. titter. to giggle. to chuckle. to chortle. to titter. to cackle. to freeze. to be very cold. to die. to croak. to pop off. to kick the bucket.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to giggle. to be freezing. chortle. titter.

Türkçe - İngilizce Sözlük by