Kıla ne demek? | Kıla anlamı nedir? | Kıla

Kıla anlamı nedir?

Kıla ne demek?

Kıla anlamı nedir?

Kıla | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: kila

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. kal’a). Kaleler, bk. Kale.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [قلاع] kaleler.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Açkı vasıtasıyle parlatmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to polish.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Akıllı adama yakışır surette, akıl ve idrâkle: Akılâne hareket, Akılâne düşünüyor.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [عاقل] akıllıca.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Mekikle atkıyı atarak dokumak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Akıncılık etmek, yağma niyetiyle her tarafta at oynatmak.

Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Ekran Üstü Talimat Kılavuzu, BRAVIA TV’nizi kolay ve sorunsuz şekilde ayarlamanızı sağlar. BRAVIA talimat kılavuzunu istediğiniz zaman ekranda görüntüleyebilirsiniz; böylece basılı kılavuzu nereye koyduğunuzu düşünmenize gerek kalmaz. Cihazların bağlanmasına kılavuzluk etmek ve TV’nizin tam istediğiniz gibi ayarlanmasına yardımcı olmak amacıyla grafikler eklenmiştir.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Program konumları için menü sistemlerine sahip akıllı TV program kılavuzu (yayının mevcut olmasına bağlı olarak kullanılabilir).

Teknolojik Terim by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Kökünden koparılma, sökülme.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «kalb» den) (c. inkılâbât). 1. Bir halden başka bir hale dönme. 2. (astronomi) Gündönümü. 3. Devrim, ihtilâl, devrimci.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ انقلاب] devrim. 2.değişim, dönüşüm.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

dönüşmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

revolution devrim. transformation dönüşüm.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

revolution. reform.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). İnkılâp yapan, inkılâp taraftarı, devrimci.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

revolutionist.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Genel Bilgi

Ispanak, vitamin ve diğer besin maddeleri bakımından oldukça zengin bir sebzedir. Yapısının büyük bir kısmını su oluşturur. Özellikle C vitamini diğer sebzelere oranla daha fazladır hatta limon, portakal gibi turunçgillere yakındır. Ispanak kalsiyum ve demir bakımından da zengindir.

Ancak ıspanağı diğer yeşil sebzelerden ayıran, demir bakımından aşırı bir zenginlik de söz konusu değildir. Eşit ağırlıklı bir hamburgerde de ıspanak kadar demir vardır. Ayrıca bir mineralin bir sebzede çok bulunması, yenilince doğrudan vücudumuza geçeceği ve vücudumuzu bu mineraller bakımından zenginleştirip kuvvetlendireceği anlamına gelmez.

Her ne kadar çizgi roman kahramanlarının en eskilerinden olan Temel Reis zorda kalınca, bir konserve kutusu açıp içindeki ıspanağı yiyince adeleleri, pazuları şişip insan üstü bir güce sahip oluyor gibi görünüyorsa da ıspanağın içindeki gerek kalsiyumun gerekse demirin insan vücudu tarafından emilmesi zordur. Bu nedenle ıspanaktaki demirin insana pek faydası yoktur.

Temel Reis’in neden başka bir sebze değil de ıspanağı tercih ettiği konusunda, teneke kutu içinde satılan ıspanağın reklamını yapması dışında iki görüş daha var.

Birincisi, içindeki okzalik asitin verdiği ekşimsi tadı nedeniyle ıspanak yemeyi sevmeyen çocuklara bu yemeği sevdirmek. İkincisi ise ıspanakla demir, demirle kuvvet arasında ilişki kurarak demir eksikliğinin vücutta yarattığı zayıflık ve halsizliğin, ıspanak yemekle giderileceğine insanları inandırmaktır.

Demir eksikliğinin anemi denilen kansızlık hastalığı yarattığı doğrudur ama çok demir almanın da insanın kuvvetlenmesiyle fazla bir alakası yoktur. Vücudumuzun bir günlük demir ihtiyacını sadece ıspanaktan karşılayabilmek için yılda vücut ağırlığımızın iki misli kadar ıspanak yememiz gerekir ki bu da çok iyi bir fikir değildir. Ispanaktaki okzalik asit aşırı alındığında, idrarda toplanarak böbreklerde taş oluşumuna sebep olabilir.

Gelelim ıspanağın niçin yoğurtla yenildiğine. Gıdaların bileşimlerinde bulunan bazı maddeler, o gıdanın besin değerini azaltır. Örneğin ıspanakta bulunan okzalik asit, kalsiyumun vücut tarafından alınmasına mani olur. Bu nedenle okzalik asitçe zengin olan gıdalarla yoğun olarak beslenildiğinde, vücudun kalsiyumu bol gıdalarla takviye edilmesi gerekir.

Ispanak, semizotu, ebegümeci, pazı gibi gıdaların, kalsiyum zengini yoğurt ile yenilme alışkanlığının kökeni veya bilinçli olarak başlatılıp başlatılmadığı, insanların tat vermesi için mi yoksa sağlıklarını düşündükleri için mi bu alışkanlığı kazandıkları bilinmiyor ama kalsiyum eksikliğini gidermesi açısından yoğurt ilavesi son derecede yararlı ve sağlıklıdır.


Genel Bilgi by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. kelb). Kelbler, köpekler, bk. Kelb.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [کلاب] köpekler.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. «Kılab» denilen eğirme çarkıyla sarılan sırma veya tel ile karışık ipek veya pamuk iplik. 2. Bakırdan yaldızlı sırma taklidi: Kılabdan işleme; kılabdan nakşı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Taklit ve sahte tellerle karışık: Şam’ın, Hind’in kılabdanlı kumaşları; kılabdanlı perdelik, döşemelik.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (c. kalâid). Gerdanlık.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A). Yelken, Fars. bâd-bân.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Bıçak ve ustura gibi kesici Aletlerin çarkta bilenmesinden sonra keskin taraflarında kalan incecik kıl gibi kalıntı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Bileği taşına sürüp kılağısını alarak, keskinliği artırmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Kılağlanmış. bk. Kılağı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Hilâlotu, kuzgunayağı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Koyunlarda görülen tehlikeli bir hastalık ki, ağızlarından köpük getirerek öldürür.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). I. Yol gösteren, Ar. delil, Fars. rehber, reh-nümâ: Yolu bilmediğimiz için kılavuzsuz gidemeyiz; insan, bilmediği şehri gezip dolaşmak için kılavuza muhtaçtır. 2. Gelin ve güveye vesair adamlara bazı merasim ve hallerde usul ve Adetleri gösterip öğreten adam. 3. Denizde, kıyıların ve liman girişlerinin durumunu bilen adam ki, gemi kaptanları böylelerini yanlarına alır. Kızıldeniz’de kılavuzsuz gezilemez; Boğaziçi’ne girmek için kılavuz almak lâzımdır. 4. Bazı hayvan sürüsü ve katarlarının önünde onları sevk eden hayvan: Takımla uçan kuşların kılavuzu vardır; bıldırcın kılavuzu; deve katarının kılavuzu merkeptir. 5. Buğday ve mısır başağının ucu. 6. Marangozların ufak bir burgu veya makkabı ki, kalın bir vidanın geçmesine yol açar. 7. Operatörlerin ameliyatta kullandıkları bir cins mil.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pilot. guide. pilot. pioneer. baedeker. code. conductor. lead. manual. rudder.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

companion. guide. manual. pilot. rudder. shepherd. leader.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

guide. pilot. pilot. matchmaker. tap for cutting internal screw threads. guide book. cicerone. companion guide. film leader. guidance. guidebook. instruction booklet. instruction manual. key. pathfinder. tap.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Yol gösteren, rehb(Erkek İsmi)

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pilot vessel.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

maritime pilot.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Birinin evlenmesine aracılık etmek, iki tarafı uyuşturmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Yol gösterme, rehberlik, Osm. delâlet. 2. Bir evlenme veya anlaşmaya aracılık, Osm. meyancılık: Kılavuzluk etmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

guidance. giving help. being a guide. advice. piloting. being a pilot.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to guide. to pilot.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [مشکلات] güçlükler, zorluklar.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

zorluk çekmek, sıkıntı çekmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

tighten. to tighten.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(1. botanik). Su içinde yetişen bir bitki çeşidi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

tequila.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

tequila.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.). Kuruluş, organizasyon. (bk.) Teşkil.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

organization. organization.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

organization. organized group. corps.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

organizer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to organize.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

organized.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

unorganized.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

unorganized state. lack of an organize.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Yankı yapmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

echo.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

echo. resound. reverberate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

rebound. resound. reverberate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by