Kilit Nokta ne demek? | Kilit Nokta anlamı nedir? | Kilit Nokta

Kilit Nokta anlamı nedir?

Kilit Nokta ne demek?

Kilit Nokta anlamı nedir?

Kilit Nokta | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: kilit nokta

Türkçe - İngilizce Sözlük

pivotal point.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

padlock.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

padlock. hanging lock.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

Ultra kompakt bilgisayarlara ek arayüzler sağlamak için tasarlanmış bir donanım birimi.

Teknolojik Terim by

Türkçe - İngilizce Sözlük

breakeven point. break-even-point.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

beginning point. starting point.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

point of exit. outlet. starting point. point of departure.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

premise.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

base. post. mainstay. anchor. hinge. hold.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

checkpoint.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

freezing point.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

freezing point.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

climacteric.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

crossroads. crunch. landmark. milestone. watershed.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

turning point. turning / critical point. crisis. crosss. landmark. milestone.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

saturation point.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

nodal point. crucial / vital point. basing point. climax.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

inset lock.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

point of view.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

starting point. departure point.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

İnce nokta aralıklı resim tüplerinde, daha yoğun biçimde bir araya getirilmiş pikseller bulunur. Elde edilen renkli resimde daha yüksek çözünürlük, daha fazla ayrıntı ve daha net konturlar bulunur.

Teknolojik Terim by

Türkçe - İngilizce Sözlük

melting point.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

boiling point.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

boil.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

boiling point.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

point where bearing is taken.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.) (Yunanca’dan = anahtar). 1. Anahtar, açıcı Alet. Ar. mlftâh. 2. (Türkçe) Herkes tarafından açılmamak üzere kapı, sandık vesaireye takılan demirden yapılmış bir Alet ki, anahtarla açılıp kapanır: Kilit takmak, vurmak; kilit altında tutmak; orada her şey kilit altındadır. Asmakillt = İğreti kilit kl, halkalara takılır. KilltoHı = Dal ve yaprakları çekildikçe çıkan bir cins ot. (denizcilik) Zincir kilidi = İki boy zinciri biribirine bağlayan halka. Biribirine kilit olmak = Birkaç kişinin biriblriyle bağlantısı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

key. lock. fastener.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lock. padlock. shackle.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lock. padlock. clevis. shackle. linchpin. combination. talon.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bolt. catch. ward.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

priority job.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pivotal point.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

keystone. pivot.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Küçük kilit. 2. (denizcilik) Kayık küreğinin geçirildiği kürekli tahta.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lockon.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

locking.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

locking.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.) (halk dilinde: kitlemek). 1. Kilit ve anahtarla kapamak: Kapıyı kilitleyip yatmıştım. 2. Biribirine geçirmek, kenetlemek: Parmaklarını kilitlemiş duruyordu.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bolt. latch. lock. to lock.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lock. to lock. to lock sth / sb in a place. to dovetail. key.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

deadlock.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.) (halk dilinde: kltlenmek). Kilit ve anahtarla kapanmak: O odadakiler kilitlenmez; bu kilit bozulmuş, kilitlenmiyor. 2. Biribirine geçmek veya geçirilmek: Parmaklar kilitlenmek. Dişler kilitlenmek = Çeneler biribirine geçmiş gibi sıkışıp durmak ki, soğuktan veya korkudan olur.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

be locked. be fastened.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lock.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be locked up. to be dovetailed.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.) (halk dilinde: kitletmek). Kilit ve anahtarla kapattımak: Ahırın kapısını seyise kiltletmeli.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) ( halk dilinde: kltli). 1. Kilit ve anahtarla kapanmış, kapalı: O odadakiler kilitlidir. 2. Biribirine geçmiş veya geçmiş gibi sıkışmış: Parmaklan, dişleri kilitli duruyordu.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

locked. having a lock.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

locked. provided with a lock.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

red dot.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

blind spot.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

blind spot.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

Resmin sahne içeriğine bağlı olarak, istenen pozlama seviyesini tespit etmek için iki yöntemden biri kullanılabilir. Merkez Ağırlıklı (Center Weighted) Ölçüm, resmin ortasını kullanır ve bir çok genel çekim için uygundur. Nokta Ölçümü (Spot Metering) özelliğini kullanarak, sahnenin belirli bir noktasını da seçebilirsiniz. Bu durum özellikle, geniş kontrast aralığında fotoğraf görüntülerinde kullanılmak üzere yararlıdır.

Teknolojik Terim by

Türkçe - İngilizce Sözlük

triangulation point. triangulation station. landmark.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (c. nukaat, nikaat) (tes. noktateyn). 1. Benek, leke: Lâciverd zemin üzerine beyaz noktalan vardır. 2. Bazı harflerin üstünde veya aıtında olan benek: Falan harfin bir, iki, üç noktası vardır. 3. Günlerin bittiğine işaret olan benek, durak. 4. Mevki, yer: Asker bir noktada toplanmalı. 5. (matematik). Üç buûdundan hiçbiri olmayan hayâlî yer. 6. (tıp) Göze Arız olan leke. 7. (askerlik) Bir neferden ibaret karakol, nöbetçi: Oraya bir nokta dikmeli. 8. Cihet, yön. Bî-nukat (Arap harflerinde) = Noktasız harften mürekkeb (ibare), (fizik) Nokta-i incimâd = Suyun donma derecesi: 0°C. Nokta-i galeyan = Suyun kaynama derecesi: 100° C. Nokta-i nazar = 1. Bakışa hedef olan. 2. Görüş, fikir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pinpoint. point. dot. spot. speck. full stop. stop. full point. post. fleck. macula. particular. period. speckle. tittle.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dot. period. point. respect. speck. speckle. spot. vertex. full stop. place. subject. military post. police post. isolated sentry.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

period. dot. point. spot. speck. full stop. place. item. pause. pitch. taint. tittle.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

point to point.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

Işık sadece vizörün merkezindeki “nokta” alanında ölçülür. Pozlama hesaplamasının doğru yapılmasını garantiler. Özellikle zorlu ışık koşullarında kolaylık sağlar.

Teknolojik Terim by

Türkçe Sözlük

(bk.) Nokta.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [نقطهء نظر] görüş açısı, bakım.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f ). Nokta, virgül gibi işaretler koyma.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

punctuation. pointing.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

punctuation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

punctuation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

punctuation mark.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

punctuation mark.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

punctuation marks.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Nokta koymak. 2. İşaret etmek: Orasını noktalamış.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pointy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

spotty. punctuated. dotted.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dotted.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

semicolon.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

semicolon.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

exactly. completely.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

undotted.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

focal point.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

focal point.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

midpoint.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

midpoint.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

the most important and the most delicate part of a matter. ropes.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

Bunlar, dijital fotoğrafçılıkta kullanılan farklı Otomatik Odaklama yöntemleridir. Sürekli AF, deklanşör düğmesi kullanıldığından doğru odaklama sağlar. Normal olarak deklanşör düğmesine yarım basılması, görüntü odağını ‘kilitler’. Sürekli AF modunda, doğru odaklama elde edilene kadar odaklamaya devam eder. Çok Noktalı AF, çekim alanı kameranın merkezinde olmasa dahi mükemmel olarak odaklanırken, odak kilidi yapmanız gerekmez ve daha yaratıcı olabilirsiniz. Merkez Ağırlıklı AF, odaklama için görüntünün merkezini kullanır.

Teknolojik Terim by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ellipsis.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

Diskin, en yüksek giriş seviyesine sahip bölümünü bulur. Bu durum, aşırı sinyal yüklemesini önler ve doğru kayıt seviyesi ayarı için kullanılır.

Teknolojik Terim by