Kira ne demek? | Kira anlamı nedir? | Kira

Kira anlamı nedir?

Kira ne demek?

Kira anlamı nedir?

Kira | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: kira

Türkçe Sözlük

(KİRA) (i. A.). 1. Bir ev, arsa, dükkân, yapı, hayvan vesairenin geçici olarak kullanılmak üzere sahibi tarafından diğerine verilmesi, Ar. ücret, icar, istîcâr: Kira ile ev, dükkân, araba tutmak; o ev kiradadır; bu köşk kiraya verilir mi? 2. Bu suretle verilip alınan bir mülk vesaire için sahibine verilen para, Osm. bedel-i İcâr. Ar. icâre: Bu dükkânın kirası kaç liradır? O kirasını veremedi. Gemi kiran — Navlun. Kira beygiri = Ücretle tutulan hayvan. Diş kirası = Eskiden bir zâtın iftârına gidenlere yemekten sonra verilen para veya hediye. Ağzını kiraya vermiş = Ağzını açıp da konuşmayanlar hakkında söylenir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

rent. hire. rental.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hire. rent. rental. renting. leasing. hiring.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

rent.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Kadın İsmi) - Bir kiraz çeşidi.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i.). «Son derece zorba» anlamındaki «alikıran baş kesen» deyiminde geçer.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Donmuş deniz, göl veya nehirlerde buzlan kırarak yol açmada kullanılan gemi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

icebreaker.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

icebreaker. iceboat.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Bir limandaki tekneleri dagalarm tesirinden korumak için denizde yapılan set.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

Bir limanı akıntılardan ve gelgitlerden korumak amacıyla gelgite açık koylarda, göllerde yada ırmaklarda gerçekleştirilen yapı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

breakwater.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

breakwater. jetty.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

jetty. mole. breakwater. wave braker.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Salepgillerden bir bitki (epipactis).

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

home rental. house rent.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(ka ile) (i. A. F.). 1. Fakire yakışır surette. Fakirâne bir evim vardır, fakirâne yaşamayı kabüllenip gelirinin çoğunu hayra sarfediyor. 2. Acizane (tevazu tâbiri): Fakirâne takdimine cüret ettim.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Mayıs ortalarında çıkan ve bağ filizlerine zarar veren fırtına.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

nutcracker.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

nutcrackers.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(ka ile) (i. F.). İtibârı, değeri olmayan bir adama ait olan yahut olarak, eskiden bu da yine tevâzu yerinde kullanılırdı: Artza-i hakîrânem; hakîrâne ifâde-i hâle cür’et eylerim.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

mango.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [انقراض] çökme, tükeniş.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

tükenmek, çökmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(j. botanik). Baklagillerden, çiçekleri kırmızı bir bitki.

Türkçe Sözlük by

Şifalı Bitki

(eşekotu): Baklagiller familyasından; boş arazilerde ve kurak yerlerde yetişen 30-60 cm yüksekliğinde çok yıllık dikenli bir bitkidir. Yaprakları kısa saplıdır. Çiçekleri pembedir. Meyveleri küçüktür. Köklerinde tanen, sakkaroz, zamk, uçucu ve sabit yağ, spinosin ve ononin vardır. Kökleri kullanılır. Kullanıldığı yerler: Terletir ve idrar söktürür. Vücuda rahatlık verir. Böbrek taşlarının düşürülmesine yardım eder. Böbrek ve mesane iltihaplarını giderir. Boğaz ağrılarını geçirir.

Şifalı Bitki by

Türkçe Sözlük

(i.) . Zühre, Venüs yıldızının bir adı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hire purchase.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

rent. rental.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

rental. letting value. rent money. hire charges / payment. rental charges / rate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lease.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lease.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lease agreement. hiring contract. hiring agreement. contract of lease / premises / tanancy. real agreement. contract of lease. contract of premises. contract of tenancy. indenture of lease. lease arrangement.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(KIRAAT) (i. A.). Okuma, cümle sökme, mütalaa: Kıraat etmek. Kırâat ve kitâbet = Okuyup yazma. Kırâat kitâbı = Okuma kitabı. İlm-i kırâat = Kur’an-ı Kerîm’in usul ve kaidesine göre okunması ilmi. Bu ilmi bilene «kaart»; cem’ine de «kurrâ» denir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

reading.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [قرائت] okuma.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

okumak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Müşterileri için gazete ve mecmua bulunduran genişçe, temiz ve iyi döşenmiş kahvehane.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

café (usually serving only cofee , tea or soft drinks.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [ قرائت خانه] kahvehane. 2.okuma salonu.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Kır hâlinde, işlenmemiş, imar olunmamış, boş, ıssız, münblt olmayan, verimsiz: Kıraç yerler; kıraç toprak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

barren.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

barren. waste. sterile. arid.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

waste. sterile. acid. arid. hungry. lean.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). İstavrit balığının küçüğü-

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

nutcrackers.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Kira ile bir ev veya daire ve oda tutan adam: O evde kiracı var; kiracısı yarın çıkacak. 2. Kira ile binek veya yük hayvanı işleten adam.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

tenant. leaseholder. hirer. lessee. renter.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lodger. tenant. renter. lessee.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lease holder. lessee. renter. tenant. leaseholder. lodger.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Kira evlerinde oturma: Artık kiracılıktan usandım, bir ev yaptıracağım. 2. Ücretle hayvan kiralayıp çalıştırma: Ada’da eşekleriyle kiracılık ediyor.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

tenancy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

being a renter or tenant.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Soğuk ve ayaz havalarda donmuş halde yağan veyahut yağdıktan sonra donan çly, Fars. jâle: Kırağı yağmış; bu kırağı ekinleri, bağları yaktı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hoarfrost. rime. frost. white frost. glaze.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

frost. hoarfrost. white frost.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

frost. hoarfrost. hoardfrost. rime.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

frosty.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. F. «kirâ» dan). Arşın’ın 16’da biri: Bir arşın üç kirâh kadar.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Yakın, karib, komşu, kırak yer, zıddı: ırak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lease. leasing. hiring. hire.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

charter. hire.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hiring. leasing. renting. chartering. conductio. farming out. hire. hiring out. lease. let. letting.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Kiraya vermek, Osm. İcâr etmek: Yaptırdığınız dükkânları kiraladınız mı? 2. Kira ile tutmak, Osm. İstîcâr etmek:,. Kış için bir ev kiralayacağım.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lease. rent. hire. buy. charter. hire on. job. tenant.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

charter. hire. let. rent. take. to let out. to let. to hire out. to rent out. to rent. to rent. to hire. to charter.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to rent. to hire. to let. to lease to. to rent from. to charter from. arrent. buy. charter. estate out. to let on hire. to take on hire. hire out. job. to grant a lease. let out on hire. let out on lease. to let for rent. to take a rent. take.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Kiraya verilmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Kira ile tutulmuş, kiraya verilmiş: Kiralı ev, dükkân.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

for rent. for hire. on hire. to let. to rent. rental.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to let. to rent aİ. for hire. for rent.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

for rent. to let. for hire. on hire.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

prostitute.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

safe deposit box. safe-deposit box.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hit man.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hit man. hired assassin. hired gun. hatchetman. professional criminal. professional killer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Kır beyi, taşrada oturan.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. kerîm). Kerîmler, büyükler, bk. Kerîm.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ کرام] yüce kişiler. 2.cömertler.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) 1.Soydan gelenler, soyu temizler, ulular, sergelil(Erkek İsmi) 2.Cömertler, eliaçıklar. Sahabenin lakabı olmuştur.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) 1.Cömertçe, eli açıklara özgü. 2.Soylular, ulular, şereflilerle ilgili.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A.) («karn»dan masdar). 1. Yakınlık. 2. (astronomi) İki gezegenin, bilhassa Zühre (Satürn) ile Müşteri (Jüpiter) gibi eskiden uğurlu olduğu kabûl edilen iki gezegenin bir burçta birleşmesi. Sahib-kırSn = Böyle iki gezegenin bir burçta tesadüfü sırasında dünyaya gelmiş olan mes’ut ve bahtiyar insan. mec. Cihangir, çok kudretli.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) («kırmak» dan). Öldüren, ortadan kaldıran, yok eden, mahveden, Ar. mühlik, muhrib. Koyun-kıran = Koyunları öldüren salgın hastalık. Saçkıran = Saçı döken hastalık. 3. Kervan kıran: Venüs.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

breaking. destructive. epidemic. murrain ölet. afet.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

murrain. pestilence.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ قران] yakınlaşma. 2.iki gezegenin aynı burçta birbirine yaklaşması.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Kır, kır düşmüş; kırla karışık: Kıranta bıyık. 2. Bıyığı kır ve sakalsız: Kıranta bir adam.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

grizzled.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Tekrar, tekerrür.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Tekrar tekrar. Ar. tekrâr ale’t-tekrâr: Kirâren söyledim, yazdım.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [کرارا] defalarca.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I.). istavrite benzer bir küçük balık.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (Yunanca’dan gelir ve «boynuz» demektir). Dört tane keçi boynuzu çekirdeği ağırlığında, mücevherata vesa.ireye mahsus bir ölçü olup yirmi dördü bir mıskal eder; takriben 5 kırat, 1 gramdır (Avrupa dillerinde de Arapça’dan alınarak karat denir).

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

carat.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

carat.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

of carats.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) 1.Genç, delikanlı. 2.Ürün vermeyen arazi. 3.Eşkıya yol kesen.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i.). Gülgillerden bir ağa; ve bunun etli, kırmızı renkte meyvesi. Dalbastı kiraz = Pek bol ve iri cinsi. Kuşkirazı = Ufak taneli yabanisi, Ar. mahleb. Kiraz ağacı — Bu meyveyi veren ağa;. Kiralatması = Gayet küçük elma. Arabistan kirazı = Arabistan’a mahsus bir ağacın meyvesi. Kiraz dudak = Çok kırmızı güzel dudak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cherry.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

berry. cherry.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Şifalı Bitki

(prunus avlum): Gülgiller familyasından; anayurdu Asya olan, düz kabuklu bir çeşit ağaç veya ağaçcıktır. Genellikle yapraklanmadan önce çiçek açar. Meyvesi, etli ve tek çekirdeklidir. Ev ilaçlarında sapları, meyvesi, kabuğu ve çiçekleri kullanılır. Kullanıldığı yerler: İdrar söktürür. Böbreklerde biriken zararlı maddelerin atılmasına yardımcı olur. Kabızlığı giderir. Kanın temizlenmesine yardım eder. Nikris, romatizma, damar sertliği ve mafsal kireçlenmesinde faydalıdır. Karaciğer şişliğine iyi gelir. Safra akışını normale döndürür. Sivilceleri önler. Susuzluğu giderir. Kabukları ishali keser. Ateşi düşürür. Çiçekleri göğsü yumuşatır ve öksürüğü giderir.

Şifalı Bitki by

İsimler ve Anlamları

(Yun.) (Kadın İsmi) - Gülgillerden, yapraklanmadan önce çiçek açan, düz kabuklu ağaç ve bu ağacın yuvarlak sulu ve tek çekirdekli yemişi.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Kiraz ağaçları çok olan yer. 2. Kiraz bahçesi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). Gülgillerden bir bitki ki, reçeli ve likörü yapılır (Lat. cerasusavium).

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Sığır vebası.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.). Sarhoşluk veren şeyler, alkollü içkiler: Müskirat resmi.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [مسکرات] sarhoş edici şeyler.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [متفکرانه] düşünceli düşünceli.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Sağlık Bilgisi

Tıp dilinde tinea tonsurans denilen saçkıran, bir çeşit mantarın neden olduğu bulaşıcı bir hastalıktır. Hiç vakit kaybetmeden tedavi etmek gerekir. Saçkıranlı hastanın tarağını kullanmak veya şapkasını giymekle bulaşır. Tedaviye, hastalıklı yerdeki saçları kesmek veya traş etmekle başlanır. Saçlar, haftada iki kere yıkanır. Aşağıdaki reçeteler uygulanır.

Tedavi için gerekli malzeme : Sarımsak.

Hazırlanışı : Saçkıranlı yer, ustura ile hafifçe çizilir. Sonra ortasından kesilmiş bir diş sarımsak sürülür.


Sağlık Bilgisi by

Türkçe Sözlük

(i. A. F.). 1. Cihangir hükümdar. 2. Bir çeşit lâle.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [صاحب قران] muzaffer hükümdar.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(f.a.i.) (Erkek İsmi) 1.Her zaman basan, üstünlük kazanan hükümdar. 2.Ünlü bir çeşit lale.

İsimler ve Anlamları by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [تحقير آميز] aşağılayıcı.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). Ayrı taçyapraklı ikiçeneklilerden bir familya. Örnek bitkisi taşkıranotudur.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). Taşkırangillerden bir bitki (saxifraga).

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. tezkîr). Tezkirler. (bk.) Tezkir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Yıldırımın zararını önlemek için binaların tepesine yerleştirilen ve ucunda bakır veya platin bulunan demir çubuk ve bununla toprak arasına çekilen bakır telden ibaret Alet, Osm. siper-i sâika, paratoner.

Türkçe Sözlük by