Kırış Kırış ne demek? | Kırış Kırış anlamı nedir? | Kırış Kırış

Kırış Kırış anlamı nedir?

Kırış Kırış ne demek?

Kırış Kırış anlamı nedir?

Kırış Kırış | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: kiris kiris

Türkçe - İngilizce Sözlük

wrinkled.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

rafter.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Haykırmak eylemi veya tarzı. 2. Haykırma sesi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

exclamation. squeal. cry. shout. scream.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cry. shout. holler. shouting. whoop.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Keman gibi bazı sazlara tel olarak takılan, sinir veya barsak şey. Kemanın kirişlerini germek; kiriş koymak. 2. Yayı germeye yarayan lâstikli bağ; yayın kirişini çekmek. 3. Döşeme ve tavan tahtalarını mıhlamak üzere odanın enince kılıçlama konulan kereste: Bütün kalastan kirişler konmuş olduğundan döşeme hiç esnemiyor. Birine kiriş olmak = Takılmak, ilişmek. Kulak kirişte olmak = Söylenilen şeyi kaçırmayıp İşitmek ve lâzım geldiği şekilde yapmak üzere dikkatli ve uyanık olmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

tendinous. catgut. string. chord. tendon. tie beam. balk. baulk. beam. bowstring. girder. gut. joist. ligament. rafter. rib. sinew. span. stringcourse. tie. timber. traverse. wire. catgut.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

beam. chord. girder. joist. ligament. sinew. tendon. rafter. balk. violin string. catgut.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

beam. girder. joist. rafter. bowstring. tender. chord. cross beam. crossbeam. member. sinew. tendon. truss.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

wrinkled.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Osmanlı devrinde kiriş yapılan fabrika.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

stringer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Kırışmış olan: Örtünün kırışıklarını düzelt.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

wrinkled. wrinkly. crinkly. crisp. crispy. liny. wrinkle. corrugation. crease. crinkle. furrow. pucker. ruck. seam.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

haggard. wrinkle. crease. pucker. wrinkled. creased.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

wrinkle. wrinkled. crinkle. crinky. crisp. furrow. ruck. rumple.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Kırışığı olan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

crease. pucker. ruck. seam. wrinkle. furrow.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

wrinkledness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

without wrinkle.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Kılıcına konulmuş kereste: Kiriş gibi kılıcına konulmuş, kılıçlama.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

stringing. drawing the joisting. end on.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Yayın kirişini çekmek, germek: Yayını kirişledi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to draw. to string. to joist. to furnish with joists.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

corrugation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Küçük katlanışlar meydana gelerek bir şeyin düzgünlüğü bozulmak. Çarşaf kırıştı. 2. Karşılıklı kırmak: Çocuklar yumurta kırışıyorlar. 3. Yarı yarıya paylaşmak (argo): Gel şu parayı kırışalım. 4. Cilveleşmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

crease. crinkle. crumple. wrinkle. to wrinkle. to crinkle. to crease. to crush. to crumple. to ruck up. to kill one another. to bet with each other. to divide among/between themselves.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to get wrinkled. to kill each other. to divide sth among or between themselves. to bet with each other. crease. crinkle. pucker. wrinkle.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

corrugation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (argo). Flört etmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

flirt with. cockle. wrinkle. wrinkle up. corrugate. crinkle. crumple up. frill. furrow. line. pucker. pucker up. ruck. ruck up. ruffle. rumple. shrivel. shrivel up.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

crease. crinkle. crumple. furrow. ruffle. rumple. wrinkle. to wrinkle. to ruffle. to rumple. to crinkle. to crease. to crumple. to crush. to carry on. to have it off. to get off with sb.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to wrinkle. to flirt with. corrugate. crease. crinkle. line. ruck. rumple.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

vocal cords.

Türkçe - İngilizce Sözlük by