Kırk ne demek? | Kırk anlamı nedir? | Kırk

Kırk anlamı nedir?

Kırk ne demek?

Kırk anlamı nedir?

Kırk | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: kirk

Türkçe Sözlük

(si.). Dört kere on. Ar. erbain, Fars. çihil, 40: Kırk gün; kırk kişi; kırk kilo; kırk beş; yüz kırk. Çok: Kırk kere söyledim. Kırkayak = 1. iki taraftan pek çok ayağı olan ufak bir kurt ki, çiyanın küçüğü ve zararsızıdır, Fars. çihil-pâ. 2. Başlıca kasıkta biten, pek çok olan ayaklarını tene kenetleyip yapışan bir cins küçük kene ki, çabuk çoğalır, kasık-biti. Kırkanbar = 1. Çok şeyleri içine alan yer veya mahfaza: Onun çantası, zihni kırk andır. 2. (denizcilik) Geminin çeşitli yükler taşıması. Kırkanbar balığı = Bir cins balık, büyük vatoz. Kırkbayır, kırkbayır barsağı = Geviş getiren hayvanların üçüncü midesi. Kırk bir kere = Çok: Kırk bir kere mâaşallahi Kırkta bir — Kırk eşit parçada bir parça. Kırk sual = Çok sorma, uzun uzadıya sorguya çekme. Kırk geçit = Yolun üstünde olup birçok defa bir kıyısından diğerine atlanması lâzım gelen nehir, dolambaçlı ırmak. Kırkkilit otu = Bir cins bitki. Kırkmerdiven = Dik yokuş. Kırk yılda bir = En sonunda pek seyrek olarak. Artık kırkına gelmiş = Yaşını başını almış.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., İskoç., ing., leh. kilise. the Kirk İskoçya kilisesi. Kirkman i. İskoçya kilise papazı veya üyesi. kirkyard i. kilise avlusu veya mezarlık.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Mavi hareli kanatan olan bir ördek çeşidi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Yarı sarhoş, içki İçerken sarhoşluğun ilk demlerinde olan adam. (bk.) Çakır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

half tipsy. mellow. merry.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Kırkanbar.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). I. İçinde çok çeşitli şeyler bulunan kap veya yer. 2. Çok şeyler bilen kimse, ansiklopedik bilgin.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(si.). Her birine veya her defada kırk: Henimiz kırkar lira aldık; tahtaları kırkar kırkar arabalara yüklediler.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

forty to each. forty at a time.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Çokayaklılar takımından olan böceklere verilen ad. 2. Kasık biti.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

centipede. millepede. millipede. polypod.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

centipede. millipede. crab louse kasıkbiti.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

millipede millepede.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Gevişgetiren hayvanların midelerinin bir kısmı.

Türkçe Sözlük by

Şifalı Bitki

(cryptogamae): Damarlı çiçeksiz bitkilerdendir. 100 kadar çeşidi vardır. Kibritotları, atkuyrukları ve eğreltiotları bu familyadandır. Yol kenarlarında ve kumlu topraklarda yetişirler. Kullanıldığı yerler: Burun kanamasını keser. Kesiklerde ve çıbanda faydalıdır. Balla karıştırılıp yenecek olursa, nefes darlığını giderir. Yaraları iyileştirir. Kandaki şeker miktarını düşürür.

Şifalı Bitki by

Türkçe Sözlük

(i.). Koyun vesair hayvanatın yapağısını kırpmaya mahsus büyük makas, sındı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Koyun vesairenin yününü kırkan kimse.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

clipper.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Koyun vesair hayvanların yapağısının kırpıldığı mevsim: Kırkımda yapağı bedelinden ödemek üzere borç aldı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

shearing. clipping. shearing season.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Gül ağaçlarında bulunan bir cins böcek, hanımböceği.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(dsi.). Kırk derecesinde olan, otuz dokuzuncudan sonra gelen: Kırkıncı gün, kırkıncı sene, yüz kırkıncı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fortieth.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fortieth.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Bir şeyin kenar ve uçlarından kesilen şeyler, kırpıntı: Ağaç kırkıntısı. 2. Kırpılan yapağı veya saç ve sakaldan düşen yapağı veya kıllar: Kırkıntıları toplamak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Halıcılıkta düğümleri sıklaştırmak için kullanılan tarak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Kırk günü doldurmak: Loğusa kırklamayınca dışarı çıkmaz; yeni doğan çocuk kırkladı mı? 2. Çok pis bir kabı tekrar tekrar yıkamak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. c.). Kırk aziz, kırk mübarek adam. Kırklara karışmak = Kayıp ve görünmez olmak, meydanda olmamak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Kırk parçadan mürekkep olan, kırk şeyi içine alan. 2. Bir zamanda yani biri kırklamadan diğeri doğan iki çocuğun her biri: Bizim çocuk ile komşununki kırklıdır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Kırk yaşında veya kırk lira vs. kıymetinde veyahut 40 sm. vs. ölçüsünde olan veya 40 kilo vs. olan: Kırklık bir adam, bir kadın, kırklık kadife, kırklık tahta, direk, kırklık fıçı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

consisting of forty. forty years old.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Hafif şap hastalığı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

shearing. clipping. bangs. clip. cropping. trim.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Kenarlarını ve uçlarını kesmek: Ağaç kırkmak. 2. Yapağıları veya saç ve sakalı kesmek: Koyunları, çocuğu kırkmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to trim. to clip. to shear. to ditch. crop. fleece.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Dik yokuş.

Türkçe Sözlük by