Kırma ne demek? | Kırma anlamı nedir? | Kırma

Kırma anlamı nedir?

Kırma ne demek?

Kırma anlamı nedir?

Kırma | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: kirma

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Kırmak işi. 2. Kumaşı katlamakla yapılan elbise süsü: Etekliğin kırmaları çok olur. 3. Kumaş vesairenin katlandığı ve büküldüğü yerde ortaya çıkan çizgi. 4. «Siyâkat» denilen eski bir yazı çeşidi. Vaktiyle muhasebede kullanılırdı (bu mânâ ile sıfat gibi de kullanılır): Kırma yazı. 5. Basılmış kitap formalarını kırıp katlama. Nesih, tâlik kırması (nestâlik) = «Şikeste» denilen sür’atli yazı. Kırma taş = (sıfat gibi) Şoseler için kırılmış ufak taş. bk. Kırmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

half breed. underbred. mongrel. crossbred. unblooded. hybrid. breaking. pleat. break. breakage. fracture. hybrid. injury. laceration. mestizo.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

breakage. mestizo. mongrel. offence. tuck. breaking. fracture. pleat. groats. half-breed. hybrid. collapsible. folding.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

act of breaking. pleat. group. crease. gather. ruffle. smocking. tuck.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

daunt. demoralize. discourage. dishearten. unnerve.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

abate. throw / pour cold water on. to cast a damper on. discourage. dishearten. dismay. unnerve.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Bazı hayvanlar ve bilhassa kuşlar: Dışkı yapmak, pislemek: Daima martılar çımkırdığı için, orasının temiz durması mümkün değildir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

gush. jet. outburst. spurt. squirt. emanation. eruption. spout.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

flush. jet. spurt.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

squirting. effusion. gush. spout. squirt.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. (Su veya diğer bir sıvı), şiddetli bir basınç altında, bulduğu dar bir aralıktan şiddetle sıçramak. Osm. feverân etmek: Bu fıskiyeden su beş metre yukarı kadar fışkırıyor. 2. Tohum büyük bir kuvvet ve şiddetle bitip birdenbire büyümek: Ektiğimiz tohumlar bir güzel fışkırmış ki.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

gush out. spurt. burst. belch. blow. ejaculate. erupt. flush. spout. squirt. well. well forth. well out. well up.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

flush. gush. spout. spurt. squirt. to gush out. spurt out. squirt forth. to spurt out. to gush. to squirt. to spout. to jet.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to gush out. to spurt out. to squirt forth. to jet. to spring up. emanate. gush. shoot. spew. spout. spurt. squirt. well.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

call. clamour. shriek. yell.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Bağırmak, hay huy diyerek ses çıkarmak, gürültü etmek: Bu herif ne haykırıyor?

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

shout. bawl. cry. cry out. shout out. burst out. burst in. call to. ejaculate. exclaim. roar. rumble. rumble out. scream. spit. whoop. yell.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cry. exclaim. shriek. whine. yell. to cry out. shout. scream. to cry. to shout. to scream. to exclaim. to shriek.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to cry out. to shout. to scream. to protest loudly. bawl. exclaim. holler. squeal. whoop.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Boğaz tıkanacak süreçte ve derinden iç çekerek ağlama: Hıçkırması işitiliyordu.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hiccup. to hiccup. to sob. hiccough.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to hiccup. to sob.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Boğaz tıkanarak ve derinden iç çekerek ağlamak: Hıçkırıp duruyordu. Hıçkıra hıçkıra ağladı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Islık çalmak, kuş gibi ötmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Basılmış formaları kırıp katlayan kimse.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

folder. miller of flour.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Sert bir şeyi vurmak, vurarak parçalara ayırmak, Osm. kesr ve şikest etmek: Taşı, aynayı, cevizi, değneği kırmak. 2. Doğramak, parçalamak, kaba ve iri öğütmek: Ekmeği kırmak; bulguru kırmak. 3. Batırmak, kahretmek, öldürmek, mağlûp ve telef etmek: Düşmanın askerini kırdı. 4. İndirmek, Osm. tenzil etmek: Fiyatını kırdı. 5. Vâdesi gelmemiş bir senet (bono) ve poliçe, maaş vesairenin bir miktarını indirerek üst tarafını peşin vermek, iskonto etmek: Bonomu bankada kırdırdım; yüzde yirmi eksiğine kırarlar. 6. Gücendirmek, hatır yapmamak: Bu kadarcık şey için beni kırmayın; ben sizi kırmam. 7. Bükmek, katlamak: Şu kâğıdı, şu bezleri kırıp toplayın. 8. Çok hayvan kesmek. 9. Fazlaca para kazanmak: Ama da para kırdı. 10. Bir şeyinşiddetini kesmek, indirmek: Güneş soğuğu kırdı; yağmur fırtınayı kırar. 11. Yatıştırmak, teskin etmek: inadı kırmak; kuluncu kırmak. Bel kırmak = Çok yormak, ümitsizlik vermek. Burnunu kırmak = Karşısındakinin kibrini yenmek, onu bir hareket, söz veya fiille mahcup edip, küçük düşürmek. Pot, koz kırmak = Hatâ etmek, ağzından söz kaçırmak («çam devirmek» bu mânâda, fakat daha ağırdır). Kırdığı ceviz bini geçti = Ettiği münasebetsizlikler haddi geçti!

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

put smb.'s nose out of joint. break. split. crack. hurt. offend. give offence. give offense. ruffle smb.'s feelings. breach. break down. bust. cut. dampen. fracture. lacerate. outrage. pique. rive. rupture. shatter. snap. snap off. stave in. sting. t.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

affront. break. bust. cut. exterminate. fracture. hurt. offend. pain. prejudice. prise. prize. pry. rupture. shatter. smash. snap.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to break. to chip. to split. to crush. to grind coarsely. to fold. to destroy. to kill. to cut down. to reduce. to offend. to hurt. to turn sharply to one side.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Ufaltmak, doğramak. 2. Elbise, kâğıt vesaireye kırmalar yapmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Kırmaları çok: Kırmalı etek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pleated.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Ağaçtan yün eğirecek başlı iğ, teşi. Akkirman, karakirman.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. bir çeşit İran halısı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Erkek İsmi) 1.Hisar, kale. 2.İran’da bir eyalet ve bu eyaletin bugünkü merkezi.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i.). Hisar, kale.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - (bkz.Kirman).

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Ürküp kaçmak: Kuşlar kışkırdı. 2. Telâşa düşmek, korkup ürkmek. 3. Heyecana gelmek, kızgınlığa düşmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). (hayvan) Derin nefes almak, içini çekercesine solumak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Tüskürmek.

Türkçe Sözlük by