Kişver-giri ne demek? | Kişver-giri anlamı nedir? | Kişver-giri

Kişver-giri anlamı nedir?

Kişver-giri ne demek?

Kişver-giri anlamı nedir?

Kişver-giri | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: kisver giri

Türkçe Sözlük

(i. F.). Ülke tutuculuk, hükümdarlık.

Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

DVD ya da benzer bir kaynaktan 5.1 Surround Ses bilgisi alan bir giriş. 5.1 Surround Ses, iki ön kanal, iki arka kanal, bir merkez ve bir subwoofer kanallarından oluşmaktadır.

Teknolojik Terim by

Türkçe - İngilizce Sözlük

long horse.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

Araç müzik sisteminize Sony Network WALKMAN® gibi çeşitli taşınabilir ses cihazlarını bağlamanızı sağlar. Ayrıca araç içi video sisteminizin sesini, araç müzik sisteminize yönlendirmek için de kullanabilirsiniz.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Bu, Sony’nin daha fazla depolama ve MP3’ten daha iyi ses kalitesi sunan benzersiz ses sıkıştırma teknolojisidir.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Araba stereosunun ön tarafına yerleştirilmiş auxiliary girişi (3,5 mm mini jak). Hoparlör çıkışı aracılığıyla MP3 gibi taşınabilir ses cihazlarını bağlamak için kolay erişim sunar.

Teknolojik Terim by

Türkçe Sözlük

(i.). Bağırmak fiili ve tarzı, nâra, sayha: Bu bağırış nedir? (bk.) Bağrışma.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

shouting. clamour. holler. scream.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Çağıran.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Bağırma, haykırma, nidâ, sayha, yüksek ses. Fars. Bülend-Avâz.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Cihangirlik.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [جهانگيری] büyük hükümdarlık, imparatorluk.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Bu özelliğe sahip kaydediciler, Euro AV üzerinden Pay-TV Dekoderlerine bağlanmaya hazır halde sağlanmaktadır.

Teknolojik Terim by

Türkçe Sözlük

(i.). Başı at başına benzediği İçin bu adla anılan kıvrık kuyruklu küçük bir balık cinsi.

Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Bu bağlantı, koaksiyel Dijital Giriş/Çıkış’a sahip diğer HiFi bileşenlere kayıpsız koaksiyel dijital iletim sağlamak için kullanılır.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Bu optik bağlantı, optik Dijital giriş/çıkışa sahip diğer HiFi bileşenlere kayıpsız dijital iletim sağlamak için kullanılır.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Bu optik bağlantı, optik Dijital girişe sahip diğer HiFi bileşenlere kayıpsız dijital iletim sağlamak için kullanılır.

Teknolojik Terim by

Türkçe - İngilizce Sözlük

wheel horse. work beast.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

DV Giriş/Çıkış terminali, DV-kaydedilmiş verilerin, bağlı DV cihazlara dijital sinyal olarak gönderilmesine izin verir. DV Giriş/Çıkış terminali kullanılarak , video/audio, dizin verileri ve dublaj sesler tek bir kablo bağlanılarak aktarılabilir.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

DV Giriş/Çıkış terminali, DV-kaydedilmiş verilerin, bağlı DV cihazlara dijital sinyal olarak gönderilmesine izin verir. DV Giriş/Çıkış terminali kullanılarak , video/audio, dizin verileri ve dublaj sesler tek bir kablo bağlanılarak aktarılabilir.

Teknolojik Terim by

Türkçe Sözlük

yahut İĞİRİCİ (i.), iplik bükmek işiyle meşgul adam.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Münakaşa etmek, vızıltı ile kavga etmek: Bütün gün gırgırlaşıyorlar.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Yaka, cep: Çâk-ı girtbân: Yakanın yırtılması. Girîbln-çik = Yakesı yırtılmış, mec. Çok kederli.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [گریبان] yaka.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Yaka tutucu, tutan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Bir çeşit gömlek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Savaş, kavga.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(hi.). 1. Girit adasına ait. 2. Girit ahalisinden olan, Giritli.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Farsça girlft’ten galat), (bk.) Girift.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. giriften’den imas.). Tutma, yakalama: Haydutları girift ettiler.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.) (yukarıdaki ite aynı kelime). 1. Birbirine geçmiş, karışık: Girift yazı. 2. Türk musikisinde, küçük bir ney’e benzeyen, nefesli çalgı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

involved. intricate. interlaced.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

involved. intricate. laboured. complex. entangled. complicated. involute.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [گرفت] karmaşık, çapraşık.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). 1. Tutulmuş, tutsak, esir: Düşmanın eline giriftâr oldu. 2. Düşkün, tutkun, esir: Aşka giriftâr oldu. Bir derde giriftâr oldu.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [گرفتار] yakalanmış, tutulmuş, müptela.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Giriftârcasına, giriftâr olarak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Tutkunluk.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Tutulmuş, tutkun.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

intricacy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Düğüm, Ar. ukde. Glrlh girih = Düğüm, düğüm.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [گره] düğüm.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [گره گير] dolaşık.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [ گره گشا] düğüm çözen. 2.sorunları halleden.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Kaçmış, kaçkın, Ar flrârî.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Vızıltıcı, vızıltılı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Girmek ve bu fiil mümkün olmak. Ar. duhûl: Bu kapıdan girilir, öbüründen çıkılır. Ehramın içine girilebilir mi?

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be entered.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Alaca ve siyah kürkü olan bir cins küçük sansar.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Bir şeyin içeriye girmiş yeri. Çıkıntı mukabili: Duvarın orasında bir büyük girintisi vardır. Bu binanın girintileri çıkıntıları pek çoktur. 2. Tashih İçin satırlar arasına eklenen küçük satır: Yazı girintisi. 3. Yüke yeni giren dört yaşında deve.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dent. recess. indentation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

indent. recess. indentation. notch. groove. cove. insertion. recession. bay. pit.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). İçeriye girmiş yerleri olan: Pek girintili çıkıntılı bir bina.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

indented. recessed.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

having recesses.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

wavy. zigzag. toothed. craggy. intricate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

unindent.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Girmek işi ve tarzı. Ar. duhul: Onun kapıdan girişi insanı korkutur. 2. Girilecek yer ve taraf. Ar. medhal: Binanın en ziyade girişine dikkat etmeli. Girişi gösterişli olmalı. 3. Başlangıç, Ar. Şürû, mübâşeret, ibtidâr: Söze, bahse girişi. Giriş çıkış = Bir çeşit ufak çocuk oyunu.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lead-in. entry. entrance. admittance. input. inlet. intake. introduction. checkin. access. adit. admission. ante. door. doorway. entree. exordium. induction. inflow. influx. ingress. lead in. pass. port. preamble. prelude. proem. vestibule.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

access. admission. door. doorway. entrance. entry. foyer. inlet. input. intake. introduction. preamble. preliminary. prologue.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

preamble. input. introduction. entry. access. entrance. gate. inlet. intake. going in. adit. admission. arrivals. hall. matriculation. frontispiece. preface. participation. approach. elementary. entree. prelude. prologue. vestibule.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

threshold gate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

entrance / front door. entrance / entry door.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

entry card. car of admission.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

CD üzerindeki her parçanın başlangıcı çalınır.

Teknolojik Terim by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fee.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

admission fee. entrance fee. admission. charge for admittance. entrance rate. entry / entrance fee. cost of entry. entrance. entry fee. attendance fee. door money. gate money. payment for administration. price of admission.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

intricate. complex.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

complex sentence.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Herhangi biri girişmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be meddled. to be undertaken.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. fizik) (y. k.). iki titreşim hareketinin birbirini yok etmesi hadisesi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

interference. enterprise. undertaking. go. approach. attempt. bid. effort. essay. fist. initiative. ploy. shot. show. step. trial. venture.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

attack. attempt. bid. enterprise. fling. go. move. shot. show. step. try. undertaking. interference.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

interference. enterprise. initiative. attempt. crack. shot. smack. undertaking. venture. whirl. business venture.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

enterprising. entrepreneurial. go-ahead. entrepreneur. entrant. promoter.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

entrepreneur. contractor.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

entrepreneur.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

entrepreneurship.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

entrepreneurship. enterprise.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I.). Daima teşebbüs hâlinde olan, müteşebbis.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

enterprising. pushful. aggressive. sociable. companionable. full of pep. clubable. clubbable. clubby. pushing. up and coming. up-and-coming.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

aggressive. enterprising. pushing. pushful. energetic.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

enterprising. energetic. aggressive.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

enterprisingness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

showing / having enterprise / initiative. gumption.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Girme, geçme, zıvanalı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Naz, işve, yan bakış, göz ve kaş ile yapılan işaretler, cilve.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

embarkation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Karşılıklı biribirlne girmek. 2. Başlamak: Bu işe girişmem lâzım.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

attempt. to meddle. interfere. to attempt. to enter into sth. to pitch into sth. to have a bash at. to go at sth. to knuckle down. to pitch into sth. to begin to beat. to beat sb up.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to meddle. to interfere. to mix up in. to attempt. to undertake. to set about. to get tangled up. to be intertwined. to get into a fight or quarrel. embark. enter. essay. get down to. make. mount. plough plow with sth.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(hi. coğrafya) (Yunanca’dan). Akdeniz’in en büyük adalarından biri. Araplar İkrftiş derlerdi. Girit lâlesi = Şakayık çeşidi. Girit pelini = Bir cins bitki.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cretan.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Girit adası ahalisinden olan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Bağırma, çığırtı, feryat.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [گریو] haykırış, çığlık.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [ گریوه] çıkmaz, sorun. 2.geçit.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). 1. Çıkmaz sokak, pek dolaşık yol. 2. mec. Zorluk, Ar. suûbet, müşkülât, çaresiz hal, Fars. girdâb: Bir girîveye düştü.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). 1. Kaçma, firar: Cây-ı girîz: Kaçacak yer, Ar. melce. 2. Kaçan firar eden, korkup sakınan (sıfat terkibi teşkiline de girer): Merdüm-glriz = İnsanlardan kaçan, kimseye yakın olmayan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Girizme.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (Farsça gâhriz’den). Pislik ve çirkef lâğımı: Keriz tıkanmış, kerizi açmışlar. Keriz suyu. (bk.) Keriz.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). 1. Kaçan, kaçıcı: Girizân olmak = Kaçmak. 2. Kaçarak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Tabiî ve yaratılıştan olan hal ve keyfiyet, Ar. cibillet, hilkat.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(GÜRİZENDE) (i. F.). Kaçan, kaçıcı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). 1. Kaçacak ve sığınacak yer. 2. Kasidede konuya giriş beyti.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (mü. gırîziyye). Tabiî, esasta olan: Harâret-i gırîziyye = İnsan ve hayvanda solunumdan meydana gelen iç sıcaklık.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) GirîzSn.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Kaçan, (bk.) Girîzende.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Batlamyos coğrafyasına göre dünyanın yedi ülkesi.

Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Amplifikatör, sinyalleri doğrudan kafa biriminin hoparlör çıkışlarından alabilir. Bu, kafa biriminde özel bir pre-amp çıkış olmasa bile yüksek güç çıkışı sağlar.

Teknolojik Terim by

Türkçe Sözlük

(i. F.). İklim, ülke: Kişvar-i RÜm = Anadolu’nun eski kaynaklardaki adı.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [کشور] ülke.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Kadın İsmi) - Ülke.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. F.) (c. kişve-gir). Ülke tutanlar, hükümdarlar.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Ülke tutarcasına, hükümdarca.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Ülke tutuculuk, hükümdarlık.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Ülke açan, cihangir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Ülke açıcılık, cihangirlik.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [کشورکشا] fatih, ülkeler alan.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Line level seviyesinde çalışan bir giriş türü.

Teknolojik Terim by

Türkçe Sözlük

(i. F.). İnsandan kaçan, insanlara karışmaktan hoşlanmayan kimse.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [مرمگریز] insanlardan kaçan.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

MICROMV ürünlerinde, dijital video görüntüsünün transfer edilmesi için i.LINK™ terminali kullanılır. Farklı bir veri sıkıştırması teknolojisi kullanıldığından DV ya da Digital8 biçimleriyle uyumlu değildir.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Motorlu giriş seçici, CD, radyo ve kaset giriş sinyallerinin yüksek kaliteli, kayıpsız değiştirilmesini sağlar.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

NTSC (National Television Standards Committee) Video Girişine sahip TV’ler, NTSC Video Kameralara, Video Disk oynatıcılara ve sabit video kaydedicilere bağlanabilirler.

Teknolojik Terim by

Türkçe - İngilizce Sözlük

private enterprise. private enterprise / undertaking. privately owned enterprise. private concern. private initiative. privately owned enterprise / establishment / undertaking.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

private enterprise. private enterprise / undertaking. privately owned enterprise. private concern. private initiative. privately owned enterprise / establishment / undertaking.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

private entrepreneur.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

private entrepreneur.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

PC’nin, video grafik adaptörüne gerek duyulmadan doğrudan TV’ye bağlanabilmesini sağlar.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

S-Video, parlaklık ve renk bilgilerini ayrı ayrı aktararak gelişmiş bir video görüntüsü sağlar. Bu standart, değiştirilebilir bir SCART konektörü ya da ek bir 4 pimli jakla kullanılabilir.

Teknolojik Terim by

Türkçe - İngilizce Sözlük

water buffalo.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hippo. hippopotamus.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hippopotamus.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F ). Taraf tutma, taraf çekme, taraftarlık, Osm. tarafgirlik.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

yak.

Türkçe - İngilizce Sözlük by