Kıt’a ne demek? | Kıt’a anlamı nedir? | Kıt’a

Kıt’a anlamı nedir?

Kıt’a ne demek?

Kıt’a anlamı nedir?

Kıt’a | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: kita

Türkçe Sözlük

(i. A.). 1. Kesme, Ar. kat. 2. (matematik) Dairenin İki çapıyla bunların arasındaki yayın teşkil ettikleri üçgen ki, dairenin bir kısmıdır: Kıtâ-ı dâire.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

continental. corps. detachment. continent. verse. canto. quatrain. battalion. stanza. stave. strophe.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

continent. continent anakara. detachment. quatrain.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

continent. detachment.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Quatrain. mainland. section. verse.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (c. kıtaât). 1. Parça, cüz, bölük, kısım: Araziyi on kıt’aya ayırdık. 2. Memleket, taraf: iran’ın bazı kıt’alarında. 3. Dünyanın bölündüğü 6 büyük kara parçasının beheri: Avrupa, Asya, Afrika, Kuzey ve Güney Amerika, Okyanusya. 4. Sayı ve para gibi miktar gösteren bazı şeyler hakkında kullanılır: Beş kıt’a gemi; üç kıt’a tarla; İki kıt’a yazı. S. (askerlik). Askerî birlik: Kıt’a-i askeriyye. 6. (edebiyat) İki beyitten veya dört mısrâdan ibaret nazım parçası. 7. (matematik) Bir dairenin bir yayı ile onun çapı arasındaki kısmı: Kıt’a-i daire denilir. B. (anatomi) Kesik organın vücutta kalan parçası.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [قطعه] parça.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [بلاانقطاع] kesintisiz, aralıksız.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

coloring book.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pocketbook.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pocket volume. pocketbook. pocket book.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

school book.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

textbook.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

instruction book. schoolbook. textbook.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

kesintiye uğramak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

E-kitap okuyucuları okuma konusundaki yeni kuşaktır. Sony’nin Reader’ı, 160 adete kadar orta boy e-kitabı her yere yanınızda götürmenizi sağlar. Normal bir karton kapaklı kitaptan daha küçük, daha ince ve daha hafif olan Reader, tıpkı bir müzik ve MP3 çalarda olduğu gibi elektronik kitapları anında karşıdan yükleyip aktarmanızı sağlayan yazılımla birlikte gelir. Waterstone’s.com/ebooks sitesinde, isterseniz PC’nizde veya dizüstü bilgisayarınızda ya da bir flaş bellek çubuğunda saklayabileceğiniz Reader kitaplığınıza ekleyebileceğiniz binlerce kitap bulunmaktadır. Reader kitaplara yer işareti koymanızı veya sayfadaki metni büyütmenizi sağlar; en son nerede kaldığınızı da hatırlar – siz hatırlamasanız da. Son derece uzun pil ömrü sayesinde şarj etmeden neredeyse 7.000’e yakın sayfa çevirebilirsiniz. Tatilde, trende, evde veya çalışma odasında, nerede kullanırsanız kullanın, E Ink® ekran teknolojisinin kağıda benzeyen kalitesi tıpkı gerçek kitaplarda olduğu gibi parlama olmayan bir görüntü sağlar.

Teknolojik Terim by

Türkçe - İngilizce Sözlük

yol üzerındekı köprüden geçen demıryolu.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

companion. handbook. manual.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

handbook.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

unrecorded. undocumented. thoughtlessly. at random. casually.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «kat» dan masdar). 1. Kesilme, ara verilme, devamına engel gelme. 2. Kesilme, bitme, tükenme, son bulma: Eski usullerin inkıtâı tabiîdir.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [انقطاع] kesilme, kesintiye uğrama.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

continental shelf.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [کتاب] kitap.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bible.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.), fâşağıda geçen «kitâbet» ile aynı mânâda olduğu halde, Türkçe’de başka mânâ almıştır). 1. Umumî bir binanın kapısı üzerine, mezar taşına ve bu gibi başka yerlere yazılan ve kazdırılan yazı, yazıt: Kitâbesi okunmayacak kadar bozulmuş. Kitâbe-i seng-i mezar = Mezar taşı yazıtı. 2. Top falyesinin çevresinde ve buna benzer yerlerdeki kabartma. 3. Bir kitabın başına yazılan isim ve unvan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

epigraph.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

inscription. tablet. epitaph yazıt.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

epigraph. inscription. marble. superscription. tablet.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ کتابه] mezar taşı yazısı. 2.yazıt.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Kitâbesi olan mezar, Abide vs. 2. Şekiller ve çiçeklerle nakışlı: Kitâbeli tavan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). 1. Yazma, yazı, yazma san’atı: Kırâat (okuma) ve kitâbet (yazma) herkes için lâzımdır. 2. Kâtiplik, nesir yazmak, kaleme almak işi ve iktidarı: Kitâbet öğrenmek; iyi kitâbetl vardır; kitâbet hocası. 3. Kâtiplik: İdare meclisi kitâbesinde bulunuyor. Meclis başkitâbeti = Başkâtipliği.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. T.). Kitapçı dükkânı, kitap satılan yer, kitaphane.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bookshop. bookstore.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bookstore.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [کتابخانه] kütüphane.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (mü. kitâbiyye). 1. Kitaba ait, bir kitapda yazılı olan. 2. Kutsal kitaplardan birine tâbî olan. 3. Önemli birinin kitaplarını idareye memur adam, kitapçı, Osm. hâfız-ı kütüb. Kltâbî-İ hazret-i şehriyâri = Padişahın başkitapçısı. Ser-kitâbi = Kitapçıbaşı. 4. Hind ve Şam’ın eski bir cins nakışlı kumaşı: Hind kitâbîsi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bookish.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bookish. book learned.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(KİTABİYYAT) (i.). Bibliyografi, bibliyografya, kitap bilgisi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Ağaçların iç kabuğu, kâğıt yapılan öz.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. A. «kati» den). 1. Vuruşma, Ar. mukatele, mudârebe, muşâcere: Aralarında kıtâl vuku buldu. 2. Muharebe, mücadele, cenk, kavga: Harp ve kıtâl.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ قتال] savaş. 2.birbirini öldürme.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(KİTAB) (i. A.) (c. kütüb). Yazılmış veya basılmış ve bir kabın içinedikilmiş kâğıtların toplamı: Kitap okumak; kitap yazmak; kitap basmak, çıkarmak. Kitâbullah = Kur’an-ı Kerîm. Ümmü’l-Kitâb = Kur’an-ı Kerîm’in hükümlere ait Ayetleri. Ehl-i Kitâb = Kutsal bir kitaba tâbi olan Hıristiyanlarca Museviler. Hâfız-I kütüb = Bir kütüphanenin kitaplarını idare, muhafaza ve müracaat edenlere bulup vermeye memur adam. Hesap kitap = Uzun uzadıya inceleme. Dârü’lkütüb, hazîne-i kütüb = Kütüphane. Kütüb-i semâiyye = Tevrât, incil, Zebur ve Kurân.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

book. writing.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

book. commercial art. cover paper. opus.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bookcase.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

library case.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

book fair.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dust jacket.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cloth board.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bookworm.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bookworm.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Kitap satan adam, Ar. sahhâf: Kitapçılarda aradım falan kitabı bulamadım. 2. Bir şahısın kitaplarını idareye memur edam: Falan zât vaktiyle Reşid Paşa’nın kitapçısı idi. Kitapçı-başı = Ser-kitâbî-i hazret-i şehriyârî, padişahın baş hâfız-ı kütübü.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

book seller.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bookseller. book store. bookshop. bookstore.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bookseller. bookstore.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Kitap basmak, satmak san’atı ve meşguliyeti. 2. Birinin kitaplarını idare etmek görevi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bookselling.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Kitap koyup saklamaya mahsus oda veya umuma ait bina («kütüphane» daha çok kullanılır).

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Kitap odası. 2. Kitap rafı, kitap dolabı (kütüphane mânâsında kullanılması yanlıştır).

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

library. bookshelf. bookcase.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bookcase.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

library. bookcase. bookshelves.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Kutsal kitaplardan hiçbirine tâbî olmayan ve inanmayan, Ar. müşrik, mülhid. Dinsiz.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bookless. lacking books who do not accept the bible and the Koran.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Yun. A.). Telli bir çalgı, gitar. bk. Gitar.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

epitaph.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

primer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

reading book.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(SEVK-I TABİİ) (i. F.). bk Sevk.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ ام الکتاب] Fâtiha sûresi. 2.levhimahfuz.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by