Kıvır Zıvır ne demek? | Kıvır Zıvır anlamı nedir? | Kıvır Zıvır

Kıvır Zıvır anlamı nedir?

Kıvır Zıvır ne demek?

Kıvır Zıvır anlamı nedir?

Kıvır Zıvır | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: kivir zivir

Türkçe Sözlük

(i.). Değersiz, ehemmiyetsiz, ıvır zıvır: Bu pek öyle kıvır zıvır bir eser sayılmaz.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Saçma, sapan, lüzumsuz şeyler.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Durmaksızın dolanıp sarılmayı taklit ve ifade edip art arda kullanılır: Kıvır kıvır kıvrılmak, kıvranmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

in curls.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Değersiz, ehemmiyetsiz, ıvır zıvır: Bu pek öyle kıvır zıvır bir eser sayılmaz.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) 1. Düz durmayıp kıvrılan, buruşup toplanan, buruşuk: Kıvırcık saç, sakal; kıvırcık lahana, salata; kıvırcık koyun. 2. Koyunun, tüyü, kıvrılan, kuyruğu İnce ve kısa bir cinsi ki, başlıca Rumeli’ne mahsus olup eti lezzetli ve makbûldür: Rumeli kıvırcığı; o kasap, kıvırcıktan başka koyun kesmiyor. 3. Kıvırcık koyunun eti: Kıvırcığı kaça veriyorlar?

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

curly. crisp. frizzy. crispy. curled. frizzly. woolly. curly-fleeced sheep. curly-head. curly-pate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

curly. frizzy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

curly. frizzy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Kıvırmak işi. 2. Kumaş kenarının fitil gibi burularak dikilmesi, biye.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

twist. curling.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

curling. twistling. crimping. folding. bend. bender. contortion. involution.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Eğirip bükmek kıvırcık hâline koymak: Saçını sakalını kıvırmak onun merakıdır. 2. Katlamak, bükmek, kırmak: Şu kâğıdın ucunu kıvırmaIı. 3. Kumaşın kenarını parmak ucu İle büküp öyle durması İçin dikmek, büzerek ve fitil yeparak kenarını kırmak: Şu mendilin kenarını kıvırmak 4. mec. Becermek, başa çıkmak: O işi de kıvırdı; bunu kıvırabilirse aşk olsun. 5. Oynamak, raksetmek, nâz ve cilve ile kırılmak: Kıvıra kıvıra oynadı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

squirm out of. have a command of. bend. twist. curl. fold. turn down. turn back. handle. manage. do successfully. angle. contort. crimp. crisp. crook. curl up. drape. enfold. entwine. entwist. fold down. frill. frizz. frizzle. gauffer. goffer. gopher.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

crook. double. invent. turn. twine. twist. weave. to curl. to frizz. to twist. to crook. to crimp. to crinkle. to dance/walk in a sexy way. to fold back. to pull off. to succeed in. to invent. to make up.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to curl. to twist. to crimp. to fold back. to pull off. to manage to do. to undulate or to wriggle sensuously (a part of the body. bend. crook. crumple. fold. turn down. writhe.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Eğirtip büktürmek: Şu ibrişimi biraz daha kıvırtmalı. 2. Katlamak, büktürmek, kırdırmak: Yazılı kâğıtların birer köşesini kıvırtmalı. 3. Kumaşın kenarını fitil gibi büktürüp diktirmek: Şu tülbentlerin kenarlarını kıvırtmalı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

twist.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to have sb curl or twist sth.

Türkçe - İngilizce Sözlük by