Kıyafet Balosu ne demek? | Kıyafet Balosu anlamı nedir? | Kıyafet Balosu

Kıyafet Balosu anlamı nedir?

Kıyafet Balosu ne demek?

Kıyafet Balosu anlamı nedir?

Kıyafet Balosu | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: kiyafet balosu

Türkçe - İngilizce Sözlük

fancy-dress ball. costume ball. fancy dress ball.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

night attire.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

imposing out. well-dressed.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

small and unprepossessing (man.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dress. rig.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

attire. dress. outward appearance.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

well dressed.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(KIYAFET) (i. A.). 1. Kılık, insanın dışarıdan görünen şekli, heyet, suret: İnsanın ahlâkı kıyafetinden bellidir. Bir adamın giydiği elbisenin umumt görünüşü: Derviş kıyafetinde bir adam; kıyafetini değiştirip garip bir kıyafete girmiş. Tebdil-I kıyâfet = Tanınmayacak bir kılığa girmek. Kılık kıyafet yolunda = Görünüşüne diyecek yok. 3. insanın simasından ahlâk ve karakterini anlamak mârifeti: llm-l kıyâfet, fizyonomi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dress. habiliments. costume. togs. apparel. attire. caparison. garb. get-up. habit. livery. turnout. vesture.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

attire. clothing. gear. raiment. clothes. dress. costume.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

attire. dress. clothes. costume a person's overall appearance. apparel. costume. garb. habit. livery. rig. trim.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [قيافت] kılık, görünüm.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fancy-dress ball. costume ball. fancy dress ball.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Kıyafet ilminden (fizyonomiden) behseden kitap.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Şekil, biçim veya giyeceği uygun ve yolunda olan: Kıyafetli bir adam idi. 2. Belli bir kılıkta bulunan: Mübaşir kıyafetli bir adam geldi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dressed in a certain way.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I.). Şekil, biçim veya giyeceği yolunda olmayan, kıyafeti uygunsuz: Adam kıyafetsizin biri. Bu defa onu pek kıyafetsiz gördüm. Tekdir için de kullanılır: Haydi şuradan kıyafetsiz herifi

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

untidily dressed. unprepossessing in appearance.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

untidiness of dress. lack of a prepossessing appearance.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Genel Bilgi

19’uncu Yüzyılın başlarında İstanbullu gençler arasında kabadayılığın o zamanki diğer bir şekli olan Külhani dolaşmak moda olmuştu. Bu kişiler başlarına üç metre boyunda şal sarar, bacaklarını açıkta bırakan kalyoncu mintanı giyer, kollarını sıvar, vücutlarına çeşitli dövmeler yaptırarak etrafa hava atarlardı. Bu kıyafete “Pırpırı Kıyafet” denirdi.

Genel Bilgi by