Kıyas ne demek? | Kıyas anlamı nedir? | Kıyas

Kıyas anlamı nedir?

Kıyas ne demek?

Kıyas anlamı nedir?

Kıyas | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: kiyas

Türkçe Sözlük

(KIYAS) (I. A.). 1. Bir şeyi diğer bir şeye benzeterek veya ona göre tutarak hükmetme: Kırdaki yolları şehrin sokaklarıyla kıyas etmemeli; benim işim onun işiyle kıyas olunmaz. 2. Benzetme, benzerlik: Bu adamı başkasına kıyas etmeyin; bu kimse ile kıyas kabûl etmez. 3. (edebiyat) Umumî kaideye uyma: Kıyâs ile tasrîf olunan fiiller. 4. Doğru sayılan bir hükümden üçüncüyü çıkarma esasına dayanan muhakeme usûlü. 5. (fıkh) Ayet ve hâdîs İle, ispatlanmamış konuların Ayet ve hadîse dayanan benzerlerine uydurulması. Bî-kıyâs = Derecesiz, hadden fazla. Ala’l-kıyl» = Kıyas olarak. Allgayri’-l-kıyâs = Kaideye uymayarak. Kıyîs-ı nef» = Kendine benzeterek hükmetme, kendinden örnek alma.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

comparison. comparing. analogy. syllogism.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

comparison karşılaştırma. analogy örnekseme. syllogism tasım.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

analogy. syllogism. comparison. comparing. deductive reasoning. compare.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [قياس] karşılaştırma, mukayese.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) 1.Bir şeyi başka şeye benzeterek hüküm verme. 2.Karşılaştırma, örnekseme. 3.Umum kaideye uyma.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. biyoloji). Hem suda, hem karada yaşayabilen bitki veya hayvan.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [قابل قياس] kıyaslanabilir, karşılaştırılabilir.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.), t. Benzetilerek, uydurarak, nisbeten: O işe kıyâsen bu, bir şey değildir. 2. Benzeterek: Birini öğrenirseniz diğerlerini de ona kıyâsen yaparsınız. 3. Kaideye uydurarak: Bu fiil kıyâsen tasrîf olunur. Zıddı: Semâen.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

by comparison.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Uyanıklık, zekîlik, zekâ, anlayış, fetânet: Kiyâset sahibi bir adam.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [کياست] zekilik, uyanıklık.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - Uyanıklık, anlayışlılık.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (mü. kıyâsiyye). 1. Benzetme yoluyle olunan: Kıyâsî hüküm. Umumî kaideye uygun ve tâbî olan: Kıyâsî fiiller.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Canına kıyarcasına, adam akıllı: Kıyasıya dövdü.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

mercilessly. ruthlessly.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

mercilessly. cruelly. savage. murderous action. dog- eat dog-.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

comparison. comparing.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

comparison. comparing. analogy. making an analogy. benchmarking.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Karşılaştırmak, mukayese etmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

compare. check against. class with. equate. parallel. set against.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

balance. to compare.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to compare. to make an analogy. deem. parallel.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be compared.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) VAhid.

Türkçe Sözlük by