Kıyı ne demek? | Kıyı anlamı nedir? | Kıyı

Kıyı anlamı nedir?

Kıyı ne demek?

Kıyı anlamı nedir?

Kıyı | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: kiyi

Türkçe Sözlük

(I.). 1. Kenar, uç, köşe: Bir kıyıya çekilmek; çayırın kıyılarında. 2. Deniz kenarı, sahil, Osm. leb-i deryâ: Pusulanın icadından evvel gemiler kıyıları takip ederlerdi; gemi kıyıya düştü; dalga enkazı kıyıya attı («deniz kıyısı da denir). Kıyıda bucakta = Köşede kenarda, ötede beride. Kıyı rüzgârı, kara rüzgârı = Gece vakti ekseriya karadan denize esen rüzgâr. Kıyı sıra = Sahil boyunca, sahili takip ederek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

inshore. side. edge. coast. sea coast. shore. bank. brink. littoral. strand. waterside.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

beach. coast. coastline. seaboard. seafront. shore. strand.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

shore. coast. bank. edge. side. outskirts. beach. brink. coastal. sea front. seaboard. seaside. strand. waterside.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ivory coast.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Ülke

Başkent: Yamoussoukro (resmi), Abidjon (de facto).

Nüfus: 14.296.000.

Yüzölçümü: 320.763 km2.

Komşuları: Batıda Liberya, Gine Kuzeyde Mali, Burkina Faso, Doğuda Gana.

Önemli Şehirleri: Abidjon.

Din: Animist %63, Müslüman %25, Hıristiyan %12.

Dil: Fransızca (resmi).

Yönetim Biçimi: Cumhuriyet.

Tarih: 1848’den beri Fransız koruması altında bulunan Fildişi kıyısı, 1960’ta bağımsız oldu. İhracat için ayrılan tarım ürünleri, Fransa ile yakın bağlar ve dış yardımlar sayesinde Afrikalı uluslar içinde en başarılısıdır. Nüfusun %20’sini komşu ülkelerden gelen işçiler oluşturur.

Öğrenciler ve işçiler Şubat 1990’da Başkan Felix Houphouet-Boigny’nin uzaklaştırılması ve çok partili demokrasiyi talep eden protestolarda bulundular. Ülkenin ilk çokpartili başkanlık seçimi Ekim 1990’da yapıldı ve Houpheuet-Boigny yerini korudu ancak 7 Aralık 1993’te öldü. Ulusal meclis 1995 için planlanan seçimlere kadar onun yerine bakacak bir kişi seçti.


Ülke by

Türkçe - İngilizce Sözlük

coastal fishery.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Kıyan, esirgemeyen, merhametsiz, pek zâlim: Pek kıyıcı adamdır. 2. Tütün vesaire kıyan: Tütün kıyıcı. Kıyıda balık avlayan balıkçı. 4. Vaktiyle sahile düşen ve devlete ait olan eşya ve enkazı çıkarmak ve korumakla görevli memur.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

inshore fisherman.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Zâlimllk, merhametsizlik. 2. Tütün vesaire kıyan adamın mesleği, meşguliyeti. 3. Sahilde yapılan balıkçılık. 4. Vaktiyle sahile düşen ve devlete ait olan eşya ve enkazın çıkarılıp saklanması görevi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cruelty.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

in odd corners.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.), ince ince doğranmış: Kıyık et, tütün.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

chopped up. minced.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Kıyılmış ve ince doğranmış şeyin hâli. mec. Kırıklık, Ar. inhlrâf.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to sail along the coast.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. İnce ince doğranmak: Bu et kıyılacaktır. 2. Gözetilmemek, kötülük edilmek: Bu güzel hayvana kıyılır mı? 3. Kırılmak, koymak, tâkat kalmamak: Dizlerim kıyıldı. 4. Ezilmek, bayılmak: İçim kıyıldı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be cut up finely. to be minced. to murder. to wrong. to harm.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. İnce doğramak iş ve şekli: Tütün kıyımı; incek kıyım; kaba kıyım. 2. Bir defada kıyılan miktar: Bir kıyım tütün. 3. Uyuşukluk, kırıklık. Ar. kesâlet. İri kıyım = Iriyarı (adam).

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

mincing. chopping. slaughter. slaughterhouse. pogrom.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bloodbath. carnage. cutting. chopping. mincing. injustice. wronging. mistreatment. massacre.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cutting up finely. chopping up. mincing. wronging. mistreatment. massacre.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Bir türlü doğranmış olan: İnce kıyımlı tütün.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cut or chopped up (in a certain way.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Ezilmek, ağrı vermek: Midem kıyındı. 2. Kırılmak, kırıklığa uğramak: Bütün vücudum kıyındı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Kıyılmış şey, kıyma mahsûlü: Et kıyıntısı. 2. Mide ezilmesi, bayılma: Midemde bir kıyıntı vardır. 3. Kırıklık, Ar inhirâf: Vücudumda bir kıyıntı duyuyorum.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Yakın, komşu; zıddı: ırak: Kıyırak yer (eskimiştir).

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Uyuşmak, uyuşup karar vermek (eskimiştir).

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

very good. excellent. all right.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

very well.

Türkçe - İngilizce Sözlük by