Kıyye ne demek? | Kıyye anlamı nedir? | Kıyye

Kıyye anlamı nedir?

Kıyye ne demek?

Kıyye anlamı nedir?

Kıyye | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: kiyye

Türkçe Sözlük

(i. A.). Okka’ya verilen diğer bir isim.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [قيه] okka.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Tiftikten ince külah ki, dervişler giyer.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [عرقيه] derviş külahı.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (c. bakayâ). 1. Artıp kalan şey: Zahire bakiyesi. 2. Alt taraf, geri taraf, devam: Bakıyye-i ahvâli mâlûm değildir (sonraki halleri bilinmiyor). 3. Mahv ve yok olan bir şeyin geriye kalan kısmı: Bir eski mâbedin bakıyyesi: Bakıyyet-üs süyûf = Bir muharebede mağlûp taraftan kurtulup sağ kalanlar, kılıç artıkları, (bk.) Bakayâ.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

Türk musikisinde 4 koma değerinde bir aralık ki diyez ve bemolü de aynı adla anılır.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [بقيه] geriye kalan, bakiye.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (fizik). Elektrikleşme, elektirikleştirme, elektrik husulü. Osm. gehrubâiyyet (uydurma bir Osmanlıca kelimedir). Kabil-i elektrikiyyet: = Elektrikleşebilen (cisim).

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Üstünlük.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [فائقيت] üstünlük.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) Sevdiğinden ayrı düşmüş Aşıkın, hicranını tasvir ederek söylediği şiir.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [فسقيه] fıskiye.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Yaratıcılık, yaratmak hal ve sıfatı: Halıkıyyet yalnız Tanrı’ya mahsustur.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A ). Bir hal ve huyun hılkî, doğuştan olması: İyi huyların hılkıyyeti münakaşa mevzuudur (hilkat yerine kullanılması yanlıştır).

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [امساکيه] oruca başlama ve oruç açma saatlerini gösteren çizelge.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [اشتراکيه] komünizm.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). 1. Mâlik ve sahip olma, tasarruf: Bu ormana mâlikiyyet iddiasındadır. 2. Tasarruf hakkı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Aşk ile sevilen şahsın hâli.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Bir Hıristiyan mezhebi ve o mezhebe tâbi olan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (Türkler’in yaptığı bir Arapça kelimedir). Kölelik, kulluk, Fars. bendegî.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [مشکوکيت] şüphe götürme.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). 1. Bırakılmış ve kullanılmaz şeyin hâli: O Adetin metrûkiyyeti. 2. Bir işten çekilip işle uğraşmayan adamın hâli: Metrûkiyyet insana en iyi öğrendiği şeyi bile unutturur.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Sahiplik.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). 1. Mutlak olma hâli. 2. Parlamentosuz rejim diktatörlük.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (galat kelime). Beylik otlaklardan alınan eski bir vergi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. A. felsefe). Zenon felsefesinin adı, Fr. portique, stoîcisme.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Takke.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ تقيه] gizleme. 2.sakınma.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [طاقيه] takke.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

1.mezhebini gizlemek. 2.amacını gizlemek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [وقيه] okka.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). 400 dirhemlik tartı birimi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Zeki.

Türkçe Sözlük by