Klan ne demek? | Klan anlamı nedir? | Klan

Klan anlamı nedir?

Klan ne demek?

Klan anlamı nedir?

Klan | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: klan

Türkçe Sözlük

(i. Keltçe’den). Sop.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

clan.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

a secret society of white Southerners in the United States; was formed in the 19th century to resist the emancipation of slaves; used terrorist tactics to suppress Black people.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

klan.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Matemde bulunmak, yaslı olmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Meydana çıkarılmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

clarify. to be explained. to be expounded.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be announced. to be expounded. to be revealed. to become known. to be explained.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Ağırşak gibi mantarımsı bir tümsek hasıl etmek: Çıban ağırşaktandı. 2. Şişip yuvarlanmak: Meme ağırşaklandı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Coğrafya). Dağların tir yöne doğru alçalıp giden taraflarından her biri, mâile.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

be acquitted.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be cleaned. to be acquitted. to be absolved beraat etmek.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be acquitted. to be cleared. to be discharged (of a liability. to be released. to be granted full discharge.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

credit.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Etsiz ve lagar olmak, zayıflamak. (Terkedilmiştir, ihyası elzem).

Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Bilgi, mekanik bir deklanşör kullanılarak bir bir her satırdan toplanır ve işlenir. Benzer sonuçlar sağlayan Aşamalı Tarama Sistemine benzer bir işlemdir.

Teknolojik Terim by

Türkçe Sözlük

(f). Tahrik etmek, isyan ettirmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f). Tahrik etmek, isyan ettirmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to make revolt. to cause to revolt. to arouse. to provoke.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to arouse to revolt. arouse. incite a riot. stir up. touch off a riot.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

rebellion. uprising. breach of the peace. commotion. insurgence. insurgency. insurrection. mutiny. putsch. revolt. riot. rising. upheaval.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

insurrection. mutiny. rebellion. revolt. riot. rising. uprising. rebel.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

rebellion. revolt. civil commotion. emeute. insurgence. insurrection. mutiny. riot. ruction. stampede. upheaval. uprise. uprising.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Davranıp ayağa kalkmak, yürümek. 2. Kıyam, dâvâ, iddia etmek, kalkışmak, isyan etmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Davranıp ayağa kalkmak, yürümek. 2. Kıyam, dâvâ, iddia etmek, kalkışmak, isyan etmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

rebel. revolt. riot. to rebel. to revolt. to start walking.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to rise in rebellion. to rise in revolt. to break out in revolt. to rebel. to revolt. to get on one's feet. to begin to walk. bear arms against. to rise in insurrection. mutiny. riot. run riot. squeal. uprise.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Biyoloji). Yaşayan varlıklarda çevrenin şartlarına en iyi uyan türlerin veya fertlerin yaşamakta devam etmesi, uyamayanların yok olması. Osm. ıstıfâ.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be sorted out. to be cleaned. to be shelled.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be picked over and cleaned. to be shelled. sort.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Yemek, gıdalanmak, tagaddi etmek. 2. Zahire tedarik etmek, kuvvet edinmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Angıt gibi kanatlan kırmızı bir cins kaz.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Baklan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Ev bark sahibi olmak, evlenip çoluk çocuk edinmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f). (Ekin) başak hasıl etmek, başak tutmak, bağlamak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be stabbed.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Bıyığı gelmek, bıyıklı olmak: Erkekler yirmi yaşlarında bıyıklanırlar.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Budaklar sürmek, dallar peyda etmek, dallanmak: Ağaç budaklandı. 2. Çatellaşıp zorlaşmak, pürüzlenmek: İş budaklandı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Göz çapak tutmak. Gözden akan suyun göz kapağı kenarlarında ve kirpiklerde kurulması: Sabahları gözlerim çapaklanıyor.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

shutter release.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

Bu modda, enstantane ayarlanır; diyafram açıklığı buna göre fotoğraf makinesi tarafından belirlenir.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Deklanşör hızının kullanıcı tarafından manuel olarak ayarlandığı çekim modu. Ardından doğru pozlamayı sağlamak için diyafram açıklığı makine tarafından otomatik olarak belirlenir.

Teknolojik Terim by

Türkçe Sözlük

(f.) Donuk olmak, fer’i, cilâsı ve parlaklığı gitmek

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to have a tickling sensation. to tickle. to want to cough. to be suspicious of.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Gıdıklanma fiili, gıcıklanma: Onun gıdıklanması pek kolaydır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

tickle.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.) (doğrusu gıcıklanmak). Bazı yerlerine dokunulunca bir sinir rahatsızlığı duyup elde olmadan gülmek: Ayağının altına dokunulunca gıdıklanmayacak adamlar azdır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to have a tickling sensation. to be tickled. to have tickling sensation. to tickle. to be ticklish.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to have a tickling sensation. to be tickled.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

Gülümseme Deklanşörü, portre ve aile çekimlerinize neşe katar. Cyber-shot™, fotoğrafı çekilen kişinin gülümsemesini algılayıp deklanşörü tam zamanında otomatik olarak çalıştırır ve daha fazla mutlu anı ölümsüzleştirir.

Teknolojik Terim by

Genel Bilgi

Tedavisi günümüzde mümkün olmayan hastaları ölmeden önce dondurup, teknolojinin gelişip, tedavi imkanlarının bulunabileceği ileriki yıllara kadar saklamak, bilim insanlarının üzerinde çok çalıştıkları bir konudur ve bilim insanlarını bu araştırmalara iten sebep kurbağalardır.

Doğada bazı cins kurbağalar kış uykusu süresince donarlar; kalp atışları, nefes alışları ve kan dolaşımları tamamen durur. Hatta aort damarları kesildiğinde bile kanama olmaz. Buzlar çözüldükten sonra, önce kalp atmaya başlar ve kurbağa hayata geri döner.

Yapılan araştırmalarda kurbağaların aniden donmadıkları, 24 saat süresince kan ve hücrelerinin arasındaki su dondukça geriye donma noktası düşük bir tip antifriz çözelti bıraktıkları ve glikoz üretimlerini çok yükselttikleri tespit edilmiştir. Oysa insanda bu oranda şeker yükselmesine mani olacak birçok mekanizma vardır ve iyi çalışmamalarının sonucu ise şeker hastalığıdır.

Bir memelinin hücresinin dondurularak saklanabilmesi için, hücrenin içinde oluşan buzun en az seviyede olması gerekir. Hücre içindeki suyun tamamen donması ölüme yol açar. Bunun için de dondurma işlemine hücre dışı sıvılardan başlanılmalı, sadece hücre aralarındaki ve kandaki su donmak, hücredeki zar ve proteinlerin yapıları bozulmamalıdır.

Donmuş kan, besin ve oksijen taşıyamayacağından, metabolizmada ne gibi aksaklıklar görülebileceği hala bilinmemektedir. Ayrı bir sorun da suyun donduğu vakit genişlemesidir. Bu yüzden kan damarları parçalanabilir, doku yapısı bozulabilir, hücre zarı yırtılabilir.

Aslında artık günümüzde insanın yumurta hücreleri, sperm ve beyaz kan hücreleri, deri ve korneası dondurularak saklanabilmektedir. Ancak bunların hücre sayıları çok azdır. Nakil için böbrekler ve karaciğer buz içinde saklanır ama bunun da süresi en fazla 2-3 gündür. Üstelik bu organlar soğuk ortamda saklanmakta ama dondurulmamaktadır.

Halen bir organ bile dondurulup saklanamadığına göre, bütün bir vücudu dondurarak saklama konusunda bilim insanları pek iyimser değiller ama çalışmalar devam ediyor. Daha doğrusu insanı dondurup saklamak şüphesiz mümkün de, tekrar ısıtılıp canlandırmanın yolu henüz bilinmiyor.


Genel Bilgi by

Genel Bilgi

Tedavisi günümüzde mümkün olmayan hastaları ölmeden önce dondurup, teknolojinin gelişip, tedavi imkanlarının üzerinde çok çalıştıkları bir konudur ve bilim insanlarını bu araştırmalara iten sebep kurbağalardır.

Doğada bazı cins kurbağalar kış uykusu süresince donarlar; kalp atışları, nefes alışları ve kan dolaşımları tamamen durur. Hatta aort damarları kesildiğinde bile kanama olmaz. Buzlar çözüldükten sonra, önce kalp atmaya başlar ve kurbağa hayata geri döner.

Yapılan araştırmalarda kurbağaların aniden donmadıkları, 24 saat süresince kan ve hücrelerinin arasındaki su dondukça geriye donma noktası düşük bir tip antifriz çözelti bıraktıkları ve glikoz üretimlerini çok yükselttikleri tespit edilmiştir. Oysa insanda bu oranda şeker yükselmesine mani olacak birçok mekanizma vardır ve iyi çalışmalarının sonucu ise şeker hastalığıdır.

Bir memelinin hücresinin dondurularak saklanabilmesi için, hücrenin içinde oluşan buzun en az seviyede olması gerekir. Hücre içindeki suyun tamamen donması ölüme yol açar. Bunun için de dondurma işlemine hücre dışı sıvılardan başlanılmalı, sadece hücre aralarındaki ve kandaki su donmalı, hücredeki zar ve proteinlerin yapıları bozulmamalıdır. Donmuş kan, besin ve oksijen taşıyamayacağından, metabolizmada ne gibi aksaklıklar görülebileceği hala bilinmemektedir. Ayrı bir sorun da suyun donduğu vakit genişlemesidir. Bu yüzden kan damarları parçalanabilir, doku yapısı bozulabilir, hücre zarı yırtılabilir.

Aslında artık günümüzde insanın yumurta hücreleri, sperm ve beyaz kan hücreleri, deri ve korneası dondurularak saklanabilmektedir. Ancak bunların hücre sayıları çok azdır. Nakil için böbrekler ve karaciğer buz içinde saklanır ama bunun da süresi en fazla 2-3 gündür. Üstelik bu organlar soğuk ortamda saklanmakta ama dondurulmamaktadır.

Halen bir organ bile dondurulup saklanmadığına göre, bütün bir vücudu dondurarak saklama konusunda bilim insanları pek iyimser değiller ama çalışmalar devam ediyor. Daha doğrusu insanı dondurup saklamak şüphesiz mümkün de, tekrar ısıtılıp canlandırmanın yolu henüz bilinmiyor.


Genel Bilgi by

Türkçe Sözlük

(f.). Uzağa gitmek, uzak olmak, Osm. tebâüd etmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.) (meyve vesaire) Kabuk bağlamak, kabuk peydâ etmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to grow bark. to form rind. to form a skin.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Ayağı takılıp yüzüstü düşmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to fall flat on one's face. to capsize. to overturn.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Üstünde kaymak bağlamak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

be based on. originate. start. have it's source in. take it's source from. arise. derive. be derived from. root in. spring.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

issue. originate. to be welded. to arise from. to result from. to stem from. to originate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

emanate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Kazığa oturtulmak. 2. mec. Alışverişte aldatılmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pay through the nose.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to get cheated. stuck.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

Fotoğraf makinesi, hareketli nesnelere net şekilde odaklanılması için ‘burst’ çekimi sırasında kesintisiz olarak otomatik odaklanmayı ayarlar.

Teknolojik Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

Birleşik Amerika'da iç savaştan sonra güney eyaletlerinde zencilerin siyasi hakları olması aleyhinde kurulan gizli cemiyet; 1914'ten sonra kurulup Katoliklere, zencilere ve yabancı etkilere karşı çalışan gizli cemiyet.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be swaddled. to be fitted with a gunstock. to be set on fire by an arsonist. to be sabotaged. to be wrecked.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Vesvese ve telâş etmek, şüphe edip korkmak: Oğlunun hastalığı için meraklandı. 2. Merakı kalkmak, merakına dokunmak, müteessir olmak: Cenaze görünce meraklandı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

grow wiser.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

flap. to be anxious. to worry. to get curious.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to worry about. to be anxious about.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Bir işi, bir oyunu bozmak için sudan bahaneler çıkarmak.

Türkçe Sözlük by

Genel Bilgi

Gıdıklanmak rahatsız edici olduğu kadar eğlendiricidir de. Başkaları tarafından, hatta bazen dokunulmadan gıdıklanırız, ama kendi kendimizi gıdıklayamayız. Bazıları gıdıklanmaya karşı çok hassasken bazıları etkilenmez bile.

Bir insan gıdıklanınca, derinin yüzeyinde bulunan küçük sinir lifçikleri harekete geçer. Özellikle tüyle okşama, böcek yürümesi gibi olaylara hassas olan bu lifçikler, sinyalleri beyne gönderirler. Ancak araştırmacılar bu sinyallerin beyinde nereye kaydedildiğinden emin değiller. Beyinin gıdıklanmaya tepkisi, kaşınmaya olan tepkisi gibi, gönülsüz yapılan bir tepkidir.

Gıdıklama ile kan basıncı artarken, nabız ve kalp atışı hızlanır, beynin uyanıklığı fazlalaşır. Gıdıklanmanın fiziksel olduğu kadar psikolojik yanı da vardır. Gıdıklanma başlangıçta zevkli olabilirse de sürdürüldüğünde korku ve paniğe dönüşebilir.

İnsanların daha çok gıdıklandıkları yerler, ayak altı, avuç içi ve koltuk altı gibi bölgelerdir. Bunun nedeni, buraların çok hassas bölgeler olmalarıdır.

İnsan beyni vücuda gelen uyarıların hangisinin insanın bizzat kendisinden, hangisinin dışarıdan geldiğini ayırt eder ve ona göre öncelik verir. Örneğin, elimizin yanması gibi acil refleks gerektiren dışarıdan gelen uyanlara öncelik verir. Bu nedenle bir başkası tarafından gıdıklandığımızda reaksiyon gösteririz ama kendi kendimizi gıdıklamaya çalıştığımızda beyin bu noktalardaki hassasiyeti azalttığından gıdıklanamayız.


Genel Bilgi by

Genel Bilgi

Gıdıklanmak rahatsız edici olduğu kadar eğlendiricidir de. Başkaları tarafından, hatta bazen dokunulmadan gıdıklanırız, ama kendi kendimizi gıdıklayamayız. Bazıları gıdıklanmaya karşı çok hassasken bazıları etkilenmez bile.

Bir insan gıdıklanınca, derinin yüzeyinde bulunan küçük sinir lifcikleri harekete geçer. Özellikle tüyle okşama, böcek yürümesi gibi olaylara hassas olan bu lifcikler, sinyalleri beyne gönderirler. Ancak araştırmacılar bu sinyallerin beyinde nereye kaydedildiğinden emin değiller. Beynin gıdıklanmaya tepkisi, kaşınmaya olan tepkisi gibi, gönülsüz yapılan bir tepkidir.

Gıdıklanma ile kan basıncı artarken, nabız ve kalp atışı hızlanır, beynin uyanıklığı fazlalaşır. Gıdıklanmanın fiziksel olduğu kadar psikolojik yanı da vardır. Gıdıklanma başlangıçta zevkli olabilirse de sürdürüldüğünde korku ve paniğe dönüşebilir.

İnsanların daha çok gıdıklandıkları yerler, ayak altı, avuç içi ve koltuk altı gibi bölgelerdir. Bunun nedeni, buraların çok hassas bölgeler olmalarıdır.

İnsan beyni vücuda gelen uyarıların hangisinin insanın bizzat kendisinden, hangisinin dışarıdan geldiğini ayırt eder ve ona göre öncelik verir. Örneğin, elimizin yanması gibi acil refleks gerektiren dışarıdan gelen uyarılara öncelik verir. Bu nedenle bir başkası tarafından gıdıklandığımızda reaksiyon gösteririz ama kendi kendimizi gıdıklamaya çalıştığımızda beyin bu noktalardaki hassasiyeti azalttığından gıdıklanmayız.


Genel Bilgi by

Teknolojik Terim

Çok düşük aydınlatma koşullarında fotoğraf çekerken, örneğin pozlama süresinin 10 saniye ya da daha fazla olduğu durumlarda bu özellik görüntüde oluşan parazitleri algılar ve yok eder.

Teknolojik Terim by

Türkçe - İngilizce Sözlük

focus on.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

temizlenmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Pâk hâle gelmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Üstü pamukla kaplanmış gibi küf bağlamak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be beaten.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Buruşmak, pot olmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Kenarları eskiyip yıpranmaktan saçak gibi tel tel olmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to become frayed / raveled.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i ). Bir kısmı saklanıp, biri tarafından aranmak suretiyle oynanılan bir çocuk oyunu.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Gizlenilmek: Bu, saklanılır-şey mi?

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be hidden. to be concealed. to be kept secret from sb. to be kept in. to be stored in. to be saved. to be kept. to be set aside for sb.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Gizlenmek: Acaba nerelerde saklandı? 2. Muhafaza edilip dayanmak: Bu tohum iki, üç sene saklanabilir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hide. hide out. hide oneself. cover oneself. burrow. bury oneself. take cover. lie up. lie low. shelter oneself.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hide. to hide. to hide oneself. to be kept secret. to be kept. to be saved for.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

abscond. to go into hiding. to hide oneself. to hide. to conceal oneself. to be hidden. to be kept secret from. to be kept in a place to be saved for. hole up. lay low.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I.). 1. Saklanacak yer, gizli yer, görünmeyen köşe ve bucak. 2. Sığınacak yer, sığınak. 3. Mahfaza, kılıf.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be boxed. to be crated. to be packed in a box or crate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Sık olmak, sıklaşmak: Yağmurlar pek sıklandı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Geniş ve rahat nefes almak, rahatlanmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to take a long deep breath. to have a rest.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to take a breather. to rest.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Tarakla tesviye olunmak: Bahçe öyle taraklanmaz. 2. Temizlenmek ve tasfiye olunmak: Bu liman kaç yıldan beri taraklanmadı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be harassed.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be scratched. to be clawed. to be smoothed with a rake.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be scratched. to be clawed.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Tomruk hâline gelmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Ağaç tomurcuklar açmak, filizlenmek üzere tomurcuk vermek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bud. to burst into bud. to bud.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to bud. sprout.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to get lumpy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to give land to a landowner.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

be under arrest.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be arrested. to be under arrest. to be detained. to be on remand.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lordolatry.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

adulation. blandishment. blarney. cheap flattery. flattering.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Dalkavukluk etmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to toady to. to fawn on over. to lickspittle. bow and scrape. to stoop to conquer. cringe. curry favour. fawn on sb. flatter. grovel. toady. truckle.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

leafing.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

foliation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Yaprak çıkarmaya başlamak, yaprakla örtünmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Silâh ve mühimmat tedarik etmek. 2. Hazırlanmak.

Türkçe Sözlük by

Genel Bilgi

Yiyeceği tuzlamak insanlık tarihinde bilinen en eski muhafaza metodudur. Arkeolojik kazılarda bu usulün taş devrinde bile bilindiğine dair bulgular elde edilmiş, hatta Çin’de bu konuda MÖ 2000 yıllarına dayanan kayıtlar bulunmuştur. Romalılar eti, balığı, zeytini, karidesi ve peyniri tuzlayarak saklıyorlardı. Eski Mısır’da da ölülerin vücutları bozulmamaları için tuzla kaplanıyordu.

Tuz, suyu çok seven bir kimyasaldır. Yiyecekteki suyu emerek, bakterilerin gelişmek için muhtaç oldukları nemli ortamı ortadan kaldırır ve bakterilerin yiyeceği bozmalarını önler. Tuz aynı zamanda bu bakterileri kendisi de doğrudan öldürür. Günümüzde eti muhafaza etmek için tuza kuvvetli bir bakteri düşmanı olan ‘potasyum nitrat’ da ilave edilir.

Aslında tuzlama bir tür pişirmedir. Et ve balığı tuzladığımızda aynen onları pişirmişiz gibi kimyasal bir reaksiyon oluşur (lakerdayı hatırlayın). Tuzlanan ette proteinler gevşer ve çözünür ki, bu, et ısıtıldığında olan olay ile aynıdır.


Genel Bilgi by

Türkçe Sözlük

(f.). Yoklamak işine konu olmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Şişip yumru olmak: Mafsalları yumaklanmış.

Türkçe Sözlük by