Klas ne demek? | Klas anlamı nedir? | Klas

Klas anlamı nedir?

Klas ne demek?

Klas anlamı nedir?

Klas | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: klas

Türkçe - İngilizce Sözlük

remarkable. cool. classic. classical. in style. honey.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

first-rate. classy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

first-rate. ace. classy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to become foolish / stupid.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to make one foolish / stupid. to make one act like an idiot.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to turn white.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be astounded.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). şiddetli geri itme; makinede boşluk veya salgı; yeniliğe karşı umumun aksi tepkisi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Duru hâle gelmek, berrak olmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to become clear. to be limpid.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Berbat olmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fog.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

blur. fog.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Çabukluk kazanmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Süratlendirmek, çabukluk vermek. Osm. tesrî etmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

accelerate. expedite. quicken.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

slanting.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

Kirletici emisyonlarının denetimi bağlamında amaçlanan sınırlamaların uygulanmasında, belirli kirleticilerin çıkış kaynaklarından ziyade bunların etkiledikleri alanların ele alınması gerektiğini savunan yaklaşım.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Çıplak hale gelmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Çocuk gibi hareket etmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be dull. film over.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

deaden. dim. flatten.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Birbirinin gırtlağına sarılmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be at each other's throats.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Genel Bilgi

Dünyamızdaki ısının kaynağı güneş olduğuna göre ve bir dağın tepesi güneşe daha yakın iken orada hava niçin daha soğuk oluyor? Öncelikle şunu söyleyelim ki, güneş ile dünya arasındaki mesafeyi düşünürsek, bir dağın tepesine çıkmakla bu mesafedeki azalış çok önemsiz kalır. Güneş dünyamızdan 149,5 milyon kilometre uzakta iken dünyamızdaki en yüksek dağın yüksekliği 9 kilometreyi bile bulmaz. (Everest: 8.846 metre)

Biz zaten her gün evimizde otururken dünyanın kendi çevresinde dönmesinden dolayı, dünyanın çapı kadar, güneşe 12 bin kilometre yaklaşıp uzaklaşıyoruz. Elips şeklindeki yörüngesinde dünya güneşin etrafında dönerken güneşe en fazla yaklaştığı mesafe 147 milyon, en uzaklaştığı mesafe ise 152 milyon kilometredir. Yani dünya zaten bir yıl içinde güneşe 5 milyon kilometre yaklaşıp uzaklaşmaktadır. Bu durum dünyamızdaki ısıyı pek etkilemez, mühim olan ışınların dik gelmesidir.

Güneşin dünyamızda yarattığı sıcaklık, ışınlarının yeryüzünden yansıması ile olur. Ondan sonra yükseldikçe nemli havada her bir kilometrede yaklaşık 6-7 derece düşer. Yani Everest’in dibi ile tepesi arasında 50 dereceden fazla sıcaklık farkı olması doğal. Bu sıcaklık düşüşü atmosferin birinci katmanına kadar böyle sürüyor. Yani yeryüzünde ısı 25 derece iken 11 kilometre tepemizde -50 dereceye kadar düşüyor. Bundan sonra sıcaklık değişiminin akıl almaz dansı başlıyor.

Atmosferin ikinci tabakası olan ve içinde ozon tabakası da bulunan 11. ve 48. kilometreler arasında hava ısısı bu sefer tam tersi yükseldikçe artıyor, tekrar sıfır dereceye kadar çıkıyor. 48. kilometreyi geçip 3. tabakaya girince ta 88. kilometreye gelene kadar tekrar düşüşe geçiyor. Bu tabakanın sonunda, yani 88. kilometrede -80 derecelere kadar düşüyor. Bundan sonra da sürekli yükselişe geçerek güneşe yaklaştıkça artıyor.

Güneşin yüzeyinden 2 milyon derece sıcaklıkla çıkan ışığın 149,5 kilometre yol kat ettikten sonra dünyamız yüzeyine yaşayabileceğimiz bir ortamı yaratacak şekilde bu kadar ince ayarla gelmesi hakikaten inanılmaz.

Yeryüzünde ısınan havanın yükseldiği doğrudur, ama hava bu enerjisini yükselirken harcar ve dağın tepesine ulaştığında çevre hava ısısı ile aynı ısı derecesine gelir. Dağ tepelerinin soğuk olmasının bir başka nedeni dağ yüzeylerinin şekilleri dolayısıyla güneş ışıklarını dik alamamalarıdır. Bu nedenle dağların etekleri bile serin olur, burada ısınıp yükselen bir hava tabakası bile oluşamaz. Ayrıca dağdaki kayalarla birlikte kar ve buz da güneş ışınlarını fazla emmez ve çoğunu yansıtırlar.

Yeryüzünün ısınmasında bulutlar da önemli rol oynarlar. Dikkat ederseniz bulutsuz geceler, bulutlu gecelerden daha soğuktur. Çünkü bulutlar yerden gelen ısıyı tekrar yere yansıtırlar. Dağ zirvelerinde ise ne bu sıcaklığı yere tekrar yansıtacak bulut vardır, ne de onu tutacak yoğunlukta atmosfer.


Genel Bilgi by

Genel Bilgi

Dünyamızdaki ısının kaynağı güneş olduğuna göre ve bir dağın tepesi güneşe daha yakın iken orada hava niçin daha soğuk oluyor? Öncelikle şunu söyleyelim ki, güneş ile dünya arasındaki mesafeyi düşünürsek, bir dağın tepesine çıkmakla bu mesafedeki azalış çok önemsiz kalır. Güneş dünyamızdan 149.5 milyon kilometre uzakta iken dünyamızdaki en yüksek dağın yüksekliği 9 kilometreyi bile bulmaz. (Everest: 8.846)

Biz zaten her gün evimizde otururken dünyanın kendi çevresinden dönmesinden dolayı, dünyanın çapı kadar, güneşe 12 bin kilometre yaklaşıp uzaklaşıyoruz. Elips şeklindeki yörüngesinde dünya güneşin etrafında dönerken güneşe en fazla yaklaştığı mesafe 147 milyon, en uzaklaştığı mesafe ise 152 milyon kilometredir. Yani dünya zaten bir yıl içinde güneşe 5 milyon kilometre yaklaşıp uzaklaşmaktadır. Bu durum dünyamızdaki ısıyı pek etkilemez, mühim olan ışınların dik gelmesidir.

Güneşin dünyamızda yarattığı sıcaklık, ışınların yeryüzünde yansıması ile olur. Ondan sonra yükseldikçe nemli havda her kilometrede yaklaşık 6-7 derece düşer. Yani Everest’in dibi ile tepesi arasında 50 dereceden fazla sıcaklık farkı olması doğal. Bu sıcaklık düşüşü atmosferin birinci katmanına kadar böyle sürüyor. Yani yeryüzünde ısı 25 derece iken 11 kilometre tepemizde -50 dereceye kadar düşüyor. Bundan sonra sıcaklık değişiminin akıl almaz dansı başlıyor.

Atmosferin ikinci tabakası olan ve içinde ozon tabakası da bulunan 11. ve 48. kilometreler arasında hava ısısı bu sefer tam tersi yükseldikçe artıyor, tekrar sıfır dereceye kadar çıkıyor. 48. kilometreyi geçip 3. tabakaya girince ta 88. kilometreye gelene kadar tekrar düşüşe geçiyor. Bu tabakanın sonunda, yani 88. kilometrede -80 derecelere kadar düşüyor. Bundan sonra da sürekli yükselişe geçerek güneşe yaklaştıkça artıyor.

Güneşin yüzeyinden 2 milyon derece sıcaklıkla çıkan ışığın 149.5 kilometre yol kat ettikten sonra dünyamız yüzeyine yaşayabileceğimizbir ortamı yaratacak şekilde bu kadar ince ayarla gelmesi hakikaten inanılmaz.

Yeryüzünde ısınan havanın yükseldiği doğrudur, ama hava bu enerjisini yükselirken harcar ve dağın tepesine ulaştığında çevre hava ısısı ile aynı ısı derecesine gelir. Dağ tepesinin soğuk olmasının bir başka nedenidağ yüzeylerinin şekilleri dolayısıyla güneş ışınlarını dik alamamalarıdır. Bu nedenle dağların etekleri bile serin olur, burada ısınıp yükselen bir hava tabakası bile oluşamaz. Ayrıca dağdaki kayalarla birlikte kar ve buz da güneş ışınlarını fazla emmez ve çoğunu yansıtırlar.

Yeryüzünün ısınmasında bulutlar da önemli rol oynarlar. Dikkat ederseniz bulutsuz geceler, bulutlu gecelerden daha soğuktur. Çünkü bulutlar yerden gelen ısıyı tekrar yere yansıtırlar. Dağ zirvelerinde ise ne bu sıcaklığı yere tekar yansıtacak bulut vardır, ne de onu tutacak yoğunlukta atmosfer.


Genel Bilgi by

Türkçe Sözlük

(f.). Biribirine hakkını vererek alacak, verecek kalmamak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to settle mutual rights or claims. to be quits.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to become tepid. to warm up slightly.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Uzaklaşmak, Osm. tebâüd etmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Uzaklaştırmak, Osm. teb’İd etmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to get crowded. to get cluttered.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). An’anevî ve eski değerlere bağlı (san’at eseri).

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. classique

kökleşik

Alışılmış olan, yenilik getirmeyen.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

classic. classical. standard. usual.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

classic. classical. a classic. all in the day's work.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to become a classic.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). Klasiklik, klasik olma hâli.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

classification.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

rating. classifying.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). Tasnif işlerinde kullanılan, gözlere ayrı niş dolap, çekmece vs. Geniş, sertçe mukavva dosya.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

Fransızca classeur "Yazılı kâğıtları düzenli ve sıralı bir biçimde korumak için kullanılan mukavva veya plastikten telli kap." anlamındaki bu söz için sıralaç karşılığı önerilmiştir.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. classeur

sıralaç

Yazılı kâğıtları düzenli ve sıralı bir biçimde korumak için kullanılan mukavva veya plastikten telli kap.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

file.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

binder. file. loose-leaf file. filing cabinet.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

binder. file. box file. filing jacket. flat file. letter book.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Birbirini koklamak, birbirinin kokuıunu almak: İki hayvan bir yere gelince koklaşırlar. 2. Bilişmek, birbirini tanımak, alışkanlık kazanmak. 3. Sevişmek, sarılıp öpüşmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to smell each other. to neck. to bill and coo.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to sniff each other. to kiss and fondle each other. to neck. to pet.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

clinch.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

clinch. embrace.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Kucak kucağa sarılmak, biribirini kucaklamak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cuddle up. embrace one another. embrace. hug.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

clinch. cuddle. to embrace one another. to cuddle.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to embrace or hug each other. cuddle. neck.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to get old.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Y. Fr.). Yeni klasik. Neoklasik Türk musikisi = . Türk musikisinde Hacı Arif Bey’le başlayan romantik şarkı ekolü.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Y. Fr.). Yeni klasik. Neoklasik Türk musikisi = Türk musikisinde Hacı Arif Bey’le başlayan romantik şarkı ekolü.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Ortaklıkla, müştereken: Ortaklaşa bir dükkân açalım veya bir çiftlik alalım.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

collective. joint. in collaboration with. jointly. collectively. in common. in cahoots.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

collective. as a partner. in common. sharing equally. collectively. jointly. together.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

jointly. together. as partners. collectively. joint. common. shared. in common.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

collectivism.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

collectivism.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. felsefe). 1. Ortak olarak bir varlık meydana getiren fertlerin bütünü. 2. Ortak mülkiyet.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Ortak olmak: Hepimiz ortaklaşırsak bir mağaza açabiliriz.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

collectivize.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

collectivize.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to begin to act like a nincompoop.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to become perverted.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Sık hâle gelmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to become frequent. to be close together.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to become frequent. to happen often. to increase. to become densely massed.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Sık hâle getirmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to increase the frequency of. to increase the number of. to cause things to become densely massed.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to get cold. to cool down. to begin to behave coldly.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to form lumps. to become lumpy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Uzaklaşmak işi. (bk.) Uzaklaşmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

becoming distant. retiring from. divergence. divergency. estrangement. remove. revulsion. secession.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

secession.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Birbirinden ayrı düşmek: Uzaklaştık da görüşemiyoruz. 2. Mâzide, geçmişte kalmak: O günler uzaklaştı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

become distant. retire. move away. draw away. grow away from. recede. walk away. walk off. wander. wander away. wander off.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

diverge. recede. stray.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

absent. back out of sth. clear off. recede. retreat. sashay.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

forcible transfer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

detraction.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

remove.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Birbirinden ayrı düşürmek: Bu masaları biraz uzaklaştırmak 2. Uzağa sürmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

estrange. remove.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

zoom out. banish. chase. estrange. fend off. repress. send away. unship sb.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Aşağı yukarı!

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

approximate. approximative. proximate. rough. some. about. circa. just about. well-nigh.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

about. approximate. around. circa. round. some.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

approximate. approximately.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

approximately.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

approximately. roughly.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

about. almost. more or less. near. something like.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Herhangi biri yaklaşmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

approach. imminence.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

approach. approaching. approximation. coming.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). l. Yakın gelmek, yanaşmak: Ateşe yaklaşın, Ramazan yaklaştı. 2. Benzemek: Bu kumaş popline yaklaşıyor.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

approach. come close to. approximate. bear down on. close. come near. come on. come up. converge. draw. draw close. draw near. draw on. go on for. get hotter. near. step up. verge. walk up. walk up to. get warmer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

approach. near.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to go near. to come near. to approach. to near. to draw near.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Yakına getirmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to approximate. to bring near.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

zoom in. to draw one thing near another. to approximate sth to. close up. neighbour.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Yuvarlak hâle gelmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

round.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Yuvarlak hâle getirmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

conglobate. round. round out.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

round.

Türkçe - İngilizce Sözlük by