Kök Boyası ne demek? | Kök Boyası anlamı nedir? | Kök Boyası

Kök Boyası anlamı nedir?

Kök Boyası ne demek?

Kök Boyası anlamı nedir?

Kök Boyası | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: kok boyasi

Türkçe - İngilizce Sözlük

madder.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Genel Bilgi

Her ne kadar Roma İmparatoru Julius Caesar (Sezar) milattan önce 46 yılında takvimin başlangıcını Ocak ayı olarak ilan ettiyse de, 16. yüzyılın ortalarına kadar Avrupa’da yeni yıl geleneksel olarak, bahar aylarının başlangıç tarihi olarak da kabul edilen, Mart ayının 25’inde başlardı.

1564 yılında Fransa Kralı IX. Charles, takvimi değiştirerek yıl başlangıcını Ocak ayının birinci gününe aldı. O zamanki iletişim şartlarında bazı insanların bundan haberi olmadı, bazıları ise bu kararı protesto etmek amacıyla eski adetlerine devam ettiler. l Nisan’da partiler düzenlediler, birbirlerine hediyeler verdiler.

Diğerleri ise bunları Nisan aptalları olarak nitelendirip bu güne ‘Bütün Aptalların Günü’ adını verdiler. Bu günde diğerlerine sürpriz hediyeler verdiler, yapılmayacak bir partiye davet ettiler, gerçek olması mümkün olmayan haberler ürettiler.

Yıllar sonra takvimin ayları yerine oturup, Ocak ayının yılın ilk ayı olmasına alışılınca, Fransızlar l Nisan gününü kendi kültürlerinin bir parçası olarak görmeye başladılar. Adeti gittikçe süsleyerek, zenginleştirerek ve yaygınlaştırarak devam ettirdiler. Bu adetin İngiltere’ye ulaşması yaklaşık iki yüzyıl sürdü, oradan da Amerika’ya ve bütün dünyaya yayıldı.

1 Nisan şakalarının sembolünün ‘Nisan Balığı’ olmasının nedeni ise Mart ayının sonlarına doğru, Güneş’in Balık Burcu’nu terk ediyor olmasıdır.


Genel Bilgi by

Türkçe - İngilizce Sözlük

halitosis. whim.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

soft-boiled.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i ). Pekvâne denilen bir cins kök.

Türkçe Sözlük by

Şifalı Bitki

(ipeka): Güney Amerika’da yetişen bir bitkidir. Kullanılığı yerler:Az miktarda kullanıldığı takdirde tatlandırıcıdır. Yüksek dozlarda kullanılırsa kusturur, ishal yapar. Müzmin bronşitte ifrazatı artırır.

Şifalı Bitki by

Türkçe - İngilizce Sözlük

taproot.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Duvar boyamakta kullanılan kırmızı veya sarı toprak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ruddle.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

undercoat. priming.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). Bangkok

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Genel Bilgi

Banyodaki havlular yıkanıldıktan sonra, yani vücudumuz tertemiz iken kullanılır ve sadece vücudumuza değerler. Buna rağmen birkaç gün içinde bu havlular kokmaya başlarlar. Bunun sebebi vücudumuz değil vücudumuzdaki ölü deri hücreleridir. İstediğimiz kadar bol su ve sabunla yıkanalım, su ile birlikte kirlerin ve bakterilerin gittiğini zannedelim, yine de vücudumuz üstünde ölü deri hücreleri kalır ve kurulanırken bunlar havluya geçer.

Bundan sonraki sorun havalandırmadır. Zaten havası devamlı nemli olan banyolar küflenme için ideal ortamlardır. Bu nedenle banyoları yıkanma sırasında değil de az sonra açıp havalandırmak gerekmektedir. Aksi takdirde havluya sinmiş deri hücreleri süratle kokuşmaya başlarlar.

Ellerimizi yıkadığımızda sabunun görevi derimiz üzerindeki bakterileri gevşetmektir. Ellerimizi bir havlu ile kuruladığımızda bu gevşemiş bakteriler de havluya geçer. Dolayısıyla ellerimizi sabunla yıkadıktan sonra kurulamadan ıslak bırakmanın temizlik bakımından pek faydası yoktur.

Daha ziyade halka açık yerlerde ve işyerlerinde tuvaletlerde kullanılan elektrikli el kurutucuları elleri kuruturlar ama bakteriler yine deride kalırlar. Bu nedenle temizlik açısından havlular, tabii ki temiz olmak şartıyla, sıcak hava üfleyen elektrikli kurutuculardan daha etkindirler.

Havluların diğer kumaşlardan farkını yaratan, suyu kolayca emme özelliğini veren, kullanılan ipliğin cinsi ve daha önemlisi havlu kumaşının dokunuş biçimidir. Havlu kumaş, kumaşın iki yüzünde halka gibi kıvrılmış iplikler bırakan, ana çözgüden ayrı bir çözgüyle dokunur. Havlu kumaş yapımında daha çok pamuk ipliği kullanılır ve özel bir işlemden (apre) geçirilerek su emme gücü arttırılır.

Türkiye’de havluculuk 18. yüzyılın başından itibaren Bursa’da gelişmiştir. Bunun nedeni Bursa’da kadife dokumacılığının dünya çapında gelişmiş olmasıdır. Havluculuk, kadife dokumacılığının bir yan ürünü olarak doğmuştur. Havlu ismi de Hav’lı kumaş anlamında Arapça’dan gelmektedir. ‘Hav’ Arapça’da kadife, çuha gibi kumaşların yüzeylerindeki ince tüylere verilen addır. Hav’sız olarak yapılan ve peşkir de denilen keten havlular ise ayrı bir imalat konusudur.


Genel Bilgi by

Genel Bilgi

Banyodaki havlular yıkanıldıktan sonra, yani vücudumuz tertemiz iken kullanılır ve sadece vücudumuza değerler. Buna rağmen birkaç gün içinde bu havlular kokmaya başlarlar. Bunun sebebi vücudumuz değil vücudumuzdaki ölü deri hücreleridir. İstediğimiz kadar bol su ve sabunla yıkanalım, su ile birlikte kirlerin ve bakterilerin gittiğini zannedelim, yine de vücudumuz üstünde ölü deri hücreleri kalır ve kurulanırken bunlar havluya geçer.

Bundan sonraki sorun havalandırmadır. Zaten havası devamlı nemli olan banyolar küflenme için ideal ortamlardır. Bu nedenle banyoları yıkanma sırasında değil de az sonra açıp havalandırmak gerekmektedir. Aksi takdirde havluya sinmiş deri hücreleri süratle kokuşmaya başlarlar.

Ellerimizi yıkadığımızda sabunun görevi derimiz üzerindeki bakierileri gevşetmektir. Ellerimizi bir havlu ile kuruladığımızda bu gevşemiş bakteriler de havluya geçer. Dolayısıyla ellerimizi sabunla yıkadıktan sonra kurulamadan ıslak bırakmanın temizlik bakımından pek faydası yoktur.

Daha ziyade halka açık yerlerde ve işyerlerinde tuvaletlerde kullanılan elektrikli el kurutucuları elleri kuruturlar ama bakteriler yine deride kalırlar. Bu nedenle temizlik açısından havlular, tabii ki temiz olmak şartıyla, sıcak hava üfleyen elektrikli kurutuculardan daha etkindirler.

Havluların diğer kumaşlardan farkını yaratan, suyu kolayca emme özelliğini veren, kullanılan ipliğin cinsi ve daha önemlisi havlu kumaşının dokunuş biçimidir. Havlu kumaş, kumaşın iki yüzünde halka gibi kıvrılmış iplikler bırakan, ana çözgüden ayrı bir çözgüyle dokunur. Havlu kumaş yapımında daha çok pamuk ipliği kullanılır ve özel bir işlemden (apre) geçirilerek su emme gücü arttırılır.

Türkiye’de havluculuk 18. yüzyılın başından itibaren Bursa’da gelişmiştir. Bunun nedeni Bursa’da kadife dokumacılığının dünya çapında gelişmiş olmasıdır. Havluculuk, kadife dokumacılığınm bir yan ürünü olarak doğmuştur. Havlu ismi de Hav’lı kumaş anlamında Arapça’dan gelmektedir. ‘Hav’ Arapça’da kadife, çuha gibi kumaşların yüzeylerindeki ince tüylere verilen addır. Hav’sız olarak yapılan ve peşkir de denilen keten havlular ise ayrı bir imalat konusudur.


Genel Bilgi by

Türkçe - İngilizce Sözlük

madder.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Boya sürülmemiş, boya vurulmamış, Osm. gayri mülevven: Boyasız kumaş, ev.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

unpainted. undyed. unpolished. without make-up makyajsız.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

unpainted. undyed. uncoloured. unpolished. without make-up.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Biçimsiz ve çelimsiz, eğri büğrü boylu (adam).

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lipstick.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lipstick.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

scruff.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Şifalı Bitki

(jatrorrhiza palmata): Jatrorrhiza palmata adlı bitkinin köküdür. İçeriğinde kolombin ve barberin denilen maddeler vardır. Tadı acıdır. Kullanıldığı yerler: İshali keser. İştahı açar. Mideyi kuvetlendirir. Fazla kullanıldığı takdirde, mide ve bağırsaklara zarar verir.

Şifalı Bitki by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fragrance.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

aroma. fragrance. lavender. perfume. perfumery.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). İlk öğretim veren okul.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

primary school. elementary school. grade school. grades. junior school.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

primary school. elementary school.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

primary school. elementary school. parish school.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Şifalı Bitki

(geum urbanum): Gölgelik yerlerde yetişen sarı çiçekli bir çeşit bitkinin, karanfil kokulu köküdür. İlkbahar ve yaz aylarında toplanıp, kurutulur. İçeriğinde tanen vardır. Kullanıldığı yerler: Mide ve bağırsak bozukluklarını giderir. İshali keser. İştah açar. Ağrıları dindirir. Sinirleri kuvvetlendirir.

Şifalı Bitki by

Türkçe - İngilizce Sözlük

square root.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

square root. square foot. square root.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

madder.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. İng.). Gazhanede bir dereceye kadar yakılıp gazı alındıktan sonra söndürülen, ısıtmada kullanılan maden kömürü; hafif ve dumanı az olup ısısı fazladır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Bitkilerin toprağın içine sürdükleri dal ve budaklar ki, onlar vasıtasiyle topraktan rutubet ve ağacın gelişmesini sağlayan maddeleri emer, Ar. asi, cezr, Fars. bih: Ağaç, ot, çiçek kökü; bu ağacın kökleri pek derin, pek uzundur. 2. Bazı hayvanı maddelerin köke benzer kısımları: Diş kökü; sinirin kökleri. 3. mec. Temel, esas, asıl, kaynak, menşe: Bu işin kökleri pek derin, pek sağlamdır; kökünü bulmak, çıkarmak, kurutmak. 4. Bir şeyin aşağı tarafı, kaide, kütük: Ense kökü; ağacın kökünde oturmak; sütunun kökü. 5. İlâç yerine halk arasında kullanılan çeşitli bitki kökleri ki, ekseri yumru şeklinde veya ona yakın şekillerde bulunur: Orada kök satan bir dükkân vardır. 6. Ağaç vesair bitki sayısı: Kırk kök incir; on kök kavak; birkaç kök karanfil. 7. (gramer) Bir kelimedeki bütün ekler çıkarıldıktan sonra kalan kısım. 8. Bir denklemdeki bilinmeyenin yerine konulduğu zaman, o denklemi çözen sayıya o denklemin kökü denir. Kök atmak, uzatmak, salmak = 1. Kökleşmek, kökleri sağlamlaşmak. 2. Dal, budak salıvermek, dallanmak. Altınkökü = İpeka, Güney Amerika’da yetişen bir cins bitki (cephaclis ipecahudna). Ayrıkkökü = Ayrıkotu denilen bitkinin kökleri ki, mesane hastalıklarına karşı vesair ilâçlarda kullanılır. Kök tutmak = Kökleşmek. Kökünden koparmak = Tamamen mahvetmek. Kökünü kurutmak = İz bırakmamak, bir daha ortaya çıkamayacak surette mahvetmek. Yılankökü = Bir cins bitki. Kök sökmek = Büyük güçlükleri yenerek başarmak. Köküne kibrit suyu dökmek = Kökünü kurutmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Sazın burulacak kulağı. Kök etmek = Kulağını burarak kurmak: Sazı kök etti.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

coke.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

radical. root. fang. origin. base. etymon. ground form. radical. radical word. radix. grass roots. rhizo-.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

radical. root. fang. origin. base. etymon. ground form. radical word. radix. grass roots. rhizo-. offshoot.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

root. origin. radical. root. soul. stump.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

madder.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

coke.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cocking coal. coke.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

coca shrub.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Narcil denilen va hindistancevizi dediğimiz büyük meyveyi veren ağaç kökü ki, teşbih vesaire yapmaya yarar sert ve parlak bir maddedir. 2. Bu kökten yapılmış: Koka teşbih.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. Fr. tıp). Koka yapraklarından çıkarılan uyuşturucu bir alkaloit.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cocaine. cocain. coke. snow.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cocaine. coke. snow.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cocaine. coke. white stuff.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

blow , cocaine , coke , stardust.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. Fr.). Kokain tiryakiliğine tutulmuş kimse.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I.). Fena kokan yer, kokmuş yar.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(!.). Sansar çeşidinden kötü kokulu bir cins hayvan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

skunk. polecat. fitch. fitchew.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

skunk. polecat.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

palecat.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. Fr.). Asker, polis vs. şapkalarına takılan nişan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cockade.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

a brass emblem worn on a hat. cockade.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. zooloji). Amipleri, günsüleri, deliklileri ve ışınlıları içine alan bir hücreli hayvanlar takımı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). 1. Kökboyasıgillerden, çalı görünüşünde bir bitki, (rubia tinctorum). 2. (kimya) Bu bitkinin köklerinden elde edilen ve alizarin adıyla anılan kırmızımsı sarı bir boya.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

madder. madder root. alizarin.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). Bitişik taçyapraklı ikiçeneklilerden bir familya.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Eskiden ilâç yapmakta kullanılan muhtelif, kabuk, çiçek, vesaire gibi şeyleri satan kimse.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Bir cins eski savaş gemisi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

radical. root. origin. basis. authorship. bedrock. beginning. birth. derivation. descent. etymon. extraction. genesis. lineage. origination. paternity. pedigree. principle. provenance. spore. spring. wellhead. wellspring. womb. seeds.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

beginning. cradle. derivation. extraction. fountain. mother. origin. principle. root. seed. spring. stem.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

origin. source. root. radical. place of origin. homeland. beginning. cradle. derivation. provenance.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) 1.Bir şeyin çıktığı, dayandığı temel, biçim neden ya da y(Erkek İsmi) 2.Kavun, karpuz, kabak gibi bitkilerin toprak üstüne yayılan dalları. 3.Soy, asıl, ata.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Köklü soydan gelen kimse.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). Modaya fazla düşkün ve hafif kadın.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

very concerned about her appearance. coquette.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

smell. smelling. sniffing.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

smelling. sniffing. smell.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.) (atlı: kokulamak). Burunla nefet çakarak bir şeyin kokusunu almak, kokuıunu duymaya çalışmak, buruna götürüp kokuıunu çekmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

smell. sniff. nose. nose around. snuff.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

nose. smell. sniff. to smell.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to smell. to sniff. nose.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Birbirini koklamak, birbirinin kokuıunu almak: İki hayvan bir yere gelince koklaşırlar. 2. Bilişmek, birbirini tanımak, alışkanlık kazanmak. 3. Sevişmek, sarılıp öpüşmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to smell each other. to neck. to bill and coo.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to sniff each other. to kiss and fondle each other. to neck. to pet.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - İlkbahar

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. (minder ve şilteyi) Dikişle mıhlamak, içindeki ot veya yün oynamamak için her bir karış mesafede sicim vesaire ile sağlam dikiş vurmak. 2. (telli sazı) Kurmak, köketmek. 3. Kirizme denilen kıraç yerin ağaç ve çalı köklerini çıkarmak. 4. İnce saç örgülerinin her üç dördünü bir yere sarmak, kökleme etmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to uproot. to step on.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to uproot. to dig up by the roots.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to root.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to take root. to put forth roots. to become firmly established.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Kök tutmak, kök salmak. 2. Yerleşmek, kurulmak, Osm. teessüs etmek, devamlı olmak: Bu öksürük bende kökleşti.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to take root. to settle down. to become established. to become generally accepted.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Kök tutturmak, kök saldırmak. 2. mec. yerleştirmek, kurmak, tesis etmek; temelleştirmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ingrain. root.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Kökü olan, kök salmış: Köklü ağaç, fidan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

rooted. deep-rooted. deep-seated. deepseated. essential. ineradicable. inveterate. radical. sweeping. root-and-branch.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

entrenched. rooted. having roots. deep-seated.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

radical. having roots. rooted. basic. fundamental. thorough going. of long standing.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

long-established family. old. well-known family.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.) (aslı: kokumak). 1. Koku vermek, kokularını yaymak: iyi kokmak; kötü kokmak; bu gül ne güzel kokuyor; bu yemek ağır kokuyor. 2. Bozulup kötü ve eğir koku peydi etmek, Osm. tefessüh ve taaffün etmek: Bu et kokmuş; ağzı kokuyor. Mlık (mit) gibi kokmak = Önceden hlıtolunmak, yaklaşmak, farketmek: (Misk gibi) kavga kokuyor.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

smell. stink. go bad. fester. reek. savor of. savour of.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pong. smell. to smell. to smell of. to go bad. to stink. to pong.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to smell. to have a smell. to stink. to have a bad smell. to reek of.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik) (y. k.). Meşe, çam gibi ağaçların köklerinde yerleşen, iplik görünüşünde bir mantar çeşidi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I.). Kötü kokmaya başlamış, bozulmuş: Kokmuş et, peynir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

smelly. stinking. putrid smelling. fetid. fusty. putrid. rancid.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fustiness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Bir çeşit orman ve süs çamı familyası.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fir.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fir. fir tree.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(1. R.). İpek kozası. Kokolya mevtimi = Nisan başları. Kokolya fırtınası = Bu mevsimde olan fırtına.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Falcı Çingene kadını.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I.). Osmanlılar’da Rum kadınlarına hanım ve madam yerine verilen unvan (sonradan alay tâbiri olmuştur).

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

overdressed and excessively made-up woman.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I.). Şişe sarılarak ateşte kızartılan koyun barsağı yemeği.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lamb's/sheep's intestines grilled on a spit.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

roasted sheep's intestines.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. R.). 1. Koçanıyla beraber mısır buğdayı. 2. Sivri ve çirkin kılıklı şey.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Kokoroz gibi dikilmek, dik gelmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(1. Fr.). Koket, hafif kadın.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fast or loose woman.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Züğürt, parasız, müflis.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

broke. penniless.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Züğürt olmak, parasız kalmak (argo).

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I.). Züğürtlük, parasızlık (argo).

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

ngilizce cockpit "Uçakların ön tarafında pilot ile uçuş teknisyeninin bulunduğu, uçağın yönetildiği özel bölüm." anlamındaki bu söz için pilot kabini karşılığı önerilmiştir.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

İng. cockpit

pilot kabini

Uçakların ön tarafında pilot ile uçuş teknisyeninin bulunduğu, uçağın yönetildiği özel bölüm.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cockpit.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cockpit.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Yeşil ürün veya meyve, yeşillik. 2. Sebze, zerzevat. Kökrü resmi = Sebze vergisi..

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) kök sakız, (bot.) Taraxacum koksaghyz.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Yer altında geniş bir alana dağılan kök.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Tanınmış, ünlü ad.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. botanik) (y. k.). Süsende olduğu gibi, kök halinde toprak altında gelişen, klorofilsiz yeraltı sapı.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) 1.Gök renginde. 2.Yaşlı, koca.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. botanik) (uyd. k.). Ciğerotlarında ve yosunlarda olduğu gibi, bitkinin kökü andıran ve tutunmasına yarayan kısım.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Kökü olmayan. 2. mec. Temeli, mesnedi, dayanağı, aslı olmayan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

rootless.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

rootless. baseless. unfounded.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Köke kadar dayanan, teferruatta kalmayan, köklü: Kökten bir tedbir, Fr. radical.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

radical.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fundamental. radical radikal.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

radical.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) 1.Köklü, yüzeyde kalmayan, derine inen. 2.Soylu.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i.) (uyd. k.). İlimde, dinde ve siyasette kökten yenilikler yapma temayülü, Fr. radicalisme.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

radicalism.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

radicalism. radicalism radikalizm.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

radicalism.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. İng.). 1. Çeşitli içkilerln karıştırılmalıyla yapılan içki. 2. İçkili toplantı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cocktail.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cocktail. cocktail party.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cocktail. swizzle.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I.). 1. Burunla duyulan şey kl, İyi yahut kötü olur. Ar. râyiha, nükhet, Fart. bûy. Güzel koku = Osm. tayylbe. Fena koku = Osm. ufûnet. Koku almak = Koku duymak. Kokusu gelmek = Kokmak. Kokusu çıkmak = mec. Meydana, ortaya çıkmak: Artık bu işin kokusu çıktı. 2. Giyecek, mendil veıaireye güzal koku vermeye mahsus su, ruh vesaire, Oım. ıtrıyyât, parfüm: Birçok kokular almış.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

smell. scent. odor. odour. fragrance. aura. exhalation. flavor. flavour. redolence. whiff. wind.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

aroma. savour. smell. trail. whiff. scent. odour. odor. perfume. stink. pong.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

scent. smell. perfume. fragrance. odour. relish. savour. touch.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

organ of smell.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

breathe.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

Gazlara koku eklemekte kullanılan ve böylece sızıntılar konusunda uyarıcı olan madde.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I.). 1. İyi veya kötü bir kokusu olan, kokan, koku veren. 2. Güzel kokan. Ar. muattar, Fars. hoş-bO: Kokulu gül.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

odorous. odoriferous. scented. aromatic. fragrant. savory. savoury. perfumed. balsamic. nosey. nosy. redolent. spiced. spicy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

having a smell. fragrant. perfumed.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

having a smell. sweet smelling. fragrant. perfumed. odorous.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Şifalı Bitki

(melilotus): Baklagiller familyasından, Avrupa’da ve yurdumuzda yetişen, 30 - 100 cm boyunda, iki yıllık otsu bir bitkidir. Gövdesi silindir biçimindedir. Tüysüzdür. Çok dallıdır. Yaprakları almaşık dizilişlidir. Sarı çiçekleri güzel kokuludur. Meyvesi 4 mm kadar boyunda 1-2 tohumludur. Çiçekli ve yapraklı dallarında kumarin, melilotik ve kumarik asitler ile uçucu bir yağ vardır. Kullanıldığı yerler: Hafif kabız vericidir. Romatizma ağrılarını dindirir. Vücuda rahatlık verir.

Şifalı Bitki by

Türkçe Sözlük

(i.). Kökünden, temelinden, esasından.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Bitkilerin fide yeri, tohumların ekilip fidan oldukları yer, fidelik, fidanlık. 2. mec. Aslî yer, vatan, menşe. Kökünde büyümek — Vatanından dışarıya çıkmamak, dünya görmemek, dünyadan habersiz olmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

exterminate. root.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to root out. kill off.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

putrefaction. taint.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

putrefaction.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Kendi kendisine kokmak, bozulmak, çürümek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

go bad. putrefy. rot. taint.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to smell rotten or putrid. putrefy. stink.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

putrefy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I.). Kokusu olmayan, koku neşretmeyen.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

odourless. scentless.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

scentless.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Birine bir şeyin kokuıunu duyurmak, koklamak üzere vermek ve tunmak: Aldığım kolonyaları size koklatayım. 2. mec. Az miktarda vermek (cümlede): Kokuıunu bile duyurmamak = Asla vermemek: Koyunlarının sütünü bize koklatmadı; kendiline hediye olarak o kadar yemiş geldi de klmıeye koklatmadı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Koku vermek, iyi veya kötü bir koku aldırmak: İlâçlar odayı kokutmuş; çayır çiçekleri havayı kokutuyor. 2. Taaffün ettirmek, bozulmasını gerektirmek: Bu eti, bu peyniri kokutmuşlunuz. Iıkemleyi kokutmak = Ticiz etmek, sıkıntı vermek (etkimlştlr).

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to give off a smell. to make a place smell. to break wind. to let sth spoil.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to make sth / sb smell. to let sth spoil. to make sb / sth smell. to make sth stink. to break wind. to cause to lose its appeal. stink up.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

frowziness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). Şerbeti yapılan ve ilâç gibi de kullanılan bir bitki kökü.

Türkçe Sözlük by

Şifalı Bitki

(piyan): Baklagillerden kalın rizomlu bir ağaçcıktır. Yaprakları tüysü, yaprakçıkları pek çoktur. Çiçekleri beyaz, morumsu veya mavimsidir. Başak biçimindedirler. Yurdumuzda Batı ve Güney Doğu Anadolu’da yetişir. Boyu 50 cm ile 2 m arasındadır. Çok yıllık otsu bir bitkidir. Çiçekleri mavi mor renklidir. Meyankökü adı verilen kökleri tatlıdır. İçeriğinde glikoz, sakkaroz, nişasta, tanen, asparagin, yağ, zamk, reçine ve glisirizin vardır. Meyan balı da kökünden elde edilir. Üç yıllık kökler kullanılır. Kullanıldığı yerler: Grip, nezle, anjin ve nefes darlığında faydalıdır. Öksürük ve balgam söktürür. Vücuda rahatlık verir. İdrar söktürür. Yüksek tansiyonu düşürür. Mide - 12 parmak bağırsağı ülseri ve gastriti tedavi eder. İştah açar, hazmı kolaylaştırır. İncebağırsak iltihaplarını giderir. Vücuda serinlik verir. Kabızlığı giderir. Fazlası tiryakilik yapar ve zararlı olur.

Şifalı Bitki by

Türkçe Sözlük

(i. Y. Fr.). Nokta biçimindeki mikropların umumî adı.

Türkçe Sözlük by

Genel Bilgi

Duyu organlarımız bize dış dünya ile ilgili bilgileri aktarırlar. Bu bilgilerin yüzde 80’ini gözlerimizle, yüzde 1’ini ise burnumuzla alırız. Ancak nezle veya grip olup burnumuz tıkandığında, koku alamayınca, yediğimiz yemeklerin tadını bile alamayız, dünyadan aldığımız zevk azalır. Eğer burnunuzu parmaklarınızla iki yandan sıkarsanız, bir dilim çiğ patates mi yoksa elma mı yediğinizi söylemekte bile güçlük çekersiniz.

Koku duyumuz anlaşılması en güç olan duyumuzdur. Bellek ve duygularımızla çok ilgilidir. Bir toprak yolda yürürken yağmur kokusu aldığımızda, birden bir çocukluk anımız canlanabilir.

Peki bir koku duyduğumuz zaman ne oluyor? Bu kokuyu diğerlerinin arasından nasıl tanıyoruz? Beynimiz bu farklı uyarıları nasıl algılıyor? Bir kokunun oranı, bir litre havanın içinde bir miligramın milyonda birinden bile küçük olsa onu nasıl ayırt edebiliyor?

Aslında tek bir koklama ile hemen hemen yeterli algılamayı sağlarız. Normal bir insan dakikada 30 litre havayı içine çekip koklayabilir. Ancak belli bir zaman sonra algılama süratle azalır, yani bir kokunun içinde uzun zaman kalırsak artık onu duymamaya başlarız. Kokunun hangi yönden geldiğini ise burun deliklerimize gelişi arasındaki anlık farktan anlarız.

Koku alma kapasitemiz şüphesiz koku kaynağının gücüne de bağlıdır. Havanın bir litresinde 5,83 miligram eter olunca kokuyu ancak hissederiz de 0,000.000.4 miligram sarımsak kokusu bile hemen hissedilebilir. En güçlü koku çürük yumurta kokusudur. Bu kokunun molekülleri havada 100 bin molekül içinde bir tane dahi olsa burnumuz tarafından hemen algılanır. Bir kokunun artıp azaldığını hissedebilmek için, onun hava içindeki oranının en az yüzde 30 değişmesi gerekir.

İnsanlar gün başlarken daha iyi koku alırlarken kahvaltıdan sonra koku hissi azalır. İlkbahar ve yazın ise kışa göre daha kuvvetlidir. Koku alma duyusunu sıcaklık, aç veya tok olma ve alınan ilaçlar da büyük ölçüde etkiler. Kadınlar erkeklerden daha iyi koku alırlar. Bu duyu 60 yaşından sonra azalmaya başlar. Koku alma duyusu eğitimle arttırılabilir.

Burnumuzun boşlukları içinde, her biri birer metal para büyüklüğünde iki koklama mukozası vardır. Buralarda milyonlarca algılama hücresi bulunur. Bu sinir hücrelerinin tüylü uçları, nefes aldığımız zaman havada bulunan koku veren molekülleri yakalarlar. Aldıkları bilgileri beyin kökündeki koklama soğanına iletirler.

Görüldüğü gibi koklama mekanizması biliniyor da sistem nasıl çalışıyor tam belli değil. Bir görüşe göre her koku molekülü kendine özgü bir frekansta titreşim yapıyor ve burnumuzdaki koku sinirleri bu özel titreşimleri algılıyor. Bu durumda koku seste olduğu gibi dalgalar halinde yayıldığından sinir hücreleri ile moleküller arasında doğrudan bir temas olması da gerekmiyor.

Bir başka görüş ise kokuyu renklere benzetiyor. Nasıl bütün renkler aslında temel renklerden oluşuyorsa, bir kaç kokunun, bütün diğer kokuların temelini oluşturduğu ileri sürülüyor.

Bazı bilim insanları ise her bir kokunun kendisinin başlı başına ayrı bir koku olduğunu, her koku için hücrelerin özel olarak ayrı ayrı görev yaptıklarını, beynin uyarının hangi hücreden geldiğine bakarak karar verdiğini düşünüyorlar. Bunun ispatlanması için her bir sinir hücresinin ayrı bir koku ile uyarılıp test edilmesi gerekir ki bu da imkansızdır.

Görüldüğü gibi burnumuz ve koku alma hissimizin sırları tam çözülebilmiş değil. Kokuları burnumuz gibi olağanüstü bir hassasiyetle ve bir saniyeden çok az bir zamanda algılayıp, ayırt edebilecek bir makineyi günümüzün gelişmiş teknolojisi bırakın yapmayı tasarlayamamaktadır bile.


Genel Bilgi by

Sağlık Bilgisi

Tıp dilinde Halitosis denilen nefes kokusunun nedenleri çeşitlidir. Genellikle aşağıdaki nedenlerden kaynaklanır:

- Hazımsızlık, geğirme, kokulu yiyecekler, alkol ve bazı ilaçlar.

- Burun veya sinüz hastalıkarı.

- Çürük dişler, ağız yaraları veya bademcik iltihabı.

- Kusma veya uzun süreli perhizler.

Diğer taraftan şeker hastalığı, kansızlık ve ateşli hastalıklar sırasında da nefes kokusu hissedilir. Herşeyden önce, ağız temizliğine çok dikkat etmek gerekir. Çürük dişler tedavi ettirilmeli, yenilen ve içilen şeylerin kokusuz olmasına dikkat edilmelidir. Hergün temiz havada yürümek de faydalıdır. Kısa sürede geçmeyen nefes kokularında bir doktora başvurmak gerekir. Aşağıdaki reçeteler de tedavi amacıyla kullanılır.

Tedavi için gerekli malzeme : Bal, su.

Hazırlanışı : Bir bardak ılık suya, 1 tatlı kaşığı süzme bal konur, karıştırılıp, içilir.


Sağlık Bilgisi by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) 1.Esas, temel, kaynak. 2.Neslin geldiği soy ağacı.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). XVII. asrın başında Fransa’dan yayılan gösterişli bir süsleme üslûbu: Rokoko yapı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

rococo.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

rococo. the rococo style.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. botanik). Şekerciboyasıgillerden, üzüme benzer meyvesinden kırmızı bir boya çıkarılan bitki (phytolacca).

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). İklçeneklllerden bir bitki familyası.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

paint designed to be used in a spray gun.

Türkçe - İngilizce Sözlük by