Kont ne demek? | Kont anlamı nedir? | Kont

Kont anlamı nedir?

Kont ne demek?

Kont anlamı nedir?

Kont | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: kont

Türkçe Sözlük

(i.) (Fr. conte). Avrupa’da yüksek bir asalet pâyesi ve XIX asrın ilk yıllarına kadar bu pâyeyi taşıyan küçük hükümdar. Vikont’tan büyük ve marki’den küçüktür.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

count. earl.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

count. earl.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

Oynatma hızını kontrol ederek, bozulmayı engelleyin ve herhangi bir dersi, semineri veya röportajı kolayca yazıya dökün.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Otomatik Kazanım Kontrolü, elle ayarlama gerektirmeden en iyi kayıt seviyesini belirleyen bir elektronik işlevdir.

Teknolojik Terim by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Sonradan hesaplaşmak üzere bir borç veya kazanç hissesinden alacaklıya yapılan ödeme.

Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

ATT (Susturucu) anahtarıyla, alım hassasiyetini azaltabilirsiniz. Radyo, zayıf sinyalleri atlayacak ve yalnızca güçlü sinyallerde duracaktır. ATT kontrolü yalnızca düğme açık konumdaysa devrededir.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

TV/Monitör ekranını izlerken kolay düzenleme için kontrol panelini çıkartabilirsiniz.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

WALKMAN® (ek adaptör gerektirir) , CD Değiştirici ya da MiniDisc değiştirici ile uyumlu bağlantıya sahip araba stereosu

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Otomatik değiştiricideki CD’lerde bulunan CD Text bilgileri, MiniDisc ya da kaset çalar da içeriyor olsa kafa biriminde görüntülenir.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Harici CD/MiniDisc otomatik değiştiricilerin kontrol edilmesini sağlar.

Teknolojik Terim by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). Bir hesaptan düşülmesi gereken miktar.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. décompte

ekon. hesap belgesi

1. Bankalarda çekilen veya yatırılan para karşılığında verilen belge. 2. Alınmış veya ödenmiş olan tutarın dökümü.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

detailed account. breakdown. deduction.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

abstract account.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

Dinamik Odaklama devresi, tüm ekranda net odaklanmış, temiz bir görüntü sağlar. Gelişmiş elektronik devre, ışının nokta çapını ayarlayarak, resmin şeklinin, köşelerde ve ekranın kenarlarında da doğru kalmasını sağlar.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Görüntü kalitesinin daima mükemmel kalması için Dinamik Kontrast en parlak beyaz ile en koyu siyah arasındaki tüm gölgelerin korunduğundan emin olunmasını sağlar. Bu da görüntüye daha fazla derinlik ve ayrıntı katar. Arka ışık parlaklığının sahnenin parlaklığına göre ayarlanmasını sağlayarak çalışır. Benzersiz dinamik kontrast sistemimizde tüm keskin gri gölgeleri, daha yüksek bir kontrast düzeyi ve daha net High Definition görüntü sağlayan ACE (gelişmiş kontrast geliştirici) özelliği bulunur.

Teknolojik Terim by

Türkçe - İngilizce Sözlük

birth control.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

contraception.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

birth control.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

Bu kontroller, en iyi resim kalitesinin elde edilmesi için görüntünün hassas biçimde ayarlanmasını sağlar.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Bu işlev, kademesini değiştirmeden konuşma dosyanızın çalma hızını kontrol etmenizi sağlar.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Ekran Üstünde Kontrast, inanılmaz derecede zengin renkler için siyah ve beyaz parlaklık arasındaki farkı vurgular. Bu en karanlık gölge (siyah) ile en parlak gölgenin (beyaz) ölçümüdür. Ne izliyor olursanız olun, kontrast oranı ne kadar yüksek olursa, görüntü kalitesi de o kadar yüksek olur.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Güçlü arka aydınlatma, düşük kontrast ve yetersiz ortam ışığının el ile telafisini sağlar.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Gelişmiş Kontrast Geliştirici muhteşem geçiş düzeyleri sunmak için arka ışık düzeyini ayarlayarak, her sahnenin kontrastını optimize eder. Olağanüstü bir derinlik duygusu yaratmak için, parlaklığı kaybetmeden, en karanlık sahnelerde bile en derin siyahlar görüntülenir.

Teknolojik Terim by

Türkçe Sözlük

(i. İ.). 1. Satıcının alıcıya bir malın fiyatından yaptığı indirme. 2. Vâdesi gelmemiş bir senedin, faiz ve komisyonu düşürülerek kıymetinden eksiğine alınması, kırma. 3. Böyle bir senedin karşılığından düşülen miktar.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. İ. sconto). 1. Bir senedin vâdesi gelmeden önce parası alınmak için bırakılan, kırdırma payı. Iskonto etmek = Kırdırmak. 2. Tenzilât: Iskontolu satış.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

İt. sconto

tic. 1. indirim, 2. kırdırma

1. Fiyatta yapılan değer düşürümü. 2. Süresi dolmamış bir senedin, faiz ve komisyonu düşürülerek karşılığından eksiğine alınması.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

discount. allowance. reduction. purchase discount.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

discount ıskonto. indirim.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

discount. trade terms. odd- come shorts. off- reckoning. rebate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

at a discount.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bonkers. crackers. nuts. up the pole.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

quality control.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lease.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lease.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). Negatif ve pozitif elektrik taşıyan iki maddenin birbirine dokunması.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ignition. shortchange. short. short circuit.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bonkers. contact. ignition. short. short circuit.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

short circuit. short contact. cracked. touched.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ignition key / switch / cut-out / lock. key switch. starter key. switch key. contact breaker. fire lock. breaker trembler.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

contact lens.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. contexte

1. dil b. bağlam, 2. db. çevre

1. Bir dil birimini çevreleyen, ondan önce veya sonra gelen, birçok durumda söz konusu birimi etkileyen, onun anlamını, değerini belirleyen birim veya birimler bütünü. 2. Bir birimden önce veya sonra gelen aynı türden birimlerin tümü, bunların oluşturduğu küçük grup.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

context.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). Bir kimseye düşen hisse (bu, hisse almak veya temin etmek, vermek suretinde olabilir). Kontenjan milletvekili = Bir siyasî partinin kanunen yetkili bulunan organ tarafından aday gösterilmek suretiyle seçilmiş milletvekili. Kontenjan senatörü = Cumhurbaşkanı tarafından tayin olunan ve seçime girmeden senatör olan senato üyesi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

quota.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

quota.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (Fr. comtesse). Kont’un eşi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

countess.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

countess.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. container

taşımalık

Çeşitli eşyaları taşımak için uluslararası standartlara göre tahtadan veya metalden yapılmış büyük kasa.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

container.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

container.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

subscriber's meter.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

meter.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (Fr. contre). Karşı, mukabil, aleyhte, zıt: O bana kontra gidiyor, o, bu işte kontra bulunuyor. Bazı deniz terimlerinde bulunur: Kontra micane, kontra babafingo, kontra iskota vs.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

topgallant. tack. against.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

against. counter.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

versus.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. contraction

dil b. büzüşme

Birleşik kelimelerin oluşturulmasında iki ayrı hecedeki ünlünün tek hecede toplanması.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

contralto.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

contralto.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

Resim ve heykelde insan betisi resmedilir ya da heykeli yapılırken kullanılan klasik duruş (poz) biçimlerinden biri. Bu pozda ayakta duran kişi, kalçası ve bacaklarıyla gövdesinin üst kesimi hafifçe farklı yönlere dönük olarak betimlenir. Sözcüğün kökeni İtalyanca “contrapposto”dur.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. contraste

1. karşıt, 2. karşıtlık

1. Nitelik ve durumları birbirine büsbütün aykırı olan. 2. Karşıt olma durumu.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

contrast.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

contrast.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

Monitörünüzdeki görünümü ayarlamak içindir.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Bir projektör tarafından ekrana yansıtılan veya ekranda görünen en karanlık ve parlak nokta arasındaki fark.

Teknolojik Terim by

Türkçe Sözlük

(I.) (I. contrato). Mukavele senedi, bir kira veya bir alışverişe İki tarafça karar verildiğini gösteren resmt senet ki, İki taraf onunla bağlı olur.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. contrat

huk. sözleşme

Hukuki sonuç doğurmak amacıyla iki veya daha çok kişinin, kuruluşun karşılıklı ve birbirine uygun irade beyanlarıyla gerçekleşen işlem.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

contract. agreement. charter. indenture.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

contract.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

agreement. contract. deed.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. contre-attaque

sp. karşı akın

Hukuki sonuç doğurmak amacıyla iki veya daha çok kişinin, kuruluşun karşılıklı ve birbirine uygun irade beyanlarıyla gerçekleşen işlem.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

counterattack.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I.). Kontrat İle bağlı, böyle bir senetle kiraya verilmiş veya kiralanmış: O dükkân bir sene İçin kontratlıdır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ex contractus.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. Fr.) (musiki). Batı musikisinde bir yaylı çalgı. Keman ailesinin en büyüğüdür. Başka sazların da kontrbası vardır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

contrabass.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

contrabass. double bass. bass.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bass viol. contrabass. double bass.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.) (musiki). Kontrbas çalan san’atkâr.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. Fr.) (musiki). Fagot’un daha pest sesli bir çeşidi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). Kasaplık sığırın böbrek civarına raslayan, belkemiğinin iki yanındaki et dilimi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

counter guerilla.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr. contrûle). İşlerin dürüsüt ve düzenli yürümesi için yapılan teftiş, tahkik, inceleme. Ar. murakabe.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pilot. control. supervision. inspection. check. clutch. countenance. examination. governance. helm. rein. superintendence. wire. clutches.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

check. command. composure. control. curb. direction. disposal. hand. rounds. inspection.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

check. control. inspection. checkover. check inspection. look over. overhaul. probative experience. superintendence. verification.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

Özellikle toprak erozyonunu denetlemek amacıyla kullanılan, suyun ve molozun kanaldaki akışını geciktirmeye yönelik küçük bent.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

break. control. guard. police. regulate. test.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to check. to check up. to control. attend machinery. boss. inspect. monitor. overhaul. superintend. to keep tab on.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

control tower.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

control tower.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

control panel.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

control clock.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr. T.). Kontrol yapan kimse. Ar. murakıp.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. contrôleur

denetçi

Denetlemeyle görevli kimse.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

controller. auditor. ticket inspector.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

auditor. controller. inspector. comptroller. guard of a train. tally keeper.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. Fr.). Lifleri birbirine dik gelmek üzere üst üste yapıştırılan ağaç levhalar.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

plyboard.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

plywood.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

plywood. fancy woods.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.) (musiki). Batı musikisinde yüksek bir çoksesli ilim. Armoni’den sonra ve füg’den önce öğrenilir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

outline.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

contour. outline.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

Dış çizgi. Bir nesnenin dış hatları, sınırları anlamına gelen terim, nesnelerin silüetlerinin ya da kütle içindeki biçimlerinin çizgisel olarak belirlenmesine yarar.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Tatar beylerinin giydikleri yüzü harçlı dar kollu üstlük, kapaniçenln bir çeşidi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

merchant's office.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

Manuel kontrol düğmeleri, kullanıcıya odak, pozlama ve diğer fotoğraf makinesi ayarlarının belirlenmesinde büyük bir esneklik tanır. Bu sayede, daha yaratıcı çekimler yapabilirsiniz.

Teknolojik Terim by

Türkçe Sözlük

(i. Fr. T.) (musiki). Klasik kontrpuan kaidelerine uymayan yeni kontrpuan.

Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Kayıttan önce kasetin durumunu kontrol eder ve mümkün olan en iyi resim kalitesinin elde edilmesini sağlar.

Teknolojik Terim by

Yabancı Kelime

Fr. autocontrôle

ruh b. öz denetim

Daha önemli bir amaca ulaşabilmek için kişinin tepkilerini, davranışlarını veya başka amaca yönelme eğilimini denetleyip kısıtlaması.


Yabancı Kelime by

Teknolojik Terim

Saat, 77,5 kHz’den iletilen LW radyo sinyali ile otomatik olarak ayarlanır. Radyo sinyali bir atom saatinden verilir. Böylece kış ve yaz saati düzeltmeleri de dahil olmak üzere saat ve tarihin her zaman doğru ayarlanmasını sağlar.

Teknolojik Terim by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). Bir bankanın elinde bulundurduğu senetleri başka bir bankaya iskonto ettirmesi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

rediscount.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

rediscount.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

checkup.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sanitary control.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

Bu özellik, VCR’ınızın, zamanlayıcı programlaması yapılmış olduğunda uydu alıcınızı kontrol etmenizi sağlar. VCR otomatik olarak doğru kanala geçer ve kaydı başlatır.

Teknolojik Terim by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). Konttan bir derece aşağı olan asalet unvanı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

viscount.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

viscount.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). Vikont karısı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

viscountess.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

Yüksek kontrast plakaları BRAVIA projektörlerimizde bulunur. Işığın içeri sızmasını önlemek ve dolayısıyla da daha derin siyahlar ve daha yüksek bir kontrast oranı sağlamak için, bu plakalar Gelişmiş İris İşlevi ile birlikte çalışır. Geleneksel panellerin flüoresan tüplerinden ışık sızabilir ve bu da siyahların koyu gri görünmesine neden olur.

Teknolojik Terim by