Kop, Kup ne demek? | Kop, Kup anlamı nedir? | Kop, Kup

Kop, Kup anlamı nedir?

Kop, Kup ne demek?

Kop, Kup anlamı nedir?

Kop, Kup | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: kop kup

Türkçe Sözlük

(e.). Ko İle başlayan bazı Türkçe sıfatların başına girip mübalağa ve şiddet bildirir: Kopkolay, kupkuru.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

acupuncture.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

acupuncture.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

suspension bridge.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

suspension bridge. drawbridge.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

basset.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hunting dog. beagle. game dog. hound. retriever.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Y). Havası boşaltılabilen bir fanus içindeki teraziden ibaret Barometre bir Alet. Havanın, cisimlerin ağırlığına yaptığı hafifletici etkiyi göstermekte kullanılır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

archbishop.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

archbishop.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

primacy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

watchdog.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

watch mastiff. watchdog.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Genel Bilgi

Evlerinde köpek bulunduranlar, köpelkerinin yaşlarını insan yaşlarıyla karşılaştırabilmek için, her köpek yaşının yedi insan yaşına eşit olduğunu varsayarlar. Peki bu doğru mudur?

Tam olarak değil...

Bu konuda üretilen çeşitli formüller var ama en basit ve akla yatkın olanı şu:

Köpeğin birinci yaşı= 21 insan yaşı

Köpeğin sonraki her yaşı:4 insan yaşı

Buna göre 7 yaşında bir köpeğiniz varsa insan ömrüne göre;

21+(6*4)=45 yaşındadır.

Bu hesaba devam edersek 10 yaşındaki bir köpeğin yaşı, insanın 57 yaşına eştir. 15 yaşındaki bir köpek ise 77 yaşındaki bir insanla aynı yaştadır.

Bu hesap şekli akla uygundur. Bir köpek yaşı yedi insan yaşına eşittir düşüncesi seksüel olgunluğa erişmiş bir yaşındaki köpekle 7 yaşındaki bir çocuk arasında farkı düşününce anlamsız kalıyor.


Genel Bilgi by

Türkçe - İngilizce Sözlük

rend.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). tıbbi muayene. check valve emniyet valfı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(ÇİNEKOP) (i.). Lüferin küçüğü olan bir cins balık.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 15-20 tanesi 1 kilo gelen lüfer çeşidi, (bk.) Çınakop.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

mastiff.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sheepdog.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). kaza; sinir krizi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Y). Cinayet, hırsızlık vs. suçluların bıraktığı parmak izlerinden tanıma usulü.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. jeoloji). Lüle taşı.

Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Bu akıllı kopyalama teknolojisi, Sabit Disk Sürücüsü’nden (HDD) bir DVD diskine kopyalama yaparken en iyi resim kalitesini korur. Veri bir HDD üzerine kaydedildiğinde, Sony HDD / DVD kaydediciler filmi analiz eder ve sonuçları veri olarak saklar. Ardından, kaydedici bu veriyi verimli bir biçimde bir DVD diskine kopyalar. En iyi sonuçları elde etmek için, HDD’nize kaydederken HQ+ veya HQ modlarını kullanın.

Teknolojik Terim by

Türkçe Sözlük

(i. L. Y.). Cisimlerin kaynamaya başlama derecesini ölçmeye yarayan Alet.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. échopraxie

ruh b. yansıca

Başkasının yaptığı hareket ve davranışları anlamsız olarak tekrarlama.


Yabancı Kelime by

Türkçe Sözlük

(i. Y. fizik). Bir cismin elektriklendiğini ve bu elektriklenmenin derecesini göstermeye yarayan Alet.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

electroscope.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

electroscope.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Yabancı Kelime

İng. endoscope

tıp içgörür

İnsan vücudunun herhangi bir boşluğunu, muayeneyi kolaylaştırmak için aydınlatıp görünür duruma getiren alet.


Yabancı Kelime by

Yabancı Kelime

İng. endoscopy

tıp iç görüm

İnsan vücudunda, organ veya kovuk içlerinin endoskopla muayenesi.


Yabancı Kelime by

Yabancı Kelime

İng. endoscopic

iç görümlü

Endoskopi ile ilgili.


Yabancı Kelime by

Türkçe Sözlük

(i. Y. Fr.). Herhangi bir metnin fotoğrafla çıkarılmış kopyası.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. photocopie

tıpkıçekim

1. Bir yazı, kitap veya biçimin fotoğraf yoluyla kopyasını çıkarma yöntemi. 2. Bu yöntemle elde edilen kopya.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

photocopy. xerox. photostat.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

photocopy. xerox.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

photocopy. blueprint apparatus. photostatic copy. photocpy. photographic copy. xerox.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

air crossing. skylift. air lift.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

gift voucher. free gift coupon.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Y. Fr.). Tepesindeki büyük pervane sayesinde dikine iniş ve çıkış yapabilen, havada olduğu yerde durabilen uçak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

chopper. helicopter. copter. whirlybird. eggbeater.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

chopper. helicopter.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

helicopter. chopper.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

chopper.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

heliport.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pad.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Genel Bilgi

Günümüz taşıtları içinde en çok yönlü ve şaşırtıcı olanı helikopterdir. Üç boyutta da hareket edebilmesi, hemen hemen her yere gidebilmesi nedenleri ile uçaklarla yapılamayan birçok özel görevlerde de kullanılabilirler. Ancak helikopterlerin uçma mekanizmaları uçaklara göre oldukça karışık, üretim maliyetleri de daha yüksektir. Helikopterleri uçaklardan ayıran önemli özellikler, havada asılı durabilmeleri, kendi eksenleri etrafında dönebilmeleri ve geri geri uçabilmeleridir.

Uçaklarda gerekli gücü motor sağlar ama asıl havada kalabilmelerini sağlayan kanatlarıdır. Helikopterlerde ise havada kalmayı sağlayan motora bağlı pervanelerdir. Onları bir çeşit dönen kanat olarak düşünebiliriz. Bir helikopterde iki veya daha fazla kanat olabilir.

Kanatlara hafif bir açı verilip, ana motor çalıştırılınca, dönen kanatlar helikopteri kaldırmaya çalışır. Yerde iken sorun yoktur ama havalanınca helikopterin gövdesi, pervanenin dönüş yönünün tersine dönmeye başlar. İşte burada bu hareketi durdurabilecek ilave bir güce ihtiyaç vardır.

Bu ilave gücü sağlamanın en kolay yolu, dönüş yönüne dik ilave bir pervane koymaktır. Buna kuyruk rotoru denilir. Kuyruk rotoru aynen uçak pervanesi gibi bir itiş gücü yaratır ve helikopterin gövdesinin dönmesini dengeleyerek sabit kalmasını sağlar.

Kuyruktaki pervaneyi döndüren ayrı bir motor yoktur. Hareketini ana motordan bir şaft ile alır ve altındaki dişli kutusu vasıtası ile dönmesi gereken devirde döner. Helikopterleri tam olarak kontrol edebilmek için ana ve kuyruk pervanelerinin ayarlanabilir olmaları gerekir. Kuyruk pervanesinde kanatların eğimlerinin, yani açılarının ayarlanması ile helikopterin kendi ekseni etrafında dönebilmesi sağlanır.

Ana pervane ise çok önemlidir. Yükseklik değiştirmeyi, ileri ve geri gitmeyi, dönmeyi o sağlar. Bunun için de inanılmaz derecede dayanıklı olması gerekir. İşin asıl sırrı ise ana pervanenin dönen kanatlarının eğiklik açılarının bir tam tur süresince değişmesidir.

Helikopterlerin havada hareketsiz kalabilmeleri için pervanelerin açıları da sabit olmalıdır. Bu açıları tüm kanatlarda aynı anda değiştirmekle alçalma ve yükselme sağlanır. Kanatlar arkaya geldiklerinde açıları büyük, öne geldiklerinde daha küçük ise ileri doğru hareket, tersi durumda da geriye doğru hareket sağlanır.


Genel Bilgi by

Genel Bilgi

Günümüz taşıtları içinde en çok yönlü ve şaşırtıcı olanı helikopterdir. Üç boyutta da hareket edebilmesi, hemen hemen her yere gidebilmesi nedenleri ile uçaklarla yapılamayan birçok özel görevlerde de kullanılabilirler. Ancak helikopterlerin uçma mekanizmaları uçaklara göre oldkça karışık, üretim maliyetleri de daha yüksektir. Helikopterleri çaklardan ayıran önemli özellikler, havada asılı durabilmeleri ve geri geri uçabilmeleridir.

Uçaklarda gerekli gücü motor sağlar ama asıl havada kalabilmelerini sağlayan kanatlarıdır. Helikopterlerde ise havada kalmayı sağlayan motora bağlı pervanelerdir. Onları bir çeşit dönen kanat olarak düşünebiliriz. Bir helikopterde iki veya daha fazla kanat olabilir.

Kanatlara hafif bir açı verilip, ana motor çalıştırılınca, dönen kanatlar helikopteri kaldırmaya çalışır. Yerde iken sorun yoktr ama havalanınca helikopterin gövdesi, pervanenin dönüş yönünün tersine dönmeye başlar. İşte burada bu hareketi durdurabilecek ilave bir güce ihtiyaç vardır.

Bu ilave gücü sağlamanın en kolay yolu, dönüş yönüne dik ilave ir pervane koymaktır. Buna kuyruk rotoru aynen çak pervanesi gibi bir itiş gücü yaratır ve helikopterin gövdesinin dönmesini dengeleyerek sabit kalmasını sağlar.

Kuyruktaki pervaneyi döndüren ayrı bir motor yoktur. Hareketini ana motordan bir şaft ile alır ve altındaki dişli kutusu vasıtası ile dönmesi gereken devire döner. Helikopterleri tam olarak kontrol edebilmek için ana ve kuyruk pervanelerinin ayarlanabilir olmaları gerekir. Kuyruk pervanesinde kanatların eğimlerinin, yani açılarının ayarlanması ile helikopterin kendi ekseni etrafında dönebilmesi sağlanır.

Ana pervane ise çok önemlidir. Yükseklik değiştirmeyi, ileri ve geri gitmeyi, dönmeyi o sağlar. Bunun için de inanılmaz derecede dayanıklı olması gerekir. İşin asıl sırrı ise ana pervanenin dönen kanatlarının eğiklik açılarının bir tam tur süresince değişmesidir.

Helikopterlerin havada hareketsiz kalabilmeleri için pervanelerin açıları da sabit olmalıdır. Bu açıları tüm kanatlarda aynı anda değiştirmekle alçalmave yükselme sağlanır. Kanatlar arka arkaya geldiklerinde açıları büyük, öne geldiklerinde daha küçük ise ileri doğru hareket, tersi durumda da geriye doğru hareket sağlanır.


Genel Bilgi by

Türkçe Sözlük

(i. Y. Fr.). Havadaki nem miktarını göstermeye yarayan Alet.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hygroscope.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hygroscope.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. birkaç cihaz veya elektrik devresinin birbirine bağlanması; k.dili ilişki, bağlantı; birkaç radyo istasyonunu birleştirme.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.), ABD yükselme, artış.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Y.). Çevrildikçe içindeki renkli cam parçalarını, yine içindeki küçücük aynalara aksettirerek çok renkli geometrik şekiller gösteren boru.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

kaleidoscope.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

kaleidoscope.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

captain's bridge. bridge of boats.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). Çayır mantarlarından, şapkasının alt yüzü dilim dilim bir çeşit mantar (polyporus igniarius).

Türkçe Sözlük by

Şifalı Bitki

(agaric): Çayır mantarlarındandır. Şapkasının alt yüzü dilim dilimdir. Kullanıldığı yerler: Solunum yolları hastalıklarında kullanılır.

Şifalı Bitki by

Türkçe - İngilizce Sözlük

shear.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

Senkronizasyonun video kamera tarafından sağlandığı Kolay Kaset kopyalama işlevi. Başlık ekleme ve kaydedicinin kızılötesi sinyalle kumanda edilmesi de mümkündür.

Teknolojik Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) Güney Afrika'da tepe, dağ.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(e.). Ko İle başlayan bazı Türkçe sıfatların başına girip mübalağa ve şiddet bildirir: Kopkolay, kupkuru.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (Fr. copal). Cllâ zamkı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

copal.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Kestirilmek, kat’ ettirilmek, çekilip ayrılmak, sökülmek, Osm. kal’edilmek: Bu İp el İle koparılmaz, kökleri koparılabllecek gibi mi? 2. (yemi; vs.) Kesilmek, toplanmak, değirilmek, Osm. iktitâf edilmek: Bu mevsimde bağdan yaprak, gül ağacından çiçek, üzüm, elma koparılmaz.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be snapped off. to be broken off. to be picked.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

breaking off.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

avulsion. pluck.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Kesmek, yerinden ayırmak: Zinciri koparmak. 2. Çekip ayırmak, bağlantısını kesmek: Kuşun başını koperdı; köpek yakaladığı et parçasını kopardı. 3. Çekip çıkarmak, sökmek, Osm. kal’etmek: Fidanları kökleriyle koparmak, kapı kanadını yerinden koparmaya rrfuktedir. 4. mec. Zorla almak, bir şeyi sıkı tutan adamdan alabilmek: Ondan para koparmak ne kadar zor: Ben, kendisinden beş on lire koparacağımı umuyorum. 5. Gürültülü veya karışık bir hâli vücuda getirmek: Kıyamet koparmak, velvele koparmak, rüzgâr toz duman kopardı. mec. Zinciri koparmak = Çıldırmak KOPARTMAK

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

break off. tear off. pluck. pull off. rip off. rip. break. cozen. cut off. deflorate. deflower. dissever. extort. pick. pick off. pry. rend. rive. rupture. snap. snap off. snatch. snatch away from. snatch from. sunder. take apart. tear. tear away. te.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

break. gather. pick. pluck. pull. rend. rupture. sever. snap. tear. utter. wangle. to break sth off. to snap. to tear off/away. to pick. to pluck. to wheedle out. to coax. to utter. to give. let out.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to break off. to tear off. to pluck off. to pick. to snap off. to set up. to let out. to pull away by force. to obtain with difficulty. to get sth out of sb. to wrangle. cull. detach. pluck. rupture. sever. take apart. tear.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pluck.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to have sth broken. to have sth snapped off. to have sth picked.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I.). Düğme ve ilik yerine, telden erkekli dişili çengel: Tozluk kopçası, bir çift kopça.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hook and eye.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

buckle. clasp. hook. hook and eye.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hook and eye. buckle. fastener. hook.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to hook. to fasten (using a hook and eye. hook in.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Kopça ile iliklenmek: Bu tozluk der olduğundan kopçalanmıyor.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Kopça ile ilikletmek: Çocuğun tozluğunu dedısına kopçalatmalısınız.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I.). Kopçası olan, kopça ile iliklenen: Kopçalı tozluk.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) Rusya'da rublenin yüzde biri değerinde ufak para, kapik.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Köpekgiilerden birçok cinsleri olan ehlt hayvan ki, çeşitli işlere yarar, Ar. kelb, Fars. seg. Av köpeği = Zağar. Bekçi köpeği = Evde bekçilik edeni. Çoban köpeği = Sürüyü muhafaza edeni. Sokak köpeği = Sahipsiz olarak sokaklarda türeyen ve cinsinin özelliğini kaybetmiş olan soysuz cinsi. Fino köpeği = Evin içinde bulundurulan küçük cinsleri. Dişi köpek = 1. Kancık köpek yavrusu, mec. 2. mec. Pis, alçak (hakaret tâbiri, sıfat gibi de kullanılır): Köpek beni aldattı; köpek herif, utanmadan yanıma geliyor. Köpekayası = Bir cins bitki. Ar. keffü’l-kelb. Köpekoğlu (halk dilinde: Köpoğlu) = 1. Hain, korkak, kahbe, alçakça hilekâr: Köpoğlu, etmediği alçaklığı bırakmadı. 2. Yaman, kurnaz, işgüzar: Çok köpoğlu. Köpoğluluk = Hainlik, ihânet, alçakça hile: Beni öyle bir köpoğlu ile aldattı ki, hiç hatırıma gelmezdi. Köpekbalığı = Vatoz balığının bir cinsi, Fr. requin denilen yırtıcı balık. Köpekdişi = Azı dişleriyle ön dişler arasında bulunan sivri dört diş ki, köpekte vasir yırtıcı hayvanlarda fazla uzun olur. Köpek gibi, köpekler gibi = Alçakça: Köpek gibi pişman olmak; köpek gibi yalvarmak. Kedi ile köpek = Daima hırlaşıp kavga edenler hakkında söylenir. Köpekmemesi = Koltuk altında çıkan bir cins çıban.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

100 kopecks equal 1 ruble.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

100 kopecks equal 1 ruble.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

canine. doggy. dog. bow wow. bow-wow.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bitch. dog.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

canine tooth.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dog tooth. canine tooth. canine.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pup.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

puppy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

puppy. whelp.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). Ballıbabagillerden, çiçekleri kokulu bir bitki (marrubim vulgare). bk. Köpek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

shark.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

shark. dogfish.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

shark.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Azı dişleriyle ön dişler arasında bulunan sivri dört diş ki, köpekte vesair yırtıcı hayvanlarda çok uzun olur. bk. Köpek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. zooloji). Köpek, kurt gibi memelileri içine alan hayvan familyası.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). mec. Yorgunluk veya korku ve pişmanlıktan köpek gibi solumak veya yaltaklanmak.

Türkçe Sözlük by

Genel Bilgi

Köpekler, çevrelerine yakın yerlere, ihtiyaçları olacak yiyecekleri gömerek, besinlerini depolarlar. Bu, insanlar tarafından istifçilik veya besin depolama olarak adlandırılır. Ev hayvanları arasında sadece köpekler, kemiklerini gömmeye eğilimi olan hayvanlardır. Vahşi hayatta yaşayan kurtlar, yakaladıkları küçük avları, daha sonra kullanmak üzere gömerler. Evcil köpekler ise kemiklerini gömdükten sonra onunla ilgilenmez, yani daha sonra çıkarıp, kullanmaz ve unuturlar. Evde yaşayan köpekler de gıdalarını koltuk araları, halı veya elbiselerin altına vs. saklar ve koku yardımıyla tesadüfen bulmazlarsa, unuturlar. Demek oluyor ki, evcil köpekler gömme işlemini besin ihtiyaçlarını garanti altına almak için yapmamaktadırlar. Bu, tamamen vahşi hayattan kalma bir içgüdüdür.

Genel Bilgi by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to cringe. to fawn. to grovel.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Alçaklık, hâinlik: O köpekliği kim kabûl eder? Böyle köpeklik olur mu?

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cringing. fawning. groveling.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Koltuk altında çıkan çıban.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). İtüzümünün başka bir adı (solanum nigrum).

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I.) (yabancı kelime). İzmarit biçiminde yassı bir balık.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Arsız sokak çocuğu (argo).

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

urchun. brat.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

gamin.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) Güney Afrika'da ufak tepe.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Pek kolay.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

breaking off. breaking away. rupture. snap. split. split-up. sunder. sunderance.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

breakaway. rupture. breking off. snap.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

breaking off. coming apart. break away. rupture. severance. snap.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Kırılıp ayrılmek: ip koptu, fidanı çekerken kökü, bir deli koptu. 2. Bağlantısı kesilmek, ayrılıp düşmek: Saçağın uçları, ceketimin bir düğmesi koptu. 3. Gürültülü veya tehlikeli bir şey ortaya çıkıvermek, birdenbire çıkmak: Kıyamet koptu, bir velveledir koptu, şiddetli bir rüzgâr, bir yağmur koptu. 4. Fazla ağrımak: Ciğeri kopmak, barsaklarım kopuyor. Öd kopmak = Çok korkmak, heyecan ve dehşete uğramak. Gönülden kopmak = Vermeye razı olmak, rızasıyla vermek: Kızılay’a yardım topluyorlar, herkes gönlünden ne koparsa veriyor.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

break off. break. detach. come off. tear. part. rupture. separate. sever. snap. split. sunder.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

break. sever. snap. tear. to come off. to break off. to snap. to break out. to ache badly.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to break in two. to break. to snap. to break out. to ache violently. break away. come off. detach. dissaffiliate. draw apart. fall asunder. rupture. scoop. snap at sb. split off. tear.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i). 1. Bir küfür tabiri, köpek oğlu, it oğlu. 2. Hain, sahtekâr, hilekâr, kurnaz: O, ne köpoğludur ben bilirim, bk. Köpek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bastard. bitch. crafty person.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Hainlik, alçaklık, hile. 2. Kurnazlık, düzencilik, bk. Köpek, köpoğlu.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

copolymer eşpolimer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I.). Koşu zeğarı, tazısı: Rumeli kopoyu.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Suyun üzerinden öte tarafa geçmek için keresteden veya kemerler üzerine kârgir veya demirden yol, Ar. cisr, kantara: Köprü kurmak; köprüden geçmek; ahşap, kârgir, taş, demir köprü; dubalar üzerine kurulmuş köprü. 2. Köprüye benzer iki ucu bağlı ve ortası boşlukta kemerli şey: Apolet köprüsü; kilit köprüsü; toka köprüsü. Asma köprü = İki başında kule yapılıp oralara asılan köprü. Köprüyü geçinceye kadar ayıya dayı derler = Bir işi yaptırmak için, lâyık olmayan kimseleri, pohpohlayarak aldatış.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bridge.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bridge. viaduct.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bridge. cross over.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bridgehead. foothold. start. beginning.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Köprü yapan usta. Harpte yollardaki suların üzerine köprü kurmakla görevli istihkâma asker.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Omuz uçlarından göğsün yukarısına gelip kilitlenen iki kemik ki, gerdanın altında dışarıdan da belli olur, boyun çenberi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

clavicle.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

collarbone.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

collar bone.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

having a bridge.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. denizcilik). Kalafat tokmağının ağzına geçirilen demir çenber.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (kopmak’tan). 1. Kopmuş, kesilmiş, kesik: Bir kolu kopuktur, ceketinde kopuk bir düğme var. 2. Cemiyetten kopmuş, serseri.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Sıvıların çok hareketten veya oynamaktan meydana getirdikleri ve sabun gibi bazı cisimlerin eriyince yaptıkları beyaz kabarcıklar. İçine hava karışmaktan ileri gelir: Deniz köpüğü, sabun köpüğü; ağzından köpük geliyor; at koşmakdan köpük içinde kalmıştı. Deniz köpüğü = 1. Lületaşı: Deniz köpüğünden sigaralık. 2. Açık ve tirşeye çalar mavi renk. 3. Atlarda kızıl don.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

broken off. torn. disconnected. disjointed. penniless. off.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

desultory. disconnected. disjointed. unattached. unstuck. broken off. torn. vagabond. tramp. drifter.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

thing which has broken off of sth. snapped off. broken off. vagabond. tramp. bum. good-for-nothing. choppy. desultory. disconnected. disjointed. tearaway.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

foam. suds. froth. scum. lather. mousse. skimmings. head. spume. yeast.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

foam. froth. lather. spume. lather. scum.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

foam. froth. bubbles. suds. scum. spume.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Köpük bağlamak: Reçel kaynarken köpüklenir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to become foamy. forthy. cream.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

foamy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

frothy. fizzy. bubbly.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

forthy. foamy. sudsy. bubbly. fizzy. frothy. yeasty.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

disunity.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

the state of being broken off. being a tramp. hiatus. discontinuity.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Kopmuş parça.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

broken bit. fragment.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

effervescent.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Köpük yapmak: Bu sabun köpürmüyor; deniz çok köpürmüş; hayvan koşmaktan köpürmüş. Ağız köpürmek = Çok hiddet etmek, kudurmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to foam. to froth. to spume. to effervesce. to bubble. to foam at the mouth. to be beside oneself with rage. boil. seethe.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Köpük yaptırmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to make sth foam. to lather. to effervesce. froth.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Eskiden Türkler’in milli telli çalgısı. Bir çeşit bağleme.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lute.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Kapuska dediğimiz şeyin asıl şekli, aslı Türkçe’de lahana demektir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Bir çeşit kekik.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (Fr. copie). 1. Asıl olan bir yazının alınan benzeri, suret, nüsha: Kopyasını saklamak, bir kopyasını ilişikte göndermek. 2. Sûret çıkarma, örnek alma: Kopya etmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

carbon copy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

copy. facsimile. image. replica. tracing. transcript. duplicate. cheating. cribbing.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

copy. copying. cheating. counterpart. echo. facsimile. replica. replication. repro. tracing. transcript.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

copy. crib.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

copy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to copy. to cheat.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

carbon paper.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

copying pencil. carbon / idelible pencil.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

copying ink.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

copier. cheater. cribber.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

copier. cheater.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

copying. reproducing. cheating.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

facsimile.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

copying.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

Telif hakkı içerikli çalışmaların, yasadışı kopyalanmasını korumak için DVD’lerde bulunan bir sistemdir. Telif hakkının korunması için görüntü sinyallerine analog kopyalama koruması eklenmişse, analog resim çıkışı düzgün biçimde kaydedilemez.

Teknolojik Terim by

Türkçe - İngilizce Sözlük

facsimile.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

copy. to copy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

copy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Y. Fr. fizik). Fizik İlmin, tuzlu eriyiklerin donma kanunlarını inceleyen kolu.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Ku ile başlayan bazı Türkçe sıfatların başına gelip ifadeyi kuvvetlendirir: Kupkuru veya kopkalay.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Topraktan büyük ve ağzı dar kap, testi ve kavanozun büyüğü: Su küpü, turşu küpü. Altın küpü = mec. Pek zengin adam. Küplere binmek = İfrit gibi hiddetlenmek, gazaba gelip bağırmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. L. Fr. matematik). Birbirine eşit, kare biçiminde altı yüzü olan dikdörtgen prizma: Tavla zarı küp biçimindedir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (musiki). Anadolu’da bir usul vurma Aleti, çömlek, dünbelek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cutting (- out. coupe.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The grade levels below black belt in the Korean martial arts.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cubic. cube. earthenware jar. cruse.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cube. large earthenware jar. vat.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cube. cubic. large. earthenware jar. drunk. cruse.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cuse sugar. lump sugar.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I.) (Fr. coupe). 1. Su vesaire bardağı. 2. Bir bardağın aldığı miktar: Bana bir kupa su verin. 3. Oyun kâğıtlarının yürek biçimli beneklisi: Kupanın beşlisi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (Fr. coupi). Asıl yarım lando gibi kesme araba demekse de, eskiden umumiyetle kapalı ve yalnız arkadan oturulacak yeri olan arabalara denirdi. .

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cup. goblet. pot. mug. heart.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cup. heart. plate. pot. brougham. coupé.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

drinking cup. cup given as a prize. heart. driver's cab. plate. trophy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Topaç, kunt, kısa ve biçimsiz.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). iki kapılı bir otomobil tipi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Kadınların kulağa astıkları süs, Fars. gûş-vâr: Bir çift küpe, tek taş pırlanta küpe. 2. Bazı hayvanların boyunlarından küpe gibi sarkan uzun bir çift fazla et parçası: Keçi yavrusunun küpesi olursa çok güzel olur. mec. Bir çift elmas küpe = Birbirine tamamiyle benzeyen iki şey. Kulağa küpe = Unutulmayacak öğüt ve ihtar.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

earring.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

earing. pendant. earring.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). Küpeçiçeğigillerin örnek bitkisi ve bunun türlü renkte olan (Lat. fuchsia).

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). Ayrıçanakyapraklı ikiçeneklilerden bir bitki familyası. Örnek bitkisi küpeçiçeğidir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I.). Küpesi olan. bk. Küpe.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Karagöz familyasından beyaz etli bir balık (Lat. box boops).

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Geminin kenarlarına korkuluk olarak konan tahta siper. 2. Parmaklığın üstündeki ufkî düz ve kalın tahta: Merdiven, trabzan küpeştesi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bulwark. gunwale.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

gunwale. railing. banister. handrail.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

rail. railing. gunwale. gunnel. bulwarus.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Küplerin konduğu yer, mahzen.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Çok kuru.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bone dry.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bone-dry. bone dry.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (Fr. coupon). Bilet, tahvil vesairenin faizlerini almaya mahsus küçük parçaları veya umumiyetle kesilecek parça: Tahvil kuponu, vapur biletinin kuponu.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

coupon. counterfoil.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

coupon.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

coupon. a piece of cloth sufficient to make one garment. on pack. coupon sheet. credit slip.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Finansal Terim

(Coupon)

Hisse senedi sahiplerinin bazı ortaklık haklarının (karpayı, bedelli/bedelsiz sermaye artırımına katılma hakları) kullanımını teminen hisse senetleri üzerinde bulunan ve sistematik olarak numaralandırılmış kıymetli evraktır.


Finansal Terim by

Yabancı Kelime

Fr. coupure

kesik

Gazete, dergi vb.nden kesilmiş yazı.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cutting. cut. scrap.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

clipping. cutting.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

clipping. cutting. denomination.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Finansal Terim

(Denomination)

Para, tahvil ve hisse senetlerinin, üzerlerinde yazılı değere göre, her birimine verilen isimdir.


Finansal Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. tevkifhane, tutukevi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Y. botanik). Beyaz kromoplast.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. alış ile satış fiyatlan arasındaki fark; fiyat yükselişi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Y. Fr.). Küçük cisimleri olduklarından yüzlerce, binlerce defa büyük göstermeye yarayan, optik veya elektronik Alet.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

microscope.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

microscope.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Kaya balığının ufak. cinsi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Y. Fr.). Gözün içini aydınlatıp görmek için kullanılan küçük bir hekim Aleti.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Y.). Denizaltı gemilerinde, suya dalındığı zaman su yüzüne uzatılan gözetleme cihazı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

periscope.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

periscope.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. hız alma, hızlanma; pikap kolu; radyoda mikrofon tertibatı; alıcı veya kaydedici cihaz; oto pikap; k.dili gelişme, ilerleme; oyunda top yere dokunduktan sonra tutma veya vurma; k.dili canlandırıcı şey; (argo), slang avlanacak keklik, kaldırma.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Rumca’dan). Başpapaz, metropolit.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bishop.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bishop. patriarch. sg. episcopal.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bishop. pontiff.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bishopric.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

episcopacy. patriarchate. see.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Y. Fr.). Ruh hastası.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. psychopathe

akıl hastası

Akıl hastalığına tutulmuş kişi.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

psychopathic. psychopath. psychopathic.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

psycho. psychopath. psychopathic.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

psychopath.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Y. Fr.). Ruh hastalığı.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. psychopathie

akıl hastalığı

Düşünme, anlama, kavrama, karar verme, önlem alma vb. yeteneklerdeki eksiklik.


Yabancı Kelime by

Türkçe Sözlük

(I. Y.). Bir hastanın röntgen ışınları altında muayenesi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

soap bubble.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lather. suds.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

soap bubble. suds. lather. suds soapsuds.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pendant.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cinemascope.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. Üsküp.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Y.). Tayfları incelemekte kullanılan cihaz.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. spectroscope

fiz. tayfölçer

Işın tayflarını incelemeye yarayan alet.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

prism spectroscope.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

spectroscope.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

spectroscope.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

spectroscopy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Y.). İçine konulup bakılan resimleri üç buutlu gibi gösteren Alet.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

stereoscope.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

stereoscope.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

stereoscopic.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

stethoscope.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

stethoscope.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., (argo) soygun.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. k.dili. burnu havada olan, kendini beğenmiş.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. Y. Fr.). Yıldızları incelemekte kullanılan çok kuvvetli dürbün.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. télescope

gök b. gözlemci, ırakgörür

Sonsuzdaki bir nesnenin gerçek görüntüsünü, içbükey bir aynadan yapılmış merceğinin odak düzleminde veren ve gök bilimiyle ilgili gözlemlerde kullanılan optik aygıt.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

telescope.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

telescope. telescope ırakgörür. astronomical telescope.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

telescope.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

composition. being composed. being put together. formation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be composed of. to be made up of. to be put together. to be formed.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., k.dili. asansörsüz bina.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Bu işlevsellik, HDD’den DVD’ye normal hızdan 64 kat daha hızlı biçimde içerik aktarmanıza olanak sağlar. Örneğin, bir saatlik içerik HDD’den DVD’ye bir dakikanın altında bir sürede aktarılabilir.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Çift deck’li sistemlerde bulunan hızlı kopyalama sistemi.

Teknolojik Terim by