Koru ne demek? | Koru anlamı nedir? | Koru

Koru anlamı nedir?

Koru ne demek?

Koru anlamı nedir?

Koru | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: koru

Türkçe Sözlük

(i.). Bakım gören küçük orman: Köyün korusu, korudan kereste kesmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

wood. grove. small forest. coppice. copse. holt. spinney.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

copse. grove. wood. coppice.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

grove. small wood. plantation. wood lot.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

Potansiyel olarak tehlikeli atık maddelerin çevreye boşaltılmasının asgariye indirilmesi ya da önlenmesi amacıyla kaynakların yönetimi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

Kirleticiler ile ilgili tüm kanun ve yönetmelikleri uygulamak ile görevli Amerikan federal kuruluşu.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). Demkoruğugillerden, bir bitki (sedum). Buna kayakoruğu da denir.

Türkçe Sözlük by

Şifalı Bitki

(kulakotu): Damkoruğugillerden ılık iklimlerde yetişen bir bitkidir. Çiçekleri kırmızıdır. Yaprakları etli ve çiçeklerin dibindedir. Haziran - Ağustos ayları içinde toplanır. Çoğu zaman taze halde kullanılır. Kullanıldığı yerler: Basur memelerini giderir. Nasırları söker.

Şifalı Bitki by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). İkl;eneklilerden bir bitki familyası.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Screen Saver.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

Diskten okunan CD verileri, geçici bir tampon bellekte tutulur ve sürekli buradan okunur. Lazer pikap, bir darbe ya da titreşim sonucunda yerinden oynarsa, bu belleğe yazılı veriler, sesin kesilmesini önler. Yeni Sony CD tepsili cihazlarda bulunan gelişmiş G-PROTECTION™ teknolojisi, yalnızca 0,5 saniye içinde lazerin yeniden odaklanmasını sağlarken “alpha GEL®” sönümleyici düşük frekanslı titreşimleri emmektedir.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Diskten okunan CD verileri, geçici bir tampon bellekte tutulur ve sürekli buradan okunur. CD verisinin sonraki 10 saniyesi her zaman kayıtlıdır. Bir darbe ya da titreşim sonucunda veri akışı kesilirse, veriler hafızadan okunarak ses sinyalinin kesintisiz verilmesini sağlar.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

3B hız sensörü ani hareketleri algılar ve HDD kafasını derhal kilitler. HDD darbeye karşı koruma sistemi, dizüstü bilgisayarın düşmesini veya çarpmasını algılayan donanım ve yazılımın bir birleşimidir.

Teknolojik Terim by

Şifalı Bitki

(kulakotu): Damkoruğugiller familyasından; tam ve etli yapraklı odunsu veya otsu bir bitkidir. Çiçekleri salkım biçimindedir. Yeşil kısmı acıdır. Kullanıldığı yerler: Yeşil kısımları zeytinyağı ile karıştırılıp, merhem yapılır. Cilt iltihaplarında, egzamada, nasır tedavisinde kullanılır.

Şifalı Bitki by

Teknolojik Terim

Telif hakkı içerikli çalışmaların, yasadışı kopyalanmasını korumak için DVD’lerde bulunan bir sistemdir. Telif hakkının korunması için görüntü sinyallerine analog kopyalama koruması eklenmişse, analog resim çıkışı düzgün biçimde kaydedilemez.

Teknolojik Terim by

Türkçe Sözlük

(I.). 1. Bekçi. 2. Yeniçeri ocağında bir sınıf.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

blind. blindfold. hit or miss. at a venture.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Bekçi, muhafız, gardiyan, orman vesaire bekçisi, köy korucuları.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

forester. forest watchman. ranger. woodman. woodsman.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

forest warden. ranger. forester.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

village policeman.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Korucunun işi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

blockhouse.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

blockhouse.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Üzümün hamı, yeşili, ekşisi: Koruk şerbeti, korukla terbiye olunmuş yemek. 2. Her meyvenin hamı: Hurma koruğu, zeytin koruğu. Kayakoruğu = Ekseriya duvarlarda ve damlarda biten bir cins bitki.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. «korumak» tan). Saklanmış, hıfzolunmuş, ayrılmış yer, mahfuz ve hususî yer.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Ateşi havalandırmaya mahsus deri, meşin ve tahtadan Alet. Demirci körüğü = Demircilerin kullandıkları büyük çeşidi. 2. Hava ile çalınan bazı çalgılara hava vermeye mahsus Alet: Armonika körüğü. 3. Fayton’un körük biçiminde açılır kapanır örtüsü. Burun, göğüs körük gibi inip kalkmak = Yorgunluktan veya hiddetten çok solumak. Laf körüğü = Lafazan, geveze, çançan. Yangına körükle gitmek = Anlaşmazlığı şiddetlendirmeye çalışmak, fitnecilik.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

unripe grape.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

unripe grape.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bellows. pair of bellows. blower. fan.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bellows. folding hood.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bellows. accordion bellows. folding tag. bellows top. ventilator.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Şifalı Bitki

(ekşi üzüm): Henüz olgunlaşmamış, ekşi, ham üzümdür. Şerbeti yapılır. Kullanıldığı yerler: İştah açar. Kurdeşende faydalıdır. Göz ağrılarını dindirir.

Şifalı Bitki by

Türkçe - İngilizce Sözlük

verjuice. the juice of unripe grapes.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bellows maker. bellows operator. instigator agitator. flagwaver.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to fan with bellows. to encourage. to incite. fomentation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Körükle üflemek, tutuşturmak: Ateşi körüklemek. 2. Kızıştırmak, şiddetlendirmek: Asıl anlaşmazlığı körükleyen odur.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

blow with bellows. blow. fan. instigate. waken. work up. embitter. rush up. wake.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

incite. to fan the flames. to incite. to stir up.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

foment. fuel.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

instigative.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Açılıp kapanarak hava veren Aleti olan: Körüklü çalgı. 2. Açılıp kapanır örtüsü olan: Körüklü fayton.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

having a belows.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

having bellows. having a folding top.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

articulated bus.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Koru gibi eğaçlı yer.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

grove. coppice forest. copse.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

grove. small wood.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Korumak işi. Ar. himaye, vikaye.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

Doğal ve insanların oluşturduğu çevre kaynaklarının (madenIer, su, ormanlar, balık yatakları, vahşi yaşam vb.) tükenme ve israfa karşı ve aynı zamanda güzelliğinin bozulmaması amacıyla korunması, yönetimi ve akılcı kullanımı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

protective. protection. defending. guarding. keeping. preservation. conservation. escort. guard. bodyguard. lifeguard. covering. aegis. asylum. conservancy. convoy. custody. defense. favor. favour. indemnity. maintenance. patronage. retention. safegu.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

care. conservation. guard. keeping. patronage. preservation. protection. safeguard. safekeeping. saving. security. shadow. trust. ward. bodyguard. defence. prevention. prophylaxis.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

preservation. protection. defense. asylum. auspices. conservancy. conservation. custodial care. guard. keeping. patronage. preserving. safeguard. safeguarding. safekeeping. shield. vindication. ward.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

Toprağı rüzgar erozyonundan korumak için dikilen ağaçlar ve çalılar.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

protectionism.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Beklemek, saklamak: Köyün otlağını ve ormanını korumak lâzımgelir. 2. Yeterlik, yetme, vefa etmek, idare, Osm. tekabbül eylemek: Bu iş masrafını korumaz.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

encourage. protect. preserve. guard. defend. spare. cover. keep. save. secure. buffer. cocoon. conserve. convoy. embosom. embower. escort. fence. keep guard. indemnify. maintain. patronize. safeguard. screen. shade. shelter. shield. sponsor. vindicat.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

charm. conserve. defend. deliver. guard. harbour. insulate. keep. maintain. perpetuate. preserve. protect. reserve. save. secure. shelter. shield. sponsor. to protect. to save. to defend. to guard. to watch over. to preserve. to conserve.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

protect. to protect. to guard. to preserve. to shield. to watch over. to defend. back. conserve. cover. maintain. maintain a patent. patronize. safeguard. save. screen. secure. shade. shelter.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. anatomi). Üstderi dış tabakasının adı: Korun tabakası deriyi korur.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) (çogny) Çekoslovakya' da para birimi, koruna.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Korunmak maksadıyla sığınılan yer.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

trefoil.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Tirfil çayırı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

defence. protection. preservation. prevention. prophylaxis. rampart. safekeeping.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

preservation. safeguard. safekeeping. shelter. protection.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

being protected. being safeguarded. protection. conservation. preservation. defence defense. shelter. safeguard.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Korumak işine konu olmak. 2. Kendini korumak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

defend oneself. avoid. be protected. guard. shelter.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

beware. guard. to be protected. to defend oneself. to protect oneself. to avoid.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to safeguard oneself. to protect oneself against. to avoid. to escape sth. to be protected. to be shielded. to be preserved. to be kept intact. to be covered.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) 1.Açık san, açık kestane renkli. 2.Kimseyi beğenmeyen gururlu, kendini beğenmiş. 3.Süslü, çalımlı, şık.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Bir bekçi ve korucuya bekletmek, gözettirmek: Otlağı, ormanı korutmak lâzımdır. 2. Çit veya hendekle çevirip ayırtmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

protective. protecting. safety. preventive. preservative. guarding. contraceptive. prophylactic. tutelar. tutelary. protector. preserver. guardian. safeguard. life-saver. conservator. keeper. patron. sentinel. umbrella. warden.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bodyguard. cover. defensive. guard. guardian. preservative. preventive. prophylactic. protection. protective. protector. safeguard. shield. contraceptive.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

guardian. protective. protecting. protector. defender. preservative. prophylactic. preveutive. preventative. body guard. bulwark. countenancer. patronizer. prohibitive.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

preventive medicine.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i ). Koruyucu işini yapma, himaye ve muhafaza etme işi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

protectiveness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

protection. support. conservation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

color blind.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

colo r blind.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

in the early hours of the morning. at an unearthly hour.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

Konutların, sanayinin ve tarımın tükettiği su miktarının azaltılmasına yönelik programlar ve yöntemler. Uygulama örnekleri genellikle yüzeysel akışın yeniden kullanılması, rezervuarlardaki buharlaşmanın azaltılması ve yeniden işlenmiş suyun endüstriyel amaçlarla kullanılması gibi alanlarda görülür. Çifte boru tesisatı sisteminin, gelecek yıllarda, suyun yeniden işlenme yüzdesinin artması sonucunu doğurması beklenmektedir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cursory. sketchy. superficial. skin-deep. superficially.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

equivocal. superficial.

Türkçe - İngilizce Sözlük by