Köşe, Güşe ne demek? | Köşe, Güşe anlamı nedir? | Köşe, Güşe

Köşe, Güşe anlamı nedir?

Köşe, Güşe ne demek?

Köşe, Güşe anlamı nedir?

Köşe, Güşe | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: kose guse

Türkçe Sözlük

(i. F.). Köşe. bk. Köşe.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Altı köşesi olan, altı köşeli, altıgen.

Türkçe Sözlük by

Genel Bilgi

Bilindiği gibi, ‘ring’ kelimesi, İngilizce’de daire, halka anlamındadır. Parmağa takılan yüzüğe bile bu nedenle ‘ring’ denilir. Aslında geçmişte profesyonel boksta, boksörler grup halinde, kasabadan, kasabaya dolaşır, oradaki yerli boksörlerle maç yaparlardı.

Boks yapılacak alana seyirciler daire şeklinde yerleştirilir, en önde oturanlara alanı çevreleyen ip tutturularak, başkalarının boks yapılacak yere girmeleri önlenirdi. Ayrıca sahnedeki boksöre meydan okuyan biri kafasını bu ipe çarparak dövüşmek isteğini belirtirdi.

Seyirci miktarı artınca bu usulü uygulamak zorlaştı. Yere dikilen kazıklara ip bağlanarak boks yeri belirlenmeye başlandı. Tabii ki bu iş için en uygun şekil kare idi.

Boks yapılan yerlerin dünyanın her yanında kare olmasına rağmen “ring” diye adlandırılmasının hikayesi işte bu!


Genel Bilgi by

Genel Bilgi

Bilindiği gibi, “ring” kelimesi, İnglizce’de daire, halka anlamındadır. Parmağa takılan yüzüğe bile bu nedenle “ring” denilir.

Aslında geçmişte profesyonel boksta, boksörler grup halinde, kasabadan, kasabaya dolaşır, oradaki yerli boksörlerle maç yaparlardı.

Boks yapılacak alana seyirciler daire şeklinde yerleştirilir, en önde oturanlara alanı çevreleyen ip tutturularak, başkalarının boks yapılacak yere girmeleri önerilirdi. Ayrıca sahnedekiboksöre meydan okuyan biri kafasını bu ipe çarparak dövüşmek istediğini belirtirdi.

Seyirci miktarı artınca bu usulü ugulamak zorlaştı. Yere dikilen kazıklara ip bağlanarak boks yeri belirlenmeye başlandı. Tabii ki bu iş için en uygun şekil kare idi.

Boks yapılan yerlerin dünyanın her yanında kare olmasına rağmen “ring” diye adlandırılmasının hikayesi işte bu!


Genel Bilgi by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [چارگوشه] dört köşe.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Ciğer köşesi, evlât; sevgili. Türkçe: Ciğerimin köşesi.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [جگرگوشه] ciğerköşe, evlat. 2.sevgili.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Y.). Uzun kafalı.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. dolichocéphale

anat. uzun kafalı

Başı dar, kafatasının uzunluğu genişliğinden fazla olan (kimse).


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

foursquare.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

quadrangular. four-cornered.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

checked.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

plaid. tartan. chequered.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

at close quarters.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Köşe, bucak.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [گوشه] köşe.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Köşebent. Kitap kapaklarının köşelerine yapılan süsleme.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Bir köşeye çekilen, münzevî, insanlardan uzaklaşan.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [گوشه نشين] köşesine çekilen, inziva hayatı süren.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). (deve) Yavrulamak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (aslı Farsça olup Arapça’ laşmışı: kûsec). 1. Sakal ve bıyığı olmayan veya seyrek olan: Köse adam. 2. Seyrek: Köse sakal; köse orman. Köse sakallı = Sakalı köse.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I.) (Farsça’dan). 1. Yönleri çeşitli iki yüzey veya çizginin birleşiminden meydana gelen yer kl, açıklığı çeşitli derecelerde olur, bucak, Ar. zâviye, gönye. Doğru köşe = Genişlik derecesi 90 olan dik açı. Sivri köşe = Genişlik derecesi ondan az olan dar açı. Açık köşe = Genişlik derecesi 90 dereceden fazla olan geniş açı. Bir köşeye çekilmek = inzivâya çekilmek. Köşe köşe kaçmak, saklanmak = Sıkı sıkı kaçıp gizlenmek. 2. Odanın en yukarı yeri. Ar. sadr: Köşeye çıkmak; köşede kurulmak. 3. inzlvâ yeri, Ar. zâviyye, Fars. uzlet-gâh: Bir köşeye çekilmek. 4. Uç, kenar, ıssızlık, ücrâ yer: Dünyanın bir köşesinde; Türkiye’nin bazı köşelerinde. 5. Sivri yer, uc: Batacak köşeleri vardır; köşelerini yuvarlatmak. Altı köşe, altı köşeli = Altıgen, Ar. müseddes. Üç köşe, üç köşeli = Üçgen, Ar. müselles. Köşebaşı = Sokağın dönemeç yeri. Köşe bucak = Ücrâ yerler, her bir taraf. Köşe bucakta = Ötede beride. Ciğerköşesi = Pek sevgili şahıs, sevgili evlât. Dört köşe, dört köşeli = Dörtgen, kare, Ar. murabbâ. Sekiz köşe, sekiz köşeli = Sekizgen, müsemmen. Köşetaşı = Duvarın köşesine konmaya mahsus muntazam taş. Köşe sarrafı = Sokakta ve ekseriya sokak veya dükkân köşelerinde çekmecesi olup para bozan ve küçük muamemelerde bulunan küçük sarraf. Köşe müftüsü = Ötekinin berikinin dâvasına karışan avukatımsı adam, müzevvir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bowl. with little/no beard.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

naturally lacking a beard.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

corner. corner. angle. turning. nook. quarter. gonio-.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

alcove. corner. nook.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

corner.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Erkek İsmi) - Sakalı bıyığı hiç çıkmayan veya seyrek olan. - Daha çok lakab olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

nook and corner. nook and cranny.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

divan.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cornerstone.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

headstone.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

columnist.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

syndicated columnist.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

column.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Köşe. bk. Köşe.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

coin.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. F.). Köşe tutturan; köşeyi tutturmaya yarayan şey.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bracket.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

angle iron. brace clamp. brace. gusset.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

gusset. angle iron. cornerpiece. bracket.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(aslı: KÜSEC) (i. A.) (köse. den Arapçalaşmış). Köse. bk. Köse.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Mimoza çeşitlerinden bir ağaç.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. matematik) (y. k.). Bir çokgende yon yana olmayan veya bir çokyüzlüde aynı düzlem üzerinde bulunmayan iki köşe arasına çekilen çizgi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

diagonal.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

diagonal.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Bir ucu yanmış, yanıp sönmüş odun. bk. Küsgü.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Deve yavrusu.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.) (deve). Doğurmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (Fars. dana demek olan «gâvsâle» den). Sığır ve beygir gibi büyük hayvan derisinden yapılmış kalın deri ki, ayakkabıların altını vesair şeyleri ondan yaparlar. Köseletaşı — Bileyitaşı gibi kullanılan ve mermeri silip parlatmaya yarayan bir cins kumlu taş. Kösele perdahtı (perdahı) == Mermere bu taşla verilen cllâ. Kösele gibi = Pek sert.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

leather.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

stout leather.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

stout leather.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Köşe şeklinde, köşemsi olan: Köşeleme bir taş; köşeleme bir kâğıt. 2. Köşeli olarak: Köşeleme kesmek, çizmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

diagonally. in a diagonal position.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Köşeleri olan (cisim veya şekil). Üç köşeli = Üçgen, Ar. müselles. Dört köşeli = Dörtgen, kare. Ar. murabbâ. Altı köşeli = Ar. müseddes. Sekiz köşeli — Ar. müsemmen.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

angular. cornered. angled.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cornered. angled. bent.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bracket.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

angle bracket. square brackets.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Sakalı seyrek olan veya olmayan adamın hâli. 2. Seyreklik: Sakalın, ormanın köseliği.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

squinch. pendentive. piece of furniture designed for a corner.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Kösemen.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Kadın İsmi) 1.Sürüler önünde rehber vaziyetinde giden. 2.Cildi temiz, pürüzsüz. 3.Kösem Sultan: IV. İbrahim’in annesi ve torunu zamanında Osmanlı iktidarında etkin olan Sultan.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Vuruşmaya alıştırılmış İri koç veya teke, gebeş. 2. Sürünün önüne düşUp onu sevkeden alışık koç. 3. mec. Cesur, serbest, atak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

agonic. without a corner.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Y. zoolloji). Barsaklarda parazit olarak yaşayan bir kurt.

Türkçe Sözlük by