Külah Giydirmek (birine) ne demek? | Külah Giydirmek (birine) anlamı nedir? | Külah Giydirmek (birine)

Külah Giydirmek (birine) anlamı nedir?

Külah Giydirmek (birine) ne demek?

Külah Giydirmek (birine) anlamı nedir?

Külah Giydirmek (birine) | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: kulah giydirmek birine

Türkçe Sözlük

Hile ile, oyunla aldatmak. Deyim

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

chimney pot.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(GEYDİRMEK) (f.). 1. Birinin vücudunu elbise, çamaşır ve şapka, çorap ve ayakkabı gibi şeylerle örtmek, elbisesini üstüne geçirmek, Osm. iksâ etmek: Şu çocuğu giydirin. Kendisini giydirip kuşattım. 2. Esvap, çamaşır vesair elbise vermek, Osm. ilbas etmek: Kendisi her bayram birkaç yetim ve kimsesiz çocuk giydirmeyi Adet etmiştir. 3. Giymeye bırakmak; giymesine müsaade etmek: Bana o ceketi giydirmedi. Giydirip kuşatmak = mec. Sövüp saymak, iyice küfretmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

attire. clothe. dress.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to dress to clothe sb. to abuse. to reproach. clothe. dress. gear. rig. rig out.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Genel Bilgi

Korktuğumuzda, ölüm tehlikesi veya bize çok rahatsızlık veren bir durumla karşılaştığımızda verdiğimiz tepki, ilk çağlarda yaşayan atalarımızın tepkileri ile hemen hemen aynıdır. Acıktığımızda karnımız guruldar, güzel bir yiyecek gördüğümüzde tükürük salgımız artar, yani ağzımız sulanır, korkunca çenemiz titrer, tüylerimiz diken diken olur.

Bedenimizin yüz binlerce yıl öncesine ait bu işleyiş düzeni bugün bile etkinliğini sürdürüyor. Fizyolojik olarak taş devri insanlarından farkımız yok, dış tehlikeler karşısında hala onlar gibi tepki veriyoruz. Ancak günümüzde strese yol açan modern etkenler karşısında bu tepkiler pek yararlı olamıyor.

Bir insan büyük bir tehlike veya korku verici olayla karşılaşınca vücudu otomatikman kendini savunmaya hazırlar. Bunu yaparken karşı tarafla savaş için bazı kasları hazır hale getirir, gerekirse kaçmada kullanacağı bazı kasları da seçer.

Diğer canlılarda olduğu gibi insanda da dişler ve çene savunmanın ana mekanizmalarıdır. Şüphesiz ilk insanlarda bugün yırtıcı hayvanlarda olduğu gibi saldırmanın da etkili bir unsuruydular ama evrim sonrası bu işlevlerini kaybettiler.

İşte bu nedenle bir saldırının korkusu hissedildiğinde kalıtımsal olarak önce çene ve dişler savunma pozisyonunu alır. Çenedeki kaslar titremeye başlar, bu da sanki dişler takır takır birbirlerine vuruyorlarmış gibi bir görüntü yaratır.

Bu arada aynı şekilde bacaklardaki kaslara da koşmaya hazırlanma uyarısı gider. Buradaki kaslar da hazırlık halinde titremeye başlarlar. Çok korkan bir insanın bacaklarının zangır zangır titremesi de bundandır.

Korkunca tüylerimizin diken diken olması da vaktiyle vücutları tamamen kıllarla kaplı atalarımızdan kalmadır. Cildimizdeki her kıl ve saç teli bir küme istemsiz kas hücresi ile donatılmıştır. Korkunca başta kedi olmak üzere hayvanların bir çoğunda görülen savunma refleksiyle bu minik kaslar kasılır ve tüylerimiz dikleşir.

Üşüyünce tüylerimizin dikleşmelerinin amacı ise ayrıdır. Atalarımız bizler gibi gerektiğinde kalın giysilerle dolaşamadıkları için vücutlarındaki kıllar onların derilerini soğuktan koruyan bir izolasyon tabakası görevini de görüyordu. Aşırı soğukta bu kıllar dikleşerek daha geniş bir yüzey oluşturuyor ve ısı alışverişini en aza indiriyorlardı. Atalarımızdan genetik olarak aldığımız bu reaksiyon şekli sayesinde sıcak bir havanın ardından serin bir meltem çıktığında ürpeririz ve tüylerimiz diken diken olur.


Genel Bilgi by

Türkçe Sözlük

(i. F ). Eğri külâhlı, çarpık başlık giymiş.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cone. conical hat. cone-shaped container. cornet. trick.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

conical hat. paper cone (used as a bag. coif. cone.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

Hile ile, oyunla aldatmak. Deyim

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). 1. Eski tarzda başlık ki, üzerine sarık sarılırdı, Fars. serpûş, Ar. kalensüve. 2. Bilhassa dervişlerin başlığı ki, ekseriya ucu sivri olur: Mevlevî külahı, külâh giymek. Hırka külah = Derviş kıyafeti. 3. Keçeden başka konacak hafif şey: Arnavut külahı, gecelik külâh. 4. Bir şeyin üzerini örtmeye mahsus ve ucu sivri şey: Minare külâhı, nargile külâhı. 5. mec. Hile, dolandırma: Bana külâh etti. Külâh-tabya = Sivri bir çeşit tabya. Külâh kapmak = Bir karışıklıktan faydalanıp kendi menfaatine uydurmak. Keçe külâh = Rütbesi kaldırılmış (vaktiyle rütbe ile beraber, onun alâmeti olan kavuğu da alınıp en alttaki keçe külâhla bırakılırdı). Gec külâh = Başlığını eğri giyen. mec. Nazlı, cilveli, edâlı.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - (bkz.Kula).

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i.). T. Külâh yapan ve satan adam. 2. mec. Hilekâr, dolandırıcı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Külâh giyen, başında külâh bulunan: Külâhlı bir derviş.

Türkçe Sözlük by