Külli ne demek? | Külli anlamı nedir? | Külli

Külli anlamı nedir?

Külli ne demek?

Külli anlamı nedir?

Külli | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: kulli

Türkçe Sözlük

(i. A. «küll» den imen.) (mü. külliyye). 1. Bütüne ve umûma ait, umumî, cüz’İ mukabili. Husûf-ı külli, küsûf-ı külli = Ay veya güneşin tam tutulması (zıddı: Husûf-ı cüz’İ, küsûf-ı cüzî). Kaide-i külliyye = İstisnası olmayıp herkese ait olan kaide (umûmî’den farkı şudur ki: Umûmî, husûsî’ye ve külli ise cüz’İye karşı kullanılır). 2. Çok: Bunların arasında küllî fark vardır. Külli kitap almış.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(A). Şöyle böyle, olduğu kadar.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(A ). Gücü her şeye yeten.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. b = harf-i cer, el = harf-i tarif, külliyet = umumiyet, bütünlük). Bütün bütüne, tamamen.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Hile ve gözbağcılıkla aşırma, gürültüye getirip usulle yok etme: Bizim kitabı katakulli ettiler.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

trick. use.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (musiki). Türk musikisinde bütün makamları dolaşmak iddiasında bulunan peşrev.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

corpus.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

complete works. collected works. corpus. corpus juris.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

complex of buildings adjacent to a mosque.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

totally. entirely. completely. up to the -.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

a lot of. a great deal of. great. vast.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (musiki). Türk musikisinde pek çok makamı içine alan peşrev.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. külliyye bu mânâda kullanılmaz). 1. Bir işin teferruatı olmaksızın toptan olan kısım ve ciheti: O, işin külliyâtı ile meşguldur, teferruata girişemez. 2. Bir yazarın ve şairin bütün eserlerini veya bütünüyle bir mevzuu içine alan seri, Lat. corpus: Külliyyât-ı SAdî, külliyyât-ı Zİyâ Paşa.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Bütün, topluluk: Fatih Külliyesi, Süleymaniye Külliyeti. bk. Külliyyet.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A). 1. Bütün bütüne, büsbütün, tamamen, tamamiyle: Külliyyen inkâr ediyor. 2. (menfî cümlede): Hiç, asla: Külliyyen görmedim. Külliyyen haberim yoktur.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (Ar. tâbirlerde «külliyye» şeklinde de kullanılır). 1. Bir şeyin umûmî olması, bütünlük. Bu defa güneş külliyetle tutuldu. 2. Bol, çok, toptan olan şeyin hâli: Bu sene ekin külliyyet üzere oldu. Külliyyetle koyunlar geldi. 3. Eskiden medrese ve müştemilâtına külliye de denirdi. Bi’l-külliyye = Bütün bütüne.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Çok, bol: Anadolu’dan külliyetli buğday elde edilir.

Türkçe Sözlük by