Lake ne demek? | Lake anlamı nedir? | Lake

Lake anlamı nedir?

Lake ne demek?

Lake anlamı nedir?

Lake | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: lake

Türkçe - İngilizce Sözlük

lacquered.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A pigment formed by combining some coloring matter, usually by precipitation, with a metallic oxide or earth, esp. with aluminium hydrate; as, madder lake; Florentine lake; yellow lake, etc.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A kind of fine white linen, formerly in use.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

To play; to sport.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A large body of water contained in a depression of the earth's surface, and supplied from the drainage of a more or less extended area. a body of water surrounded by land any of numerous bright translucent organic pigments a purplish red pigment prepared

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

varnished. lacquered. shellacked. lacquer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

a body of water surrounded by land. a purplish red pigment prepared from lac or cochineal. any of numerous bright translucent organic pigments.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A body of fresh or salt water entirely surrounded by land.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A body of fresh or salt water entirely surrounded by land Lake Como in Italy is a fresh water lake, but the Great Salt Lake has salt water.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Large body of water into which a kid will jump should his friends do so.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A body of water completely surrounded by land.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A large body of water, typically freshwater, which can be formed by glaciers, river drainage, surface water runoff, or ground water seepage Lakes provide an area for recreational activity and a habitat for wildlife They are particularly important to migra

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A body standing water found on the Earth's continental land masses The water in a lake is normally fresh Also see eutrophic lake, mesotrophic lake, and oligotrophic lake. a large body of water completely surrounded by land LAND the solid part of the earth

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

In caving, a body of standing water in a cave Cave - Parts of Ref JJ. a body of fresh water which is entirely or nearly surrounded by land. body of still water lying in depressed ground without direct communication with the sea Lakes are common in formerl

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

An inland body of standing water, an expanded part of a river, or an impoundment formed by a dam 'Small lakes' are fishing impoundments, usually 5 to 25 acres in area.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A generally permanent inland body of fresh water of considerable size occupying a basin or hollow in the earth's surface. a pigment made up of organic coloring matter with an inorganic base or carrier.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A basin of variable size and shape that is permanently inundated with water. n danau.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A basin of variable size and shape that is permanently inundated with water Landscape - The visual appearance of natural and manmade environments Leaching/Leachate - The process by which materials such as organic matter and mineral salts are washed out of

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A lake is a large body of water surrounded by land on all sides Really huge lakes are often called seas. lak.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) mora çalan koyu kızıl boya.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) göl, havuz. lake trout göllerde yaşayan alabalık.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [اخلاقا] ahlakça.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Felâket.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). 1. Musîbet, belâ. 2. Bahtsızlık.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

catastrophe.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

abominable. atrocious. bane. calamity. catastrophe. disaster. evil. fatality. grotty. misfortune. scourge. tragedy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

calamity. catastrophe. disaster. awful. terrific. bane. blow. fatality. harm. scourge. tragedy. woe.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [فلاکت] büyük bela, musibet.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (yanlış tâbir). Felâkete, musibete uğramış.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Musibet ve felâket getiren. Fars. Afet-Amîz.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

victim of a disaster.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [فلاکت زده] felakete uğrayan.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). balık kurutmaya mahsus ızgara; (den). gemi tamir edilirken işçilerin üzerinde çalıştıkları asma iskele.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (f). ufak kar tanesi; ince tabaka, ince parça; pul; (f)., away veya off ile tabaka tabaka soymak veya soyulmak; out ile yorgunluktan çöküp kalmak. flaky (s). Iapa lapa; kuşbaşı kar taneleri halinde. flakiness (i). Iapa lapa oluş, ince tabakalar

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(iRumca). Altıparmak balığının tuzlanmışı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pickled tunny.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

salted tunny. pickled tunny.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

salt bonito.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(Arapça ibare). «Sen olmasaydın, yeri, göğü yaratmazdım». Pek meşhur bir hadîs-i kudsî.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. plaquette

onurluk

Bir başarıyı veya durumu ödüllendirmek amacıyla verilen türlü biçimlerde levha.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

platelet. plate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

plaque. plate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

plaquette. booklet.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. gidermek (susuzluk); yatıştırmak, dindirmek; söndürmek (kireç). slaked lime sönmüş kireç.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. kar tanesi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

sönmemiş kireç.

İngilizce - Türkçe Sözlük by