Lanc ne demek? | Lanc anlamı nedir? | Lanc

Lanc anlamı nedir?

Lanc ne demek?

Lanc anlamı nedir?

Lanc | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: lanc

Teknolojik Terim

Video cihazlarının (video kameralar, ev video kaydedicileri ve düzenleme bilgisayarları ya da kumandaları) kontrolünde kullanılan veri alışverişi arayüzü. Bağlantı, 2,5 mm’lik stereo jak üzerinden sağlanır

Teknolojik Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). cankurtaran, ambulans : gezici hastane.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Arslanı terbiye edip bakan veya seyrettiren adam.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). (çığ). dağ1ardan yuvarlanan kar kümesi; heyelân.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

balance of trade ticaret dengesi, ithalât ve ihracat arasındaki para kıymeti farkı balance sheet bilanço balance wheel nâzım çark credit balance alacak bakiyesi, matlup bakiyesi debit balance zimmet bakiyesi, borç bakiyesi hang in the balance muallâkta ol

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f). tartmak, dengelemek, muvazene sağlamak; eşit olmak, dengeli olmak; tereddüt etmek, dansta aksi istikametlerde hareket etmek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). dengeli, muvazeneli. be well balanced denk gelmek, muvazeneli olmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. i.). 1. Ticari bir kuruluşun muayyen bir devre sonunda alacak verecek durumunu göstermek üzere meydana getirdiği cetvel. 2. mec. Herhangi bir işte belirli bir müddet sonundaki iyi ve kötü sonuçların karşılıklı durumu.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

İt. bilancio

ekon. dengelem

Bir kuruluşun, bir ticarethanenin belirli bir dönem sonundaki veya belirli bir gündeki taşınır ve taşınmaz varlıkları ile bunları sağlamak için kullanılan öz ve yabancı kaynakları dengeli olarak gösteren çizelge.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

balance-sheet. financial statement. statement. balance.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

balance. balance sheet.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

balance sheet. annual financial statement. asset and liability statement. balance.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. ağartmak, rengini açmak, beyazlatmak, kaynatarak ağartmak; sararmak, bembeyaz olmak, rengi uçmak, benzi atmak; kabuğunu soyarak beyaz kısmını ortaya çıkartmak (badem v.b.); haşlayarak rengini açmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. sütlü pelte, paluze.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f)., (i). eşit kuvvetle karşı koymak; telâfi etmek; denkleştirmek; (i). karşılık, eş ağırlık.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

Dengenin sanatta nasıl kullanıldığı “tahtaravalli” modeli ile kolayca anlayabilirsiniz. Aynı kilodaki iki kişi «simetrik» olarak oturduklarında oluşan denge, farklı kilolardaki kişilerle de «asimetrik» oturmalarla sağlanabilir; bu ikinci hâl «dinamik denge» olarak da nitelendirilebilir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). İsmi söylenmek, istenilmeyen veya belli olmayan bir şahıs veya şeyi gösterip «falan» sözünden daha belirli gibi kullanılır: Falanca adam geldi diye haber vermeli, falanca yeı% gideceğim, dedi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

so and so. such and such a.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). Güney Amerika'nın sıcak bölgelerinde yaşayan iri ve çok zehirli yılan, (zool). Bothrops atrox.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Falanca: Falanca filanca.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

İng. free-lance

bağımsız

1. Davranışlarını, tutumunu, girişimlerini herhangi bir gücün etkisinde kalmadan düzenleyebilen. 2. Herhangi bir kuruluşa, partiye bağlı olmayan kimse.


Yabancı Kelime by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f). kendi hesabına çalışmak (yazar, fotoğrafçı).

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f., i. göz atmak, göz gezdirmek; ima etmek; sıyırıp geçmek; i. bakış, nazar; ima; sıyırıp geçiş.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., mad. birkaç çeşit parlak ve kükürtlü mineral.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

advertising. the advertising business.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. dengesizlik, muvazenesizlik

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Yerel Uygulama Kontrol Veri Yolunu kullanarak cihazla iletişim kuran bir uzaktan kumanda. Ev video kaydedicileriyle, bir oynatıcıyla birlikte senkronize düzenleme olanağı sağlayan değiştirilebilir kumanda işlevleri sunar.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Video cihazlarının (video kameralar, ev video kaydedicileri ve düzenleme bilgisayarları ya da kumandaları) kontrolünde kullanılan veri alışverişi arayüzü. Bağlantı, 2,5 mm’lik stereo jak üzerinden sağlanır

Teknolojik Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) mızrak, meraklı süvari alayı neferi. lance snake ok yılanı. lancewood (i.) mızrak sapı yapımında kullanılan dayanıklı bir çeşit ağaç.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f.) neşter ile yarıp açmak, deşmek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) basit bir deniz hayvanı, batrak, (zool.) Branchiostoma amphioxus.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s.), (bot.), (zool.) mızrak biçiminde, mızraksı, lanseolat.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) mızraklı süvari eri; (çoğ.) bir çeşit kadril dansı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.), (tıb.) neşter; (mim.) sivri kavisli dar pencere.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s.) hançer gibi saplanan (sancı), keskin (ağrı).

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., psik. melankoli, karasevda.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., s. melankoli, karasevda; can sıkıntısı, kasvet: s. melankolik; kasvetli. melanchol'ic s. hüzünlü, karasevdalı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Aktif cinsî sapık erkek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bugger. pederast. sodomite. pederas. paederast.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pederast.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Küçük erkek çocuk.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sodomy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Olanın tamamıyle: Olanca hızıyla çarptı. Olanca parasını verdi.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. daha ağır gelmek (tartı): geçmek, daha üstün gelmek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. tartıda ağır gelmek; ağır basmak; dengesini bozmak, devirmek; dengesini kaybetmek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. konuşma tarzı; tabir.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (Fr. planchette). Ölçme tahtası.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

surveyor's plane table.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

schemer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. suret, şekil; benzerlik, müşabehet; görünüş.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. iç organlara ait. splanchno önek iç organ, bağır.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. nezaret, gözetme, gözaltında tutma; teftiş. under surveillance gözaltında, nezaret altında. surveillant i. nezaretçi; göz hapsinde tutan kimse; nöbetçi öğretmen.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. dengesini bozmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. muvazenesiz, bozuk dengeli, dengesiz; birbirini tutmayan (hesaplar); akli dengesi bozuk.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. saçak, farbala; sayvan. valanced s. saçaklı, perdeli.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. uyanıklık, uyumayış; tetikte olma, dikkat, ihtiyat. vigilance committee A.B.D. asayişi temin amacıyle kurulan kanundışı örgüt.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., Fr. gerçeğe benzeyiş, görünüşte doğruluk.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

deceitful. mendacious. quack. twisty. untruthful. fabricator. fabulist. fibber. liar. prevaricator. sham. simulator. taleteller. twister. pseudo-.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

artificial. deceitful. liar. storyteller. untruthful.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

liar. imitation. artificial.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

False. who is a liar.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Gerçek olmayarak, şakadan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Yalan söyleyen adamın hâl ve sıfatı, yalan söyleme.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

falseness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

deceit. falsehood. lying. telling lies.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

the character of sb who is a liar.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Bir deri hastalığı.

Türkçe Sözlük by

Sağlık Bilgisi

Küçük yara veya sıyrıklardan giren mikropların neden olduğu ve tıp dilinde Erizipel denilen bir çeşit deri hastalığıdır. Halk arasında kızılyürük denir. Mikrop kapıldıktan bir kaç saat veya birkaç gün sonra; hastada ateş ve titreme görülür. Bilhassa, yüz, burun kanatları veya baldırlarda; çevresi kabarık, yaygın kızarıklık ve ağrı görülür. Bu bölge, bir süre sonra şişer, deri gerilir. Ayrıca iştahsızlık ve baş ağrısı da görülebilir. Yılancık ihmal edilmemesi gereken bir hastalıktır. Bunun için de iyi bir tedavi şarttır. Tedavinin ilk şartı, yatak istirahatidir. Ayrıca doktorun tavsiyelerine uyulup, aşağıdaki reçeteler de ugulanır.

Tedavi için gerekli malzeme : Limonata, alkol.

Hazırlanışı : Bir bardak limonataya 5 damla alkol konup günde 1 kere içilir.


Sağlık Bilgisi by

Türkçe Sözlük

(i.). Daha çok yılan tutup yemekle yaşayan bir cins kuş.

Türkçe Sözlük by