Lasık ne demek? | Lasık anlamı nedir? | Lasık

Lasık anlamı nedir?

Lasık ne demek?

Lasık anlamı nedir?

Lasık | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: lasik

Türkçe Sözlük

(i. A. «lusuk» tan İf.) (mü. lâsıka). Yapışan, yapışkan, yapışık.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (uyd. ke.). Müttefik. Bir başka devletle anlaşması bulunan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

allied. unanimous.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [بلاشکایت] şikayet etmeden.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Bulaşmış olan, yemekte kirlenmiş kap.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dishes.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dirty dishes.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

wash cloth. dishcloth. dishrag. wash rag. dish cloth.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ship with a bad bill of health.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dishwasher.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dish washer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dishwater.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Bulaşık yıkamayı iş edinmiş kimse.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dishwasher.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dishwasher. pot walloper. scullion.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

scullery.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Doğru gitmeyen, dolaşan, sapa: Dolaşık yol. 2. Karışık, karışmış, birbirine geçmiş, girift olmuş: Dolaşık saç; dolaşık ip. 3. Saf ve açık olmayan. Ar. müşevveş, muğlak: Dolaşık lakırdı; dolaşık iş; pek dolaşık bir mesele.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

devious.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

indirect. round about. intricate. tangled. confused.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Doğru gitmeyerek dönüp dolaşan şeyin hali, eğrilik. Ar. İvicâc: Yolun, çay yatağının dolaşıklığı. 2. Karışıklık, birbirine geçme, burgaçlık, giriftlik: İpin, saçın dolaşıklığı. 3. Açıklık ve sarahat yokluğu. Ar. teşevvüş, iğlak: Cümlenin, ifadenin dolaşıklığı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

being roundabout. intricateness. indirectness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). An’anevî ve eski değerlere bağlı (san’at eseri).

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. classique

kökleşik

Alışılmış olan, yenilik getirmeyen.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

classic. classical. standard. usual.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

classic. classical. a classic. all in the day's work.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to become a classic.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «lüsûk» tan if.) (mü. mülâsıka). Bitişik, yapışık, yanyana bulunan, yanaşık: Deri, ete mülâsıktır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Y. Fr.). Yeni klasik. Neoklasik Türk musikisi = . Türk musikisinde Hacı Arif Bey’le başlayan romantik şarkı ekolü.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Y. Fr.). Yeni klasik. Neoklasik Türk musikisi = Türk musikisinde Hacı Arif Bey’le başlayan romantik şarkı ekolü.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Bitişik. 2. Yetişmiş.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Aşağı yukarı!

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

approximate. approximative. proximate. rough. some. about. circa. just about. well-nigh.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

about. approximate. around. circa. round. some.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

approximate. approximately.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

approximately.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

approximately. roughly.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

about. almost. more or less. near. something like.

Türkçe - İngilizce Sözlük by