Lef ne demek? | Lef anlamı nedir? | Lef

Lef anlamı nedir?

Lef ne demek?

Lef anlamı nedir?

Lef | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: lef

Türkçe Sözlük

(LEFF) (i. A.). 1. Sarma, devşirip toplama. 2. Bohça ve zarf içine sokmak, mektubun içine sarıp beraber yollama: Hesap puslasını gönderdiği mektuba leffeyledi, aldığı evrakı leffedip gönderdi. (edebiyat) Leff-ü neşr = Birkaç ismi anıp sonra her birine ait sıfat veya fiilleri de ayrıca sıralama. Leff-ü neşr-i müretteb = Her İki takım kelimelerin sırasının bir olması. Leff-ü neşr-i müşevveş = İkinci takımın sırası birincilerinin sırasına uymaksızın aşağıdan yukarıya sıralanması.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Hayvanların yediği ot ve samart. Umumiyetle hayvan yemi.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [علف] ot. 2.hayvan yemi.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pay phone. pay telephone.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). açık havada yakılan büyük ateş, şenlik ateşi; işaret vermek için yakılan ateş.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). meşum, ugursuz; sahte; zararlı. balefully (z). sahte ifade ile. balefulness (i). sahte yüz ifadesi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. kendini hava ile şişirebilen bir balık, zool. Saccopharynx ampullaceus.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). ısıtma; Isınma. calefactory (s)., (i). Isıtıcı, ısıtan; (i). bir manastırdaki sıcak oturma odası.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (s), (tıb). ısıtıcı, yakıcı ilâç; (s). Isıtan, yakan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

mobile phone. cell phone. cellular phone.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

GSM phone.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Genel Bilgi

Size şaşırtıcı gelebilir ama, telefon evimizdeki en basit cihazdır. O kadar basittir ki, ana yapısı yüzyıldır değişmemiştir. Eğer 1920’li yıllardan kalma bir antika telefon bulabilirseniz, fişini duvardaki deliğe takın, gayet iyi çalışır.

Telefon sistemi o kadar basittir ki, evimizin bir ucuna bir aparat, diğer ucuna bir başka aparat koyup, bunları birbirlerine araya 9 voltluk bir pil ve bir rezistör koyarak bağlarsanız, kendi interkom sisteminizi yaratmış olursunuz. Bu telefonlarla kendi aralarında rahatça görüşme yapılabilir.

Telefonlarımızı duvardaki duylara ve oradan da santrallere bağlayan, genellikle biri kırmızı, diğeri yeşil iki kablo vardır. Yeşil kablo konuşma için ortak hat olup, kırmızı kablo vasıtası ile santralden telefonumuza 6 ile 12 volt arası, 30 miliamper seviyesinde bir akım gelir.

Eğer basit bir granüllü ahizeye sahipseniz, sesinizin dalgalan, bu granülleri az veya çok sıkıştırarak, santralden kırmızı kablo ile verilen, yaklaşık bu 9 voltluk akımın karşı tarafa değişik kuvvetlerle gitmesini sağlar. Karşı tarafta kulaklıkta da, bu defa tam tersi olur ve bu değişik akımlar titreşim yolu ile sese çevrilir.

Telefon konuşmasını ileten bu çok zayıf akımı çok uzaklara taşıyabilmek için bir frekans limitlemesi yapılmıştır. Yani frekans olarak 400 saykılın altında ve 3400 saykılın üstündeki sesleri sistem kabul etmez, yok farz eder. Bu nedenledir ki, bazılarının sesleri telefonda daha farklı gelir.

Telefonun çalışabilmesi için gerekli 6-12 volt akımın telefon santralından gelen bakır telle sağlandığını belirtmiştik. Bu nedenle evinizde cereyan kesilse bile, telefona gerekli akım santralden sağlandığı için, çalışmaya devam edecektir.

Peki telefon santralının cereyanı kesilirse ne olur? Bu duruma karşı santrallerde çok büyük bir batarya sistemi bulunmaktadır. Ayrıca bir de yedek elektrik jeneratörü vardır ki, cereyanın kesilme durumunda bütün telefon şebekelerini beslerler ve telefonların çalışmalarını sağlarlar.


Genel Bilgi by

Genel Bilgi

Size şaşırtıcı gelebilir ama, telefon evimizdeki en basit cihazdır. O kadar basittir ki, ana yapısı yüzyıldır değişmemiştir. Eğer 1920’li yıllardan kalma bir antika telefon bulabilirseniz, fişini duvardaki deliğe takın, gayet iyi çalışır.

Telefon sistemi o kadar basittir ki, evimizin bir ucuna bir aparat, diğer ucuna bir başka aparat koyup, bunları birbirlerine araya dokuz voltluk bir pil ve bir rezistör koyarak bağlarsınız, kendi interkom sisteminizi yaratmış olursunuz. Bu telefonlarla kendi aralarında rahatça görüşme yapılabilir.

Telefonlarımızı duvardaki duylara ve oradan da santrallere bağlayan, genellikle biri kırmızı, diğeri yeşil iki kablo vardır. Yeşil kablo konuşma için ortak hat olup, kırmızı kablo vasıtası ile santralden telefonumuza 6 ile 12 volt arası, 30 miliamper seviyesinde bir akım gelir.

Eğer basit bir granüllü ahizeye sahipseniz, sesinizin dalgaları, bu granülleri az veya çok sıkıştırarak, santralden kırmızı kablo ile verilen, yaklaşık bu 9 voltluk akımın karşı tarafa değişik kuvvetlerle gitmesini sağlar. Karşı tarafta kulaklıkta da, bu defa tam tersi olur ve bu değişik akımlar titreşim yolu ile sese çevrilir.

Telefon konuşmasını ileten bu çok zayıf akımı çok uzaklara taşıyabilmek için bir frekans limitlemesi yapılmıştır. Yani frekans olarak 400 saykılın altında ve 3400 saykılın üstündeki sesleri sistem kabul etmez, yok farz eder. Bu nedenledir ki, bazılarının sesleri telefonda daha farklı gelir.

Telefonun çalışabilmesi için gerekli 6-12 volt akımın telefon santralınden gelen bakır telle sağlandığını belirtmiştik. Bu nedenle evinizde cereyan kesilse bile, telefona gerekli akım santralden sağlandığı için, çalışmaya devam edecektir.

Peki telefon santralının cereyanı kesilirse ne olur? Bu duruma karşı santrallerde çok büyük bir batarya sistemi bulunmaktadır. Ayrıca bir de yedek elektrik jeneratörü vardır ki, cereyanın kesilme durumunda bütün telefon şebekelerini beslerler ve telefonların çalışmasını sağlarlar.


Genel Bilgi by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (müz). anahtar bass. clef fa anahtarı. treble clef sol anahtarı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (s). çatlak, yarık, ayrık. cleft foot çift tırnaklı ayak. cleft palate yarık damak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). mürekkepbalığı, (zool). Sepia officinalis.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [دل افگار] gönlü yaralı, aşık.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [دل افروز] gönül aydınlatan, sevgili.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Kadın İsmi) - Gönül aydınlatan. - (bkz.Dilfüruz).

İsimler ve Anlamları by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). kasvetli, sıkıntılı, kederli, hüzünlü, mahzun. dolefully (z). sıkıntıyla, kasvetle, hüzünle.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). saçma sapan söz.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., çoğ. soylu kişiler, yüksek tabaka.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (c. ahlâf). 1. Sonradan gelen, birinin yerine geçen kimse, selef mukabili: Selef ile halef — Bir görevde önce bulunmuş adamla sonra onun yerine tayin olunan: Filân, memuriyette bana halef oldu; işten çıktı ama halefini bekleyecektir. 2. Zürriyet, nesil, evlâd ve torunlar: Biz o şanlı ecdâdın ahlâfı değil miyiz? Hayr-ül-halef = Hayırlı evlâd, babasını hayırla yâd ettirmeye sebep olan oğul. Nâhalef = Hayırsız evlâd. Halefen an selefin = Seleften halefe, babadan oğula geçmek suretiyle.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

successor. successor in interest.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

successor. successor ardıl.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

subrogee. successor. successor in title.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ خلف] evlat, oğul. 2.halef, yerine geçen, arkadan gelen

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) 1.Babadan sonra kalan oğul. 2.Memurlukta, birinden sonra gelip onun yerine geçen kimse.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A. anatomi) (mü. halîfe). Arkaya ve geriye mensup ve ait.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Hayırlı evlâd, birinin yerine, ona lâyık olarak geçen.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. halîfe). Halîfeler. (bk.) Halîfe.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [خلفا] halifeler.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Kadın İsmi) - Lale renginde.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Sararak, sarılmış ve ekli olduğu halde: Aldığım mektubu leffen tarafınıza gönderiyorum.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [لفا] ilişikte.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Durulmuş sarılmış.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A. botanik). Kurttırnağı da denilen bir çeşit bitki.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i. sol, solda, sola ait; i. sol taraf; sol kanat. be in left field yedeğe alınmak. left hand sol taraf. left wing pol sol kanat.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

bak. leave: s. kalan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. solak; sağdan sola; acemice, acemi; salak; sinsi, entrikacı; ikiyuzlü; asil olmayan bir kadınla evlenmiş bir prensin evliliğine ait.lefthanded com- pliment acemice veya samimi olmayan iltifat. lefthandedness i. solak olma; gizli anlamı olma.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., pol. solcu, sol tarafı destekleyen kimse.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., s. artan yemek; s. artan, artık.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., k.dili solcu veya solak kimse.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. suçlu kimse; kötülük eden kimse. malefac'tion i. kötülük etme.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. büyü gibi kötü tesiri olan, zararlı

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s başkalarına zarar veren, kötü maleficence i. kötülük, kötü hareket veya hal.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «ülfet» ten imef.) (mü. müellefe). 1. Bir yere getirilmiş. 2. Te’lif ve tasnif olunmuş, toplanıp yazılmış: Müellef kitaplar.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.). Telif ve tasnif olunmuş kitaplar, eserler: İbni Sİnâ’nın her ilimde müellefâtı vardır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «half»den). Birbirine karşı yemin etme, andlaşma, yemin ile ahidleşme.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(MUHALEFET) (i. A. «halefe» den). 1. Uymama, başka türlü olma, Ar. mugayeret, mübSyenet: Bir yere gelecek renkler arasında muhalefet olmalıdır. 2. Zıtlık, düşmanlık: O adam bana dalma muhalefet ediyor. 3. iktidar partisinin karşısında bulunan parti veya görüşler.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

oppositional. out. opposition. contrariety. defiance. dissension. dissent. dissidence. hostility. the outs.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dissidence. opposition.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

opposition. opposing. the opposition. the opposition camp. defiance.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [مخالفت] karşı düşüncede olma.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to offer opposition. balk. contest. contravene. to kick against the prick.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

opposition party.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

minute of dissent.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «halef» ten imef.) (mü. muhallefe). Geride kalan, geriye bırakılan, ölen bir adamın bıraktığı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. A. c.). Ölen bir adamın bıraktığı şeyler, tereke.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A ). Ölen bir adamın dul kalan karısı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «haleffe» den imef.) (mü. muhtelef-ün fîhâ). Hakkında ihtilâf, anlaşmazlık bulunan, uyuşulamayan, herkesçe kabûl olunmayan: Mes’ ele-i muhtelef-ün fîhâ.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [مختلف فيه] ihtilaflı.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «külfet» ten İmef.) (mü. mükellefe). 1. Bir külfet, bir yük yüklenmiş, bir vazifeyi yerine getirmeye mecbur. Ahilî-i mükellefe = Vergi vermekle mükellef halk. 2. Çok özenerek, mükemmel surette ve külfetli yapılmış, tantanalı, debdebeli, ihtişamlı: Mükellef bir konak, bir sofra.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

amenable.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

charged with. obliged to. liable. grand. sumptuous. taxpayer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

charged with or obliged to do sth. grand. elaborate. tax-payer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Mükellef olma hâli: Askerlik mükellefiyeti.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

charge. obligation. liability. contribution.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [مؤلفات] telif edilmiş yapıtlar.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Ana babasına benzemeyen, hayırsız (evlât).

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.-A.) [ناخلف] hayırsız evlat.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr. kimya). Etilen, propilen gibi karbonlu hidrojenlerin umumî adı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A manufactured fiber characterized by its light weight, high strength, and abrasion resistance Olefin is also good at transporting moisture, creating a wicking action End-uses include activewear apparel, rope, indoor-outdoor carpets, lawn furniture, and u

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A man-made fiber characterized by its light weight, high strength, and abrasion resistance Used in products such as furniture covers and draperies.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A synthetic fiber used in carpet yarns See also polypropylene, and solution dyed. a chemical family of unsaturated hydrocarbons; also refer to polyolefin.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Man-made fibers derived from polypropylene or polyethylene.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

This fiber is also called polypropylene, and is extremely popular in Berbers and level loops Olefin carpets are highly stain, static, mold, and mildew resistant They can be used for indoor or outdoor carpets, including outdoor turf Their resistance to mat

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

olefin.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. Amerika yerlilerinin beyazlara verdiği kabul edilen soluk benizli sıfatı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. L. Fr.). Telsiz telefon.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. radiotéléphone

telsiz telefon

Elektromanyetik dalgalar yardımıyla çalışan telefon.


Yabancı Kelime by

İngilizce - Türkçe Sözlük

Fr. gerçek kişi veya yerlerin uydurma isimlerle gösterildiği roman.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (c. eslâf). 1. Bir hâl ve mevkîde, işte diğerlerinden önce bulunmuş olan, geçmiş, eski; halef mukabili. 2. Eski adam, (c.): atalar, geçmişler, eski adamlar.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

predecessor.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

predecessor. predecessor öncel. ancestor.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

predecessor. one's predecessor in a position. foregoer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [سلف] öncekiler, önceki görevliler.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Telefon araması yaparken ya da bir telefon geldiğinde sesi otomatik olarak azaltır.

Teknolojik Terim by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (c. telefât). 1. Mahv, helâk, yok etme, öldürme: Malını, ömrünü bu yolda telef etti. 2. Bozma, harâb etme: Bu elbise her gün giyilirse çabuk telef olur. 3. Katlolunan kimseler, ölen hayvanlar veya kaybolan eşya vesaire: Muharebedeki telefât çok büyük oldu. Bu zelzelede nüfusça telefât yoktur.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

destruction. death. ruin. perdition. waste. trash. husks. cuttings.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

waste. loss of life. death. being wasted or squandered. wasting away. going to ruin.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ تلف] ölme. 2.boşa gitme.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

harcamak, tüketmek, yok etmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

1.ölmek. 2.boşa gitmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Telef.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

losses. casualties. loss of human or animal life.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [تلفات] can kaybı, ölümler.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). Bir veya birkaç taşıyıcı kablo üzerinde hareket eden bir kabin vasıtasıyle yükseklere eşya ve insan taşıma usûlü ve tesisatı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

telpher. cable car. cableway.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cable car. teleferic. telpher. cable-car. cable railway. telpher telfer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Y. Fr.). Aradaki tel ve alıcı, verici ahizeler vasıtasıyle uzaktan ko nuşmayı sağlayan Alet.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

telephone. phone. blower.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

telephone. phone. blower. lineman.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

phone. telephone. telephone call. bell. blower. buzz. buzzer. coaxial cable. directory advertising. earpiece.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dog and bone , phone , telephone.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

telephone pole.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

phone. telephone.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to ring sb up on the telephone. to telephone. to phone. to call. to call up. to ring. to ring up. dial. give a tinkle. to give a ring.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

phone line.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

line.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

trunk. telephone line.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

telephone booth. telephone booth / box / kiosk.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

telephone card.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

telephone booth.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

kiosk.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

telephone booth / box / kiosk.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

telephone directory.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

book. directory.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

telephone directory. telephone book / directory / index.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

telephone exchange.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

switchboard.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

telephone exchange. telephone exchange / switchboard. switch board. chief operator. subscriber's main station. telephone switchboard.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

switchboard.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Genel Bilgi

Türkiye’deki telefon şehir kodları listesine bakarsanız, birbirine komşu şehirlerin kodlarının çok farklı, kod numaraları yakın olan şehirlerin ise birbirlerinden çok uzak olduklarını görürsünüz.

Bunun nedeni, kod sisteminin tuşlu telefonlar yaygınlaşmadan önce kadranlı telefonlara göre kurulmuş olmasıdır.

Kadranlı telefonlarda 9’u çevirmek için, hizasındaki deliğe parmağınızı sokup, sonuna kadar kadranı çevirmeniz ve bırakmanız gerekiyordu. Kadran da otomatik olarak geri dönerek eski konumuna geliyor ve bir tek numara çevirme işlemi tamamlanıyordu.

Bu işlemde 1’i çevirmek 9’u çevirmekten, 212’yi çevirmek 989’u çevirmekten çok daha kısa bir sürede gerçekleşiyor ve santraller daha az meşgul oluyorlardı. Şüphesiz bugünkü tuşlu telefonlar çok hızlı çalıştıklarından, numaraları aramak bakımından bir zaman farkı yok.

Bu nedenle, 212 gibi kısa süre tutan kod numaraları ülkenin en büyük, en çok telefon kullanılan şehirlerine verilmiştir. Örneğin, NewYork ve İstanbul’un kod numaraları aynı, yani 212 iken, Chicago ve Ankara’nın da 312’dir.

Bu sisteme göre bugün Türkiye’de üçüncü en kısa kod 222 ile Eskişehir iken, en uzun süren kod ise 488 ile Batman’dır.

Zamanla şehirler çok büyüyünce, onları kısımlara bölüp, yeni kod numaraları vermek ihtiyacı doğdu. Yeniler eskilerle karışmasın diye farklı numaralar verildi. Örneğin kodu 212 olan New York ikiye bölününce, ikinci kısma 718 kodu verildi. Bizde ise buna pek dikkat edilmedi, ben 212 mi Avrupa yakasıydı, yoksa 216 mı, hala karıştırırım.


Genel Bilgi by

Genel Bilgi

Türkiye’deki telefon şehir kodları listesine bakarsanız, birbirine komşu şehirlerin kodlarının çok farklı, kod numaraları yakın olan şehirlerin ise birbirlerinden çok uzak olduklarını görürsünüz.

Bunun nedeni, kod sisteminin tuşlu telefonlar yaygınlaşmadan önce kadranlı telefonlara göre kurulmuş olmasıdır.

Kadranlı telefonlarda 9’u çevirmek için, hizasındaki deliğe parmağınızı sokup, sonuna kadar kadranı çevirmeniz ve bırakmanız gerekiyordu. Kadran da otomatik olarak geri dönerek eski konumuna geliyor ve bir tek numara çevirme işlemi tamalanıyordu.

Bu işlemde 1’i çevirmek 9’u çevirmekten, 212’yi çevirmek 989’u çevirmekten çok daha kısa bir sürede gerçekleşiyor ve santraller daha az meşgul oluyorlardı. İüphesiz bugünkü tuşlu telefonlar çok hızlı çalıştıklarından, numaraları aramak bakımından bir zaman farkı yok.

Bu nedenle, 212 gibi kısa süre tutan kod numaraları ülkenin en büyük, en çok telefon kullanılan şehirlerine verilmiştir. Örneğin, NewYork ve İstanbul’un kod numaraları aynı, yani 212 iken, Chicago ve Ankara’nın da 312’dir.

Bu sisteme göre bugün Türkiye’de üçüncü en kısa kod 222 ile Eskişehir iken, en uzun süren kod ise 448 ile Batman’dır.

Zamanla şehirler çok büyüyünce, onları kısımlara göre bölüp, yeni kod numaraları vermek ihtiyacı doğdu. Yeniler eskilerle karışmasın diye farklı numaralar verildi. Örneğin kodu 212 olan NewYork ikiye bölününce, ikinci kısma 718 kodu verildi. Bizde ise buna pek dikkat edilmedi, ben 212 mi Avrupa yakasıydı, yoksa 216 mı, hala karıştırırım.


Genel Bilgi by

Genel Bilgi

Günümüzde hayatımızın ayrılmaz bir parçası haline gelen cep telefonlarının ‘5’ tuşu üzerindeki çıkıntıya hiç dikkat ettiniz mi? Bu çıkıntı en ortadaki tuşu el yordamı ile bularak, tuşlamayı bakmadan yapabilmeyi sağlar.

Büyük bir ihtimalle bilgisayarınızdaki klavyede ‘F’ ve ‘J’ ya da ‘A’ ve ‘K’ tuşlarında da böyle birer çıkıntı olduğunu fark etmemişsinizdir. Bu çıkıntılar da klavyeye bakmadan yazanlarda her iki elin klavyenin ortasını bulmasında yardımcı olur.

Yine gözden kaçan bir ayrıntı ise tuşların diziliş şeklidir. Telefondaki tuşlarda en üst sırada l, 2 ve 3 rakamları yer alırken bilgisayarımızda ve hesap makinemizde tam ters şekilde 7, 8 ve 9 rakamları dizilmiştir. Bu diziliş şeklinde hesap makinelerini ve bilgisayarları yapanlar, en süratli hesaplamayı esas almışlardır. Tarihi çok daha eski olan telefonun başlangıcında ise, hızlı tuşlama pek önemli kabul edilmemiştir. Ancak ev kadınları arasında yapılan bir araştırmada, telefondaki dizilişin onlara daha kolay geldiği ve daha süratli uygulayabildikleri saptanmıştır.

Bilmem hiç dikkat ettiniz mi, telefondaki tuşların içinde ‘l’ ve ‘0’ın üstünde hiç harf yoktur. Ama daha şaşırtıcı bir tespit ise, birçok telefonda mevcut harflerin içinde ‘Q’ ve ‘Z’ harflerinin bulunmamasıdır.

Günümüzde yaygın olarak acil servis (112), yangın ihbar (110), polis imdat (155) ve alo trafik (154) gibi acil hizmetlere l ile başlayan, üç haneli numaralar verildiği için, eğer l tuşunun üzerinde de harfler olsa idi, cep telefonunuzla bir mesaj gönderirken, daha üçüncü harfte bu servislerden birine otomatik olarak bağlanabilir ve bunların santrallerini lüzumsuz işgal edebilirdiniz.

‘O’ ise bilindiği gibi dahili santrallerde operatöre ulaşmada, şehirlerarası numaralarda ve cep telefonlarında ilk çevrilen numaradır. Eğer bu ‘O’ tuşunun üzerinde harf olsaydı, daha o harfe basar basmaz doğrudan santrale bağlanacak ve santrallerin kilitlenmesine sebep olabilecektik.

Tabii telefonun üzerinde zaten on tane olan rakam tuşlarının ikisine harf koyamayınca, geriye kalan 8 tuşa 24 harf yerleştirilebilmiş ve bu durumda İngilizce’de en az kullanılan ‘Q’ ve ‘Z’ harfleri tuşların üzerinde yer alamamıştır.

Şimdiki cep telefonlarında’ l’ ve ‘0’ın üzerinde hala harf yok ama teknolojinin gelişmesi sayesinde, bir tuşa dört harf konulabildiğinden ‘Q’ 7 tuşunda, ‘Z’ ise 9 tuşunda kendilerine yer bulabilmiş durumdalar.


Genel Bilgi by

Genel Bilgi

Günümüzde hayatımızın ayrılmaz bir parçası haline gelen cep telefonlarının “5” tuşu üzerindeki çıkıntıya hiç dikkat ettiniz mi? Bu çıkntı en ortadaki tuşu el yoprdamı ile bularak, tuşlamayı bakmadan yapabilmeyi sağlar.

Büyük bir ihtimalle bilgisayarınızdaki klavyede “F” ve “J” ya da “A” ve “K” tuşlarında da böyle birer çıkntı lduğunu fark etmemişsinizdir. Bu çıkıntılar klavyeye bakmadan yazanlarda her iki elin klavyenin ortasını bulmasında yardımcı olur.

Yine gözden kaçan bir ayrıntı ise tuşların diziliş şeklidir. Telefondaki tuşlarda en üst sırada 1, 2 ve 3 rakamları yer alırken bilgisayarımızda ve hesap makinemizde tam tersi şekilde 7, 8 ve 9 rakamları dizilmiştir. Bu diziliş şeklinde hesap makinelerini ve bilgisayarları yapanlar, en süratli hesaplamayı esas almışlardır. Tarihi çok daha eski olan telefonun baçlangcında ise, hızlı tuşlama pek önemli kabul edilmemiştir. Ancak ev kadınları arasında yapılan bir araştırmada, telefondaki dizilişin onlara daha kolay geldiği ve daha süratli uygulayabildikleri saptanmıştır.

Bilmem hiç dikkat ettiniz mi, telefondaki tuşların içinde “1” ve “0”ın üstünde hiç harf yoktur. Ama daha şaşırtıcı bir tespit ise, birçok telefonda mevcut harflerin içinde “Q” ve “Z” harflerinin bulunmamasıdır.

Günümüzde yaygın olarak acil servis (112), yangın ihbar (110), polis imdat (155) ve alo trafik (154) gibi acil hizmetlere 1 ile başlayan, üç haneli numaralar verildiği için, eğer 1 tuşunun üzerinde de harfler olsaydı, cep telefonunuzla bir mesaj gönderirken, daha üçüncü harfte bu servislerden birine otomatik olarak bağlanabilir ve bunların santrallerini lüzumsuz işgal edebilirdiniz.

“0” ise bilindiğ gibi dahili santrallerde operatöre ulaşmada, şehirlerarası numaralarda ve cep telefnlarında ilk çevrilen numaradır. Eğer bu “0” tuşunun üzerinde harf olsaydı, daha o harfe basar basmaz doğrudan santrale bağlanacak ve santrallerin kilitlenmesine sebep olabilecektik.

Tabii telefonun üzerinde zaten on tane olan rakam tuşlarının ikisine harf koymayınca, geriye kalan sekiz tuşa 24 harf yerleştirebilmiş ve bu durumda İngilizce’de en az kullanılan “Q” ve “Z” harfleri tuşların üzerinde yer alamamıştır.

İimdiki cep telefonlarında “1” ve “0”ın üzerinde hala harf yok ama teknolijinin gelişmesi sayesinde, bir tuşa dört harf konulabildiğinden “Q” 7 tuşuna, “Z” ise 9 tuşunda kendilerine yer bulabilmiş durumdalar.


Genel Bilgi by

Genel Bilgi

Sesimiz telefonda ses hızı ile gitmez. Telefonun ağız kısmı denilen mikrofona konuştuğumuzda, ses burada elektrik akımına çevrilir. Karşı tarafın telefonunda tekrar sese çevrilene kadar yolculuğunu elektrik akımı olarak yapar.

Bilindiği gibi elektriğin hızı ışık hızı ile aynıdır. Dolayısıyla ses telefonda ışık hızı ile yol alır. 5 kilometre uzaklıktaki bir arkadaşınızla telefonla konuşurken onun bulunduğu yerde gök gürlerse, şimşeğin ışığının gökgürültüsünden önce gelmesi gibi, gökgürültüsünün telefondaki sesi de havadan gelen sesine göre daha önceden kulağımıza ulaşır.

Ses hızı, deniz seviyesinde, kuru ve sıfır derecedeki havada saniyede 331,4 metredir. Bakır kablo içinde ise saniyede 3500 metre kadardır. Yani sesimiz telefonda ışık hızı ile değil de ses hızı ile gitseydi (ki bu mümkün değildir) 600 kilometre uzaklıktaki bir arkadaşımız konuştuklarımızı telefonda 3 dakika sonra duyabilirdi. Düşünebiliyor musunuz böyle bir konuşma sonunda gelecek telefon faturasını?


Genel Bilgi by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to talk over the telephone. to talk on the telephone (with sb.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Y. Fr.). Telefotogral usûliyle çekilmiş fotoğraf (radyofoto il karıştırmamalıdır).

Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Standart geniş açı ve portre objektiflerinden daha fazla odak uzaklığı olan objektif. Dar görüş açısı, nesnenin büyütüldüğü izlenimini verir. Uzaktaki nesnelerin yakın çekimi için uygundur.

Teknolojik Terim by

Türkçe Sözlük

(i. Y. Fr ). Teleo jektifle uzaktaki cisimlerin resmini büyü’ rek çekme tekniği.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

radiotelephone.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

wireless phone. cordless phone. wireless telephone.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

taxpayer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

taxpayer. tax payer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by