Leke ne demek? | Leke anlamı nedir? | Leke

Leke anlamı nedir?

Leke ne demek?

Leke anlamı nedir?

Leke | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: leke

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Bir yüzeyin üzerinde bir sıvı damlamasından veya bir boyayıcı madde dokunmasından olan benek, damla eseri, benek şeklinde veya bir parça yere mahsus pislik: Bu kumaşta bir leke vardır, ceketi leke içinde idi. 2. Tabiî olarak veya bir Arızadan dolayı hâsıl olan benek, nişan: Gözümde bir leke var, bir leke peydâ oldu, yüzündeki lekeler tabiîdir. 3. Eksiklik, ayıp, şâibe, şöhret ve itibara halel getirecek hâl ve hareket: O adamın hiç lekesi yoktur, yalnız tamahkârlığı bir lekedir. Leke etmek = Bir şey damlatıp kirletmek, lekeli etmek: Yeni ceketini leke etmiş. Leke getirmek = Eksiklik ve ayıp getirmek, lekeli kılmak: Düşüncesiz bir hareket bir kadının namusuna leke getirebilir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

stain. spot. blemish. smirch. shame. attaint. blob. blot. blotch. blur. cloud. discoloration. discolouration. fleck. mackle. macula. maculation. mottle. slur. smear. soil. splodge. splotch. stigma. taint. tarnish.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

blot. discredit. dishonour. mark. reproach. shame. smear. smirch. soil. speckle. splash. spot. stain. taint. blemish.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

spot. blemish. blot. stain. fleck. birthmark. stain or blot on one's character or reputation. blur. defect. dishonour. freckle. mackle. patch. reproach. smear. smirch. soil. splotch. taint.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Çile çeken.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

long-suffering.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

suffering.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [چله کش] çile çeken, acı çeken.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Sağlık Bilgisi

Deride görülen esmer lekelere “Karaciğer lekeleri”, beyaz lekelere de “Vitligo” adı verilir. Bunlar merhem veya kremlerle gizlenebilir. Aşağıdaki reçeteler uygulanır.

Tedavi için gerekli malzeme : Baharlıtere tohumu. (beyaz lekeler için)

Hazırlanışı :


Sağlık Bilgisi by

Türkçe Sözlük

(i.A.edat olan «f» ile şu demek olan «zelek» «zâlike» İsminden mürekkeptir). 1.Hulasa, netice, icmal, kısa şekilde ifade: Tarih fezlekesi.

2.Fezleke, her hangi bir kararın ya da sorunun kısa yazımı ya da anlatımına denir. 3.Fezleke hukukta bir mahkeme kararının, bir hukuki bir soruşturmanın özetine denir. İdari soruşturma açılan kişi ya da kurumlar hakkında, müfettişlerce ya da soruşturma kurullarınca düzenlenen raporlara da fezleke denir. 4.(hukuk) Eskiden müstantik kararnamesine denirdi. Sonraları zabıtanın tanzim ettiği tahkikat evrakına dendi.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ فذلکه] soruşturma özeti. 2.özet.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sun spots.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Elbise lekelerini çıkarıp temizlemek işiyle geçinen kimse.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Tekme, çifte. Lekedzen = Tekme atan.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [ لکد] tekme. 2.çifte.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (Farsça’ya benzetilerek yapılmış galat tâbir). Lekelenmiş, ayıplı, namus ve şöhretine halel gelmiş: Ömründe hiç lekedâr olmamış bir adamdır.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [لکه دار] lekeli.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

aspersion.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

aspersion.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Lekeli hâle getirmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to stain. to soil. to sully. to besmirch. to blacken the name of.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Lekeli hâle gelmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be stained or soiled. to be sullied / besmirched.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

Sony’nin Blu-ray Disc ortamında kullandığı güçlü performanslı sert muhafazası sayesinde, disk lekelere karşı dayanıklı olup her zaman mükemmel kaliteyi güvence altına alır.

Teknolojik Terim by

Türkçe Sözlük

(bk.) Lekelemek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Lekesi olan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

stained. spotty. spotted. blotchy. clouded. dappled. mackled. maculated. smeary. smudgy. splashy. splotchy. stigmatic. tainted.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

spotted. spotty. stained. dishonoured.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

spotted. stained. whose name has been besmirched. with a bad reputation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

typhus.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

typhus.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Kaba dikiş. Saat lekendesi = Zincirin sarıldığı silindir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Lekesi olmayan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

immaculate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

clear. immaculate. spotless. stainless. blameless.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

immaculate. spotless. with an unsullied reputation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [مهلکه] tehlikeli yer.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. A.). Tecrübe ve tekrarlama, alışkanlık, üstatlık.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

faculty. natural faculty yeti. skill. proficiency. experience.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

faculty. mental power. aptitude. bent. knack. acquired skill. proficiency. expertise. craft.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ملکه] yeti.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (c. memâlik). 1. Bir devletin idaresinde bulunan yer, ülke: Bahreyn şeyhinin memleketi. 2. Bir idareye tâbî veya bir milletin yaşadığı, büyük toprak parçası, Ar. hıtta, diyâr: Anadolu, Irak, Horasan memleketi, memâllk-i Osmâniyye, memâlik-l mahrûsa-i şâhâne, memâlik-i Islâmiyye. 3. (Türkçe) Şehir, kasaba, belde: İstanbul gibi güzel memleket olmaz. 4. (Türkçe) Bir İnsanın doğup büyüdüğü yer ve diyar.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

country. domain. land. homeland. motherland. mother country. bourn. bourne. native shore.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

homeland. country. hometown. mother country. fatherland.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

country. land. one's native region. the whole nation. ancestral home. domain. dominion. government. homeland. realm. state. territory.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ مملکت] ülke. 2.şehir.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I.). Bir yerin halkından, bir memleket ahelisinden olan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(|. A.) (cem’I: müstemlekât) (Türkler’in yaptığı bir Arapça kelime). Koloni, sömürge.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

colony.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

colonialist.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

colonialism.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [مستملکه] sömürge, koloni.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Kanat teleklerinin ve sert olanı.

Türkçe Sözlük by

Genel Bilgi

Halk rasında bu olay, organizmanın vitamin eksikliğine bağlanır. Oysa tırnaklar üzerinde zaman zaman beyaz lekelerin oluşmasının kesinlikle patolojik bir rahatsızlıkla ilgisi yoktur. Bu olayın nedeni, tırnağın altında küçük bir hava boşluğunun oluşmasıdır. Bu hava boşluğu zaman içinde büyür ve yukarı doğru çıkar. Daha sonra da kendiliğinden kaybolur. Ancak bu hava boşluğundan kaynaklanan beyaz lekeleri anımsatan mantar oluşumu tamamen farklı bir şeydir. “Lökonik hastalığı” adı verilen bu durum, tipik bir deri mantarı rahatsızlığıdır ve genellikle tırnaklarında mantar olan kişilerle el sıkışması yoluyla geçer. Bu hastalık, ağızdan alınan bazı ilaçlarla tedavi edilir.

Genel Bilgi by