Lemi ne demek? | Lemi anlamı nedir? | Lemi

Lemi anlamı nedir?

Lemi ne demek?

Lemi anlamı nedir?

Lemi | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: lemi

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - (bkz.Leman).

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (mü. Alemiyye). Cihana mensup ve müteallik veya ait olan (c. F.). Alemiyân = Dünya adamları, bütün arz ahalisi, insanlar: Valî-nîmet-i Alemiyân = Bütün halkın velinimeti (eskiden büyük hükümdarlara denirdi).

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. Alem), (bk.) Alem.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [عالميان] insanlar.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Bir ismin has isim olması, alem olmak hali.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f., i. bozmak, güzelliğine halel getirmek, lekelemek; i. leke, kusur, hata.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

market transaction.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

currency transaction.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. vernik yapımında kullanılan parlak bir reçine.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

in the first instance. for one thing.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-T.) işin başında, her şeyden önce.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

circuit-tester.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). Flaman. Flemish (s)., (i). Flamanların oturduğu bölgeye ait; (i). Flaman dili.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

potation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (mü. kalemiyye). Kaleme ve yazıya yahut kâtip sınıfına ait: Merltib-i kalemiyye = Osmanlı devrinde kalemiyye sınıfından olanların mertebeleri.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Eskiden kalem ve yazışma masraflarına karşılık ödenen vergi ve ücret: Beş kuruş da kalemiyyesi vardır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

copying pencil. carbon / idelible pencil.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s.,i. münakaşaya ait,tartışmalı, münakaşalı, ihtilaflı,münazaalı;i. polemiğe giren kimse, münakaşacı,münakaşayı seven kimse;tartışma, münakaşa.polemics i. münakaşa sanatı,polemik. polemical s. tartışmalı, münakaşalı. polemically z. tartışma şeklinde, müna

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Y. Fr.). Yayın yoluyla yapılan neticesiz kalem münakaşası.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. polémique

1. söz dalaşı, 2. ed. kalem kavgası

1. Karşılıklı söz söyleme, sözle saldırma. 2. Siyaset, bilim, edebiyat vb. alanlarda yapılan karşılıklı sözlü tartışma. 3. ed. Yazılarıyla birbirine sataşma.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

polemic. argument.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

polemic. polemics.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

polemic , polemics.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

controverter.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

Resim sanatında üç boyutlu nesne ve varlıkların, iki boyutlu olarak üzerinde betimlendiği düzlem. Kullanımı tüm uygarlık ve üsluplarda farklıdır.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., (argo) enayi kimse, kolay kandırılabilen kimse.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. tek amaçlı; sade; samimi; hilesiz.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Genel Bilgi

Kalemin tarihi yazınınkinden de eskidir. İlk insanlar sivriltilmiş çakmak taşları ile hayvan kemiklerinin üstüne resim kazırlardı. Türkçeye Arapçadan geçen kalem sözcüğünün kaynağı ‘kamış’ anlamına gelen eski Yunanca ‘kalamos’ sözcüğüdür.

Mısır, Yunan ve Roma medeniyetlerinde saz ve bambu gibi bitkilerin içi boş saplarından yapılmış kamış kalemler kullanılırken, Ortaçağda kağıdın üretimi ile beraber, kaz, kuğu, karga gibi kuşların kanatlarındaki tüylerin mürekkebe daldırılması şeklinde kullanılan tüy kalemler yaygınlaştı.

Mürekkepli metal kalemler aslında ta Romalılar devrinden beri biliniyordu ama John Mitchell adlı bir İngiliz 1822’de ilk kez makine yapımı çelik ucu imal etti. Dolmakalemler ise sertleştirilmiş yapay kauçuğun elde edilmesinden sonra yapılabildi.

Tükenmez kalem adı ile bilinen bilye uçlu kalemin son yılların bir buluşu olduğu sanılır. Halbuki bu kalemin ilk modeli 1880 yıllarında ortaya çıkmış ama pek rağbet görmemiş, seri üretimine geçilememiştir.

Alakasız gibi gözükse de tükenmez kalemin tekrar gündeme gelmesinde uçakların gelişmesinin etkisi olmuştur. Uçaklar 2-3 bin metreye çıkınca hava basıncı oldukça azalır. Dolmakalemin haznesinde atmosferik basınç altında doldurulan mürekkep dışarıdaki basınç düşük olunca kendiliğinden akıp yazıları da, giysileri de berbat ediyordu.

İkinci Dünya Savaşı’nda Amerikan Hava Kuvvetleri uçuş personeli için havada kullanabilecekleri, mürekkep akıtmayacak bir kaleme ihtiyaç duydu. Bilye uçlu kalem aranan bu özelliklece sahipti. Başlangıçta sadece havacılar tarafından kullanılırken kısa zamanda geniş halk tabakalarına da yayıldı.

Tükenmez kalemlerde mürekkep kağıda, pirinç uçtaki yuvaya yerleştirilmiş olan minik bir bilye aracılığı ile aktarılır. Normal yazı kalemlerinde bu bilyenin çapı l milimetre, daha ince yazılar için 0,7 milimetredir. Bilye mürekkebin yuvadan dışarı çıkmasını önler ama yuvasında döndükçe yüzeyine sıvanan mürekkebi kağıda verir.

Tükenmez kalem mürekkebi, dolma kalem mürekkebinden daha farklı, özel bir kimyasal birleşime sahip olup çabuk kuruyan türdendir. Mürekkep uca sürekli ve düzgün olarak geldiğinden dolgun, temiz ve lekesiz bir yazı yazılmasını sağlar. Genellikle bir tükenmez kalemin 2-3 kilometre boyunda bir çizgi çizmeye yetecek kadar mürekkebi vardır.

Tükenmez kalemdeki bilye uç, kağıt üzerinde dolma kalem ucundan çok daha az bir sürtünmeyle ve çok daha çabuk hareket edebildiğinden yazma hızı büyüktür ancak bilye ucun kağıt üzerine sürekli olarak değmesini sağlamak için kalemi daima kuvvetle bastırmak gerekir, bu nedenle de parmaklar daha fazla ve çabuk yorulurlar.


Genel Bilgi by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. lekesiz, kusursuz.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pen.

Türkçe - İngilizce Sözlük by