Lev ne demek? | Lev anlamı nedir? | Lev

Lev anlamı nedir?

Lev ne demek?

Lev anlamı nedir?

Lev | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: lev

Türkçe Sözlük

(e. A.). Arapça’da şart edâtı olup dilimizde yalnız «ve» ile beraber kullanılır: Ve-lev = Olsa da, hattâ, bile: Velev bir kere. Lev-lâke = Sen olmasaydın.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Herşe-yin evveli, ilk olan, varlığının başlangıcı bulunmayan Allah’ın kulu.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Aile ile ilgili, ailelik.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pertaining to the family. concerning the family.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [عائلوی] aile ile ilgili.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

plasterboard.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. aslı alav). 1. Ateşten çıkan parlak ve yanar hava. 2. Mızrak ucuna takılan küçük bayrak, flama. Alev kesilmek = Pek ziyade kızmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

flame. blaze. fire. spunk. pennant.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

blaze. fire. flame. blaze yalım. yalaz. alaz.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

flame. blaze. flash.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Kadın İsmi) 1.Ateşten ve yanıcı cisimlerden çıkan parlak, çeşitli şekillere giren gazlardan meydana gelen şeffaf dil, yalım. 2.Aşk ateşi, sevda. 3.Alımlı, cazibeli kadın.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

blowtorch.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

flamethrower.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. T. F.). Alevlenmiş.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. T. F.). Alevlenen, parlayan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. T. F.). Alev saçan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «Ali» den imen). 1. Hazret-i Ali ile Hazret-i FAtıma sülâlesinden gelen veya geldiğini iddia eden veya geldiğine inanılan şahıslar, seyyid ve şerifler. 2. Hazret-i Ali’ye mensup, taraftar. 3. Bir islâm mezhep ve inancı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

partisan of the caliph ali.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Hz.Ali soyundan, Hz.Ali’ye hususi ilgi gösteren, ona taraftar olan. Şii mezhebinin kollarından biri.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i.). Alevî tarikatı’nın umumî adı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

shiism.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

inflammation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Alev çıkarır hale getirmek, tutuşturmak, yakmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to inflame. to exacerbate. to incite. enkindle. fan deliberately.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

blazing up. blaze. flare up.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Alev çıkarmak, iştial etmek, tutuşmak. Mec. 1. Şiddetlenmek. 2. Gazaba gelmek, hiddet etmek, birden parlamak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

flame. to take fire. to blaze. to grow violent. to flare up. to flame.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to break out in flames. to burst into flames. to grow violent. to flare up. flame. glow. inflame.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Alevlenmiş, alevi olan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ablaze.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

in flames. furious. fiery.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f). hafifletmek, yatıştırmak , teskin etmek. allevia'tion (i). hafifleme; teselli.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Taşınabilir CD’lerde bulunan hızlı ileri ve geri ses aramasına izin veren bir işlevdir.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Dijital radyolarda, radyoyu, kullanıcı tarafından belirlenen bir saatte açan bir özellik.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Bluetooth® teknolojisiyle heyecan verici bir kablosuz işlevler dünyasının kapısını açar. Bluetooth® Temel Görüntüleme Profilini destekleyen herhangi bir aygıttan görüntülerin doğrudan indirmenizi sağlayan Bluetooth®, sizi ‘kablo stresinden’ kurtarmanın yanı sıra, uzaktan video kamera işlevselliğini de sağlar.

Teknolojik Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. bulvar, iki tarafı ağaçlık geniş cadde.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (mak). dirsek, yalnız bir ucu destekli olan kol; binanın dışarıya çıkık olan kısmı. cantilever bridge her biri bir ayak üzerinde dengeli oturan iki parçadan ibaret köprü.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). akıllı; zeki; becerikli; kabiliyetli. cleverhl (z). akılca, zekice. cleverness (i). akıllık; beceriklilik.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). kenet demiri.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Cue/review işlevi, kasette hızlı ileri ya da geri çalma olanağı sunar.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

CD’nin durdurulduğu noktadan otomatik olarak çalmaya devam etmesidir.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Ses dengelerinin yaratılmasını sağlayan bir ses işlevi. Denge, daha sonra standart ses efekti olarak kaydedilebilir.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

16:9 en-boy oranı ve mükemmel görüntü kalitesi sunan bir TV projeksiyon sistemi.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Kayıtların düzenlenmesine olanak tanır.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

MiniDisc müzik parçaları, herhangi bir kalite kaybı yaşanmaksızın taşınabilir, birleştirilebilir ya da bölünebilir. Başlık ya da disk adı da eklenebilir.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Yazılım içeriğine bağlı olarak çocukların izlemesini önlemek için ebeveynler tarafından yazılımın “kilitlenmesini” sağlar. Ebeveyn kilitli diskin normal izlenmesi için, kayıtlı tanımlama kodu gerekmektedir.

Teknolojik Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. yükseltmek, yüceltmek, kaldırmak; terfi ettirmek; bir üst makama atamak; ihya etmek, moralini yükseltmek. elevated i., elevated railway A.B.D. yol üstünde uzayan bir köprü üzerinden geçen demiryolu.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. yükseltme, yüceltme, kaldırma; yükseliş; yüksek yer, tepe, bayır; yükseklik, deniz seviyesine oranla yükseklik; binanın irtifaen suret ve şekli, dikey resim.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., A.B.D. asansör; yükselten veya kaldıran araç; bir uzvu kaldıran adale; A.B.D. tahıl ambarı; tahılı üst katlara nakleden makine; hav. irtifa dümeni. elevator controls goşisman kumandaları.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i. on bir; i. on bir rakamı (11, Xl); oyunda on bir kişilik takım. elevenses i. ing, k.dili sabah (saat 11.00'de) hafif yemek. eleventh s on birinci, on birde bir. eleventh hour son dakika, karar değiştirmek için son fırsat.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) («evlâ» ism-i tafdîline masdar edatı katılarak Türkler’ce yapılmış kelime). Daha lâyık ve münasip olma. Ar. rüchân, takaddüm: Bu işte evleviyyet vardır; falan bu işe evleviyyetle lâyıktır.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [اولویت] öncelik.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

whorehouse. brothel. bordello. bordel. bagnio. bawdyhouse. call house. disorderly house. house of ill fame. house of ill repute. stew.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

brothel. bawdy house. bordello. disorderly house.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

brothel. whorehouse. bawdy house. case house. house of ill fame. massage parlour. parlo u r house. sporting house.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

Bu işlev, MiniDisc kaydediciden çıkartılmadığı ve kayıt düğmesine basılmadığı sürece son düzenleme adımlarının geri alınmasını sağlar.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Türe göre (örn. pop, rock) ayrı bölümler seçmenizi sağlar.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Histogram işlevi açık olduğunda, ekranda bir histogram grafiği görüntülenir. Bu grafik, siyah ve beyaz geçişlerini kontrol etmenizi sağlar.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

İstenmeden işlem yapılması önlemek için kontrol unsurlarını kilitler.

Teknolojik Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s.) konu dışı, sadet dışı; mevzu ile alâkası olmayan, günün mühim konularıyle ilgisi olmayan. irrelevance (i.) konu dışı olma. irrelevancy (i.) konu dışı olan şey. irrelevantly (z.) konu ile ilgisi olmayarak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Bu işlev, basit metin girişi ve düzenlemesi için 600 karaktere kadar sık kullanılan sözcüklerin kaydedilmesine izin verir.

Teknolojik Terim by

Türkçe - İngilizce Sözlük

function.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

function. function fonksiyon.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

function. role.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

functional. physiological.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

functional. functional fonksiyonel.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

functional. clinical.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

nonfunctional.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lack of any function. uselessness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

CD Text bilgileri bir CD WALKMAN®’den, CD Text kaydedebilen MD WALKMAN®’e kopyalanabilir.

Teknolojik Terim by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (c. kaleviyyât) (kimya). Kül çeşidinden maddeler, alkal, Fr. alcali bu kelimeden gelir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

alkaline.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

Bu özellik karaoke performansınızı orijinaliyle karşılaştırır ve puanınızı hesaplar. Şarkı söyleme sonucunuz bağlanmış TV’nizde gösterilecektir.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Bu özellik karaoke performansınız için 10 taneye kadar şarkıyı depolamanıza izin verir.

Teknolojik Terim by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (k = benzetme, el = harf-i târif, evvel = birinci, ilk, önceki, eski). Evvelki gibi, Ar. kemâ-fi’s-sâbık.

Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Resimlerin daha küçük bir boyuta küçültülmesini sağlar. Resimlerin e-posta ile gönderilmesi ya da daha verimli biçimde saklanması için idealdir.

Teknolojik Terim by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Kadın İsmi) - Lale gibi.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i.). Bulgar parası.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [لواحق] ekler.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. lâiha). Lâyihalar. bk. Lâyiha.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (müfredi lâime kullanılmaz). Aşağılanacak, aşağılık şeyler.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (müfredi lamia kullanılmaz). Parlamalar, Ar. envâr.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) - Parlamalar, nurlar.

İsimler ve Anlamları by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. Akdeniz'in doğu sahili ve bu sahildeki memleketler; kitap ciltlemeye mahsus özel meşin. levanter i. Akdeniz'de esen doğu rüzgarı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). Yakın Doğu’da yerleşmiş veya evlenerek soyu karışmış Avrupalı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

levantine.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Levantine.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i. Yakın Doğu'ya ait; Yakın Doğu'da ticaret yapan; i Yakın Doğulu kimse, bilhassa anası veya babası Avrupalı olan kimse, Levanten; bir çeşit ipekli kalın kumaş.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., anat. bir uzvu yukarı kaldıran kas, levator kas.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [لوایح] tasarılar.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (müf. lâzime) (cem’ül-cem’i: levâzımât) (askerlik). Askerin yiyecek ve giyeceği ile uğraşan askerî sınıf: Levazım sınıfı, subayı, bk. Lâzıme.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

supplies.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

supplies. necessities. requisites. material. equipment. paraphernal property. purveyance. stores.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [لوازم] gereçler, gerekli şeyler.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

commissariat.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

commissariat.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Levazım sınıfından olan.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., A.B.D nehir kenannda su taşmasına engel olacak set; set gibi yüksek nehir kenarı; rıhtım.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. büyük şahsiyetlerin sabahleyin misafir kabul etmeleri; İng. yalnız erkeklerin hazır bulunduğu saray kabul merasimi; A.B.D bilhassa cumhurbaşkanının umumi kabul resmi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., s., f., (-ed, -ing veya -led, -ling) düzlük, düz yer; mim, taban terazisi; tesviye aleti; yatay hat, yüzey; irtifa sathı; seviye, derece; s. düz, düzlem, yatay, ufki; bir seviyede, bir hizada, müsavi; aynı irtifada; k.dili ölçülü, dengeli, muvazene

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

, İng. leveller i. tesviye eden kimse veya alet; toplumsal smıf farklarını ortadan kaldırmak isteyen adam.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. sağgörülü, mantıklı, dengeli; anlayışlı, iyi düşünüşlü.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. denizcilik) (İ. levante = kaldıran). Lumbar kapağını kaldırmaya mahsus zincir ve palanga.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (İ. levantino = Yakın Doğu ahalisinden). 1. Vaktiyle Venedikliler’ in kullandıkları hafif asker. 2. Osmanlı deniz kuvvetlerinde denizci er; bazen umumiyetle denizci mânâsında da kullanılır: Turgut Reis şanlı bir leventti. 3. Osmanlılar’da paşaların maiyetinde bir çeşit ücretli kara askeri. 4. mec. Çevik, hareketli, hafif tavır ve yakışıklı kıyafetli. Şehlevend = baş levend. mec. İrice yapılı güzel.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [ لوند] Osmanlı deniz eri. 2.ayyaş. 3.zampara. 4.kabadayı.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(İtal.) 1.Osmanlı donanmasında vazifeli asker denizci. 2.Eskiden Venedikliler’in şark memleketlerinden maaşla topladıkları denizcil(Erkek İsmi) 3.Yakışıklı, boylu poslu kimse. 4.Atak, gözü pek, hareketli ve çevik.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i.). Leventçe: Levendâne yürüyor, bir tavr-ı levendâne ile.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Levend.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

beam.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

beam.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Levent olma. 2. Hafif ve yakışıklı hareket, tavır ve kıyafet: Leventlik satmak istiyor.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., f. manivela, manivela kolu; fazla gayret sarfına vasıta olan şey; f. manive!a ile kaldırmak veya hareket ettirmek veya etmek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. manivela kudreti; slang piston.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. tavşan yavrusu, birkaç,,aylık tavşan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Çizme ucunun şekli ve kalıbı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (c. elvâh). 1. Tahta. 2. Düz ve üzerine yazı, resim vesaire yazılabilir levha. mec. Levh-i hatır = HAfıza. Levh-i mahfuz = ilâhî takdirin, mukadderatın yazılı bulunduğu mânevî levha.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [لوح] levha.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). 1. Üzerinde yazı veya resim bulunan, duvara asılacak kâğıt: Duvarları levhalarla süslemiş. 2. Bir sayfanın üzerindeki kalın yazı. Serlevha = Bir sayfanın veya sütunun yahut bir makalenin başına konulan unvan, başlık.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

signboard. plate. sheet. pane. panel. slab. tablet.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

plaque. plate. sheet. signboard. sign. tablet. slab.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sign. tablet. signboard. inscribed card. framed inscription. panel. slab. picture. painting. disc. disk. plaque. sheet.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [لوحه] plaka, tabela.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(e.). (Arapça terkip) (lâ-ev-haşallah tâbirinden kısaltılmış ki, «Allah onu uzaklaştırmasın» demektir). Mâşallah ve bârekallah gibi övme tâbiridir: Levhaşallah!

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. vergiye tabi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. Tevratta adı geçen büyük bir su canavarı; ada balığı gibi çok büyük hayvan; iri balina veya gemi gibi büyük şey.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f., s. düz etmek; bir maddeyi nemli iken ezip toz haline getirmek; birbirine iyice karıştırmak; cilâlamak; s. düz, cilalı. leviga'tion i. düzleme.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., s. İbranilerde ölmüş adamın karısı ile ölünün kardeşinin veya en yakın akrabasının evlenme mecburi yeti; s. bu âdete ait.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., çoğ. blucin.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. hafif olmaktan dolayı havaya kalkmak, havada durmak; ispritizma kuvveti ile veya rüyada havaya yükselmek; havaya yükseltmek. levita'tion i. havaya yükselme olayı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. Levi kabilesinden biri, bilhassa Tevratta Musevi tapınağı kâhinlerinin yardımcısı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. hafiflik; hafifmeşreplik, hoppalık; münasebetsiz şakacılık; sebatsızlık, düşüncesizlik.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(Arapça ibare). «Sen olmasaydın, yeri, göğü yaratmazdım». Pek meşhur bir hadîs-i kudsî.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). 1. Aşağılama, ayıplama. 2. Paylama, itâb, serzeniş: Levm etmek. Levm-i laîm = Levmedeni aşağılama.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (c. elvân). 1. Renk, beniz, boya. 2. Türlü, çeşit: Elvân kumaşlar.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ لون] renk. 2.tür.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) 1.Renk, boya, yüz. 2.Nevi, çeşit, Türk.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i.) (Yunanca). Eti pek lezzetli bir cins iri balık.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bass. bar.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bass. sea bass.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sea bass.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) galatı: neori). Kırmızı papağan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Pislik, murdarlık, kir.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [لوث] pislik.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Levsler, kirli, pis şeyler.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr. kimya). Sakkarozun hidrolizinde meydana gelen bir şeker çeşidi.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. lévulose

kim. meyve şekeri

Balda ve birçok meyvede bulunan bir tür şeker.


Yabancı Kelime by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (mü. levvâme) (levm’den imüb.). Levm eden, aşağılayan. Nefs-i levvâme = Bir kötülük yaptıktan sonra hâsıl olan vicdan rahatsızlığı; nefsin üç çeşidinden biri olup, diğer ikisine nefs-i emmâre ve nefs-i mutmaine denir, bk. Emmâre, mutmain.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., f. mecburi olarak toplama (asker veya para); bu suretle toplanan asker veya para; f. zorla toplamak; huk. haczetmek. levy war on (birine karşı) harp açmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

tire lever. jemmy. jimmy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

crowbar. jemmy. lever. crank.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

tire lever. jemmy. jimmy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

crowbar. jemmy. lever. crank.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Badem.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. anatomi). Bademcik. Tesniye şekli olan «levzetân» da kullanılır.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ لوزه] badem. 2.bademcik.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) 1.Badem biçiminde olan. 2.Bademle ilgili. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) 1.(bkz.Levzi). 2.Badem erik, kayısı vişne, kiraz ve benzer meyvelerin içinde anıldıkları grup.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (c. leveât). Yürek yanıklığı, gönül acısı.

Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Analog ses kaynakları arasında aktarılan ses sinyalinin gücünü belirten bir terim.

Teknolojik Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. kötü niyetli, hain. malevolence i. kötü niyet. malevolently z. kötü niyetle.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Kullanıcının düşük ses seviyelerinde bas sesleri güçlendirmesini sağlayarak, kulaklık çıkışının ses kalitesini en üst seviyeye getirir.

Teknolojik Terim by

Türkçe Sözlük

(i. A.) («zaman» demek olan müfredi «melâ» dilimizde kullanılmaz). Gündüz ile gece, tün ve gün.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «levn» den imef.) (mü. mülevvene). 1. Renkli: Mülevven cam. 2. Boyanmış, boyalı: Lâcivertle mülevven.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «levs» ten imef.) (mü. mülevvese). 1. Kirletilmiş ve pis, murdar, bulaşık: Orası mülevvestir; üstü başı mülevvestir. 2. Tertipsiz, düzensiz, karmakarış: Mülevves bir bakkal; mülevves bir İflâs işi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «levn» den if.) (mü. mülevvine). Renk veren, Osm. telvîn eden (yalnız eski terimlerde kullanılmıştır).

Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

9 farklı kamera açısından çekilen video görüntüleri (örneğin canlı konserler ve spor etkinliklerinde) DVD’de saklanabilmekte ve oynatım sırasında kullanıcı tarafından anında seçilebilmektedir. Bu DVD oynatıcı işlevi, yalnızca oynatılan DVD’de çok açılı çekimler bulunduğu zaman kullanılabilir.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

DVD Video biçimi, diske, bir dizi farklı film öyküsünün kaydedilmesine izin vermektedir. İzleyiciler, oynatma sırasında hikayenin nasıl gelişeceğini seçebilirler.

Teknolojik Terim by

Türkçe Sözlük

(i. A. «Ievn»den if.) (mü. mütelevvine). 1. Renkli, boyalı. 2. Birkaç renkli, alaca. 3. mec. Rey ve fikrinde sabit olmayan, pek çabuk fikir değiştiren.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «levs» den if.) (mü. mütelevvise). Pis, kirli.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ملون] rengarenk.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ملوث] kirli.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [متلون] renkten renge giren, yanar döner.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Bu işlev, parçalar arasında otomatik olarak 3’er saniyelik boşluklar yerleştirilmesini sağlar. Bu özellik sayesinde AMS özellikli bir kaset deck’i, kayıtlı parçanın başlangıcını çok daha kolay biçimde bulacaktır.

Teknolojik Terim by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [ پهلوان] yiğit. 2.pehlivan.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(hi. F.). Sâsânî devrinde konuşulan Farsça.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Erkek İsmi) 1.Şehir. 2.Kahraman, yiğit.

İsimler ve Anlamları by

Teknolojik Terim

Bu işlev, çalma hızının hassas biçimde değiştirilmesine olanak tanır ve örneğin, enstrümanların akordunun yapılmasında kullanılır. Çalma süresi, kalite kaybı olmaksızın azaltılabilir ya da uzatılabilir.

Teknolojik Terim by

Yabancı Kelime

İt. pleura

anat. akciğer zarı

Göğüs boşluğunun içini ve bu boşluğun içinde bulunan akciğerin dışını kaplayan ince zar.


Yabancı Kelime by

Türkçe Sözlük

(bk.) Rebî.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. uygun, münasebeti olan, alâkalı, ilgili. relevance, relevancy i. münasebet, ilgi, alaka, uygunluk.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

colour receiver. colour set. colour television.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., huk. gaspolunmuş eşyanın geri alınması için açılan dava; bu suretle geri alma emri; kefalet.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. gaspolunmuş eşyayı kurtarmak. repleviable s. geri alınabilir, kurtarılabilir.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Kullanıcıların CD’deki parçaların çalınma sırasını özelleştirmelerini sağlar.

Teknolojik Terim by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.-A.) [ساده لوح] saf, temiz yürekli.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i F. A.). Peygamberimiz.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

flash in the pan.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Erkek İsmi) - Leventlerin şahı, boylu poslu, canlı, yakışıklı.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Bir yazının, kâğıt, sahife veya kitap vesairenin başına yazılan yazı, başlık: Bu kitabın serlevhası yaldızla yazılmış; serlevhası eksik bir kitap.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

heading. title. headline.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.-A.) [سرلوحه] başlık.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Duraklama boşluğunu otomatik olarak 3 saniyeye getirir.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Saatli radyonun alarmının, belirlenmiş bir süre sonra tekrar etkinleşmesini sağlayan bir işlevdir.

Teknolojik Terim by

Türkçe Sözlük

(i.) (y. k.). Nutuk.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

speech. discourse. oration. address. allocution. dissertation. harangue. sermon.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

address. discourse. oration. speech.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

speech. public address. oration.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

3B ses oluşturur.

Teknolojik Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

ölçü terazisi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [ شعله ور] alevli. 2.parlak, aydınlık.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

En sevdiğiniz istasyonların hafıza alınması ve ayarlanmasını sağlayan bir özellik.

Teknolojik Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. televizyona bakmak, televizyonda görmek .

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. televizyonla yaymak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. televizyon, uzagörüm .

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Y. Fr.). T. Elektromanyetik dalgalar vasıtasıyle hareketli veya hareketsiz şekillerin hayâlini uzaklara nakletme usûlü. 2. Bunun alıcı cihazı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

t.v. television. tv. boob tube. box. gogglebox. telly. the tube.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

tele. television. telly. the box.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

television. above- the-line-advertising. advertising medium. communication media. console. gross rating point. high- involvement product. telly. theme advertising. tube.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

television receiver.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

television receiver.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

telecine. television film.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

television play.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

television program.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

television program / schedule.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

broadcast. telecast.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

television broadcast. television broadcasting. telecast.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i’. A. «Ievn»den) (c. televvüntât). 1. Renkten renge girme, renk değiştirme. 2. Döneklik, sebatsızlık, sözünde ve bir holde durmayış, kararsızlık: O adamda bu televvün varken kendisiyle iş görülmez.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «levs» ten). Kirlenme, pislenme.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [تلون] yanardönerlik.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Bu işlevle, her parçanın başlangıcı kısaca çalınarak dinleyicilere kısa bir önizleme sağlanır. Oynatma zamanı, 10, 20 ve 30 saniye arasından seçilebilir.

Teknolojik Terim by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [افعولوی] görevle ilgili, fonksiyonel.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(e. A.). Olsa da, hattâ, bile: Ben o yemeği alıp yemedim, velev yemiş olsam ne olur. Velev mecburiyet altında olsun bu işi yapmam. Velev sellim = Teslim ve kabûl olunsa da, öyle olduğu hâlde bile.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

even if.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ولو] olsa da.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Bu işlev, kullanıcıların müzik dinlerken en sevdiklerin CD ya da MiniDisc parçalarını işaretlemelerini sağlar. Daha sonra bu işaretlenen parçalar otomatik olarak çalınabilir.

Teknolojik Terim by