Light ne demek? | Light anlamı nedir? | Light

Light anlamı nedir?

Light ne demek?

Light anlamı nedir?

Light | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: light

Yabancı Kelime

İng. light

yeğni

Ağır olmayan, hafif.


Yabancı Kelime by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. (-ed veya -lit) konmak; üzerine düşmek; inmek (at veya arabadan). light into azarlamak. light on rastgelmek, rastlamak. light out aceleyle yola çıkmak, yola düzülmek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., z. hafif; eksik; ehemmiyetsiz, önemsiz; ince; yüksüz, yükü hafif; az, ufak; hazmı kolay, hafif; iyi mayalanmış; gailesiz, endişesiz; çevik, ayağına tez; hafifmeşrep; kararsız; başı dönmüş, sersemlemiş; z. hafifçe, kolayca. light coin ayarı eksik s

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. ışık, aydınlık, ziya, nur; ışık veren şey; idrak veya akıl nuru; dünyaya ışık saçan kimse; aydınlık, pencere veya tepe camı gibi ışık veren şey; anlama; güz. san. bir resmin aydınlık kısmı; kibrit gibi yanınca ışık veren şey; gün ışığı, gündüz. lig

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. (-ed veya -lit) yakmak tutuşturmak; aydınlatmak, ışık vermek; neşelendirmek, canlandırmak, parlatmak; yanmak, tutuşmak, alev almak; parıldamak, ışık salmak. light up argo sigara veya pipo yakmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). aydınlanmış, ışıl ışıl, ışıkları yanmakta olan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f). konmak (kuş v.b.); at veya arabadan inmek; on i/e birdenbire bulmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Ortam ışığını içeriğin keyfîni tam olarak çıkarabilmeniz için görüntü kalitesine uygun olarak yansıtan teknoloji.

Teknolojik Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., f. bitkileri kavuran ve mahveden yaygın birkaç çeşit hastalık, küf, mantar; samyeli; herhangi bir felâket meydana getiren afet; f. soldurmak, kavurmak, mahvetmek; kurutmak, yakmak (bitkileri); bu hastalıklardan birine yakalanmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., ing., (argo) mübarek, namussuz kimse.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i, ing, argo memleket, ana vatan; ana vatanına dönmeye zorlayan yara veya hastalık; ingiltere.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). mum ışığı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

ısısız ışık.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). güneş ışığı, gün ışıgı; önce şaşırtıcı gelen bir şeyin sonradan anlaşılması; gösterme, teşhir etme. see daylight zorluklann sonuna gelmek. I will knock the daylights out of you. argo Canına okuyacağım.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

yaz aylarında saatlerin ileri alınması, yaz saati.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (den). Iomboz kapağı; lomboz.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f)., (i). memnun etmek, sevindirmek; memnun olmak, sevinmek; hazzetmek, zevk almak, eğlenmek; (i). sevinç, zevk, keyif, haz; sevinç verme hassası; füsun, sihir. be delighted with -den memnun olmak. delightful (s). hoş, latif, güzel, şirin. delightfully

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Video görüntülerini - her biri bir piksele karşılık gelen, binlerce minik aynadan yansıtarak ışık kaynağı olarak kullanan projektör teknolojisi.

Teknolojik Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). yeryüzünden yansıyıp ayın gölgede kalan kısımlarını aydınlatan ışık.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. ögretmek, bilgi vermek, içyüzünü anlatmak, aydınlatmak. enlightened s. bilgi edinmiş, aydın, münevver. enlightenment i. ilim, irfan, aydınlatma.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (f). uçuş, uçma; seyir, yol alma, hareket; göç, hicret; bir kat merdiven; bir uçuşta katedilen mesafe, menzil; firar, kaçış; birkaç uçaktan ibaret hava filosu: (f). (kuşlar) göç etmek. flight of fancy hayal, hayal kurma. put to flight kaçmak me

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). ne dediğini bilmez; hafifmeşrep; kararsız, dönek, maymun iştahlı; budala, kaçık. flightily (z). ne dediğini bilmeden, belirli bir fikri olmayarak: kararsızca. flight iness (i). kararsızlık, döneklik: kuş beyinlilik.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., tiyatro sahne önündeki bir sıra ışık; sahne mesleği.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. gaz ışığı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) araba farı, far; gemide pupa feneri.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (f). bir resimde ışıklı ve detaylı kısım: ilgi çekici olay, (bir olay, toplantı, opera, kitapta) hatırlanacak kısım; (f)., (k).dili (bir olayın) özel bir kısmına dikkati çekmek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. tiyatro salonundaki ışıklar.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) balıkçı feneri.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. hafif silâhlı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. hafifletmek, yükünü azaltmak; neşelendirmek, sevindirmek; yükü azalmak, hafiflemek; neşelenmek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. aydınlatmak, ışık saçmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., f. mavna, salapurya; f. mavna ile yük taşımak. lighterage i. mavna ücreti; mavnaya yükleme.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. yakan şey veya kimse, yakıcı alet, tutuşturucu şey. cigarette lighter çakmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., matb. beyaz basma harf.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. hırsızlığı benimsemiş.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. çevik, zarif.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. eli hafif; becerikli; yükü hafif.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. başı dönen, sersem.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. kaygısız, endişesiz, neşeli, şen.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. ayağına tez, atik.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. fener kulesi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. aydınlatma; ışıklandırma tertibatı; resim ve fotoğrafta ışığın kullanılışı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

z. hafifçe; bir dereceye kadar; canlılıkla; ciddiye almadan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. hafif, kararsız, dönek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. şimşek, yıldırım. lightning arrester elektrik aletlerini yıldırımdan koruyan aygıt. lightning bug ateşböceği. lightning conductor, lightning rod yıldırımsavar, paratonerç lightning glance şimşek çakışı gibi bir bakış, bir göz atış. chain lightning,

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., çoğ. hayvan akciğeri.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Üzerinde özel kaplama olan CD ve DVD gibi optik ortamların üzerine lazerle şekiller çizebilen teknoloji.

Teknolojik Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. fener dubası, fener gemisi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. şen, şuh; neşeli, canlı; parlak, ışıklı. lightsomely z. şuhca; canlı olarak. lightsomeness i. şuhluk; parlak!ık.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., foto. ışık almış, ışıkla bozulmuş.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i. hafif; ehemmiyetsiz; i., spor tüy siklet; eksik ayar; zekâ ve şahsiyeti önemsiz olan kimse.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. ışığın bir senede kaydettiği mesafe.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. kireç lambası; tiyatro projektör ışığı. in the limelight genel ilgiyi üzerinde toplamış; herkes tarafından bilinen.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. ay ışığı, mehtap.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., argo. asıl işinden başka bir işte de çalışma.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) gece kandili, gece açık bırakılan loş ışık.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. kötü durum.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f .teminat vermek, söz vermek. plight one's troth evlenme sözü vermek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., rush candle saz mumu.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. karanlık odada kullanılan koyu kırmel ışık.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. ışıldak, projektör.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. meseleyi dolaylı olarak aydınlatan şey; den. borda feneri.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. dam penceresi, kaporta.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. önemsiz; cüzi; ince, zayıf; aklı veya ahlâkı zayıf olan. slight'ly z. az slight'ness i. önemsizlik.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f., i. önemsememek; yüz vermemek; görmezlikten gelmek; küçümsemek; dikkatsizce yapmak; i. yüz vermeyiş, riayetsizlik, tepeden bakma. slight'ing s. küçümseyici. slight'ingly z. önem vermeyerek. slily bak. slyly.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., f. projektor ışığı; yaygınlık; f. ışığa tutmak; üzerine dikkat çekmek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. yıldız ışığı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. trafik lambasının kırmızı ışığı; oto stop lambası.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. güneş ışığı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. arka lamba.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. en iyi kalite, üstün.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. meşale ışığı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. alaca karanlık; başarının sönmesi; mec. yarı buçuk veya az bilgi. Twilight of the Gods İskandinav mit tanrılarla devlerin birbirlerini mahvettikleri savaş. twilight sleep doğum ağrılarını azaltmada kullanılan hafif anestezi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by