Like ne demek? | Like anlamı nedir? | Like

Like anlamı nedir?

Like ne demek?

Like anlamı nedir?

Like | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: like

İngilizce - Türkçe Sözlük

edat, s., i. gibi, benzer; s. birbirine benzer; eşit; i. benzeri. It looks like rain. Yağmur yağacağa benziyor I feel like resting. Canım dinlenmek istiyor. I've never seen the like of it k.dili I never saw the likes of it. Benzerini hiç görmedim. Lik

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. hoşlanmak, sevmek, hazzetmek. likes and dislikes (bir kimsenin) sevdiği ve beğenmediği şeyler.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

sonek -ımsı, gibi, benzer: lifelike, workmanlike.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s)., (z). benzer, aynı; (z). birbirinin aynı olarak, farksızca.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

appliqué.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Şişman denmiyecek, zayıf da sayılmayacak derecede toplu vücut yapısı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

who is neither thin nor fat. plumpish. fleshy. buxom.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

neither fat nor thin.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). yatak gibi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [بلاتهلکه] tehlikesizce.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Çelik gibi güçlü el.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Çelik gibi güçlü kimse.

İsimler ve Anlamları by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). çocuk ruhlu, masum, içten, samimi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f)., (i). sevmemek, hoşlanmamak, hazzetmemek; (i). nefret, hoşlanmayış. take a dislike to soğumak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s.) Allah gibi, Allah'a benzer, tanrısal; fevkalade iyi godlikeness (i.) tanrısal oluş; üstünlük, fevkalâdelik .

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

ev gibi, rahat, cana yakın.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Şifalı Bitki

(izlandayosunu): Dağlarda ve ormanlardaki kayalar üzerinde bulunur. Zeytinyeşili renginde, dantel gibi tırtıllı parçalar halindedir. Yaz aylarında toplanıp kurutulur. Müsilajlı ilaç yapmakta kullanılır. İçeriğinde “Lichenin”, “Dekstrolikenin” ve “Cetrarin” vardır. Kullanıldığı yerler: Göğsü yumuşatır, öksürüğü keser. Bağırsak bozukluğunu giderir, ishali keser. Nefesdarlığını giderir. Bronşitin sebep olduğu şikayetleri giderir. Veremde faydalıdır. Şeker hastalarına ekmek yapmakta da kullanılır.

Şifalı Bitki by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. kral gibi, krala yaraşır.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). Karışmış, karışık.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. complique

karmaşık

Ögelerinin veya gerekli işlemlerin sayısının çokluğu, çeşitliliği yüzünden anlaşılması, yapılması güç olan.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

complicated. complex. sophisticated. confusing.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

complicated. sophisticated.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s.) hanımca, hanıma yakışır, hanım gibi, nazik, zarif; kadınsı (erkek).

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. canlı, sağ imiş gibi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. ihtimal, olasılık.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., z. muhtemel; iyi, güzel; uygun; z. ihtimal ki, belki, galiba.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. hemfikir.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Y. botanik). 1. Bir mantarla bir yosunun ortak yaşamasından doğan bitkilerin umumî ismi. 2. (tıp) Bir deri hastalığı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lichen.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

To allege, or think, to be like; to represent as like; to compare; as, to liken life to a pilgrimage.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

To make or cause to be like.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lichen.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

consider or describe as similar, equal, or analogous; 'We can compare the Han dynasty to the Romans'; 'You cannot equate success in financial matters with greed'.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lichen.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

To allege, or think, to be like; to represent as like; to compare; as, to liken life to a pilgrimage.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

To make or cause to be like.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lichen.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

consider or describe as similar, equal, or analogous; 'We can compare the Han dynasty to the Romans'; 'You cannot equate success in financial matters with greed'.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. benzetmek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. suret, kılık; resim, tasvir; benzeyiş, benzerlik, benzeşme.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

z. keza, aynı şekilde ve de, ve yine, bunun gibi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - (bkz.Malik). 1.Mal sahibi olan kadın. 2.Peri, su perisi.

İsimler ve Anlamları by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. erkeğe yakışır, erkekçe, erkek gibi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «helâk» ten im.) (c. mehâlik). Mahv ve helâk olacak yer, tehlikeli yer, muhâtaralı yer veya iş: Mehâlikten kaçınmalı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Kadın hükümdar veya hükümdar zevcesi, kraliçe: İngiltere melikesi.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - Kadın hükümdar. Hükümdar karısı.

İsimler ve Anlamları by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. beğenmemek, hoşlanmamak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

ana gibi,ana yerinde.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., zam. benzeri, bunun gibi; zam. böylesi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(TEHLÜKE) (i. A. «helâk» den). Helâki, yok olmayı gerektirebilecek hâl, Ar. muhâtara: Tehlikeye girmek; kendini, canını tehlikeye koymak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

danger. danger. risk. jeopardy. emergency. hazard. peril. shoal. storm cloud. threat.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

danger. distress. hazard. jeopardy. menace. peril. pitfall. risk. threat. trouble. emergency.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

danger. hazard. peril. risk. adventure. gravity. jeopardy. off the hook. threat.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Tehlikesi olan, Osm. muhâtaralı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dangerous. risky. unsafe. hazardous. perilous. venturesome. adventurous. breakneck. danger. daring. forbidding. hairy. noxious. parlous. pestilent. pestilential. touch-and-go. wildcat.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

critical. dangerous. desperate. dodgy. fatal. forbidding. hazardous. nasty. noxious. perilous. precarious. risky. serious. treacherous. unhealthy. vicious. noxious res.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dangerous. hazardous. perilous. risky. riskiness. adventuresome. adventurous. critical. desperate. dodgy. hairy. insecure. mean. murderous. parlous. precarious. serious. speculative. unsafe.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

risk free.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

clear. safe. dangerless. free of risk. benign.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

safe. free from danger. free of risk. benign.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

risklessness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

endanger. hazard. imperil. jeopardize. risk. stake. venture.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to hazard. to peril. decoy. endanger. imperil. stake.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to endanger. to imperil. risk.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Genel Bilgi

Tarihte kayda geçen ilk un patlaması 1785 yılında İtalya’da Turiri’de bir ekmek fırınında, bir lambanın un tozunu tutuşturması sonucu oldu. Ölüme ve fazla zarara yol açmayan bu patlamadan sonra konu unutuldu gitti. Modern günlerimizin başlangıcında, insanlık tarihinin ana gıdası ekmeğimizin en önemli girdisi olan unun çok ciddi bir şekilde yanarak patlayabileceğini kime söyleseniz herhalde şaka kabul eder gülerdi. 1981’de ABD’de büyük bir hububat silosu infilak edip, 9 kişi ölüp, 30 kişi de yaralanınca gülmeler durdu. 1988’de hububat bulunan yerlere belirli bir emniyet standardı getiren kuralların uygulanmasına başlanılmasına rağmen 90’lı yıllarda sadece ABD’de undan kaynaklanan ortalama yılda 13 patlama oldu.

Peki nasıl oluyor da un bu kadar tehlikeli bir şekilde patlayabiliyor? Sebebi basit. Çünkü o bir karbonhidrat. Havada toz olarak asılı duran karbonhidratın miktarı, bir metreküpte 50 gramı aşınca herhangi bir şekilde tutuşturulduğunda patlar. Un tozları o kadar küçüktür ki, anında yanar ve bu yangın diğerlerine zincirleme yayılır. Bu da toz bulutunda, ortama da bağlı olarak, patlayıcı bir güç oluşturur. Benzer durum şeker, puding ve hatta çok ince testere talaşlarında bile oluşabilir.

Bir yangının çıkması için üç şeyin bir arada olması gerekir. Hava (içindeki oksijen), yanıcı madde (burada un oluyor) ve tutuşturucu. Silolarda insanların çalıştıkları yerlerde tutuşmak için gereken metreküpte en az 50 gram un tozu miktarına pek ulaşılamaz. Tabii burada unutulmaması gereken patlamaya sebep verenin yanıcı maddenin havada asılı duran toz miktarı olduğudur, yoksa yere serilen unda böyle bir tehlike yoktur.

Silolarda tutuşmaya sebep olan şeyler, bilinçsizce yapılan bir kaynak, bir kesme işlemi, sigara, asansörler ve konveyörlerin mekanizmalarından çıkan kıvılcımlar olabilir. Şüphesiz ortamın da çok önemi vardır. Patlamanın yarattığı büyük basınç boşalacak yer bulamazsa binayı bile yıkabilir. Açık havada ise patlama olmaz ama yine de tehlikeli bir alevlenme olur.

Hanımlar, endişelenmeyin, kurabiye veya börek yapmak için aldığınız bir kilo undan 50 gramı havaya uçmaz. Bu olay için tonlarca un gerekir. Hamur yoğurmak için balkona çıkmanıza hiç gerek yok!


Genel Bilgi by

Genel Bilgi

Tarihte kayda geçen ilk un patlaması 1785 yılında İtalya’da Turiri’de bir ekmek fırınında, bir lambanın un tozunu tutuşturması sonucu oldu. Ölüme ve fazla zarara yol açmayan bu patlamadan sonra konu unutuldu gitti.

Modern günlerimizin başlangıcında, insanlık tarihinin ana gıdası ekmeğimizin en önemli girdisi olan unun çok ciddi bir şekilde yanarak patlayabileceğini kime söyleseniz herhalde şaka kabul eder gülerdi. 1981’de ABD’de büyük bir hububat silosu infilak edip, 9 kişi ölüp, 30 kişi de yaralanınca gülmeler durdu. 1988’de hububat bulunan yerlere belirli bir emniyet standardı getiren kuralların uygulanmasına başlanmasına rağmen 90’lı yıllarda sadece ABD’de undan kaynaklanan ortalama yılda 13 patlama oldu.

Peki nasıl oluyor da un bu kadar tehlikeli bir şekilde patlayabiliyor? Sebebi basit. Çünkü o bir karbonhidrat. Havada toz olarak asılı duran karbonhidratın miktarı, bir metreküpte 50 gramı aşınca herhangi bir şekilde tutuşturulduğunda patlar. Un tozları o kadar küçüktür ki, anında yanar ve bu yangın diğerlerine incirleme yayılır. Bu da toz bulutunda, ortama da bağlı olarak, patlayıcı bir güç oluşturur. Benzer durum şeker, puding ve hatta çok ince testere talaşlarında bile oluşabilir.

Bir yangının çıkması için üç şeyin bir arada olması gerekir. Hava (içindeki oksijen), yanıcı madde (burada un oluyor) ve tutuşturucu. Silolarda insanların çalıştıkları yerlerde tutuşmak için gereken metreküpte en az 50 gram un tozu miktarına pek ulaşılamaz. Tabii burada unutulmaması gereken patlamaya sebep verenin yanıcı maddenin havada asılı duran toz miktarı olduğudur, yoksa yere serilen unda böyle bir tehlike yoktur.

Silolarda tutuşmaya sebep olan şeyler, bilinçsizce yapılan bir kaynak, bir kesme işlemi, sigara, asansörler ve konveyörlerin mekanizmalarından çıkan kıvılcımlar olabilir. İüphesiz ortamın da çok önemi vardır. Patlamanın yarattığı büyük basınç boşalacak yer bulamazsa binayı bile yıkabilir. Açık havada ise patlama olmaz ama yine de tehlikeli bir alevlenme olur.

Hanımlar, endişelenmeyin, kurabiye veya börek yapmak için aldığınız bir kilo undan 50 gramı havaya uçmaz. Bu olay için tonlarca un gerekir. Hamur yoğurmak için balkona çıkmanıza hiç gerek yok!


Genel Bilgi by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. iş düzenine aykırı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. hamma yakışmayan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s.,(edat) birbirine benzemeyen, farklı;( edat) benzemeyen, den. farklı. unlikeness i. benzemeyiş.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. olasısız, muhtemel olmayan; başaracağı tahmin edilmeyen. unlikelihood, unlikeliness i. olasısızlık.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. sportmence olmayan, sporcuya yaraşmayan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. barışçı .

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. cenkçi, dövüşken, kavgacı; savaşa ait; askeri; savaşla tehdit eden.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Genel Bilgi

Kramp vücudumuzdaki kaslardan bir veya birkaçının elimizde olmadan, irade dışı, ağrı yaparak aniden kasılmasıdır. Krampların başlıca sebepleri soğuk, kötü duruş, alkol zehirlenmeleri ve B vitamini eksikliğidir. Bu nedenlerin birinden veya başka bir nedenden dolayı kaslara bol miktarda oksijen alınır ve yakılır. Bu arada laktik asit açığa çıkar. Bu asitin fazlası kaslar tarafından taşınamayarak kramplara sebebiyet verir.

Örneğin mide krampları, mide kaslarının karın tarafında ağrılı olarak kasılmalarıdır. Bilimsel olarak mide kramplarının açlık belirtisi veya bir mide hastalığının işareti olabileceği ileri sürülürken halk arasındaki genel inanış, tok karnına denize girmenin de mide krampına sebep olabileceği şeklindedir.

Eskiden uzmanlar da böyle düşünüyordu ama artık değil. Yıllar önce boğulma olaylarının çoğunun dolu mide ile yüzmeden ve bu nedenle mideye giren kramptan kaynaklandığı sanılıyordu. Aslında mide krampı özellikle denizde yüzerken oluştuğunda sonuç bakımından en tehlikeli olanlarındandır

Daha sonraları yapılan araştırmalar gösterdi ki, yemekten sonra denize girme ile oluşan mide krampları çok sık rastlanan bir olay değildir. Belki de yemekten sonra biraz rahatça kestirmek isteyen cankurtaranların abarttığı bir şeydir. Ancak yine de dolu mide ile uzun mesafeler yüzülmesi tavsiye edilmez. Nedeni ise kramp değil tehlikeli bir şekilde aşırı yorulmadır.

Bu yorulmanın altında yemekten sonra duyulan uyuşukluk hissi yatıyor. Vücudumuzun kol ve bacak kısımları kuvvetle çalıştıkları zaman daha güçlü bir kan akımına gerek duyarlar. Bu nedenle de koşarken veya yüzerken bacaklarımıza daha çok kan gider.

Yemekten sonra ise sindirim organlarımız yoğun bir şekilde çalışmaya başlarlar ve bu sefer onlar ekstra kana ihtiyaç duyarlar. Bu kan kaslardan ve beyinden çekilerek gelir. Bundan dolayı yemekten sonra uyuşukluk ve yorgunluk hissedilir. Hele bir de kanı çekilmiş kol ve bacaklarla yüzmeye kalkışılırsa, risk yaratacak şekilde bir yorulma ortaya çıkabilir. En iyisi yemekten sonra yüzmek yerine kısacık güzel bir uyku çekmektir.


Genel Bilgi by