Limit Değerli Emirler ne demek? | Limit Değerli Emirler anlamı nedir? | Limit Değerli Emirler

Limit Değerli Emirler anlamı nedir?

Limit Değerli Emirler ne demek?

Limit Değerli Emirler anlamı nedir?

Limit Değerli Emirler | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: limit degerli emirler

Finansal Terim

(Limit Value Orders)

Özel limit fiyatlı emirlerin belirli bir tutar sınırı konmuş şeklidir. Özel limit fiyatlı emre ilaveten maksimum işlem değeri “TL” olarak yazılır. Sistem, belirtilen tutardan fazla olmamak şartıyla, belirtilen fiyat seviyesine kadar, en iyi fiyatlı emirlerden başlıyarak tüm fiyat seviyelerinde işlem gerçekleşmesine olanak sağlayacaktır. Eğer belirtilen fiyat seviyesine ulaşmadan girilen tutar karşılandıysa, karşılanan tutardan fazla işlem olmasına sistem izin vermeyecektir.


Finansal Terim by

Finansal Terim

(Stock Exchange Orders)

Müşteri emirleri, aracı kurum üye temsilcileri tarafından seans içinde borsa bilgisayar sistemine aktarıldığında borsa emrine dönüşür.


Finansal Terim by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Kıymetli, pahalı: Zahire bu sene hayli değerlidir. 2. Kadir ve haysiyeti olan, mûteber, şerefli: Değerli adam. 3. Ehliyet ve kabiliyet sahibi, elinden iş gelir: Değerli bir memurdur.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

valuable. costly. estimable. deserving. worthy. valued. dear. well-beloved. dignified. meritorious. precious. rich. valent.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dear. precious. princely. significant. valuable.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

valuable. talented. estimable. esteemed. costly. deserving. precious. red hot. substantial. worthwhile. worthy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

valency. valence.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

deservingness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

valuableness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f). tahdit etmek, sınırlamak, hudut tayin etmek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Genel Bilgi

Antik Çağ’da elmasın insanları görünmez yaptığına, kötü ruhları kovduğuna ve kadınları cinsel açıdan etkilediğine inanılıyordu. Günümüzde ise mücevherlerin bu kraliçesi, aşkın, çekiciliğin ve zenginliğin simgesidir.

Elmas aslında saf karbondan başka bir şey değildir. Elması yakabilecek yüksek ısıya çıkılabilse hiç kül bırakmadan yanar. Tamamen karbon olan yapısına rağmen mineraller içinde en sert olanıdır. Genelde renksizdir ama hafif sarımsı gri veya yeşilimsi de olabilir. Işığı kırma, yansıtma ve renk dağıtma özelliği kuvvetlidir. Bu özelliklerinden dolayı çok kıymetlidir. Elmasın değeri rengine, saflığına ve işleniş şekline de bağlıdır.

Peki elmas bu kadar değerli ve az bulunan bir mineral ise nasıl oluyor da canı kesmede, sert metalleri işleme ve delmede, torna ve matkap uçlarında bol miktarda kullanılabiliyor? Nasıl oluyor da en küçük bir parçası bile bir servet olan bu taş köşedeki camcının cam kesme bıçağının ucunda bulunabiliyor?

Aslında elması iki ayrı şekilde düşünmek gerekmektedir: Süs taşı olarak ve endüstride. Süs taşı olan elmasın değeri dört ‘C’ ile belirlenir. Bunlar; ‘Carat=ağırlık’, ‘Clarity=şeffaflık’, ‘Colour=renk’ ve ‘Cut=işleniş’dir. Doğada bulunan elmasın büyüklüğü çok seyrek olarak bir santimetrenin üstündedir. Bugüne kadar bulunan en büyük elmas 621 gram gelen Cullian’dır.

Süs taşı üretimlerinin yan ürünleri ile süs eşyasına uygun olmayan doğal elmaslar endüstride değerlendirilmektedir. Piyasadaki elmas uçlar aslında elmas kumu olarak adlandırılan bulanık elmaslardır. ‘Karbonado’ denilen bu ince taneli, kok görünümlü elmaslar sondaj makinelerinde en sert taşları bile delmede kullanılabilirler.

Endüstrinin bu tür elmas uçlara olan talebi devamlı artarken, üretimin artmaması yapay elmas üretimini gündeme getirmiştir. Yapay elmas üretme tekniğinde prensip, yüksek basınç ve sıcaklıkta grafiti elmasa dönüştürmektir.

Daha düşük basınçta da, gaz fazındaki karbondan yapay elmas elde edilebilmiş olup lens ve cam kaplamalarında, hoparlör diyafram kaplamalarında (paraziti azaltmada), optik aletler ve transistor telleri üretiminde ve diğer bir çok değişik alanlarda kullanılmaktadır.

Süs elması olarak da 0,2 gramın üstünde yapay elmaslar elde edilebilmiştir ama maliyeti doğal elmas fiyatından on kat daha pahalıya gelmektedir.

Peki, elmas ile pırlanta arasında ne fark var biliyor musunuz? İkisinin de aslı aynı, yani karbon kömüründen farksız taş parçaları. Çok yüksek basınç ve sıcaklıkta, yerin 150 - 200 kilometre derinliklerinde kristalleşmiş, daha sonra volkanik patlamalarla yeryüzüne itilmiş saf karbondan oluşmuşlardır.

İşte bu saf karbon, kesim veya şekline göre elmas ya da pırlantaya dönüşür. Pırlanta daha parlak, kesim oranı daha fazla ve alt kısmı kubbe gibidir. Elmasın alt kısmı düz ve yüzey sayısı 12 ile 37 arasında değişirken, pırlantanın kesimi daha zordur ve yüzey sayısı 57’dir. Yani pırlanta elmastan daha değerlidir, daha ince işçiliktir. Renkli olanlarına ‘fantezi’ denilir ki fiyatları astronomiktir.


Genel Bilgi by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. hudutsuz, sınır tanımayan, sonsuz.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ceiling. credit limit. limit of credit.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. Fr.). 1. Bir alanın bitiş yerini gösteren çizgi: Sınır, bir ülkeyi komşu ülkelerden ayıran limittir. 2. (matematik). Değişen bir büyüklüğü yahut ifadenin hiçbir zaman erişemeden yaklaştığı sabit büyüklük: Daire çemberi, içine çizilen çokgenlerin üst limitidir.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. limite

sınır

Bir şeyin nicelik bakımından inebileceği veya çıkabileceği en alt ve en üst sınır.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

limitation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

limit.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

That which terminates, circumscribes, restrains, or confines; the bound, border, or edge; the utmost extent; as, the limit of a walk, of a town, of a country; the limits of human knowledge or endeavor.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The space or thing defined by limits.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

That which terminates a period of time; hence, the period itself; the full time or extent.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A restriction; a check; a curb; a hindrance.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A determining feature; a distinguishing characteristic; a differentia.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A determinate quantity, to which a variable one continually approaches, and may differ from it by less than any given difference, but to which, under the law of variation, the variable can never become exactly equivalent.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

To apply a limit to, or set a limit for; to terminate, circumscribe, or restrict, by a limit or limits; as, to limit the acreage of a crop; to limit the issue of paper money; to limit one's ambitions or aspirations; to limit the meaning of a word.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

To beg, or to exercise functions, within a certain limited region; as, a limiting friar. the greatest possible degree of something; 'what he did was beyond the bounds of acceptable behavior'; 'to the limit of his ability' the boundary of a specific area a

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

limit. rubicon.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

the greatest possible degree of something; 'what he did was beyond the bounds of acceptable behavior'; 'to the limit of his ability'. final or latest limiting point. the boundary of a specific area. as far as something can go. the mathematical value towar

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The maximum price advance or decline from the previous day's settlement price permitted during one trading session, as fixed by the rules of an exchange See Daily Price Limits.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Maximum amount a policy will pay either overall or under a particular coverage.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The maximum daily price change above or below the previous close in a specific futures market Trading limits may be changed during periods of unusually high market activity.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The target value that terms in a sequence of numbers are getting closer to This limit is not necessarily ever reached; the numbers in the sequence eventually get arbitrarily close to the limit.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The maximum amount a futures price may advance or decline in any one day s trading session. The maximum price fluctuation permitted by an exchange from the previous session's settlement price for a given contract In international banking the limit a bank

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The maximum price advance or decline permitted in one trading session versus the previous day's closing price.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The maximum dollar amount of coverage an insurer will pay for a particular loss, or for losses incurred during the policy term.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

In relation to dealing instructions, a restriction set on an order to buy or sell, specifying the minimum selling or maximum buying price.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The maximum amount paid under the terms of a policy A professional liability insurance policy usually has two limits, a per-clam limit and an annual aggregate limit Loss Ratio: Losses incurred divided by net earned premium Loss Reserves: Amount set aside

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

An order to buy at a specified price when the market moves down to that price, or to sell at a specified price when the market moves up to that price.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The maximum amount of benefits payable for a given situation, condition, or occurrence Limits may specify a paid dollar maximum or a number of days maximum The limit may be a yearly, lifetime, or per condition maximum.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The maximum daily price change of a futures contract above or below the previous day's settlement price.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A method of reducing the the number of items retrieved in a search Common limits are: date, location and whether article is available full-text in the database.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The maximum permitted price move up or down for any given day, under exchange rules.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A customer-fixed price declaring the lowest price for which they are willing to sell their security or the highest price at which they are willing to buy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

To alter a search in order to retrieve fewer hits The use of the Boolean operator 'and' limits a search This is also known as 'narrowing' and 'refining' a search. broad restrictions applicable to existing search sets; includes designations such as: Human,

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

limitation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

limit.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

That which terminates, circumscribes, restrains, or confines; the bound, border, or edge; the utmost extent; as, the limit of a walk, of a town, of a country; the limits of human knowledge or endeavor.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The space or thing defined by limits.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

That which terminates a period of time; hence, the period itself; the full time or extent.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A restriction; a check; a curb; a hindrance.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A determining feature; a distinguishing characteristic; a differentia.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A determinate quantity, to which a variable one continually approaches, and may differ from it by less than any given difference, but to which, under the law of variation, the variable can never become exactly equivalent.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

To apply a limit to, or set a limit for; to terminate, circumscribe, or restrict, by a limit or limits; as, to limit the acreage of a crop; to limit the issue of paper money; to limit one's ambitions or aspirations; to limit the meaning of a word.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

To beg, or to exercise functions, within a certain limited region; as, a limiting friar. the greatest possible degree of something; 'what he did was beyond the bounds of acceptable behavior'; 'to the limit of his ability' the boundary of a specific area a

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

limit. rubicon.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

the greatest possible degree of something; 'what he did was beyond the bounds of acceptable behavior'; 'to the limit of his ability'. final or latest limiting point. the boundary of a specific area. as far as something can go. the mathematical value towar

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The maximum price advance or decline from the previous day's settlement price permitted during one trading session, as fixed by the rules of an exchange See Daily Price Limits.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Maximum amount a policy will pay either overall or under a particular coverage.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The maximum daily price change above or below the previous close in a specific futures market Trading limits may be changed during periods of unusually high market activity.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The target value that terms in a sequence of numbers are getting closer to This limit is not necessarily ever reached; the numbers in the sequence eventually get arbitrarily close to the limit.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The maximum amount a futures price may advance or decline in any one day s trading session. The maximum price fluctuation permitted by an exchange from the previous session's settlement price for a given contract In international banking the limit a bank

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The maximum price advance or decline permitted in one trading session versus the previous day's closing price.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The maximum dollar amount of coverage an insurer will pay for a particular loss, or for losses incurred during the policy term.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

In relation to dealing instructions, a restriction set on an order to buy or sell, specifying the minimum selling or maximum buying price.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The maximum amount paid under the terms of a policy A professional liability insurance policy usually has two limits, a per-clam limit and an annual aggregate limit Loss Ratio: Losses incurred divided by net earned premium Loss Reserves: Amount set aside

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

An order to buy at a specified price when the market moves down to that price, or to sell at a specified price when the market moves up to that price.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The maximum amount of benefits payable for a given situation, condition, or occurrence Limits may specify a paid dollar maximum or a number of days maximum The limit may be a yearly, lifetime, or per condition maximum.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The maximum daily price change of a futures contract above or below the previous day's settlement price.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A method of reducing the the number of items retrieved in a search Common limits are: date, location and whether article is available full-text in the database.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The maximum permitted price move up or down for any given day, under exchange rules.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A customer-fixed price declaring the lowest price for which they are willing to sell their security or the highest price at which they are willing to buy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

To alter a search in order to retrieve fewer hits The use of the Boolean operator 'and' limits a search This is also known as 'narrowing' and 'refining' a search. broad restrictions applicable to existing search sets; includes designations such as: Human,

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. nihayet, had, uç; çoğ. hudut, sınır; bir niceliğin hiçbir zaman erişemeden aralıksız olarak yaklaştığı başka nicelikı age limit yaş haddi. off limits askerlere yasak bölge. That's the limit ! argo Ancak o kadar olur. çekilir şey değil!

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. hudut tayin etmek, kısıtlamak, tahdit etmek, sınırlandırmak; kuşatmak; hasretmek, munhasır kılmak. limitable s. sınırlanabilir.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Finansal Terim

(Limit Value Orders)

Özel limit fiyatlı emirlerin belirli bir tutar sınırı konmuş şeklidir. Özel limit fiyatlı emre ilaveten maksimum işlem değeri “TL” olarak yazılır. Sistem, belirtilen tutardan fazla olmamak şartıyla, belirtilen fiyat seviyesine kadar, en iyi fiyatlı emirlerden başlıyarak tüm fiyat seviyelerinde işlem gerçekleşmesine olanak sağlayacaktır. Eğer belirtilen fiyat seviyesine ulaşmadan girilen tutar karşılandıysa, karşılanan tutardan fazla işlem olmasına sistem izin vermeyecektir.


Finansal Terim by

Finansal Terim

(Limit Price Orders)

Fiyat ve Miktarın girildiği emirlerdir. İşlem kısmen veya tamamen olmazsa, gerçekleşmeyen kısım sistemde pasif olarak görünür.


Finansal Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. tahdit, sınırlama; mahdut olma; sınırlanmış olma; tahdit edici şey; takyit, bağlı kılma, kayıtlama; huk. hudut tayin etme; sınırlanmış sorumluluk. statute of limitations zaman aşımı tayin eden kanun. He has his limitations. Yetenekleri sınırlıdır

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. İng.). Ortaklarının mes’ uliyeti koydukları sermaye ile sınırlı bulunan ortaklık.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. sınırlı, kısıtlı, az, sayılı; çevrilmiş; parçalı; ekspres (tren); İng. sınırlı sorumlu; (kıs. Ltd.). limited edition mahdut baskı. limited monarchy meşrutiyetle idare edilen krallık. limited partnership komandit şirket.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

İng. limited

sınırlı

Sınırlanmış, belirlenmiş, belirli.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

limited.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

limited. whose stockholders have limited liability.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

limited.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

limited. whose stockholders have limited liability.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

limited partnership.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

limited partnership.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

limited company. limited liability company.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

limited company. limited liability company.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. sınırsız, sayısız, son derece.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Finansal Terim

(Limit Orders)

Emri veren alıcının, işlemin gerçekleşmesi için kabul ettiği en yüksek fiyatı; satıcının ise satmaya razı olduğu en düşük fiyatı belli ettiği emir tipidir.


Finansal Terim by

Finansal Terim

(Customer (client) Orders)

Müşterilerin Borsa’da menkul kıymet alıp satmak amacıyla Borsa üyelerine yazılı ya da sözlü şekilde ilettikleri emirlerdir.


Finansal Terim by

Finansal Terim

(Special Limit Price Orders)

Emir miktarının “Sıfır-0” olarak girildiği, sadece fiyat verilerek sisteme aktarılan emirlerdir. Belirli bir fiyata kadar olan bütün emirleri karşılamak amacı ile girilir. Bu emirler, belirtilen fiyat seviyesine kadar tüm fiyat seviyelerindeki emirleri karşılar.


Finansal Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. sınırsız, sonsuz, sayısız; kısıtsız, bağlı olmayan, kayıtsız, şartsız.

İngilizce - Türkçe Sözlük by